Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yine muhteşem, şiirsel üslup, muhteşem anlatım, içe işleyen olay örgüsü ve yüz otuz yıla yayılan ve beş ülkede geçen bir ailenin yaşamında bu kez Ferko, Marie ve Çaykovski'nin öyküsüyle 1952-1971 arası geri dönüşler ile birçok olaya şahitlik ediyoruz.
Mavi, Sophie, Roza, Şir-i Siyah, Mariam, Aliyar ile sevgiyi, şefkati, kıyımı okuyoruz. Bunlar olmak zorunda mı diye düşünmeden edemiyor insan, güç bu kadar merhametsizlik getirmeli mi?
Kızıl Göz bu kadar zalim olmak zorunda mıydı?
Aliyar sorgulamadan itaat etmek zorunda mıydı?

Mutlaka okunmalı gönülden tavsiyemdir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sağlığın kamu yerine özel şirketler tarafından işletilmesinden tutalım da hekimlerin çalışma saatlerine, ilaçların çoğunun leblebi gibi yutulmak için üretildiğine ve bazen de devlet eliyle halka yutturulduğuna kadar geniş bir eleştiri yelpazesi karşılıyor okuru. Şimdi katıldığım nokta, çok çok uzun süredir tıp tarafından insanlara itelenen sağlık tanımı. Sağlığı esenlik yerine hasta olmama şeklinde tanımladığımız zaman kapsam biraz daralıyor ve ister istemez her üç kişiden ikisi hasta durumuna düşüyor. Kesinlikle katılmadığım nokta ise ilaçları para kazanma aracı olarak kullanıldığını ve birçoğunun işe yaramadığını söylemesi. Şimdi şunu kabul ederim, bazı ilaçların bazı yan etkileri faydasından fazla, evet. Gel gelelim aşılarla ilgili yazdığı bölümü hayretle okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap iki bölümden oluşuyor. İlkinde Seneca'nın "bilge" olarak tanımladığı insanın özelliklerinden bahsediyor. Bu bölümde bilge diye tabir ettiği kişilerin aslında yüzyıllar sonra Maslow'un meşhur hiyerarşisinde insanın en üst mertebesine ulaştığı "kendini gerçekleştirme" aşamasından bahsetmiş. Bilgenin ne kadar kusursuza yakın bir insan olduğunu ve toplum için ne kadar kıymetli olduğundan dem vuruyor. İkinci bölümde ise insanın o kendini gerçekleştirme aşamasına ulaşması için yaşaması gereken inzivadan bahsettiği inziva üzerine isimli bir bölüm mevcut. Seneca, Stoa Okulu olarak anılan felsefi akımın öncülerinden olduğundan kitabın genelinde Stoacı bakış açısı hakim. Nedir bu açı? Mutluluğun hakimiyeti, doğaya teslimiyet ve mantığın eğitiminin ön planda oluşu. Latinceden çevrilen kitapların anlaşılmaları ekseri zor oluyor kendi açımdan fakat bu kitapta öyle bir zorluk yaşamadım.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap da yer alan şiirler bir şeyleri anlatan şiirlerden değiller. Gösteren ve duyumsatan şiirler desek daha doğru olacaktır. Bu inşa, şiiri şiir yapan temel unsur ve şiirlerin tadını da vermektedir. Bu şiir diliyle açmazlara, tahammülfersalara dahi bir ses olabilmektedir pekâlâ. Üslup anlamında, toplumcu gerçekçi şiirlerden böylelikle ayrıştığını da söylesek yeridir. Taşıllaşmış imgelerden ziyade yeni buluşların, yeni doğumların timsallerini görmekteyiz. Bu sarih anlatım, sözün derinliğini de imlemektedir. Nasıl ki dünyamızın yirmi üç buçuk derece eğik olması mevsimleri ve daha genel anlamda hayata zemin olduğu gibi gerçek ve kalıcı şiirlerde de ses, tını ve biçemin kattığı bir hayat vardır. bütüncül bir bakışla bakacak olursak; şiirler akıcı, kendi içinde ritmi, tavrı ve duruşu olan şiirler diyebiliriz. Şiirlerin, anlam ve imge derinliğinin yanında anlaşılır ve keyifle okuma sağladığını da söyleyebiliriz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap bizi Rusya'nın bir köyüne götürüyor. Balıkçılık yaparak ailesini geçindiren baş karakterimiz dışardan bakıldığında oldukça dik kafalı, dediğim dedik ve sert mizaçlı bir aile reisi. Balıkçı ve ailesinin hikayesini okurken karakterler, diyaloglar o kadar samimi bir dille anlatılıyor ki sanki bizden bir hikaye okuyormuş hissi veriyor. Balıkçının özellikle çalışkanlığı, onurlu duruşu ve ileriye dönük öngörüleri karşısında kendisine saygı duymamak mümkün değil. Yazara ait varsa başka eserlerinin de dilimize kazandırılmasını çok isterim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
21. yüzyıl belki de bir çok kavramın yeniden tanımlandığı, reforme edildiği bir dönemin başlangıcı. Bu kavramlardan birisi de millet ve milliyetçilik. Bahadırhan Dinçaslan, hem kendi ‘mahallesinden’ bu kavramlara özeleştiri getirmiş, hem de aslında ‘gelenekten geleceğe milliyetçilik’ fikrini analiz ederek, daha kapsayıcı bir milliyetçilik olgusu üzerinde kafa yormuş. Derin bilgiler içerek, dil, din, kültür, coğrafya ve insan yaşayışlarının millet kavramı üzerindeki belirleyicilikleri konusunda ciddi tespitleri var. Weber ve Simmel gibi toplum sosyolojisi üzerinde okumalar yapanlar, Dinçaslanı da okumalı.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta 5 farklı insan var. Bir çocuk, bir çiftçi, bir soylu adam, bir soylu kadın ve dükkan sahibi bir kadın. Bu insanlar Fransa'nın farklı yerlerinde yaşıyorlar. Beş bölümlük kitabın her bölümü bu insanlardan birinin ölümüyle ilgili. Ölümün nasıl hayatın bir parçası olduğunu okurken yarattığı farkındalığa şaşırıp kalıyorsunuz. Kitabın benim için en çarpıcı yönü buydu büyük ihtimalle. İnsanlar ölür ve etrafındakiler hayatına devam eder, etmek zorundadır. Ailenin yokluk yüzünden çocuklarını iyileştirememesi ve kaybetmesi, hem de bunun bugün bile bazı ülkeler ve insanlar için geçerli olduğunu düşününce üzülmekten kendimi alamıyorum. Kitabın verdiği mesajdan benim aldığım alt metin ise şöyleydi: Çocuk olmanızın, hayatınız boyunca çalışmış olmanızın, zengin biri olmanızın hiçbir önemi yok. Belirlenmiş bir son kullanma tarihiniz var, o tarih gelince dönüşü olmayan o yola çıkıyorsunuz. Bu yüzden her anın tadını çıkarmaya, hayatı ıskalamamaya bakmak lazım, bana bunu hissettirdi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Molier'in Cimri eserini okuduktan sonra hayran kalmıştım. Bunun üzerine yazarın bir başka eseri olan Kibarlık Budalası'nı da sipariş ettim. İçerikten önce kitabın boyutuna kıyasla harflerin okunurluk düzeyinin yüksek olduğunu, bu konudan kaynaklı kitabı alıp almama da kararsız olanlar için belirtmek istiyorum.
İçerik konusunda ise kitap isminden de belirtildiği üzere bir budalayı anlatıyor. Bahsi geçen Mösyö Jourdain, üst sınıftakilere özenerek onlar gibi olup seviye atlamak istiyor. Tabii bazı şeyler kişinin özünde olmayınca da Mösyö gibi gülünç durumlara neden olabiliyor. Kitabı okurken Tanzimat dönemindeki Batı taklitçisi olmaktan öteye gidemeyen roman kahramanları aklıma geldi. Aslında bu konu bakımından iki edebiyat arasındaki benzerliği görebilmek de okura bir bakış açısı kazandırıyor diye düşünüyorum. Özetle okumak isteyenlere özellikle de henüz Moliere ile tanışmamış olanlara tavsiyemdir.
''Dünyadaki bütün karışıklıklar, bütün savaşlar müzik öğrenmemekten ileri gelir.''
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Evvela kitabın kapağına bakacak olursanız bir çocuk kitabı intibaı uyandırıyor..lakin Zarifoglu'nun bir yapıtıyla karşı karşıya iseniz orada bir durun derim, daha okumaya başlarken bile tasvirleriyle dikkati çekiyor, muhayyilenizde bir resim kendini gösteriyor. Avcı kuşu ile serçe kuşu arasındaki bir serüven hikaye ediliyor, sanki sercekuş hayat yolunda yaşam-ölüm çizgisini sorgularken kendinizi onun yerine koyuyorsunuz. Kuşların avcısı insan, insanın avcısı Azrail diye düşlerken..ölümün her canlı için müşterek nokta olduğunu bir daha idrak ediyorsunuz..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yorumuma Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı gibi yazmak istiyorum.
Oku, şayed sana bir hisli yürek lazımsa;
Oku, zira onu yazdım, iki söz yazdımsa.
Safahat, her Türk vatandaşının ve gencinin okuması gereken bir kitap. Dersler çıkarılacak nitelikte bir kitaptır. Her öğretmenin mutlaka ama mutlaka öğrencilerine zorunlu olarak okutması gerektiğini düşünüyorum. Kitabı okurken Akif'in yaşadığı çevreyi, bulunduğu dönemdeki buhranları anlamakla kalmıyor. Onun fikirlerini, iç çekişlerini, şark için isteği yardım çığlıklarını da duyuyorsunuz. İnsanlığın geldiği durumu, yapılan zulümleri, yaşadığı dönemdeki çalkantılı olayları da anlıyorsunuz. Safahatı bir şiir kitabı olarak değil de bir ders kitabı olarak görüyorum. 20 yaşımda bu denli güzel bir kitabı geç keşfetmiş olmanın üzüntüsünü de yaşıyorum. Bu denli bir kitabı muhakkak okuyun ve okutturun. Herkesin kütüphanesinde zorunlu olarak bulunmalı.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir