Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fatma Barbarosoğlu’nun okuduğum ilk kitabı oldu Ahir Zaman Gülüşleri ve senelerdir beğenip takip ettiğim bir şahsiyet olduğu hâlde okumayı bu denli geciktirdiğim için epey hayıflandım. Yazar, modern zamanların koşturmacası içinde gözden kaçırdığımız, kanıksadığımız ya da dönüp bakmadığımız insani durumları o kadar naif ve incelikli bir dille işliyor ki, satırlar arasında kendinizi bulmamanız imkânsız. Karakterlerin derinliği, toplumsal gözlemlerinin isabetliliği ve içten anlatımı ilk sayfalardan itibaren sarıp sarmalıyor. Hem çok tanıdık hikâyeler fısıldıyor kulağınıza hem de o hikâyelerin arkasındaki ince tebessümü ve hüznü çok güzel dengeliyor. Kitabı büyük bir beğeniyle ve su gibi akıp giden bir ritimle okudum. Yazarın dünyasına adım atmak için güzel bir başlangıç oldu; kitaplığımda diğer eserlerine de kesinlikle yer açacağım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tufan Gündüz Hocamızın Kızılelma kitabını okuyunca çok benzerlikler olacağını düşünüyordum.Okudukça benzerlikler belirli bir oranda olmakla beraber Erhan hocamız konuyu derinlemesine anlatıyor. Kızılelma mefkuresini anlamamız için en ince detaylara kadar inip hafızalara kazınacak şekilde anlatıyor. Büyük çoğunluğu Osmanlı'dan örnekler vererek konuyu anlaşılır kılıyor. Kitabın sonlarına doğru Türkçülük ve Turancılık fikirlerin doğuşu ve yayılışını ve daha sonra Büyük Taarruzla beraber Türk milletinin bağımsızlığını dünyaya duyuran konulara değinip kitabı sonlandırıyor. Bunun yanı sıra havacılık alanında tarih yazan Baykar Teknolojisini de enine boyuna anlatıyor. Türk milleti olarak tarihimizin her döneminde her alanda yaptığımız mücadeleler inanın arkadaşlar boş bir uğraş için değil tam tersi bir ülkü bir mefkure bir amaç uğruna. Bundan 2500 3000 yıl öncesine gittiğimizde bile Alman İngiliz ve diğer kavimler yokken biz Türkler vardık.Her zaman mücadele ettik ve edeceğiz. Tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dürdane Hanım, tam anlamıyla döneminin ters köşe kitaplarından biriydi. Akıcılığı, olay örgüsü ve yer yer yüzümü gülümseten diyaloglarıyla beni ilk sayfasından son sayfasına kadar kendine bağladı. Büyük bir keyifle okudum.

Karakterler arasında en çok Ulviye’yi sevdim. Bana göre oldukça güçlü, cesur ve adil bir kadın karakterdi. Bu yönüyle feminist düşünceyi başarılı bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. Kitap boyunca en çok bağ kurduğum karakter de o oldu.

Romanın sonu ise klasik aşk hikâyelerindeki mutlu sonlardan oldukça uzaktı. Her ne kadar finali bende büyük bir burukluk bıraksa da, yaşanan olaylar düşünüldüğünde gerçek hayatta da ancak böyle bir sonun yaşanabileceğini hissettirdi. Bu yönüyle oldukça gerçekçi ve etkileyiciydi.

Genel olarak çok severek okuduğum, hem akıcı hem de düşündüren bir romandı. Türk klasikleri okumayı seven herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her dönem belli bir yazara odaklanır, birkaç kitabını okurum. Bu ara Hatice Hanım’ın kitaplarını okuyorum keyifle. Ve keşke bu zamanlarda çocuk olsaydım diyorum. Bir Türkçe/edebiyat öğretmeni olarak bu temanın böyle kreatif ve eğlenceli bir şekilde kurgulanması fikrine bayıldım. Çünkü çocuklarımız deyimlere ve atasözlerine çok yabancı. Uydurmasyon sosyal medya diline adapteler maalesef. Şükür ki yeni müfredat da dilimizin zenginliklerine önem veriyor. Bu anlamda, bu kitabı Türkçe öğretmenleri deyimler konusunu işlerken mutlaka öğrencilerine okutmalı. Hatice Hanım sıklıkla kullanılan deyimleri çocukların hayal güçlerini canlandıracak şekilde ele almış. Yazarın söz varlığına ve kelimelerle kurduğu kendi şahsına münhasır mizah ağına, benzetmelerine hayranım. Çocuk dünyasına hâkim olmakla birlikte bence içindeki çocuğu da neşeyle yaşatanlardan; bu hissi kitaplarını okurken bizzat yaşıyorsunuz:) Çocukluğuma gidip geldiğim bir okuma deneyimi oldu; neşenize, o güzel çocuk kalbinize sağlık :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çoşkun Aral'ı tanıyalı fazla olmamıştı ancak tanıyınca ne kadar kıymetli bir gazeteci olduğunu anlıyorsunuz keza kitap da aynı şekilde. Kitap akıcı bir şekilde okunuyor, sıkmıyor sizi. Yazar merak edilen coğrafyaların içlerine kadar giriyor ve hem ordaki durumları bir fotoğraf karesi gibi anlatıyor, hem de o dönemde gruplar arasındaki çatışmalar hakkında genel bilgi veriyor. Kitapta yer yer hayatı sorgulatan kısımlar da var ve aynı metinler özellikle orta doğu insanlık için çok da bişeyin değişmediğini gösteriyor, yani yine *len çocuklar değişmiyor maalesef...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azamın hayatını az çok herkes duymuştur ama bir kitap olarak okuyan muhtemelen az kişi vardır. İmam-ı Azamın çocukluğunu, gençliğini ve ilimle haşır neşir olmaya başlamasıyla hayatını daha ayrıntılı, kaynak gösterilmiş haliyle okumak için iyi bir kitap. Kitabın sayfa basımı iyi, gözü yormuyor. Kitabın içindeki bazı hadislerin öncelikle Arapça'sı yazılmış bu da kitaba ayrı bir estetik katıyor. İmam-ı Azamın hayatını okuyunca fıkıhta bu kadar ileri bir seviyeye gelmesinde zekasının ve sabrının yeri ne kadar büyük olduğunu insan daha iyi anlıyor. Büyük İmam gecesini gündüzüne katmış ilim öğrenmiş, öğretmiş, ibadet etmiştir. Hayatının her anını ilmine uygun yaşamıştır. Onun güzel davranışları bazı insanların müslüman olmasında etkili olmuştur. Sözde âlimlerden değil, özde âlimlerden kendisi.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Simone De Beauvoir ile tanışmak için doğru kitaptı benim için.
Dili akıcı.
Üç hikâyeden oluşuyor.

Birinin yaşlanmak ve buna karşı tutumuna (aslında hepsinin), ailesiyle olan iletişimine,hayatının bir noktasında sabit kalıp kalmadığına,değişime olan direncini sorgulamasına şahit olurken, diğerinin günlüğünde sevgiyi,nefreti,yası,keşkeleri,pişmanlıkları, umutları görüyoruz.Sonuncusunda ise sevildiğine dair inancına tutkuyla bağlılığını okuyoruz.

Hepsi öncelikle bir kadın,sonra eş sonra anne olarak hayatındaki değişiklere dair içlerini döküyor aslında.

Her biri bir şekilde hayal kırıklığına uğramış,sevgiye,saygıya, hayata ve kendine dair bir şeyler ummuş,ya umduğunu bulmuş ya da bulamamış.Eş olmayı, anneliği tatmış, iş hayatını tatmış.Hangi alandaysa o alandaki unvanını sorgulamış ya da sorgulamasına neden olmuşlar ama haklı ama haksız.

