Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitap içerisindeki çizimler ve konuşma balonları şeklinde yer alması herkesin dikkatini çekiyor. Kitap şimdiye kadar duyduğumuz klişe bilgilerin aksine daha geniş kapsamlı olarak eczacı, psikiyatrist, fitoterapi uzmanı, müderris, mutasavvıf olarak akşemseddin gibi başlıklarla daha güzel bir şekilde aktarılmış. Kitapta farmokoloji,hokka,divit,mikrobiyoloji,imece,vaaz,ganimet gibi daha bir çok kelimenin anlamı verilerek anlatım daha anlaşılır hale getirilmiş. güzel türkçemiz ve dilimizin zenginlikleri kutucuklarında yaygın olarak kullanıkelimlerin türkçe karşılıklarıda verilmiş Ayrıca kitapta sadece Akşemseddin değil Hacı bayram veli, fatih sultan mehmet ve istanbulun fethi gibi tarihimizde önemli şahsiyetlerin hayatlarından bilgiler de konuya dahil edilmiş kitapta yer yer soru cevap şeklinde yerlerin olması bilgilerin öğrenimini daha kalıcı hale getirmiş kitap sadece çocuklar için değil her yaştan okuyucunun yeni bilgiler öğrenebileceği öğrenirkende eğlenebileceği çok güzel bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
12 Eylül darbesi ile görevden alınmış siyasetin içinde bir babanın 9 yaşında oğlu olarak tüm gerçekliği ve çıplaklığıyla yaşamış bir çocuk olarak buradaki şiirleri okuyunca gözlerimin dolmasına engel olmam mümkün değildi. Sırf Oğul şiirini bildiğim için bu iki cildi almak istedim. Maalesef Ahmet Erhan çok erken gitmiş, ama iyi ki şiir yazmış, iyi tesadüfen de olsa ondan haberim olmuş.
Şiir adına ve bu ülkenin yakın tarihi adına hüzünle kavrulmuş bir yapıt okumak istiyorsanız burası o duraktır. Mutlaka okunması gereken bir şair ve müthiş kitaplar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ağaç yaşken eğilir ve balık baştan kokar
Dört bölümden oluşan, 200 sayfalık bu eser; aile içi iletişim sorunları ve çocuklardaki davranış hataları üzerine odaklanmış bir rehber kitap niteliğinde. Yazarı hem bir anne hem de akademisyen olunca; anlatımdaki yol ve yöntemdeki seçicilik ve özen kendisini hissettiriyor.

Her bölümde, aile fertleri arasındaki olası iletişim sorunları ve çekişmeleri; yaşanmış örneklerden de yola çıkarak kurgusal bir senaryoya dönüştürmüş yazar. Her ferdin beklentilerini, yorumlarını aktararak, sonuçlarını değerlendirmiş ve “nasıl olsa daha iyi olurdu?” sorusunun cevabına göre önerilerini sıralamıştır.

Bu kitabın, hitap ettiği okur kitlesi çok geniş. Yuva kuranlar veya evlilik adayları; aile akademisi eğitimi gibi düşünerek okuyabilirler. Edindiği ön bilgiyle, yeni soru ve sorunlara nasıl çözüm bulabileceğinin hazırlığını yapmış olurlar.

TV’lerde sabah kuşağında dert festivali, akşam kuşağında politikacıların kavga arenası, gece kuşağında ise genelde eğlence dolu keyif festivaline rastlıyoruz. Toplumda boşanmalar, aile kavgaları, şiddet, cana kast vb. olumsuz örnek içeren olaylar; TV ve sosyal medya marifetiyle canlı olarak adeta gözümüze sokuluyor. Kültür, sanat, eğitim ve mesleki ders niteliğindeki programlar yetersiz kalıyor. Çoğaltsak bile ihtiyaç hissedip takip edebilecek, bilinçli insan sayısı azaldı.

İncir çekirdeğini doldurmayan nedenlerle, aileler boşanıyor ve yeni aile kurma sayısı da azalmış durumda. Demografik dengemiz alarm veriyor. Ülkemizde adeta metre kareye üç yazar düşerken, okur sayısı da düşmeye devam etmektedir.

Peki toplumu toparlayıp eğitecek, donatacak, düştüğü yerden ayağa kaldıracak bir eğitim ve planlamaya ihtiyaç var mıdır? Elbette ve kesinlikle vardır. Fakat etkin rol oynaması ve kabul görmesi, bireyler ısrarla ve istikrarla talebiyle doğru orantılıdır.

Muhatabını anlayabilmek, ona güven hissini verebilmek, sorunların çözümünde doğru bir başlangıçtır. Kitapta kurgusal diyaloglarla, empati kurulmuş ve tarafların iç sesi yazıya dökülmüş ve tahlil edilmiştir.

Her irtibat, iletişim, yorum ve kararda her şeyden önce doğruluk, dürüstlük ve iyi niyet kuralı geçerli olmalıdır. Devamında ise usul esastan önce gelir kuralını hatırlamak gerekir. Yol, yöntem, üslup, hitabet şekli; hedef ve amacın belirleyicisidir.

Doğru ve verimli iletişimi pratik olarak formülle açıklamak gerekirse, zincirleme olarak uymamız gereken kurallar en azından şunlar olabilir:

Doğruluk, dürüstlük, iyi niyet ve nezaket kuralına uyum. En uygun usul, vurgulu üslup, sözü gerekçelendirme, temellendirme, ikna edici açıklamalarla somutlaştırma.

“Kervan yolda dizilir” sözü yerindedir ama kervanda yola çıkmadan önce de bir hazırlık yapmak gerekir. Bu kitap aile içi iletişim için; akıcı ve tutarlı bir anlatımla, yerinde önermeler, öneriler sunuyor. Devamını kitaba havale edelim.

Yeni çıkan kitaplar için, “Okuru bol olsun” diyenlere genelde şu cevabı veririm: “okuyun sizin de olsun”

Verimli okumalar dilerim.
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  18
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Muri'nin Yolu” kitabı da çevrilen İlya Boyaşov’u Rus ve Dünya edebiyatına tanıtan bu eser, "Beyaz Kaplan" filmi ile ünlendi. Romanda, savaş boyunca insanı, insan yapan özelliklerini kaybetmeme mücadelesini oldukça çarpıcı ve rahatsız edici bir dille aktarmış. Filmi seyredenlere kitabı okumalarını tavsiye ederim; çünkü birçok noktada yönetmen kendi tercih hakkını kullanmış. Uğur Büke, Rusça’dan Çekov, Tolstoy çevirileriyle tanıdık bir isim. Ama, konu “askeri tarih” ve özellikle “tank” gibi çok teknik bir konu olunca, bu konuda bilgi sahibi olan mütercim veya okuyuculardan yardım alarak doğru bir karar vermiş. Kitabın başında öne çıkan insan olgusu, alışılageldiğimiz Rus yazımına kıyasla teknik ve taktik unsurların biraz gerisinde kalıyor.
Yine de ikisini çok iyi harmanlamış. Kitabın sonunda yaklaşık 30 sayfalık “Yazarın Notları” kısmı tanklar başta olmak üzere zırhlı araçlar ve silahların teknik özelliklerinden organizasyon yapılarına kadar oldukça geniş kapsamlı bilgiler içeriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizde 2. Dünya Savaşı’na ilgi duyan okuyucular için Richard Humble tanıdık bir yazar. Daha önce Baskan Yayınları’nda 1976 yılında basılan “Hitler’in Açıkdeniz Filosu” başlıklı eseri Kastaş Yayınları tarafından 2019 yılında yeniden basılmıştı.
O eserinde olduğu gibi, bu kitabında da 165 sayfada beklenmedik düzeyde geniş kapsamlı bir çerçevede ve buna rağmen akıcı bir dilde konuyu irdelemiş. Hitler, Alman Genelkurmayı ve çok sayıda ünlü mareşal ve general çerçevesinde tüm Nazi Almanyası Silahlı Kuvvetleri’ni ele almış. Kitabın ilk bölüm Hohenzollern hanedanından itibaren Prusya/Alman ordusunun gelişimi de anlatılmış. 2. D. S. yeni ilgi duyanlar gibi uzman olmayan okuyuculara da tavsiye ederim Liddell Hart’ın “Hitler’in Generalleri konuşuyor.” kitabının özeti de diyebiliriz. Yazarın akıcı dilini ve araya sıkıştırdığı küçük anekdotları seviyorum. Tanju Akad son 25 yıl içinde sadece yaptığı tercümelerle değil yazdığı makale ve kitaplarla da kendisini çoktan kabul ettirmiş bir hocamız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitty Collins, nam-ı diğer "erkek katili." Aslında bir seri katil değil, ancak aksilikler hep onun peşini bırakmıyor ve zamanla öldürmeye mecbur kalıyor. Her şey, bir kaza ile başlıyor; yanlışlıkla bir adamı öldürüyor. Sonrasında ise bir diğeri geliyor. Bazı film ve kitaplar vardır, mantık aramazsınız ama izlerken ya da okurken keyif alırsınız. İşte bu kitap da tam olarak öyleydi. Sürükleyici, eğlenceli ve kafa dağıtmalık. Derinlik aramayan, sadece keyifli vakit geçirmek isteyenler için ideal kitaplardan. Kitap bitince tadı damağımda kaldı diyebilirim. Bu kitap seri olmalı dedim. Sonra ikinci kitabın olduğunu görünce inanılmaz mutlu oldum. Elbette kitap muhteşem değil, daha iyilerini okuduk. Ancak beni bulunduğum ortamdan uzaklaştıran kitapları her zaman sevmişimdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İyilik Timi kitabı başından sonuna kadar heyecanla okunuyor ve aslında küçük iyiliklerin ne kadar büyük değişimler yaratabileceğini gösteriyor.

Kitap, iyilik yapmayı seven ve bunu bir görev gibi benimseyen bir grup çocuğun maceralarını anlatıyor. Çocuklar, çevrelerindeki insanlara yardım etmek için yaratıcı çözümler üretiyor, bazen komik bazen de düşündürücü olaylarla karşılaşıyorlar. Ancak en güzeli, iyiliğin bulaşıcı olduğunu ve her yaştan insanı etkileyebileceğini gösteriyor olması. Okurken bir ders verme havası yerine, gerçekten o çocuklarla birlikte iyilik yapıyormuş gibi hissediliyor. Yazarın dilinin samimi olması da bunda etkili tabii. Özellikle çocuklara empati kazandırmak, arkadaşlık duygusunu pekiştirmek ve topluma duyarlı bireyler yetiştirmek isteyen ebeveynler ve öğretmenler için harika bir kitap.

İyilik Timi kesinlikle listenizde olmalı. Hem eğlendirici hem de güzel değerler kazandıracağından eminim. İyilikle kalın!
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  7
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser, telepatinin ne olduğu, nasıl çalıştığı ve nasıl uygulanabileceği üzerinde uzun uzun duran ve bütün yöntemleri açıklayan bir rehber olarak hazırlanmış. Teorik bilgilerin yanında pratik bilgilerini, aynı zamanda gerçek hayatta işe yarayan teknikleri de içeriyor. Telepati, kavram olarak hayatın içerisindedir ve bilimin de spiritüalizmin de ilgisini çekmiştir. Aynı anda aynı şeyi düşündüğünüz veya söylediğiniz anlar muhakkak olmuştur. Fiziksel herhangi bir temas olmadan zihinler arası iletişimi sağlamaktır. Genelde, günümüzde popüler olarak ilişkiler ve maddi kazançlar için yapılan telepatinin bu kitapta genelde ilişki kısmı üzerinde durulmuş. Sizi hiç tanımayan, habersiz birine mesaj vermek için telepati ile şansınız olabilirmiş. Ben bu kitaptan bunu çıkardım. Okurken denediğim yöntemler olmadı değil. Yıllardır içten içe birinin zihnine mesaj göndermeyi, sevdiğiniz kişinin sizi hissetmesini ya da telepati yoluyla mesaj attırmayı merak ettiyseniz doğru yerdesiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultan 2. Abdülhamid'in Selanik'e sürgün edilmesinden başlıyor ve Beylerbeyi Sarayına nakledildiğinde bitiyor, içerik olarak karşı fikirlerin konması güzel olmuş, Abdülhamid'i tedaviye gelen ittihatçı doktorun ve karşısında duran Sultanın fikirlerinin zıt olması ancak doktorun devamlı sultanı dinlemesi sebebiyle , sultana olan kininde biraz da olsa yumuşama olması, sürgün bir padişahın psikolojisi, hürriyet meraklısı doktor ve diğerlerinin fikirleri yani kitabın alt başlığında dediği gibi 'istibdat ve hürriyet' başlığını karşılıyor, kitap bölüm bölüm ve farklı bilgiler sunuyor, tavsiye ederim.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siyaset, Din ve Ticaret Ekseninde Moğollar, İslam ve Batı Avrupa
Moğolların 13. yüzyılda giriştikleri büyük kapsamlı istila ve işgal hareketleri doğudan batıya doğru tüm dünyada geniş çaplı kaotik bir durum yaratmıştır. Moğollardan önce namları duyulmuş, ortaya çıkan psikolojik savaş unsurları sansasyonel bir etkiyle halkların ve yöneticilerin kâbusu olmuştur. Ardı ardına ele geçirilen topraklarda dünyanın o güne dek görmediği bir vahşet, duyanları yeni çareler bulmaya itmiştir. Özellikle Batı Avrupa, Moğol ordularının Doğu Avrupa’da görülmesinden sonra ülkelerin başına gelecek meşum akıbetin önüne geçmek istemiştir. Moğol duyumlarının efsaneye dönüşmesi sonrası nerdeyse o günlerde bilinen dünyanın bir ucundan diğer ucuna diplomatik ilişki ağı oluşmaya başlamıştır.

Moğol, İslam ve Avrupa tarihi hakkında kapsamlı çalışmaları bulunan Adil Hilal de Moğol intişarını izleyen süreç içinde Moğol- Batı Avrupa ilişkilerini İslam dünyasına etkileri kapsamında incelemiştir. Aslında coğrafyaya bakıldığında Çin’in yamacında zuhur etmiş bir imparatorlukla Batı Avrupa arasında devasa bir mesafenin olduğu dikkat çeker. Fakat Moğolların Asya’da sağladıkları Pax Mongolica (Moğol Barışı) dönemi, Haçlı Seferlerinin sağladığı Doğu ile Batı’nın temas hali, artan ticari münasebetler sayesinde ilk ilişkiler başlar.

Cengiz Han dönemi ve onun vefatını izleyen dönem arasında belirgin farkların olduğu malumdur. Büyük cihangirin ölümü sonrası Moğol topraklarının Cengiz’in dört çocuğu arasında pay edildiği devirde dünyanın istikrarında da dalgalanmalar görülür. Adil Hilal de işte bu dönemde 1237-1255 yılları arasındaki ilişkileri kaleme alarak eserine başlar (Birinci Bölüm). İlk temasların vuku bulduğu bu dönemlerin belirgin özelliği Moğolların şartsız biat istemeleridir. İlk giden heyetler hakkında bahseden Hilal toplumların birbirlerini tanımalarının aşamalarını detaylı bir şekilde satırlara döker.

Türk akademik literatüründe de karşılığı bulunan Carpini, Lombard, Rubruck gibi diplomat seyyahların yapmış olduğu seyahatleri iyi bir şekilde özetleyen Hilal ilk ilişkilere kadar olan siyasi tarihe güçlü göndermeler yapar. Aslında güç dengesinin bu kadar iyi gösterilmesi, Avrupa cephesinin durumunu da aşikar kılar. İlk olarak Moğol fırtınasına karşı aranan çareler ve yürütülen projeler; silaha dokunmadan kalemle Moğolların Hristiyan olması hedefine binaen hareket eder. Bu nedenle Batı’nın muktedir imparatorları kolay olana yönelerek, dini bir misyonun tahakkuku için çaba sarf eder.

Eserin ikinci bölümünde; Hilal, tarihçi perspektifinden olaya bakmaya ve çoklu uluslararası ilişkiler kapsamında ele aldığı olayları detaylandırmaya başlar. Aslında burada Cengiz’in ölümünden sonra dörde bölünen Moğol imparatorluğunun İlhanlılar cephesi anlatılır. Emsali olan özel konulara yoğunlaşmış eserlerin aksine İlhanlıların siyasi tarihi ilgi çekici şekilde detaylandırılır. Böylelikle Ortadoğu- Türkistan- Kafkaslar arasında zuhur eden siyasi tablo ana hatlarıyla okurun önünde arzı endam eder. Bölgede büyük bir güç olarak sivrilen Memluklara mağlup olan Moğolların artık gardı düşer ve Latinlerle anlaşmaya yaklaşırlar.

Eser sadece siyasi tarihi detaylandırmakla kalmaz. Bu dönemde diplomatik ilişkiler ve özel önemi haiz birçok elçilik heyetinin diplomatik çabaları da satırlara yansır. Misal İlhanlı Hanı Argun dönemindeki Moğollar tarafından yollanan dört elçilik heyeti hakkına bilgi verilir. İlişkilerin İlhanlı hanlarının dönemlerine müstakil başlıklarla sunulması, eserin aslında Moğol-Latin ilişkilerinden ziyade İlhanlı-Batı Avrupa ilişkilerine yoğunlaştığının kanıtı gibidir. İlk bölümü sonuç kısmıyla bitiren müellif ikinci bölümü de ilişkilerin beklentilerin aksine sonuçlanmasının nedenleri üzerinde durarak bitirir. Bu şekildeki metodolojik tercihten anlaşıldığı üzere, müellifin kitabını farklı makalelerin birleşiminden oluşturduğu fikri okurda hasıl olur.

Eserin üçüncü bölümü; din ilişkilerine ayrılır. Avrupa ve Moğolların din siyasetinin tam manasıyla anlaşılması için iki tarafın dine karşı tutumlarının deşifre edilmesi gerekliliğinden hareket eden Hilal gerek Avrupa’nın gerekse de İlhanlılar üzerinden Moğolların dini siyasetleri doğrultusunda nasıl hareket ettiklerini tüm yönleriyle ortaya koyar. Mesele esasında basittir. Batı Avrupa Moğolları Hristiyanlaştırarak onların sayesinde Asya’nın bütününü dinen fethetmek istemektedir. İlhanlılar ise Memluklara karşı bir müttefik bulmak istemektedir. Ama iki tarafında beklentisinin dışına çıkan bir sonuç iki tarafı tatmin etmezken, yaşananların din siyasetinin çetrefilli yönlerini aşikar etmesi bakımından okuru memnun eder.

Dördüncü bölümde ise; ilişkilerin ticari yönü üzerinde durulur. Her ne kadar ilişkiler kapsamında Moğollar adı altında İlhanlılar ön plana çıkıyorsa, ticaret bağlamında da Venedik ve Cenevizliler baş rol mevkiine yükselirler. Akdeniz ticaretinin nabzının nasıl attığı, İtalyan şehir devletlerinin dinden bigane şekilde Asya’ya uzanma çabaları, verilen imtiyazlar, ambargolar, kutsal savaşların gölgesinde filizlenen pazarlar, büyük ticaret yollarının seyri vs. gibi birçok malumat bu kısımda çok rafine biçimde dile getirilir.

Siyaset, din ve ticaret merkezli takip edilen ilişkiler izah edilirken hem Batılı kaynaklar hem de yazarın mensubu olduğu millete ait Arapça kaynaklar çok iyi takip edilir. Yer yer karşılıklı şekilde değerlendirilen kaynakların birbirlerini doğruladıkları yerler üzerinde özellikle durulur. Yazarın anlatısında Arap mensubiyeti bağlamında taraflı yorum yapması beklenirken salt durumu ortaya koyan yorumları yaparak objektiflik koruduğu fark edilir.

Eserin iyi bir çevirisi olmasına karşın, imla açısından tekrar elden geçirilmesi gerekmektedir. Bu arada dilimize onlarca eser kazandıran Merhum Ahsen Batur’un notlandırmalarla esere diğer çevirilerine nazaran daha az müdahale ettiği görülmektedir. Bu nedenle yazarın bazen bozkır kültürüne ilişkin değerlendirmelerde sathi yorumlar yaptığı gözden kaçmamaktadır. Örnek verilirse Asya kültüründe “gök” figürü fazlasıyla önemlidir. İlhanlı hanlarının mektuplarındaki “gök” merkezli yeminlerinin inanç gizleme çabası olarak nitelendirilmesi ve Şamanizm’in bir din olarak kabul edilmesi yazarın direkt kabulünden ziyade tartışmaya açıktır. Bununla birlikte elçiler vasıtasıyla ulaştırılan mektupların detaylı tahlil ve tenkit edildiği söylenebilir. Hatta mektuplardaki ifadelerden yola çıkılarak yapılan fikir jimnastiklerinin ufuk açıcı olduğunu belirtmekte fayda vardır.

Sonuçta, milletler arası ilişkilerin günümüzdeki gibi olmadığı bir dönemi anlatmanın kendi içinde zorlukları mevcuttur. Özellikle tarafları birbirlerinin gözünden anlatmak insanlar arası ilişkilerden daha karmaşık olan devletlerarası bir tabloyu layıkıyla çözümlemeyi zaruri kılar. Moğol- Avrupa arasında ikbal dönemlerini yaşayan İslam’ın durumunu izah etmek, bölgeye damgasını vuran Müslümanların tarihi için önemlidir. Yine bir Türk devleti olan Memlukların bölge siyasetindeki üstünlükleri daha fazla incelemeyi hak etmektedir. Zira Türklerin Mısır merkezli tarihleri İran merkezli tarihlerinden geri kalmaz. Her ne kadar İslam ilintisi gereğince İlhanlılar merkeze alınsa da Altınorda, Çağatay ve Kubilay hanlıkları uluslararası ilişkiler bağlamında incelenmeyi hak ederler. Dileriz ki Moğol mirası ve Türklere etkileri, yazılacak yeni eserler nispetince kütüphane raflarını zenginleştirir.

Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir