Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
uzun zaman sonra ilk defa bir kitabı elime alıp bitirmeden bırakmadım. İlk kitabını da sipariş ettim ve tüm sosyal medya platformlarında kendisini takibe aldım. Çekirdekten yetişme, işi yapan birinin rahatlığıyla anlatımı tam benim kafama göre bir yaklaşımı var. Umarım gelecekte kendisiyle şahsen tanışma fırsatım da olur. Emeklerine şimdiden teşekkür ediyorum. Kitabın fiyatı aynı sayfadaki diğer kitaplara göre biraz pahalı olmasına karşın içeriğin buna değdiğini düşünüyorum. Heleki tavsiye edilen uygulamalardan etkin fayda sağlarsam kazandıracaklarının yanında devede kulak olduğunu söyleyebilirim.
Yanıtla
9
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, tevekkül etmenin, inançlı olmanın desteğini ve gücünü hep takatinde hisseder. Hayatı "zalim felek" telakki etmez kesinkes. Ama kadim kültürümüzden, anlayışımızdan gelen, "ölüm Allah'ın emri, ah ayrılık olmasaydı" anlayışı ve felsefesi; yaşanmışlıklara, maziye perçinler ayakları. Olsa olsa sadece hayatı boş vermişliği ve ciddiyetsizliği matah görür. Bu durum ki yazarın psikanaliz ve psiko-sosyal halinin bir işareti olur. Roman baş kahramanı Zeynep'in yaşadığı her olumsuzluk ve her bir acı, olgunlaşmasının yanında hatıralarını çoğalttığı kadar harabelerini de çoğaltmaktadır. Duygulu içli bir roman. Okunmasını tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Domates, muz, elma, ve diğerleri her birinin ayrı bir hikayesi, tohumluktan başlayıp buzdolabına girişi, midemize kadar inişi...

İncelememize geçecek olursak kitap çok güzel konuyu ele almış. Ben biraz felsefi baktım olaylara okurken de baya etkilendim, işlediği konu başlıklarında üzüldüğüm yerler çok oldu. Bazı gerçeklerin değişmediğini tekrar tekrar anladım. Burada ne gibi dediğinizi duyar gibiyim, cevabı: AÇGÖZLÜLÜK. Bazı olaylar canlandı gözümde; şöyle ki, yalnız yaşayan ananemin (nur içinde yatsın) bir kilo domates, salatalık yerine ucuzmuş deyip 3 kilo alıp onların dolapta küflenene kadar bekletip çöpe atması mı? Yazarın ince dokunuşu o kadar etkiledi ki beni, anlatamam okurken çok etkilendim, bakış açısı çok güzel, akıcı bir dili var...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendi hayatının, davranışlarının, olayların üzerinde bıraktığı etkilerin derin bir psikolojik analizi. Hastalarıyla yaşadığı bazı durumlarda hissettiği korku, mutluluk... eşi, çocukları, ve ailesiyle arasındaki ilişki, küçükken katıldığı yahudi toplantılarının üzerinde bıraktığı etkiler... yaşlılığın getirisi olarak eskiyi düşünüp yaşadıklarını psikolojik bir analizle çok derinden anlatmış. kendimi okurken onun yerine koyup hissettiklerini hissettim sanki. benim için zevkli ve çok fazla şey katan bir kitaptı. Onu anlamak nasıl düşündüğünü olaylara nasıl bir açıyla baktığını görmek istiyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Yazarın "Güneşe bakmak" kitabını da hararetle tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir gün birisi kapınızı çalar ve o Eşikten içeriye girer. Kimi zaman ölümdür o, kimi zaman bir dost, kimi zaman bir şans kimi zaman da mevsimin yol üstünden geçerken size bıraktığı hafif bir meltemdir. Yine kapımın çalındığı bir günde, o Eşikten kimin geçeceğini merak ederek kapımı açtım ve karşımda bana verilmek üzere dostum tarafından bırakılmış bir kitap buldum. İşte o zaman ben ilk defa o Eşiğin dışına çıktım. Hayatla ölüm arasındaki o amansız kavgaya ilk defa muhatap oldum. İlkler ilkleri yarattı. Bu kitabın son olmaması dileğiyle...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ertesi gün hiç kimse ölmedi diye başlayarak kitaba çok etkileyici bir giriş yapmış yazar. Ölüm belki de en çok korktuğumuz kavram. Kim ölümsüz olmak istemez ki? Ama ölümsüz olmanın da doğuracağı sorunları yazar çok güzel anlatmış. Bir gün aniden ölümsüz olan bir kentte insanların önce mutlu olduklarını fakat ilerleyen zamanlarda ölmek için çareler aramaya başladıklarını görüyoruz. Sonunu bu şekilde beklemiyordum. Aynen adı gibi, kitapta ölüm bir var bir yok. José Saramago tarzını konuşturmuş yine. Etkileyici ve akıcı bir kitaptı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mesaj gayet net. Olduğumuz insan ile olmamız gereken insanın portresi çok güzel çizilmiş. Doğru yaşama rehberi gibi bir kitap olmuş. Sohbet havasında akıcı bir üslupla yazılmış olan kitapta nerdeyse aklınıza gelecek her türlü konuya değinilmiş. Bazen ben bunu doğru yapıyormuşum dediğim, çoğu zaman da kendimi eleştirip sorguladığım bölümleri oldu. Tüm insanların kitaptaki anlatılan insan olmasını dilerdim ama ne yazık ki mümkün değil. Yine de kendini geliştirmek, iyiyi doğruyu güzeli yaşamak ve yaşatmak istiyorum diyenler, hayatına anlam katmak, düştüğü boşluktan kurtulmak, yaratılış gayemiz ile ilgili kendimde farkındalık oluşturmak istiyorum diyenler, okumanız şiddetle tavsiye olunur.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap gezi yazılarından oluşuyor. Yazarın gezileri Tuna Nehri etrafındaki şehirlerden başlıyor. Özbekistan, Finlandiya, Letonya, Fransa/Paris, Belçika, Hollanda/Amsterdam, Kos/İstanköy adası gezileriyle sürüyor. Bu gezilerin bazıları görev gezileri. Metinlerde gezilen yerlerle ilgili genel tarih bilgisi, coğrafya, insan ve mutfak kültürü var. Klasik tanıtım kitaplarından farkı ise yazarın kendi duygu ve düşüncelerinin de yer alması. Asıl ilginç ve okunur kılan da bu özelliği. Doğu ve Batı kültürü kıyaslamaları da önemli. Kolay ve zevkle okunur bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Akademyayı düşününce, çok cesur bir konu seçilmiş. Yazar tebrik edilmeyi fazlasıyla hak ediyor. Konu netameli olunca araştırma bulmak da zorlaşıyor. Bu konuda ciddi bir referans olacak titizlikte hazırlanmış. Böyle bir konuda saha çalışması yapılmasının ne kadar zor olduğunu tahmin ediyorum. İçeriğe gelince; konunun ele alınışı, bu konulardaki kuramlarla ilişkilendirilmesi, çalışmanın yöntemi, amacı...vs bakımından bir çalışmanın hakkını ziyadesiyle karşılıyor. Ayrıca yazarın dili kullanma becerisi, kelime haznesine bakınca serbest bir yazıda neler yazabileceğini tahmin etmek zor değil. Umarım yakın zamanda bir öykü denemesi veya romanını okuruz. Okunmalı, okutulmalı. Bu olaylara bakış açınızı çok genişletecek bir kitap. Çünkü hep bir "ötekimiz" olacak ya da hep birilerinin "ötekisi" olacağız.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üzerine çok şey söylenen bir konuya yeni bir perspektif sunuyor.
Bilmeniz gereken şey bunun bir çocuk kitabı olmadığı. Genç yetişkinler için alınabilir. Çocuğunuza almayı düşünüyorsanız yine de öncelikle okumanızda fayda var. Kendiniz için düşünüyorsanız konusunu bilmeden, araştırmadan alıp okumanızı tavsiye ediyorum. Kitabın arka kapak yazısında da bahsedildiği gibi elbette ki alametifarikası hikâyeyi bir çocuğun gözünden, yani her şeyden bir haber gibi, yalnızca onun gerçeğiyle görebilmekte. Yavaş yavaş durumu anlayamaya çalışmak ve onun tragic flawına, yani onun ulaştığı sona onu sürükleyen hatalarına ortak olmak gerekiyor. Ancak orijinalinde var mı bilmiyorum ama daha ilk dipnottan sürpriz bozan detaylar verildiği için tavsiyem dipnotları okumadan kitabı tamamlamak. Hoş, kitapla ilgili daha önceden bilgisi olanlar veya filmini izleyenler için bu geçerli değil. Hikâyeye aşina olmayanlar için sürpriz bozan detaylar vereceğim noktaları * arasında işaret edeceğim yorumumu yazarken.

Her ne kadar bir zamanlar çocuk olsak da geçtiğimiz düşünce yollarını unutabiliyoruz. Çevremizde olan bitenlerden haberdar edilmediğimiz, fikrimizin alınmadığı ve adımıza kararlar alındığı ortamda yaşanılan her şeyin sonuçlarının da bir parçası hâline geliyoruz. Belki de bu nedenle öfkeli insanlar oluverdik, bilemiyorum. Dolayısıyla bir çocuk gözünden yeniden görebilmek bana bir şeylere yeniden bakma şansı verdi. Sade bir dilde ele alınması, herkesin gerçeği hâline gelen bir atmosferi başka bir gözden sunması elbette ufuk açıcı. O dönemde olanlara pek çok kişinin de -insana ancak zamanla daha net görüş sunan- bir çocuk gözlüğüyle baktığını düşününce bu açıyla bakmanın ne kadar aydınlatıcı olduğunu fark ettim. Kitapta da vurgusu yapılan "kendine karşı dürüst" olma konusu da epey ironik duruyor. Ancak karakter gelişimini de en çok bu noktada görüyoruz sanırım. Çünkü bunun aslında konuşulmayan şeyleri örten yapay bir kibarlık olduğu anlaşılıyor. Doğal olarak gerçeklerle yüzleştirmek tüm karakterler üzerinde farklı yansımalara sahip oluyor ve biz bunu yine bir çocuk farkındalığı kadar görebiliyoruz. Ana karakter de yeni arkadaşını tanıdıkça ne kadar benmerkezci olduğunu fark ediyor ve aslında çok daha iyi bir yaşam sürdüğünü söylediği önceki hayatındaki tatsız anılar da olduğunu itiraf ediyor -aslında okura itiraf ediyor ve bize karakterin o ana kadar aslında kendi gerçekliğini reddettiğini de görüyoruz.

Bu noktada bir sürpriz bozan detay vermem gerekecek.

*Bruno'nun ablasına tel örgülerle ilgili soru sorduğu sahneden alıntı yapmak istiyorum.

"Neden o tarafa geçmemize izin verilmediğini anlamıyorum. Ne yanlışımız var ki, neden oraya gidip oynayamıyoruz?"

Gretel ona baktı ve aniden gülmeye başladı, ama Bruno'nun ciddi olduğunu görünce durdu.

"Bruno," dedi çocuksu bir sesle, sanki bu dünyadaki en açık şeymiş gibi. "Tel örgü bizim oraya geçmemizi engellemek için değil, onların bu tarafa geçmelerini engellemek için..."

Bu alıntıda da gördüğümüz gibi Bruno kendini konuşulmayan gerçeklerden ötürü hapsedilmiş gibi hissediyor. Adeta dürüst olmamanın bedelini ödüyorlarmış gibi. Tel örgünün ardında ne yaşandığını bilmediği için masum bir çocuk yanılgısı gibi görülebilir başta ama alt metinde bunu okumamak imkânsız.*

Diğer bir konu da güçlü bir otorite figürü olarak resmedilen babanın çocuğun olayları idrak etmede gecikmesine neden olması. Gerçeklik arayışımızda bir onaylanma ihtiyacı duyuyoruz ve yeterince bilgi sahibi olmadığımızda tecrübe ettiğimiz kadarıyla güvenilir -ve en önemlisi güçlü- gördüğümüz kaynağa sığınıyoruz. Bu nedenle aslolanın peşine düşmekte ya gecikiyor ya da buna hiç vâkıf olamıyoruz. Ancak kitapta da görüleceği gibi belki içgüdüsel olarak belki de saklanması güç ifadelerden ve olaylardan yola çıkarak bir rahatsızlık hissedilebiliyor. Bu anlamda harekete geçmek, araştırmak ve kitapta vurgulandığı gibi "büyüyünce -hatta büyümek için- bir kaşif olmak" gerekiyor. Gerçeğin peşine düşmek ve ne pahasına olursa olsun ona ulaşmak gerekiyor. Bu her şartta cahilliğe kıyasla çok daha iyi bir seçenek.

Hikâyede bahsi geçen, tasvir edilen iki ev de ana karakterin bakış açısındaki değişikliklere foreshadowing bir element görevi görüyor. Her iki evde de odasından bakınca gördüğü şeyler karakter değişiminde şahit olacağımız şeylerin bir habercisi.

*Bu çift yerleştirme konusu bir aynayı çağrıştırdı bana okurken. Sanki tel örgünün öte tarafı bir ayna gibi aslında gerçekliğimizi yansıtıyor gibi. Çünkü sadece ev meselesinde değildi. Çocukların doğum tarihleri, kardeşlerin sahip olduğu yakın arkadaş sayısı... Sanki hikâye de bir tel örgüyle ayrılmış gibiydi. Öyle bir denge kurulmuş ki çiftlerden biri mutlaka çitin bir tarafını temsil ediyor görünüyor. Bu konuda daha fazla düşünmek, bu dualitenin nedenini anlamaya çalışmak gerek. Bu konuda fikri olan varsa yorum bırakırsa sevinirim.*

Yazarın bu kitap için eleştirildiğini de belirtmek gerekiyor sanırım. Naif bir şekilde anlatılan atmosferin kısıtlı bilgileri nedeniyle genç okurlar tarafından anlaşılamayacağından ve işaret edilen hassas döneme dair gerekli bağlantıları kuramayacağından çekindiklerini belirtmişler. Bir de tasvir edilen durumdaki bir takım yanlışlar problematik yanlış düşüncelere neden olabileceği de söylenmiş. Ancak yazar bunun ileri okuma yapmadan önce çocuklara yumuşak bir geçiş görevi görmesi için yazıldığını söylüyor.

Not kırdığım birkaç nokta oldu benim de. Bunlardan biri kitabın edisyonu. Okumayı bölecek kadar rahatsız edici ne yazık ki. Sonraki basımda tekrar bakılmasında yarar var. Başka bir nokta da kurgudaki inandırıcılık gücü. Mesela 9 yaşındaki bir çocuğun, özellikle okumayı ve araştırmayı seven bir çocuğun, daha açık bir bilince ve farkındalığa sahip olacağını düşünmem gibi. Sürpriz bozan bir detay daha geliyor. *Özellikle tarih ve coğrafya öğrenmeleri için tutulan o taraflı hocanın anlattıklarından sonra ve bununla birlikte Gretel'daki değişime rağmen... Eve askerler girip çıkmasına, pek çok sohbete ve olaya alenen tanık olmasına rağmen... sanki 5 veya 6 yaşlarındaki bir çocuk bilinci vardı. Başka bir konu da elbette yanlış telaffuz edilen kelimeler. Çocuğun bir Alman olarak onları neden İngilizce bir kelimeyle karıştırsın anlamak güç. Yazarın bu konuya neden böyle yaklaştığını bilmek isterdim. Kendi dilinde yazdığı için bir yanılsama yaşadığını düşünüyorum. Almanca bir kelime seçip ona dipnot verilmesi daha iyi olurdu belki de. *
Yanıtla
19
1
Destekliyorum  9
Bildir