Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Göktürk kitabeleri Türk dilinin tarihin ve edebiyatının bilinen en eski belgeleri olması dolayısıyla, malumunuz kültür mirasımızın temel taşlarından biri.
Kitap bu mirası genel okuyucu kitlesine hitap edecek şekilde sadeleştirilmiş, günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunulmuş. Akademik ve ağır araştırmalardan ziyade eserin özünü bize Türkçe olarak vermiş ve bu gayet pratik gözüküyor anlamak için.
Eğer detaylı derin akademik dip notlar ve Göktürkçesinin orijinal gramer halini aramıyorsanız, bu muazzam tarihi metni en yalın ve uygun fiyatlı haliyle okumak, Türk tarihine giriş yapmak ve kitabelerin ana metnini akıcı bir şekilde görmek istiyorsanız kesinlikle öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İslam akidesinin omurgasını oluşturan İmam Tahâvî metni, Gaznevî Şerhi ile zaten muazzam bir derinliğe ulaşıyor; ancak bu baskıyı asıl müstesna kılan Yasin Karataş Hoca'nın ortaya koyduğu muazzam ilmi emek. Hadislerin tahricindeki titizliği, zorlu kelâmî düğümleri çözen doyurucu dipnotları ve metnin ruhunu kaybettirmeyen akıcı tercümesiyle Yasin Hoca esere adeta yeniden hayat vermiş. Klasik bir şerhi bu derece anlaşılır, yetkin ve metodolojik bir derinlikle sunabilmek ciddi bir birikim ve gayret ister. Genişletilmiş bu yeni baskı, hem talebeler hem de tahkikli okuma yapmak isteyenler için tam anlamıyla başucu niteliğinde bir şaheser olmuş. Yasin Hoca'nın emeğine, kalemine sağlık; kütüphanede ilk sıralarda durmayı sonuna kadar hak ediyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap gerek betimleme gerekse anlatım tarzıyla başarılı. ALLAH' ın Arslanı Hazreti Hamza'nın müslüman oluşundan şehit oluşuna kadar ki hayatını anlatıyor olup Hazreti Hamza'yı anlamak ve öğrenmek için tek başına yeterli değil. Ama merak edipte giriş yapmak için güzel ve akılda kalıcı bir eser. Sadece Hazreti Hamza'yı baz alarak değilde o dönemi özellikle peygamber efendimizi ve sahabelerin yaşadığı olaylarada geniş yer vermesi hikayenin bir bütün olarak ele alınması ve anlaşılmasını daha güzel hale getirmiş. Ayrıca kitapta okuduğum ''Nemrut'un ateşine körük vermektense, İbrahim'in ateşine yanmak güzeldir.'' cümlesi ise insanı ciddi manada hayatını sorgulamaya itmektedir. Bence alınıp okunması gereken kitaplardan biri.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşık olduğum kitap️. Sakin anlatımıyla insanın içine işleyen kitaplardan biri. Büyük olaylar yerine günlük hayatın içindeki küçük kırılmaları, yalnızlığı, yeniden başlamayı ve kitapların insanı nasıl iyileştirebildiğini anlatıyor. Karakterlerin her biri gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz kadar samimi ve kusurlu. Özellikle kitabevinin sıcak atmosferi, okurken kendimi orada kahve içerken raflar arasında dolaşıyormuş gibi hissettirdi.
Tempo zaman zaman yavaş olsa da bu, kitabın ruhuna çok yakışıyor. Hızlı akan bir olay örgüsü bekleyenleri tatmin etmeyebilir ama sakin, düşündüren ve insana huzur veren hikâyeleri sevenler için çok keyifli bir okuma. Kitabı bitirdiğimde içimde tatlı bir dinginlik ve en yakın kitabevine gitme isteği kaldı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken sadece bir sanatçının hayatını değil, aynı zamanda güçlü bir kadının iniş çıkışlarla dolu yolculuğunu da izledim. Aliye Rona’yı hep o sert, otoriter rolleriyle hatırlarken, bu kitap sayesinde sahnenin arkasındaki kırılgan, mücadeleci ve gerçek insanla tanışmış oldum.
Anlatım oldukça akıcı; sanki biri karşıma geçmiş de Aliye Rona’yı tüm samimiyetiyle anlatıyormuş gibi hissettirdi. Yeşilçam’a dair detaylar, dönemin zorlukları ve sanat dünyasının perde arkası oldukça ilgi çekiciydi. Ama beni en çok etkileyen şey, onun hayata karşı duruşu oldu. Yaşadığı zorluklara rağmen dimdik ayakta kalabilmesi gerçekten saygı uyandırıyor.
Yer yer duygusallaştığım, yer yer hayranlık duyduğum bir okuma oldu. Özellikle kadın olmanın zorluklarının bu kadar net hissedildiği bir hayat hikâyesi okumak insanı ister istemez düşündürüyor. Kitabı bitirdiğimde Aliye Rona’ya bakışım tamamen değişti; artık sadece iyi bir oyuncu değil, aynı zamanda güçlü bir hayat hikâyesinin sahibi olarak görüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romanı karışık duygularla bitirdim. İlk bölümleri benim için yavaş aktı; katmanlı anlatıyı takip etmek zaman zaman zorlayıcıydı. Buna rağmen son bölümlerde tempo yükseliyor ve psikolojik gerilim oldukça etkileyici bir hal alıyor.
Romanın en güçlü yanı, insan zihninin karanlık tarafını, travmayı, suçluluk duygusunu ve terapi sürecindeki aktarım ilişkisini başarılı şekilde işlemesi. Tam da bu yüzden finalden beklentim yüksekti.
Ancak son bölüm, romanın başından beri kurduğu psikolojik tutarlılığı benim için zayıflattı. Açık uçlu sonları seven bir okur olmama rağmen, gerçek ile zihnin ürünü arasındaki sınırın fazlasıyla belirsizleşmesi hikayenin etkisini azalttı.
Yine de üzerine düşündüren güçlü bir roman. Benim için tek hayal kırıklığı, son birkaç sayfanın önceki onlarca sayfanın etkisini artırmak yerine gölgelemiş olması. sürpriz yerine bağ kurmak istedim. Tam 5 yıldız verecekken, finali nedeniyle 3 yıldıza düştü.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
​Serinin ilk kitabını severek okumuştum ama Sanal Vicdan "2 Numara" çıtayı bir tık daha yukarı taşımış. Aydın Çolak yine temposu hiç düşmeyen, insanı okurken kendi zihniyle baş başa bırakan harika bir kurgu hazırlamış.
​Görevi adalet dağıtmak olan Hâkim Cihat’ın bir sabah uyanıp beynindeki çip yüzünden kendi düşüncelerinin ve kararlarının iplerini kaybetmesi... Sadece bu fikir bile sayfaları çevirirken insanı hafifçe ürpertmeye yetiyor.
​Ankara’nın adliye koridorlarından yapay zekâ laboratuvarlarına, hatta karakterlerin geçmişine uzanan çok akıcı bir kurgusu var. Bir yandan "Sonunda ne olacak?" diye merakla okuyorsunuz, bir yandan da "Yakın gelecekte biz de benzer bir kontrole maruz kalır mıyız?" diye sorguluyorsunuz.
​Özellikle bilim kurgu, gerilim ve teknoloji-insan ilişkisini konu alan romanları sevenlerin şans vermesi gereken bir iş olmuş. Emeğine sağlık yazarın
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam anlamıyla okuru ters köşeye yatırmayı seven bir kitap. David Ellis, olay örgüsünü öyle ustaca kurmuş ki, her şey çözüldü dediğim anda yeni bir şüphe, yeni bir detay çıkıyor karşıma. Kitap boyunca kimseye tam anlamıyla güvenemedim; herkesin bir şey sakladığını hissettiren o gerilim duygusu hiç düşmedi.
Karakterler özellikle çok katmanlıydı. İlk başta net gibi görünen kişilikler, ilerledikçe bambaşka yönlerini gösteriyor. Bu da hikâyeyi sadece bir “suç romanı” olmaktan çıkarıp psikolojik bir oyuna dönüştürüyor. Yazarın dili akıcı, bölümler kısa ve merak duygusunu sürekli diri tutuyor.
Ancak yer yer olayların fazla karmaşıklaştığını ve bazı bağlantıların biraz zorlayıcı olduğunu düşündüm. Yine de final kısmı, bütün o karmaşayı büyük ölçüde toparlıyor ve “iyi ki okumuşum” dedirtiyor.
Genel olarak sürükleyici, zeki kurgulanmış ve son sayfaya kadar temposunu koruyan bir kitaptı. Polisiye-gerilim sevenlerin rahatlıkla keyif alacağını düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizin darbelerle dolu karanlık siyasi dönemini geriye dönüş tekniğini kullanarak anlatan yazar, Doksanlı yılların ideolojik tartışmalarına, toplumsal korkularına da metninde yer vermiş. Yürek Sürgünü, geçmişinde tutuklu kalmış, bugününü yaşayamayan, geleceğine bakmaya da çekinen bir adamın -yazarın tabiriyle dinozorun- hikâyesini bizlere anlatmaktadır. Dinozor ifadesinin bir leitmotiv olarak romanda kullanıldığını görebiliyoruz. Bu kullanım okuru, metin boyunca karakterimizin gönüllü sürgünlüğüne doğru götürmektedir.

1990’lı yılların toplumsal iklimiyle birlikte Türkiye’nin 1970’li yıllarını da başarılı bir şekilde anlatan bu roman, Mehmet Eroğlu külliyatında önemli bir yer taşıdığını düşünüyorum. Dört yüz sayfayı aşan bu metin, okurun elinden bırakmak istemeyeceği bir eser. Yetkin anlatım dili, başarılı olay aktarımı, farklı zamanlardaki siyasi düzlemi anlatışı gibi pek çok başarılı noktasıyla edebiyatımız için önemli bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okumaya başladığımda maden işçilerinin hayatını merkeze alan gerçekçi bir anlatıyla karşılaşacağımı düşünmüştüm. Oysa sayfalar ilerledikçe maden, anlatıcının zihnine açılan karanlık bir geçide dönüştü. Tokyo’daki rahat hayatını terk eden genç adamın nereye gittiğini bilmeden sürüklendiği yolculukta, en çok kendi düşünceleri içinde kaybolması dikkatimi çekti.
Anlatıcıya yakınlık duymak her zaman kolay değil. Kararsız, çelişkili ve zaman zaman çevresine karşı kayıtsız davranması okurla arasına mesafe koyuyor. Buna rağmen zihninden geçenleri saklamadan aktarması, onu kusurlarıyla birlikte inandırıcı bir karaktere dönüştürüyor. Madenin karanlığı ve ağır çalışma koşulları ise genç adamın daha önce tanımadığı bir hayatla karşılaşmasını çarpıcı hâle getiriyor.
Romanda büyük olaylardan çok düşünceler ve gözlemler öne çıkıyor. Bu nedenle bazı bölümlerde ilerlemek sabır gerektirse de anlatının alışılmadık yapısını sevdim. Bende kalan en güçlü düşünce, insanın kendinden kaçamayacağı oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir