Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir yazar düşünün. Yatmakta olduğu hastane odasında, henüz teşhis edilememiş hastalığının pençesinde. Tarifsiz acılar içerisinde, şiddetli ağrılarla ve sesini yitirmenin kaygısıyla boğuşuyor. O hasta aydın bir insan, yazarımızın ta kendisi. Yaşadığı tüm olumsuzluklara inat memleket ve dünya meselelerine de kafa yormaktan geri durmuyor. Aydın insan böyle oluyor demek ki. Bunu kaçımız yapabilir ki?

Kısa süre önce ölen yazar M. Auge' den ölürken hissettiklerini, mezardaki ilk izlenimlerini anlatmasını istemek müthiş ironi, mükemmel bir zeka ürünü.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Pamuk , yaşamış olduğu çevre değişen çehre/hayat tarzı anlatılan hikayeler ve iç çekişler arasında büyümüş olsa gerek . Ailesinde veba bir saplantı haline de gelmiş olabilir .

Orhan Pamuk için kentsel dönüşüm romancısı demiştim romanlarında hep bir köşk yıkılıyor bir hayat yıkılıyor hep yeniden bir inşaa hali ya da isteği..

Bir hayalin peşine düşmüş aile büyüğünün ardında yaşananlar. Bireyin kalabalıklar içinde yalnızlığı (bu ifadeyi de çok severim) herkese veya her şeye rağmen idealinin Peşinden koşarken mahvolması . Kendi dışında gelişen (tembellik hali dışında) toplumsal ve siyasi olayların amacına ulaşmada onu engellemesi bu kitabın özelinde…

Gazete kupürlerini art arda dizmişsin de Orhan Pamuk arada edebi yeteneğini konuşturmuş da tutturmuş gibi bir garip lezzet dimağımda kalan…

Velhasıl, sıradaki gelsin
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap düşünce ve medeniyet tarihini, dinler tarihiyle paralel bir okumaya tabi tutuyor. Gerçekten ilginç buldum. Anlaşılması kolay bir eser değil. Marksist ve determinist bir yazarın fikriyat ve dili bana yabancı geldi başta. Ama farklı bir bakış açısı görmek adına muhteşem bir eser. Her okuduğuna katılmak zorunda hissetmeyen ve karşıt saydığı fikirleri de okuma ve anlama emeğini esirgemeyen insanlar için tam bir "challenge". Baştan yazarın kendisi "karşıt" diye etiketlenmiş dünyalara çok emek vermiş, kutsalın tarihine bakmış, kutsal metinleri satır satır okumuş. Sonuçta da Allah, peygamber ve kitabı determinist tarih anlatısında bir yere konumlandırmış. Zorlandım ama feyz aldım. Herkese değil, ilgilisine ve emeğe saygı duyanlara tavsiye edebilirim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  3
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken aklıma daha önce okuduğum Elif Şafak kitabı "On Dakika Otuz Sekiz Saniye" kitabı geldi. Elif Şafak da Irmak Zileli de bir kişinin ölmek üzereyken hissettiği şeyleri yazmışlar. Son Bakış kitabı "Bilinç Akışı" tekniği ile yazılmış. Çokça devrik cümle kurulmuş, hatta kitabın tamamı devrik cümlelerden oluşuyor diyebilirim. Bilinç Akışı anlatım tekniği ile yazıldığı için bir cümle neredeyse bir paragraf uzunluğunda olmuş. Sürekli virgülle ayrılmış bitmeyen cümleler var. Tekrar eden kelimeler insanın sinirlerini hoplatabilir, örneğin "tık, tık, tık," gibi. Hikâye çok dokunaklı, Gürcü bir kız, sevdiği adamla ülkesinden ayrılıyor. Türkiye'ye geliyor, sevgilisi İranlı bir şair ve aranan bir adam. Yakalanıyor ve roman kahramanı tek kalıyor. Gurbet, yabancılık, ötekileştirme, başka bir ülkede varlığının kabullenilmemesi, geçmişte yaşanmış acılar, bir ailenin acı kaderi gibi durumları etkili bir şekilde anlatıyor. Okuması zor, bazen sıkıcı ama bittiğinde içinize oturan bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
93 Harbi Osmanlı Devleti açısından son derece yıkıcı bir etki yaratmıştır. Savaş Doğu ve Batı Cephesi olarak iki yönlü olmuştur. Hatıratımız savaşın Batı Cephesini Birinci elden anlatmaktadır. Eserin ana konusu Rus ve Bulgar mezalimini oluşturmaktadır. Ayrıca savaşı kaybetme nedenleri de birinci elden aktarılmıştır. Mezalimlerden örnek vermek gerekirse cami ve mekteplere doldurulan erkek, kadın ve çocuklar hepsi birden öldürüldü. Cesetler Kıptilere taşıtıp kerpiç kuyusuna atmışlar. Kavak Köyünde anne ve babası ve yakınları öldürülen İbiş adlı bir çocuk insaflı bir Bulgar tarafından kurtarılmıştır. Daha nice acıklı hikayeler bulunmaktadır. Savaşın kaybedilmesini Rusların savaşa çok iyi hazırlanması, şimendifer hatlarının azami derece kullanılması, Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda iç isyanlarla uğraşması ve Yemen gibi uzak diyarlardan asker getirememesi olarak özetlenebilir. Konu hakkında araştırma yapacak arkadaşların mutlaka yararlanması gereken bir eserdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta Yourcenar'ın kelimelerle taçlandırdığı rüyalarını okurken aynı zamanda rüya'nın neliği üzerine çeşitli notlarına da tanıklık ederiz. Yourcenar'ın rüyaları ilk bakışta birer mensur şiir olarak düşünülse de yazar bu yanılgıyı kitabın 116. sayfasında bertaraf ediyor.
Yourcenar'ın rüyaları öylesine renkli ve kelimeleri öylesine büyülü ki, okurken bir hikâye okuyoruz izlenimine bile kapılmak mümkün. Zira, kaçımız gördüğümüz rüyaları kopukluk olmadan ve anlamsızlık barındırmadan aktarabildik veya aktarabiliyoruz? Kendi rüyalarımı düşündüğümde, bu sorunun yanıtının epey olumsuz olduğunu düşünüyorum.
Kitaptaki rüyaları okurken metinlere nüfuz edebilmek oldukça meşakkatli, zira metinler bir rüyanın karmaşıklığı kadar karmaşık. Yine de eser, farklı bir rüya anlatımı için ve Yourcenar'ın büyülü kelimelerle dolu dünyasına dahil olmak için okunası.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevdiğinin Gardiyanı Olma
Yazar ile ilk tanışmam “Masal Masal İçinde” kitabı ile olmuştu. O zamanlar küçük olsam da masal anlatısına ve olay örgüsüne bayılarak okuduğum eserin her bölümünde daha fazla şaşırmıştım. O zamanlardan kafamda oluşan Ahmet Ümit imajı ile diğer eserlerinde de sık sık karşılaştım. “Bir Aşk Masalı” ile bir kez daha okurunu heyecan dolu bir masalın içine sürüklemeyi başarmış. Kitapta sık sık tekrar eden beş rakamı ise benim için adeta sürpriz oldu. Uğurlu sayımın çiftlerin birliğini ifade eden yegane sayı olduğunu düşünmesi gönlümü okşadı. Bunların yanı sıra esere yakından bir bakış atacak olursak; beş prens aynı rüya için beş farklı maceraya atılıyor. Maceralarındaki en önemli beş erdem ise kararlılık, cesaret, iyilik, tutku ve özgürlük. Bunlarla her prensin bölümünü okurken ayrı ayrı karşılaşıyoruz. Kimi zaman umutsuzluğa düşseler de aşklarının peşinden gitmekten vazgeçmeyen cesur prensleri bekleyen olaylar zinciri okurun kitabı adeta bir solukta bitirmesini sağlıyor. Prensler hayatlarının aşklarına kavuşabilecek mi? Çıktıkları yolculuk onların hayatını ne yönde etkileyecek? Sevgilerinin gücü zorlukları aşmaya yetecek mi? Bütün sorulara bir bir yanıt bulurken kendimizi mistik bir masalın içinde hissedeceğiz.
Zaman zaman tekrara düştüğü için bazı bölümlerin sonlarını tahmin edebilmek kitabın keyifsiz taraflarından olsa da kesinlikle okumaya değer bir eser. Zira kitabın son bölümünde olaylar hiç beklemediğimiz bir noktaya ulaşarak sonuca varıyor.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugüne kadar kuantum fiziği hakkında okuduğum anlatımı en güçlü kitap diyebilirim. Öğretici bir metin olmasının yanı sıra sentez yapmamıza da yol açıyor. Bazı öğretilerle ve dinle bağlantı kurarak anlatması ilgimi uyandırdı. Klasik fizikten farklı olarak, farklılıklarıyla da ele alınan kuantumu incelerken alakası yokmuş gibi görünen anlatılarla desteklenmesi ustaca olmuş. En çarpıcı kompozisyonlardan biri Simurg efsanesinin Süperpozisyon olarak okunmuş olması. Simurg, hem tek bir kuştur hem de otuz kuşun birleşimidir, hepsidir. Süperpozisyonun anlaşılması için harika bir örnek. Kuantumla tasavvufun paralel işlenmesi okur için zihin açıcı. Bir ders kitabı niteliğinde, onun ötesinde öğretiler sunan ve bakış açısı kazandıran, dili çok iyi kullanan bir yazarla karşılaşmak beni çok mutlu etti. Kuantumla, süperpozisyonla evliyaların aynı anda birden fazla yerde olabilmesine dahi olur gözle bakmaya başlayabilir okur. Okurunu bulacağından şüphem yok. Kusursuz bir eser.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı uzun zamandır alıp okumak istiyordum ama olumsuz yorumlardan etkilendiğim için erteledim. 2. el aldım. Kötüyse param
boşa gitmesin diye. Bitirdikten sonra yorum yapmak istedim. 1. Bu kitap diğer okuduğum İskandinav Polisiyelerinden çokta farklı değil.2. Bu tarzda çok kitap okuduğum için isim karmaşası bence yoktu. 3. Karakter analizi dozundaydı. 4. Bence olması gerektiği gibiydi. Bu kitabın sıkıntısı Sebastian BERGMAN'ın karakter olarak rahatsız edici olması. Zaten bu polisiyelerin ortak özelliği mutlaka travma geçirmiş bir dedektif olmasıdır. Bundan etkilenip kendilerini içkiye ve uyuşturucuya vururlar(Herry HOLE örneği.) Bu kitapta ise profil uzmanının kadın avcısı olması. Sonuçta ben kitabı çok çok iyi buldum. Son sayfa da ayrı bir sürprizdi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçerik vermeden kitaptan bahsedeyim. Yazar henüz 21'inde 1943 te Gestapo tarafından tutuklanır. İlk durağı Pawiak Hapishanesidir. Oradan Auschwitz ve Dacau ya götürülür sırayla. İşte bu kamplarda sevgilisine yazdığı mektuplar bu kitabın temelini oluşturur. 15 hikaye var kitapta. Bazıları uzunca, uzun olanları bölüm bölüm gidiyor. Arka tarafında bazı kamp terimleri için özel sözlük ve sayfa altlarında bir yığın dipnot var. Bir süre sonra alışıyorsunuz ama başlarda sıkıyor insanı. Kitap kurgu değil çok garip detaylar var o anı yaşatan. Hatta bir "Akşam Yemeği " hikayesi var ki okuduğumda dengesiz yakalandım ağzım yüzüm değişti. Çok duygusal bir insan Borowski, maşallah kalemi de fena değil okutuyor kendini. "Buyrun Gaza Baylar Bayanlar", "Bizim Burada, Auscwitz' de", "İnsanlar ki Yürüyordular ", "Akşam Yemeği ", "Susku", " Çocukla Buluşma " hikayeleri beni etkiledi. Zaten daha ilk hikayeden dağıtıyor insanı. Konuya meraklı iseniz mutlaka okunması ve edinilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir