Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hazlar ve Günler
Çok seviyorum Proust seni ya. Ruhumun her yerini okşadın geçtin yine, teşekkür ederim. Kelimelerindeki zarafete, sihre, yumuşaklığa, özene bayılıyorum. “Hazlar ve Günler”in bazı bölümlerini “Kayıp Zamanın İzinde”den bile daha çok sevdim diyebilirim. Bir daha, bir daha okumak, her okuduğumda başka bir yerini yakalamak, başka bir yerimden yakalanmak istiyorum. Bu da işte böyle tenime dokunan dingin bir su gibi bir kitaptı. “Daha az üzüldüğü için üzüldü, sonra bu üzüntü de geçti. Sonra bütün üzüntüler geçti gitti, hepsi; hazları göndermeye gerek yoktu, onlar zaten uzun zaman önce, başlarını çevirip bakmadan, ellerinde çiçekli dallarıyla, kanatlı topuklarıyla kaçıp gitmişlerdi; kendileri için yeterince genç olmayan o evden kaçmışlardı.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalın Tutku
Çok sevdim, yine. Ernaux hiç üzmüyor. Bu kitabı anlayamamayı, yadırgamayı arzu ederdim fakat anladım maalesef. Tutku ve saplantı arasındaki zaman zaman farkına bile varmadığımız incelikteki çizgiyi enfes anlatmış, her zamanki gibi kendine karşı acımasızlığa varan bir dürüstlükle yazmış Ernaux. Saplantıya evrilme potansiyeli taşıyan tutkunun sıklıkla insana “bu ben değilim, dönüştüğüm şeyden nefret ediyorum” dedirten şeyler yaptırma gücünü, “hazzı gelecekteki bir acı gibi yaşamayı” 50 sayfada mükemmel biçimde özetliyor yazar. Bu kitabı bir genç kızken okumuş olmayı çok arzu ederdim. “Kaç kez seviştiğimizi hesaplıyordum. Her defasında ilişkimize bir şeyin daha eklendiği hissine kapılıyordum, fakat bizi birbirimizden kesinlikle ayıracak olan da bu jest ve haz birikimiydi. Bir arzu sermayesini tüketiyorduk. Fiziksel yoğunluk düzeyinde kazanılan, zaman düzeyinde yitiriliyordu.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İşitiyor musun Memet?
Çok sevdim bu kitabı. Biraz ağlayarak okudum, yalan değil. (Ölüm ve yas beni hala çok zorlayan konular zira.) Sibel Oral çok acayip bir yolculuk yapmış Mehmet Hikmet’le beraber. Mehmet Hikmet’in peşinde demiyorum, çünkü bence düpedüz beraber gitmişler o yolları. Şehirler, duygular, belki de evrenler arası bir yolculuk. Memet, tanımlaması, kategorize etmesi zor biriymiş, ele avuca sığmaz bir yanı varmış ‑ bu kitap da öyle, bir roman değil, bir biyografi değil, bir deneme değil ‑ yahut hepsi. Açıkçası kitaba başlarken bu kadar kişisel bir şey okuyacağımı düşünmüyordum, daha ziyade klasik bir biyografi bekliyordum, fakat karşıma bambaşka bir şey çıktı, katman katman açılan, zenginleşen bir anlatı. Memet’i (Nazım Hikmet’in oğlu olanı değil ama, bizzat Memet’i) tanımak için herkes okusun çok isterim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öyküler
Çok seneler önce okuduğum öykülere yeniden uğramak iyi geldi, bazı şeyleri unutmuşum, bazı detaylarsa kafama kazınıvermiş onu fark ettim. Marquez her zamanki gibi, canım benim. Sadece gözümde bu kadar canlanmış mekânların ve insanların çizimlerini görmek biraz acayip geldi – kimi zihnimdekinden çok farklıydı çünkü. Aslında Marquez gibi kelimeleri ışıltılı, renkli, hatta kokulu yazarların daha önce okuyup imgeleminizde yer etmiş eserlerinin resimlendirilmiş versiyonlarını okumak riskliymiş, onu anladım. Sanki sevdiğiniz bir kitabın sinema uyarlamasını izlemek gibi – “aa ama ben bu küçük kızı daha başka hayal etmiştim” diyor insan. Çizimler bana hayalimdekinden daha karanlık geldi – ama mesela Yüzyıllık Yalnızlık’ın 50. Yıl özel baskısındaki çizimler öyle hissettirmemişti, onlar tam da aklımdaki gibiydiler. Neyse evet, böyle. Yine de Marquez’e tatlı bir başlangıç kitabı olabilir bu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Helios Felaketi
Çok sarsıcı, oldukça sinir bozucu, huzursuz edici, çok etkileyici bir kitapmış bu ya. Hep diyorum, İskandinav edebiyatının atmosfer yaratma becerisi çok acayip, ne zaman okusam aynı duygu geliyor; kuzeyin ıssızlığını çok iyi hissettiriyorlar. Bu kitap da öyle. Konu her ne kadar akıl hastalığı olsa da onun çok ötesinde dokundu bana. İçindeki Yunan mitolojisi referansları harika derinleştirmiş hikâyeyi. Kjersti Skomsvold’un “Hızlandıkça Azalıyorum”unu anımsattı biraz ama bence bu kitap ondan çok daha iyi. Çok beğendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yılanlarla Dans
Çok iyi kitapmış bu. Saramago’yu andıran bir absürtlük ve tabii Bolaño’yu hatırlatan bir garip tuhaflıkla örülü bir şiddet sarmalı hikâyesi. 5. sayfadan başlayan tempo ve gerilimin dozu hiç azalmadı ‑ Moya çok sert bir toplum, iktidar, hırs, bürokrasi ve devlet eleştirisi bırakıyor kucağımıza, bunu da acayip sürükleyici (ve sıklıkla çok komik) biçimde yapıyor. Narkotik polisleri uyuşturucu bağımlısı, siyasetçiler mafyanın göbeğinde, medyanın tek derdi kendiyle rekabeti filan ‑ böyle yozlaşmış bir ülkede sıradan bir adam dört yılan ve belirli bir hedefi olmayan bir şiddetle tüm toplumu baştan aşağı sarsıyor ‑ yahut kitapta bir gencin dediği gibi “iktidarı taşaklarından kıskıvrak yakalıyor.” Çok beğendim, çok tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Yazarın Güncesi
Çok güzel kitap. Woolf’un güncelerinden seçilmiş parçalardan oluşan bu kitabı sadece Woolf’la ilişkisini derinleştirmek isteyenlere değil, yazmak üzerine kafa yoran ve yazmayı deneyen herkese tavsiye edeceğim. Bir yazarın günlük rutinleri, kendisiyle kavgaları, eserleriyle gel‑gitli ilişkilerine dair çok ilginç iç görüler var içinde. Bir yandan da Woolf’un yavaş yavaş depresyonuna yenik düşüşün izlerini, kendi mutsuzluğuyla mücadele edişini izliyoruz ki bu açıdan da oldukça hüzünlü bir okumaydı. (Woolf’a yönelttiğim “karakterlerini derinleştiremiyor” eleştirisinin ta 100 yıl önce, kendisi hayattayken de yapıldığını da bu kitaptan öğrendim, ilginçti.) Velhasıl çok beğendim, arz ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyanın Sonunu Önceleyen İşaretler
Çok güzel kitap. Çok yalın ve fakat bir o kadar da tekinsiz. Herrera’nın ilk okuduğum kitabı olan Krallığın İşleri’nden daha çok beğendim bunu. Bir göçmen kadının erkek egemen eski dünyadaki yolculuğunu ve mücadelesini anlatıyor çok sade ve çarpıcı biçimde. Hem figüratif, hem de gerçek sınırlarla mücadelesi. Kısacık kitapta çok fazla derinlikli mesele var ve harika işlenmiş hepsi. Bir göçmenin ağzından yazılmış şu çok sarsıcı pasajı aktarıp susuyorum. Dünyanın en çok mülteci ağırlayan ülkesinin yurttaşları olarak hepimize bir şeyler düşündürür belki – umarım düşündürür. “Bu yıkımın suçlusu biziz, dilinizi konuşamayan ama sessiz kalmayı da bilmeyenleriz biz. Gemiyle gelmeyenleriz, toz kaldırıp kapılarınızı kirletenleriz, tel örgülerinizi kesenleriz. İşinizi elinizden almaya gelenleriz, bokunuzu temizlemeye talip olanlarız, gece gündüz demeden çalışmaya can atanlarız. O tertemiz sokaklarınızı yemek kokusuyla dolduranlarız, size hiç tanımadığınız şiddeti getirenleriz, size uyuşturucu taşıyanlarız, boyunlarından ve ayaklarından zincirlenmeye layık olanlarız; biz sizin için ölmeyi önemsemeyenleriz, başka türlüsü mümkün mü? Biz kim bilir neyi bekleyenleriz. Biz karayız, kısayız, kokarız, sinsiyiz, şişkoyuz, kansızız. Biz, barbarız.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Marcel Proust: Bir Yaşam
Çok güzel kitap bu da. Dili çok yalın, eğlenceli, detaylara boğmadan Proust’un hayatının ve kişiliğinin tertemiz bir fotoğrafını çekiyor. Kayıp Zamanın İzinde’nin karakterlerini Proust’un kimlerden etkilenerek yarattığını keşfetmek çok heyecan vericiydi, aynı zamanda Büyük Savaş öncesi ve sırasında Avrupa’daki sosyal dönüşümü de arka planda çok güzel anlatmış yazar. Ziyadesiyle tatmin etti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Biletiniz Buraya Kadar
Çok güzel kitap ama çok. Geçenlerde ben Fuentes övünce bir arkadaşım “ben hiç Fuentes okumadım, ben Gary’ciyim ve dostumun düşmanı düşmanımdırcıyım galiba” demiş ve beni çok güldürmüştü, şimdi de diyor ki vicdan azabıyla Fuentes’in üstüne hemen Gary okumuşum, kim bilir, belki de haklıdır. Ama yani Jean Seberg’in kafası karışmış diye ben tercih yapmak zorunda olmamalıyım, bu adamların her ikisine de bayılıyorum gerçekten. Bu da beklenmedik şekilde en sevdiğim Gary’lerden biri oluverdi. Gary her zamanki gibi muzip ve o muzip anlatının içinde insanın içine içine işleyen acayip nefis cümleler ve tespitler var. 60’ında aşık olmuş bir adamın öyküsünü okuyoruz; kendisinin cinsel çöküşünü Avrupa’nın petrol kriziyle gelen çöküşüyle paralel deneyimliyor kahramanımız; nefis. Mikro öyküyü makro anlatıya öyle bir yedirmiş ki yazar, hayranlıkla okudum. Hararetle tavsiye ederim. “İnsan, bilinçaltının karanlıklarında elini kolunu sallaya sallaya dolaşabilseydi bilinçaltı diye bir şey olmazdı.”

Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir