Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşar Kemal'in eserlerini hiç okumamışsanız eğer bana göre okumanız gereken ilk kitabı diyebilirim. Belki benim bunu dememdeki sebep olayların bir adada geçmesi ve oldukça bol miktarda deniz ve doğa betimlemesinin yer alması olabilir. Genelde uzun betimlemeler bir noktadan sonra sıkıcı gelebilse de bu kitapta resmen gözünüzde canlanıyor o insanların yaşamı. Ayrıca mübadele olaylarını, insanların evlerini kaybetmesinin ya da o dönem yaşanan savaş gazilerinin yaşamış oldukları buhranları çok gerçekçi ve sıcak bir dille sunuyor yaşar kemal.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, itaatsizliğin tarihini, felsefi yönlerini ve bu kavramın modern toplumlar üzerindeki etkilerini ele alır. Gros, itaatsizliğin sadece bireylerin değil, aynı zamanda toplumların ve halkların da direnişin bir aracı olarak nasıl kullandığını araştırır. Kitap, özellikle siyasi protestolar, devrimler ve sosyal hareketler bağlamında itaatsizliğin önemini vurgular.

Frédéric Gros'un "İtaat Etmemek" eseri, itaatsizliğin, bireylerin özgürlüğünü savunma ve toplumsal değişiklikleri tetikleme potansiyeline sahip bir eylem olduğunu savunur. Gros, itaatsizliği sadece bireysel bir karşı çıkma eylemi olarak değil, aynı zamanda demokratik değerlerin korunması ve toplumsal adaletin sağlanması için bir araç olarak da ele alır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kemal Tahir, Türkiye'nin sosyal ve tarihi dokusunu derinlemesine inceleyen ve sorgulayan eserleriyle tanınır.

"Esir Şehrin İnsanları", İstanbul'un sosyal ve kültürel dokusunu ele alan bir romandır. Eserde, İstanbul'un farklı sosyal sınıflarına ve yaşam tarzlarına ait karakterlerin hayatlarına dair kesitler sunulur. Roman, şehrin karmaşık ve çeşitli insan manzarasını, farklı bakış açıları ve yaşam deneyimleriyle okuyucuya sunar.

Kemal Tahir'in eserleri genellikle tarihsel ve toplumsal konuları derinlemesine işler. "Esir Şehrin İnsanları" da bu anlamda İstanbul'un tarihî ve kültürel zenginliğini, farklı dönemlerden gelen insanların bir arada nasıl yaşadığını ve etkileşimde bulunduğunu ele alır.
Yanıtla
12
1
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitlesel hareketler, modern politikanın temel dinamiklerinden biri olarak kabul edilmeye başlandı. Dünya genelinde, özellikle Doğu Avrupa ve L. Amerika'da, sivil toplumun yükselişi ve halkın eylemliliği, otoriter yönetimlere karşı bir tepki olarak değerlendiriliyor ve akademik araştırmaların merkezine yerleşiyor. Son yıllarda, Arap Baharı, İspanyol indignados, Yunan aganaktismenoi ve Occupy gibi hareketler, benzer özellikleriyle dikkat çekiyor: Sosyal medya platformlarını etkili bir şekilde kullanıyor, öz-organizasyon yetenekleriyle demokratik katılımı teşvik ediyor ve belirli bir liderlik yapısından bağımsız hareket ediyorlar. Bu hareketlerin dinamikleri, tek bir ideolojiye ya da sabit bir gündeme bağlı kalmaksızın, çeşitli sosyolojik ve ideolojik yapılarla şekilleniyor. Alexandros Kioupkiolis ve Giorgos Katsambekis'in derlediği "Radikal Demokrasi: Kitlenin Biyopolitikası, Halkın Hegemonyası", post-Marksist perspektiften bu hareketleri detaylı bir şekilde ele alıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Psikanaliz ve savaş nevrozları, psikanalizin kurucusu Freud'un da dikkatini çekmiş olan bir konudur. Freud, I. Dünya Savaşı sırasında gözlemlediği askerlerin psikolojik travmalara maruz kaldığını ve bu travmaların savaş nevrozu olarak adlandırılan belirtilere yol açtığını fark etti. Savaş nevrozu, modern terminolojide posttravmatik stres bozukluğuna benzer belirtiler gösteren bir durumu ifade eder. Savaş sırasında yaşanan yoğun stres, travma ve tehlike, bireylerin psikolojik olarak etkilenmesine neden olabilir. Bu etkiler, tekrarlayan kabuslar, aşırı endişe, korku tepkileri ve diğer belirtiler şeklinde kendini gösterebilir. Freud, savaş nevrozlarını inceleyerek bu tür travmaların psikanalitik terimlerle nasıl anlaşılabileceğini ve tedavi edilebileceğini araştırdı.Onun çalışmaları, travmatik deneyimlerin bireyin psikolojisi üzerindeki derin etkilerini anlamamıza yardımcı oldu ve psikanalizin bu tür psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde potansiyel olarak etkili olabileceğini gösterdi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünya siyasetinin el kitabı olmuş bir eser. Okurken bazı devlet adamlarının bu eseri yalayıp yutmuş, yemiş içmiş, iliklerine işletmiş, üstüne and içmiş gibi siyaset yaptıklarını düşündüm.Olması gereken bu anlattıkları değilse de, olmakta olan malesef bu. Machievelli bu açıdan müthiş bir gözlemci. İnsanı, tekil ve çoğul, zayıf ve güçlü, kral ve halk, yöneten-yönetilen...her haliyle iyi okumuş. Devlete zeval gelmemesi için ne yapmak lazım, bunları yazmış. Bazı yerleri erdemli ve bilgece, bazı yerleri insanlık dışı geldi bana ama sonuç olarak etkileyici bir metin olduğu kesin.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başarılı gazeteci Çetin Altan’ın millet meclisinde vekil olarak geçirdiği dört yılda meclis çatısı altında şahit olduğu anılar, kapalı kapılar ardında dönen hesapları ve dedikoduları oldukça insani yönleri ile aktardığı bir eser. Yazarın siyasi görüşü kitaba neredeyse yansımamış; kitap bir propaganda aracı olmaktan oldukça uzak. Tamamen insana odaklanmış. İdealist hayaller ile Ankara’nın yolunu tutmuş ortalama bir vatandaşın yaşadığı hayal kırıklığı, diğerlerine benzememe çabası, diğerlerini gördükçe onlar adına utanması, temsil ettiğini düşündüğü millet için ümitsizliğe kapılması. Aslında bana oldukça insani geldi, değişmediğimizi gördükçe üzüldüm ama ülkemizin içinde bulunduğu kaygı, stres ortamının elli yıl önce de aynı olduğunu görmek biraz da bu durumu kabullenmeme yardım etti. Siyasi doktrin olmaktan uzak bu kitabı okumak meclisin nasıl işlediğini ve çalıştığını anlamanıza yardımcı olacaktır. Tek eleştirebileceğim yanı meclis zabıtlarının uzun uzun kitaba eklenmesi oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mahfi hoca gerçek bir cumhuriyet insanı, hayatını işine ve memuru olmaktan gurur duyduğu devletine adamış bir aydın. Bu kitapta hocanın özel hayatına, çok da özel olan kısmına girmeden şahit oluyoruz. Kitap sayesinde hem 1950 sonrası orta sınıfın hayatını, sosyal ve siyasal gelişmelere nasıl temas ettiklerini görüyoruz. Mahfi hoca bunu kendine has üslubu ve dönemin aktüel basın organlarında yayımladığı günlük makalelerine atıflarla bezemiş. 2000’lerin başında basılmış bu kitabı okurken gazetede yayımlanmış makalelerin yaklaşık 25 yıl sonra ne kadar güncel olabileceği konusunda şüphelerin vardı fakat gördüm ki bugün dertlerimiz, kaygılarımız, yazarın deyimiyle korkularımız neyse bundan 70 sene önce de aynıymış 20 sene önce de aynı. Muhtemelen bundan 50 sene sonra da aynı olacaktır zira değişmesi için bir neden göremiyorum. Hasılı light günlük ekonomiye, iktisada, güncel politikaya ilgi duyanların severek okuyacağını düşündüğüm bir anı kitabı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap biraz da kafasını dağıtmak isteyen ama boş bir şeyler de okumak istemeyenlere hitap ediyor. İsmi de ancak bu kadar yakışır; Pazar sabahı. Mükellef bir kahvaltıdan kalkılmış, tüm gün dinlenecek olmanın mutluluğu, kendine vakit ayıracak olmanın yarattığı huzur. Ele alınacak kitabın ne siyaset meydanı kıvamında ne de vampirli kurt adamlı lakaytlığında olması gerekir. Hayatını siyaset bilimine hayatını adayan M.A.Kılıçbay hocaya kendi anlatımı ile metazori olarak yazdırılmış “Pazar sabahı” yazıları bunun reçetesi.
Kitabın özetinde anlatılan “Pazar günü çılgınlığı” içerikte kalitenin müjdecisi. Kitapta hem öğretici hem de “light” diye tabir edilecek yazınlar var. İstanbul’un fethi ve çağlar süren yağmalanması, Osmanlı’ya dair tevatür nev’inden söylentiler, Ankara ve İstanbul arasında yüz yıla yayılmış çekişme, odadaki fil kabilinden genelevler, türban gibi kitabın yazıldığı 2000lerin başına damga vurmuş pek çok konu kitapta gayet nezih ve akıcı bir üslupla kendine yer bulmuş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir mücahid, bir şehit Allah'ın dini uğruna can vermiş, söylediğini yaşamış, yaşadığını söylemiş bir kahraman İzzeddin El Kassam. Her Müslüman gencin derin tefekkürle okuması gereken bir kitap. Özellikle günümüzde Müslüman coğrafyasında yaşananları daha iyi anlamamıza yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Bu mesajımı okuyan samimi müslüman kardeşlerime de selamlarımı iletiyorum. Allah ümmeti Muhammed'e (sav) güç kuvvet versin. Nusretler ihsan etsin. Bizleri şuurlu Müslümanlar olarak kendisine hizmet etmeye muvaffak eylesin.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir