Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, yazarın uzun bir süre sürdürdüğü Mesnevî derslerinin hemen arkasından farklı şehirlerde yaşayan dostlarına yazdığı mektuplardan oluşmakta. Mektuplar bu haliyle bir bakıma radyodaki arkası yarın tadında bir zevki yaşatıyor.

Kitabın amacı Mesnevi’nin doğduğu fikir ve ruh iklimine götürmek ve o rüzgârın estiği yola dostları dâhil etmek. Yazar bu mektuplara “Cumalık” adını veriyor.

Sadakanın sadece yoksula sunulan maddi bir katkı olmadığının söyleyen yazar, hepimizin yoksulu olduğu şeyler yok mudur, diye soruyor.

“Elbette var. En çok da güzel söz, güzel bakış ve güzel duruş yoksuluyuz. O hâlde küçük bir tebessüme küçük bir zihinsel doğuşa, az da olsa irfanî zenginliğe katkı sağlayan sözü söylemek de sadakadır. Hatırlamak da sadakadır, selam vermek de sadakadır.” (s.14)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yağız 6.sınıfta okul çıkışları dedesiyle vakit geçirmeye başlar. İsteksizce başladığı bu birliktelikte okulda öğrenemeyeceği hayat dersleri öğrenir. Yağız’ın dedesi bilge bir adamdır ve torununun neye ihtiyacı olduğunu çok iyi gözlemlemiş, hayatındaki duygusal boşluğu doldurmuştur. Dedesiyle çok özel bir ilişki yaşamış bana çok iyi geldi bu kitap. Hayat önceliklerimi gözden geçirmeme vesile oldu bir kez daha. 6.sınıf öğrencilerimle okuyup kitap kulübümüzle tahlil edeceğimiz için de çok mutluyum
Yanıtla
12
0
Destekliyorum  8
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarı ilk defa okuyacaklar için yazarın kelimelerle oynama biçimi anlamanızı zorlaştırıp ağır bir dil olarak karşınıza çıkabilir. Ama konuya adapte olup bağ kurduktan sonra meraklı ve akıcı giden bir kitap. Tarihten bazı önemli olaylar kısa olarak konu içerisinde sıkıştırılıp sadece romantik bir kitap olarak algılanmanın ötesine geçilmiştir bana göre. Kader, ölüm, kardeşlik ve savaş gibi konuların yanında yazarın Trabzon kültürünü de kendi mayasından akıttığını görmüştüm. Trabzon ve İran’a merak duymanız kaçınılmaz olabilir :) İnsanın bazen Nazan Bekiroğlu’na tüm hayatını anlatası ve “ben akıtamadım zihnimdeki düşünceleri mavi mürekkebe. Siz yazın beni tüm zarafetinizle” diyesi geliyor. Duygusal bir kitaptı vesselam. Okuyun, okutun.
Yanıtla
20
0
Destekliyorum  19
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarla tanışma kitabım oldu, şiirsel öğelerle süslü, farklı bir düz yazı geliştiren yazarın, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan incelikle işlenmiş öykülerinin örtülü anlatımı ve gözlem derinliği Anton Çehov'un etkilerini yansıtır. 

Dişi Çehov olarak adlandırılan Mansfield, hayatın ta kendisiyle cebelleşirken ister istemez körelen duyularımıza yeniden can veriyor bir nevi. İnsan psikolojisine, dile getirilmeyen istek ve arzulara, hayattan beklentilere ayna tutan Mansfield, bu öykü derlemesinde insan ruhunun çetrefilli doğasını adeta mercek altına yatırarak büyük bir ihtimamla irdeliyor. Bunu yaparken de öyle yalın ve duru bir anlatım tarzına başvuruyor ki, hayran kalmamak elde değil.

Kitap 14 muhteşem öyküden oluşuyordu. Hepsini ayrı ayrı çok sevdim. Gönülden tavsiyemdir okuyun ve okutun.

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel bir psikolojik çalışma, suç psikolojisi üzerine sahadan yansımalar diyebileceğimiz bir kitap.

FBI, suçluları yakalamak için, önce onların psikolojik yapılarını keşfetmek gerektiği inancıyla psikolojik profil okuma birimi kurup, bu konuda yöntemler geliştirmiş.

Yazar, profil oluşturma konusunu bir sanat olarak görüyor.
Psikolojik profil oluşturabilmek için öncelikle suçlunun zihnine nüfuz edebilme, onlar gibi düşünüp onlar gibi davranabilme becerisine sahip olmak gerektiğini söylüyor.

Bu yöntem ile suçlunun, nasıl bir çocukluk geçirdiği, hangi mesleği yaptığı, ne eğitimi aldığı, evli mi bekar mı olduğu, eşinin nasıl bir kişiliğe sahip olduğu ve daha pek çok özel durumu tespit edilip, suçluyu arayacakları çemberi daraltabildiklerini açıklıyor.

Resme bakıp, bu resmin kim tarafından yapıldığını anlayabilmektir profil uzmanlığı diyor.

Kitapta, bu yöntem ile yakalanmış suçlulardan çeşitli örnekler var.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nazilerin Yasal Görünümlü Suç Örgütü -SS-
Kelime anlamı olarak “Koruma Timi/Ekibi” olarak ifade edilebilecek Schutzstaffel (SS), Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) bünyesinde örgütlenen, Nazi Almanyası'nda ve savaşta Avrupa işgalinde önemli görevler yüklenen bir paramiliter örgüttü. İlk zamanlar, Münih'teki parti toplantılarına güvenlik sağlaması için parti gönüllülerinden oluşan ve Saal-Schutz olarak bilinen küçük bir koruma birimi olarak faaliyet yürüten bu örgüt, Nazi yönetiminin 1945’te çökmesine kadar aktif şekilde çalıştı.

Yazar Bastian Hain, çağdaş tarih çalışmaları üzerine mesai harcıyor. Bu eserinde, okurlarına, toplama kamplarından savaş suçlarına uzanan geniş bir yelpazede, SS kimliği hakkında gayet anlaşılır ve öz bilgiler sunuyor. Örgütün ilk günleri, Fırtına Bölüğü (SA) ve SS ayrışması, üstün ırktan seçilmiş (!) 200 bin üyeden oluşan “Kara Tarikat” ya da “Himmler Tarikatı”, Üçüncü Reich’ta üstlenilen devleti koruma görevi, örgütün dünya savaşındaki konumu, savaş sonrası Nürnberg ve diğer yargılamalar, kitapta ayrı başlıklar halinde ele alınmış.

Örgüte üye alımı, üyelerin eğitimi, örgüt yayınları, âri bir ırk oluşturma çalışmaları ve arka planda gizlenen gerçekler, hukuk devletinin radarına girmeden geliştirilen “düzenli” terör faaliyetleri, polis teşkilatıyla birleşme, zorunlu çalışma ve toplama kampları sisteminin işleyişi, örgüte üye alımında savaş sürecinde esnetilen kriterler, sayfalarda ilerledikçe okunacak detaylardan sadece bir kısmı.

“1940’tan başlayarak yabancılar bile Waffen-SS’e kabul edilmeye başlandı. İskandinavya, Benelüks ülkeleri ve Fransa’dan gelen erkekler, SS’in ırkçı fikir dünyasına ‘Cermen gönüllüler’ olarak hâlâ yarı yarıya uyarken, aynı şeyi Estonyalılar, Letonyalılar, Litvanyalılar, Ukraynalılar, Beyaz Ruslar, Macarlar, Hırvatlar ve Müslüman Boşnaklar için iddia etmek mümkün değildi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Waffen-SS’de görev yapan yaklaşık 900.000 kişinin neredeyse yarısı Alman İmparatorluğu’ndan değildi.” (s. 79)

“Himmler, Mayıs 1945’te intihar etmiş, Heydrich bundan üç yıl önce Prag’da Çek direnişçilerin suikastı sonucu öldürülmüş ve Eicke’nin uçağı Ocak 1943’te Doğu Cephesi’nde bir keşif uçuşu sırasında düşürülmüş olduğundan, Heydrich’in Reich Güvenlik Merkez Ofisi’ndeki halefi Ernst Kaltenbrunner, SS’in en önemli temsilcisi olarak Nürnberg’de sanık sandalyesinde oturuyordu…” (s. 101)

Runik Kitap’ın Bilgi Serisi içinde yer alan bu çeviri, Atilla Dirim’in emeğiyle ortaya çıkmış. Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi sayfa sayısı fazla değil, anlaşılır üslubuyla seri şekilde okunuyor. SS Örgütü, 116 sayfada gayet başarılı şekilde anlatılmış. Konu hakkında yeterli düzeyde ve hızlı şekilde bilgi sahibi olmak isteyenler için önemli bir eser.

İyi Okumalar!
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Keyifle okuduğum "Siyah Rus" isimli kitapta atıf yapıldığını görünce aldım bu kitabı. Beklentimle uyuşmadı ama aynı dönemde yaşanan bambaşka hayatlar hakkında fikir edinmek hoşuma gitti. Başlarında gerçekliğini anlamakta ve içine girmekte güçlük çektim ama ortalara doğru adapte oldum.

Adı geçen karakterlerin aslında 1920'lerin ortaları itibariyle edebiyat ve sanat dünyasında tanınmaya başlayan ve günümüzde de aşina olduğumuz insanlar olduğunu bilmek enteresan bir duygu. Dönemin yazar, ressam, şair vb. kesiminin yaşadığı bohem hayat, bugün için bile oldukça marjinal. Zaman zaman idrakına vardığım ama her defasında şaşırdığım bir şeyi tekrar teyit etmiş oldum; aslında her dönemde aynı şeyler yaşanıyor, yalnızca teknolojinin ilerlemesiyle bilinirliği artıyor. (Sonuçta insan, her zaman insan.)
PS: "Siyah Rus"u da tavsiye ederim :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sanırım yazar bu kitapta 'mükemmel hayat' olmadığını vurgulamak istemiş. Hangi tercihleri yaparsak yapalım hayatın hiçbir dönemi kusursuz geçmeyecek. Her hayat olumluyla birlikte olumsuzluklar da barındırıyor ve yazar bize pozitif bakmamızı istiyor. Hayattaki olumsuzlukları göz ardı edip sürekli kendini geliştirip başarılı olmak için uğraşmalısın mesajını veriyor. Çünkü hayat tam da böyle bir şey. Ben çok beğendim iki günde okudum bana çok şey kattığını da hissettim açıkçası herkesin okumasını isterim.
Yanıtla
27
1
Destekliyorum  11
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuması çok keyifliydi. Her müslümanın süslenmesi ve takınması gereken dini tavır ve davranışları anlatan, tasavvufun da dinin neresinde olduğunu merak edenler için 19.yy'da dede-oğul ve torunun notlarından oluşan iman-ibadet, Allahın ve peygamberimizin isimlerinden bahseden, duaları da ekleyen bir kitaptı. Nakşıbendi- Halidi kolunun Ege'nin Denizli bölgesinden de ilerlediğini sayesinde öğrendiğimiz Cevat Akşit Hoca'nın bu çalışması vesilesiyle Allah kendisinden razı olsun. Mızraklı İlmihali okuyup "iyi de İslam 5 vakit farz ibadetlerden daha fazlası olmalı, ben farzlara hangi nafileleri eklersem Allah'a daha fazla yaklaşırım" diyerek bir arayış içerisinde girenler için de İman İtikat bilgilerini tazelemesi yanında içerdiği diğer bilgilerle daha kapsamlı bir okuma sunacaktır. Allah tüm okuyanları yanlış itikata sürükleyen hocaları dinlemekten okudukları bu kitap vesilesiyle korusun
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fantastik edebiyat sever birisi olarak fantastik ögelerle gerçek yaşamın iç içe geçip bu kadar iyi aktarılabileceğini bilmezdim. Bu kitabı okuyana kadar neredeyse çoğu fantastik edebiyat serisini (zaman çarkı, kara kule, lotr, ejderha mızrağı, drizzt serisi, dune, belgariad, malloryan vb.) okumuş birisi olacak kendi hayatıma yönelik bu şekilde etkileneceğimi düşünmüyordum. Ayrıca serinin her kitabında başka bir kavramı ya da ögeyi merkeze oturtarak hikayeyi bize sunması ise işi başka bir boyuta taşıyor. Hem çocuk yaşta okurların hem de yetişkinlerin okuması gereken bir kitap ve seri.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  5
Bildir