Kısacası kadınlar dört dörtlük bir portre çizmemiş bize.Birinden, hepsinden bir parça bulabilelim diye.
Hem kimse mükemmel değildir!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman, bireysel bir aile hikayesini anlatırken aslında Türkiye’nin kolektif hafızasına ve ortak geçmişine ayna tutuyor. Yazar, "parça parça eksilen insanlardan" ve "parçalanan topraklardan" yola çıkarak bugünkü toplumsal kimliğimizin nasıl oluştuğunu (yani "bütüne" nasıl ulaşıldığını) etkileyici bir dille anlatmış. Edebi olarak ağdalı ve karmaşık kurgulardan ziyade son derece samimi, akıcı ve duygu yüklü bir dille kaleme almış ki bu da olayların gerçekçiliği, okuyucunun empati kurmasını kolaylaştırıyor. Sözlü tarihin giderek yok olduğu, o dönemi yaşamış dedelerin ve ninelerin artık aramızda olmadığı günümüzde, bu tür belgesel-roman niteliğindeki bu roman gelecek kuşaklara köklerini hatırlatması açısından oldukça kıymetli olduğunu düşünüyorum. Ben beğendim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çaresiz kaldığında bir sığınağa, mutlu olduğunda bir şükre tutunmak.. Hangi çağda ya da kültürde olursak olalım, insanoğlunun anlam arayışı hiç değişmiyor. Beyaz Gemi’de Maral Ana, tam da bu köklü ve haklı ihtiyacın, vicdanın ve inancın sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Hayatın getirdiği tüm yükleri ve çelişkileri, ruhumuza kazınmış bu kutsal figürlerle anlamlandırmaya çalışıyoruz.

Ancak hikayenin kalbimi sızlatan asıl kısmı, dünyanın neresine gidersem gideyim değişmeyen o acı gerçek. Küçük bir çocuğun saf hayallerinin, kendini bilmez bir yetişkinin hoyratlığıyla suya düşürülmesi. Çocuğun dedesinden dinlediği efsanelerle beslediği temiz dünya, kaba kuvvetin ve vicdansızlığın duvarına çarpıp yine darmadağın oluyor.

Cengiz Aytmatov, saf bir çocuğun dünyası üzerinden insanlığın değişmeyen karanlık tarafını önüme koydu. Umudun en kırılgan haliyle, insanın yıkıcılığını yan yana okumak sarsıcıydı.

İnsan için en zor olan şey, her gün insan olarak kalmaktır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Atsız’ın Türkçeyi kullanmadaki ustalığına ve üslubundaki şairane güce hayran kaldım. Romanın ilk cümlelerinden itibaren sizi çeken öyle büyülü bir atmosfer var ki gerçekle kurgunun sınırları adeta kayboluyor. Yüzbaşı Pusat’ın gururu, yalnızlığı ve içsel çöküşü anlatılırken kullanılan dil, edebiyatımızın zirve noktalarından biri. Atsız, edebi dehasını öyle bir noktaya taşımış ki karakterin zihnindeki en ufak bir bocalama veya saplantı, okur olarak benim de ruhumda derin etkiledi. Kitabın en çok hayran kaldığım yanı, gerçeküstü unsurlarla psikolojik derinliği muazzam bir dengede buluşturması oldu. Şamanist motifler, rüya ile gerçeğin birbirine karıştığı o puslu sahneler ve sembolik mahkeme süreçleri, esere mistik bir hava katıyor. Yazar, Doğu’nun ve Türk mitolojisinin ruhunu, Batı’nın en derin psikolojik roman teknikleriyle öyle doğal bir şekilde harmanlamış ki ortaya çıkan yapıt dünya edebiyatı standartlarında büyüleyici bir başyapıt niteliği kazanmış.
Okumanızı şiddetle tavsiye ederim
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir