Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, çocukluk döneminde maruz bırakıldığımız davranışlar, yargılar, tutumlar sonucu kazandığımız ve bize ait olmayan davranışlara "Şema" diyor. Hayatımızı zorlaştıran ve sınırlayan şemalarımızı bulmak değişim için atılan önemli bir adım. "Başa çıkma kartları " şemamız tetiklendiğinde bizi rahatlatacak bir yardımcı eleman. Yazar değişimin uzun ve zor bir yolculuk olduğuna değiniyor. Değişimin küçük adımlarla, sabırlı ve disiplinli bir şekilde devam ettirilmesi gerektiğini ve küçük başarılarımızı ödüllendirmemizin önemini vurguluyor.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bütün romanlarını okumaktan tuhaf bir erinç duyduğum, kitaplığımın müstesna bir köşesini işgal eden sevgili Murat Menteşi'in bu kitabını almamla okumam artasındaki zaman biraz uzun oldu..

Neden derseniz, öncelikle bu romanı tefrika hâlinde, yayınlandığı dönemde Uykusuz'da büyük bir keyifle okumuş idim..

Ancak, anladım ki; tamamı değilmiş yayımlanan..

Romana gelirsek, bence daha önceki bütün romanlarını aşmış; Menteş.
Nefis bir kurgu, çok ince bir zekâ ürünü olan olaylar örgüsü ve okuyucuyu zaman zaman hangi dünyada olduğunu unutmaya sevk eden nefis bir anlatım.
Bol bol felsefe, mizah, kara mizah; ironi, ne ararsanız var..

Sonuç olarak, Menteş'in buradaki yıldızını 1 eksiltenleri de şiddetle kınıyorum...

O, her zaman 5 yıldız; benim gönlümde.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkçe ve yabancı dilde yazılmış çeşitli makaleler var kitabın içinde. Osmanlı döneminden, Cumhuriyetin ilk yıllarına, yakın geçmişe kadar dinin Türk tarihindeki yerini okuyoruz bu makalelerde. Yakın dönem "dincilerinden" de bahsediyor kitap, dönem dönem dinin iptidai şekilde kullanılıyor olmasından da... Bunu asla eleştirerek, tü kaka diyerek yapmıyor elbette. Tarafsız bir gözle yazılmış makaleler. Aslında din ve vicdan özgürlüğünü sorgulatıyor okurken. Çünkü makale sahipleri ekseri yazdıklarında herhangi bir yergi olmadığından dem vurarak başlıyorlar yazılarına. E hani özgürdük? Akademik bir çalışma içerisinde ele aldıkları konuyu irdeleyen bilim insanlarının bu tedirginliğini nasıl açıklıyoruz o zaman? Eğer bir araştırma içerisindeyseniz, işinizi görecek kadar kalifiye bir kitap. Sosyoloji dalında eğitim alıyorsanız, bilhassa Din Sosyolojisi konusunda fikir edinmek istiyorsanız, işin ehlidir hoca.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
günümüz Türkiyesine nereden nasıl gelindiğini, oy veren kitlenin nasıl ve hangi motivasyonlarla mevcut iktidara oy verme eğilimine sokulduğu, eğitim sisteminin neden isteye isteye bozulmak istenildiğini, halkın neden susmak zorunda kaldığını, daha iyi anlayamazdım. tek çırpıda bütün herşeyiyle neden bu halde olduğumuzu anlatmakta. halkın özgürlük denilen serveti keşfedememesini de anlayacaksınız. yönetimin ne kadar arslan kesildiği ama kadar da zayıf ve çok fazla zaaflarının olduğunu da anlayacaksınız. siz nasılsanız öyle yönetilirsiniz sözünün de manasını derinden anlayacaksınız. itaat etmenin ve yokluğa sabretmenin büyük bir erdem olarak nasıl nitelendirilebilir hale geldiğini de anlayacaksınız. bu kitabı aldıktan sonra hediye etmek için yakınlarıma en az 10 tane almak için bütün siteleri dolaşmama rağmen bütün kitapçılarda tükenmesinin ve yeni baskısının yapılmaması beni üzdü. umuyorum ki geçici bir aksaklıktır. eğer bulursanız lütfen alın. okuyun okutun.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum  3
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahh Bruno!!! diyerek, hıçkıra hıçkıra ağlayarak okumuş ve filmini izlemiştim #çizgilipijamalıçocuk eserini... İşte şimdi o eserin devamını okumak Bruno'nun sonuna sebep olan ve o suçluluk duygusuyla 80 yıl geçiren ve 92 yaşına gelen ablası Gretel'in, geçmiş, gelecek ekseninde yaşadıklarını okudum. 

Gretel o vicdan azabıyla 80 sene  kardeşinin adını ağzına alamaz. Fakat o yaşlarda olan Hanry'nin hayatını kurtarır. 


Nasıl mı? Hepsi yine yutkunarak okuduğum bu muhteşem kitapta gönülden tavsiyemdir okuyun ve okutun.

Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşar Kemal gerçekten çok çok üst düzey bir yazar. Karakterlerle özdeşleşiyorsunuz. Onlarla öfkelenip, onlarla seviniyorsunuz. Yalnız şunu söyleyeyim her ne kadar çok keyif almış olsam da diğer ciltlerini almakta acele etmeyeceğim. Bunun iki sebebi var.
1. Hikayeyi, karakterleri çok uzun süre unutmayacağıma eminim.
2.Yaşar Kemal bugünün dizilerinin bölüm sonları gibi bırakmamış hikayeyi. İnanılmaz bir merak içinde kalmıyorsunuz.

DipNot: İnce Memed çok sevimli bir çocuk, çocukluğunu, Süleyman'ın yanındaki maceralarını bir kitap olarak uzun uzadıya okumak isterdim :)
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her ne kadar üşengeç bir adamın trajikomik hikayesi gibi basitçe değerlendirilebilse de bana göre göründüğünden çok daha derin bir kitap.

İlk olarak kişinin sevdasının, maddi çıkmazlarının, ve dost tavsiyelerinin aynı kişinin fıtratını, alışkanlıklarını, oturmuş karakter özelliklerini ne ölçüde değiştirebildiğini neyin ne kadar ağır bastığını çok gerçekçi ve çarpıcı bir biçimde işlemeyi başarmış Gonçarov.

Temiz bir kalbi olduğunda kişinin aşkından ölse dahi maşuğunu kendinden fazla umursayacak bir irade ortaya koyup, onun huzurunu, geleceğini her şeyden daha fazla önemsediğini çok güzel göstermiş.

Uyanık geçinen parazitlerin vicdan mahrumiyetini güzel başarıyla ortaya koymuş.

Kimin içinde ne var, bir bakışta anlayamayacağımızı adeta gözümüze sokmuş.

Kişinin değerinin öldükten sonra anlaşıldığı zaten bilinse de Gonçarov'un kalemiyle bu mesaj daha lezzetli sunulmuş okuyucuya. Son olarak çok uzun süredir görmediğim gerçek dostlukların varlığıyla adeta yürek ısıtmış.

Yanıtla
7
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Abdi gitti Hamza geldi...”
Naçizane yorumuma geçmeden önce siz değerli okurlar için, her zaman yaptığım gibi, genel birkaç hatırlatma da bulunmanın gerekli olduğu kanaatindeyim. Öncelikle elimizdeki metin kurgusal bir metin olduğundan içerik hakkında tabiri caizse “spoiler” vermeyecek ve genel hatlar üzerinden gideceğimi belirtmeliyim. Zira olayları anlatarak kitabı okurken alacağınız keyfi baltalamak istemem. Diğer yandan edebiyat konusunda yetkinliği olan biri de sayılamayacağım için burada okuyacaklarınızı “meraklı bir okurun” yorumları olarak değerlendirmenizi rica edeceğim.

İlk kitapta olduğu gibi ikinci kitabın da son sayfasını okuyup, kapağı hafifçe kapattıktan sonra içimde bir “geç kalmışlık” hissi oluştuğunu belirtmeliyim. Eğer ertelemek gibi bir niyetiniz varsa kesinlikle bunu yapmayın!

İlk kitapta karşımıza çıkan feodal düzen ve temsilcileri, eşkıyalar, hak yiyenler ve tüm bunların altında ezilen insanlar çarpıcı bir şekilde betimleniyor. Yine metnin teması Çukurova ve civarları olsa da aslında tüm memlekete ışık tuttuğunu söylemekte herhangi bir beis görmüyorum. Ancak şu an incelemekte olduğumuz ikinci kitap ilk kitaba nazaran daha fazla tasvir barındırmaktadır. Bu durum ise özellikle konunun temelini teşkil eden Çukurova ahalisini daha iyi anlamımıza olanak sağlıyor. Öte yandan yazarın kahramanımızı konuşturduğu birçok paragraf sanki sosyolojik tahlillerde barındırmaktadır. Bu durum bilhassa sonlara doğru yaşanan hadiselerde doruk noktasına ulaşmaktadır. Bugün de biliyoruz ki ne Abdi Ağa bitecek ne de Ali Safa Bey… Ancak bu konunun bir diğer tarafı ise ne yazık ki kitapta da anılan köylülerin bu feodal beylere olan tutumudur. Hamza Ağa’nın köye gelişini köylüler şu şekilde ifade etmektedir "Bunca yıl adamların toprağını ektik biçtik. Şimdi Hamza Ağamız, toprağın sahibi geldi, geri aldı topraklarını. Gene de Allah razı olsun, ambarlarımız tahıl dolu, ineklerimiz çifte buzağılı, peteklerimizden ballar taşıyor, öküzlerimiz, atlarımız çifter çifter... Ağasız köy olur muymuş, başsız beyinsiz kaldık, birbirimize düştüydük. İyi ki geldi Hamza Ağa, azıcık daha gecikseydi biribirimizin gözünü oyacaktık, iyi ki tez günde ulaştı Hamza Ağa da dizginleri eline aldı." Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından olması gereken bu konuların, hala yıkıcı bir şekilde güncelliğini koruduğunu görmek oldukça da üzücü bir durum. Belki de yazarın temas etmek istediği önemli noktalardan biri de bu olabilir. Benzer durumların Anadolu’nun çeşitli yörelerinde hala daha devam ettiğini görüyoruz ne yazık ki. Yine de kitabın sonlarına doğru daha çok “hükümet” şeklinde anılan devlet mekanizmasının ağalar üzerindeki etkileri de hissedilmeye başlıyor. Öte yandan özellikle “Sarı Karınca” ve “Yağız At” ile alakalı bölümleri oldukça etkileyici bulduğumu da ifade etmem gerek.

Son olarak kitabın içeriğinde, ilk kitaba nazaran, tasvir noktasında önemli geliştirmeler var. Bazı okuyucular için ilk başta sıkıcı gibi gözükebilecekse de dayanmalarını şiddetle tavsiye ederim. Anlatının güçlü noktalarından biri de bence budur. Diğer taraftan karakterlerin konuşturulmasında yine yerel ağızlar kullanılmış ve benim gibi bir süre ara verdiyseniz kısa bir süre alışmakta zorlanabilirsiniz; ancak sonrasında metnin oldukça rahat bir biçimde ilerlediğini ifade edelim. Kitabın baskı kalitesi, mizanpajı, cildi ve kapak görseli oldukça hoş. Bize kitabı ulaştıran kitapyurdu’na ve Yapı Kredi Yayınları’na teşekkür ederiz.

Herkese bol kitaplı sağlıklı günler dilerim!
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genç kalem yazar hallerinden olgun yazar a dönüşme sürecini memnuniyetle takip eden bir okuru olarak yazılarını okumaktan anlattığı masalların içinde betimlediği sahneleri hayalimde canlandırmaktan keyif almaya devam ettiğim bir okuma oldu "Sular Üstünde Gökler Altında" kitabı. Geniş kelime hazinesini barındırdığı edebiyat cümbüşünün yanında, masalın içine yedirilmiş müzikleri arka fonda dinleyerek kitabı okurken aldığınız zevki katmerliyebilirsiniz. Bu da benden kitap okurken yapılacaklar arasında yer alan ufak bir tavsiye olsun. Kaan Murat Yanık hep yazsın, biz hep okuyalım...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatta kalmaya çabalıyoruz, adeta bir sinek kuşu misali. Peki bu çaba ve telaşe içerisinde, hayatı kaçırdığımız olmuyor mu hiç? Sahi, hayat neydi? Ortalama 60 sene bulunduğumuz yeryüzünde, bu çaba da neyin nesi? Hayat, bu kadar kanat çırpmaya değer mi? Charles Bukowski, bir kitabında şöyle der: “Sizi bilmem ama ben her sabah ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde "Tanrım yine mi?" diye geçiririm içimden.” Bu eserde, sizi kendinizi sorgulamaya yöneltecek çok fazla unsur bulunuyor.. Kıymetli yazar ve okuyucularına, “Tanrım yine mi?” diyerek bağcıklarını bağlamayacakları nice mutlu sabahlar diliyor, keyifli okumalar diliyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir