Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şohei Ooka’dan muhteşem bir roman. “Anız Ateşleri” bir savaş edebiyatı romanından çok daha fazlası. Tarih 2. Dünya Savaşı sonu, yer Pasifik Okyanusu cephesi, Filipinler’de Leyte Adası. Hikayenin kahramanı yedek asker olarak orduya katılan entellektüel bir insan olan Japon er Tamura. Yani bu roman aynı zamanda Japon Edebiyatının bir örneği.

Ooka’nın anlatım dili çok etkileyici, kitap yavaş başlıyor ve gittikçe ritm kazanarak finalde doruğa ulaşıyor. Savaşın doğu cephesine ait romanlar nedense az sayıdadır, bu nedenle Japon Edebiyatı içinde kıyaslama şansım yok ama genel olarak savaş edebiyatının en başarılı yapıtlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Tanrıya inanmasa da onunla devamlı sorun yaşayan Tamura’nın romandaki psikolojik tahlilleri de inanılmaz güzellikte.

Bu kitabı yayınlayan Jaguar Kitap’a ve kılçıksız çevirisiyle kitabı keyifle okutan Nilay Çalşimşek’e teşekkürler. Keşke yazarın diğer kitapları da Türkçe’ye kazandırılsa. Kesinlikle öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İtalyan Edebiyatçı Giacomo Papi’nin kurgusal bir romanı. Bu romanı distopik bulanlar da var, ama bana göre kuvvetli kara mizah, biraz da ironi ile günümüzü anlatan bir roman. Romanın geçtiği yer İtalya olsa da pekala başka ülkeler de İtalya’nın yerine konulabilir. Günümüzdeki neoliberal politikaların sonucu dünyada pıtrak gibi biten ırkçı-faşist liderlerin ortak söylemi olarak, tüm yolsuzluk, kötülük ve cehaletin kaynağının “entellektüeller” olduğunu vurgulayan, her şeyiyle faşist bir yönetim kara mizah ile anlatılıyor. Düşünce ve ifade özgürlüğü de “entellektüel birikim” gibi halkı kandırma aracı görülen baskıcı bir rejimi anlatıyor yazar, distopik değil bence. Öyle bir yönetim ki düşünmek, yazmak ve öğretmek insanları kışkırtmakla eşdeğer görülüyor. Bu rejimde entellektüellerin adı “radikal şık”. Entellektüeller tıpkı Nazi Almanyası’nda olduğu gibi ötekileştirilip , sayılıp kayıt altına alınıyorlar. Akıcı bir anlatım, kolay okunurluk, iyi çeviri ve güncel bir konu. Öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu zamana kadar Peyami Safa'yı okumamış olmamın verdiği pişmanlığı, şimdi okudukça daha iyi anlıyorum. Sebebi, sadece olay kurgusundaki şahanelik, ya da eserlerinde çok iyi ifade etmiş olduğu psikolojik tahlilleri değil. Türkçe'mize gerektiği kadar sahip çıkamadığımız, günümüz "uydurukça" kelimeler ile söz konusu eseri ayniyle iletemeyeceğimiz gerçeği ile yüzleştiğimden dolayı. Öyle kelimeler var ki, okurken anlatmak, hissettirmek istediği şeyi okuyucuya çok iyi anlatabildiği gibi cümlenin ahengini de coşturuyor.

İtiraf edeyim ki, yanımda sözlük ile okudum kitabı. Normal şartlarda bir kitabı okurken akıcılık kaybolmasın diye duraklamak istemeyiz, dikkatimiz dağılsın istemeyiz, kitaptaki olayın içine girmişken tekrar çıkmak istemeyiz. Ama bu ve benzeri, eski Türkçe ile yazılmış eserleri okurken müstesnâ. Zevk bile aldım diyebilirim hatta. Sözlüğe bakmadan okuyabilecek bir babayiğit olana kadar da okumaya devam edeceğim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyalar Savaşı, Görünmez Adam ve Dr. Moreau'nun adasından sonra en son okuduğum H.G. Wells romanı. Yarım günde bitirdim. Aralarında en sürükleyici olan Zaman Makinesi oldu. Bitmesin istedim. Daha detaylı daha uzun olsaydı kesinlikle hiç sıkılmadan aynı heyecanla okurdum. Zamanda yolcusu zamanda yolculuk yaparken bugünkü cinsiyetsizleştirme, mülkiyetsizleştirme, milliyetsizleştirme (Tek millet/ dünya vatandaşlığı) gibi projelerin sonuçlarıyla karşılaşıyor. Ben okurken bunların fiyasko ile sonuçlandığının anlatılmaya çalışıldığı sonucuna vardım. Bunun haricinde yine konforun insanı nasıl yok ettiği, amaçlarımızın, zorlukların, mücadelenin bizi insan yapan şeyler olduğu aksi takdirde nasıl yavaş yavaş çürüdüğümüzü gözler önüne sermiş yazar. Kitap hakkında spoiler vermeden ancak bu kadar anlatabildim. Kesinlikle okuyun çok güzel bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkler arasında daha çok Delâʾil-i Şerîf, Delâʾil-i Ḫayrât ve Delâʾil diye bilinen risâlenin tam adı Delâʾilü’l-ḫayrât ve şevâriḳu’l-envâr fî ẕikri’ṣ-ṣalât ʿale’n-nebiyyi’l-muḫtâr’dır. Şâzeliyye tarikatının Cezûliyye kolunun kurucusu olan Şeyh Cezûlî’nin bu risâlesi müridleri arasında bir tarikat evrâdı olarak çok okunmuş ve dolayısıyla çok sayıda istinsah edilmiştir.Delâʾil’i sadece Cezûliyye veya Şâzeliyye mensupları değil diğer tarikat mensupları, hatta bir tarikata bağlı olmayan müslümanlar dahi faziletine inanarak düzenli bir biçimde okumuşlardır. Önsözünde, salavatı belli zamanlarda düzenli bir şekilde okuyanların çok sevap kazanacakları, Hz. Peygamber’in şefaatine nâil olacakları, günahlarının affedileceği, kötü huyları terkedip iyi huylar edinecekleri, maddî ihtiyaçlarının karşılanacağı ve dünya işlerinin düzeleceği belirtilmiştir. Ahmet Mahmut Ünlü de bu eseri günüz Türkçesine çevirmiştir. Emeğine sağlık
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tolstoy'un Kroyçer Sonat'ında 19. yüzyılın son çeyreğinin toplumsal ilişkilerine derinlemesine bir dalış yapıyoruz. Erkek ve kadının toplumsal statüsü, erkeklerin içine düştüğü ızdırap kuyusu ve günahsız genç kızların bir eşya olarak tasviri. Bir erkeğin evliliğine giden yol, evlilik süreci ve yaşanan dramlar... Tüm bunların yanında kısa nüanslar ile verilen farklı bakış açıları insanı sürüklüyor. Günümüzden baktığımızda çok da değişen bir şey yok gibi geliyor bu ilişkilerde. Yaşantılar aynı yalnızca yaşayanlar farklı diyor okuyucu içinden.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Şaheser" kelimesini bazen olur olmaz yerde kullanıyoruz. Halbuki bu sıfatı gerçekten hak eden çok az kitap var. Montaigne'in Denemeler'i şaheser sıfatını milyon defa hak ediyor. Hele bu baskıya bayıldım... Özenli bir baskı, iyi çeviri, atlama filan da yok. Gerçek bir başucu kitabı. Şöyle buyurmuş bir yerde üstat: "İnsanın kendisinden farklı olana tahammül edememesi zorbalıktır. Bu dünyadaki budalalıklara sinirlenmekten, kızmaktan daha büyük ve daha çok görülen başka bir budalalık yoktur." Son olarak "iyi çeviri"den ne kastettiğimi de açıklayarak bitireyim: Mütercimin Türkçesi düzgün, saçma sapan deyimler ve terimler kullanmamış, çeviri yapmanın fantezi yapmak olmadığının farkında çok şükür. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür...
Yanıtla
23
0
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Acı hatıralar
Cumhuriyet döneminin en etkin yazarlarından biri olan, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün de başyazarlığını yapmış Falih Rıfkı Atay'ın kariyerinde yazdığı en güzel kitaplardan biri hatıralarını kaleme aldığı "Zeytindağı"dır... Zeytindağı, Cemal Paşa'nın kumanda ettiği 4.karargahın bulunduğu Kudüs'ün yakınlarındaki bir dağın adıdır. Falih Rıfkı,1.Dünya Savaşı'nın başladığı yıllarda bu karargaha yedek subay olarak atanır ve Paşa'nın yakınlarında güvendiği isimlerden birisi olur. Burada edindiği tecrübeleri, yaptığı gözlemleri tüm çıplaklığıyla kitabına aktarır...

Kitabın açılışında "Bazı Hatıralar" bölümü yer alır. Kendi içinde Kukla, Lider, Bir Tanışma, Diktatör ve Savaş başlıklarıyla adlandırılmış bu hatıralar, asıl konuya geçmeden evvel genel bir durum değerlendirmesine imkan tanır. Kukla bölümünde İttihat ve Terakki cemiyetinin devleti yönetme biçimine tenkit getirilirken, Mısır Kuklası bölümünde ise Cemal Paşa'nın yemeğe olan düşkünlüğü alaya alınır... Görüleceği üzere Falih Rıfkı, giriş kısmında dönemin liderlerine pek de güvenmediğinin altını çizmeye çalışır... Ardından "Zeytindağı" bölümü ile anlatı güçlenir ve detaylar başlar. Osmanlı'nın çöküş dönemindeki sancılı günleri dramatize edilmeden tüm gerçekliğiyle ortaya konur. Osmanlı'nın savaşa giriş politikasının altında yatan nedenler sarsıcı ve oldukça hazin bir şekilde ifade edilir.

Falih Rıfkı'ya göre, Osmanlı birtakım İttihatçı paşaların elinde oyuncak haline gelmiştir. Enver Paşa'nın Alman hayranlığı savaşa girmemizin en acı nedenlerinden biridir. Suriye, Filistin, Lübnan, Mısır, Irak gibi bölgelerdeki hakimiyetimiz her geçen gün sona ermektedir. Bölgede İngiliz ve Fransız kuvvetleri ile çarpışmak zorunda kalan ecdadımız aç, susuz, imkansızlık ve çaresizlikle mücadele etmiştir. Paşaların tavizkar tavrı binlerce askeri perişan bir halde ölüme sürüklemiştir.

Zeytindağı, ileride kurulacak Cumhuriyet'in nelerden geçtiğini gösteren bir vesikalıktır.

Herkese İyi Okumalar
Yanıtla
11
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Buda'da Bir Boşanma, altyapısı çok sağlam psikolojik tahlillere dayanan bir kitap. Okuyan sorguluyor, empati kuruyor ve kesinlikle bir sonuca varıyor. Altı çizilesi oldukça cümle var. Başlarda oldukça yavaş ilerliyor, ta ki boşanacak kişilerden Doktor, bir gece yargıcın evini ziyaret edene kadar. Kitap o noktadan sonra benim açımdan başladı diyebilirim. Bu yüzden sabırla okumalısınız.

Yazıldığı dönem de bence kitap üzerinde etkili. Kitap 1935 yılında yazılıyor Sandor Marai tarafından. Bir savaşın bitmiş, yeni bir savaşın da ruhunun dolaştığı yıllar. Öyle bir karamsar bir Dünya'nın olduğu yıllar...

Bir söz de Macar Edebiyatının güzelliği ve bu edebiyatın derinliğinden bahsetmek istiyorum. Okuduğum her eserlerin de, beni derin derin düşüncelere daldırdı bu Macarca yazan muhteremler. Bizden biri gibi yazıyorlar diyeceğim de zaten bizden biriler. Belki de bu yüzden daha çok empati kurabiliyorum yazdıklarıyla. Okuyunuz efendim...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İza'nın Şarkısı kitabını okuduktan sonra, Magda Szabo kitaplarının hepsini okumaya karar vermiştim. Kapı kitabı da beni şaşırtmadı, ilmek ilmek bir karakterin dünyasına büründüm sayfalar ilerledikçe. Kitabın baş kahramanı Emerenc'den okuyan herkes kendinden bir şeyler bulacağından eminim. Magda Szabo'nun yaratmış olduğu güçlü karakterleri gerçekten seviyorum. Bakalım sırada hangi kitabını okuyacağım. Macar Edebiyatı da beni bu zamana kadar hiç yanıltmadı. Kesinlikle tavsiyemdir, okuyunuz efendim...
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  5
Bildir