Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
beklentimin yüksek olduğu bir kitaptı ve çok keyif aldım. tam da sonbahara yakışır güzellikteydi. bir kadının yalnızca doğa gözlemini ve tutkusunu, kendini inşaa edişini değil; planlamadan üstüne yüklenen sıfatlarla yaşamayı öğrenmesini de seriyor okurun önüne.

eş olmanın ve anne olmanın da doğru bir zamanı olduğu, tüm bu sıfatların insandan insana farklı süreçlerle öğrenildiğini hatırlatıyor bize. sevmenin ya da sorumlulukların bir kalıbı olmadığı, değişkenlik barındırdığı; yarım kalmış hayallerin içinde savrulabildiğini gösteriyor okura.

olumsuz eleştiri olarak da; daha çok bilimsel derinlik barındıracağını ummuştum. böceklere ve doğaya dair akademik bilgilerin çokluğuna ve derinliğine ihtiyaç duydum. ve de aslında 1600’lü yıllarda başlayan kitap, son iki bölümüyle nasıl günümüze erişti; ben mi kaçırdım bir şeyleri yoksa çeviri hatası mı oldu anlamadım.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Melih Cevdet Anday'ın Aylaklar romanını okurken ya da okuduktan sonra Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak isimli kitabını hatırlayan olmuş mudur acaba? Konu itibarıyla aynı ama ortada birbirinden çok farklı iki eser var. Konusu için roman okuyanlar bunun üzerinde düşünmeli. Tıpkı Lev Tostoy'un Anna Karenina'sı ile Gustave Flaubert'in Madam Bovary'si gibi... Konu ikisinde de aynı ve basit: Kocasını aldatan kadın. Ama işlenişleri, örgüsü, karakterler ve onların tahlili birbirinden son derece farklı, iki ayrı dünya yaratan iki başyapıt var. Anday ile Karaosmanoğlu'nun sözünü ettiğim romanları da böyle... Roman konusuna indirgenemez.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1914 yılı. Osmanlı Devleti 1.Cihan harbine katıldıktan sonra açılan ilk cephe: Kafkasya Cephesi. Enver Paşa komutasındaki Osmanlı birliklerinin doğuda Ruslara karşı düzenleyeceği taarruzun hüzünlü sonu Sarıkamış.
İsmail Bilgin’in tarihi romanlarından en hüzünlüsü denilebilir. Sarıkamış Olayını iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Yapılan betimlemeler ve olay örgüsü sizi o anın içine götürecek ve kendinizi olayın içinde bulmuş gibi olacaksınız.
Sarıkamış: Sonu hüzünlü bir felaketle sonuçlanan bu olay, imkansızlıklara, Ruslara ve hava koşullarına rağmen Osmanlı askerlerinin verdiği azimli mücadelenin fotoğrafıdır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Konusu ölüm olduğu için ağır ama çok etkileyici, kısa bir klasik. Rus edebiyatı ve Dostoyevski bilindiği gibi bir taraftan karamsar, bir taraftan da karakterlerin iç dünyalarını haritalamakta çok usta. Bir cenaze evi sahnesiyle başlıyoruz sonra başa dönüp İvan İlyiç'in hayat hikayesini okuyoruz. Bir hastanın neler hissedebileceğini çok iyi aktarmış. Özellikle sona doğru o hastalık tasvirleri o kadar etkili ki, inlemeleri duydum, o ağırlığı hissettim sanki. Sağlıklıyken okumak gerek. Bize sağlığın kıymetini ve hastalarla empatiyi öğreten bir eser. Bu yönüyle daha da önemli bir okuma.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap bir serinin parçası. Modern tekniklerle yazılmış, diyaloglar arasına iç çözümleme taktiği, gösterme tekniği ustaca yedirilmiş. İlk otuz sayfada odaklanmanız için ara vermemeniz, karakterleri oturtmanız gerekiyor. Mantığı çözünce kitap çok rahat okunuyor. Aralarda harika anlatımlara rastlayacaksınız. Dilini çok beğendim. Edebi parçalar bulmak, anlatımı akıcı paragraf ve diyaloglar okumak kazancım oldu. Karakterleri oturtmada sorun yaşarsanız sonda bir karakter sözlüğü mevcut. Oradan bakılabilir. Hatta daha erken adapte olmak için bunu başta yapmanız da işinize yarayabilir. Ben kitabı beğendim. Seriyi tamamlamak istiyorum. Okurunu kısa zamanda bulacaktır. Yazarın kalemine sağlık.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son dönem Türk Milliyetçiliği çok derinlemesine bir konu. Yazar bu konuyu seçtiği birkaç gazete, dergi ve dernek üzerinden okumaya çalışmış. Genelde bu tarz okumalar zor olsa da kitabın dili son derece yalın ve akıcıydı. Başlangıç olarak kolay okunabilecek bir kitap. Türk Milliyetçiliğinin oluşumu hakkında ortaya konan fikirleri açıklamaya çalışıyor. Kitap 200 sayfa olsa da son 50 sayfası tablolar şeklinde. Yayınlanan gazetelere bakarak Türk milliyetçilerinin en çok ne üzerine yoğunlaştıklarını tablolar şeklinde vermesi verimli olmuş. Son dönem için tek bir Türk milliyetçiliğinden bahsetmek mümkün değil. Her toprak kaybında fikrin yapısı değişiyor. Bunu anlamak içinde ön okumalar yapmak gerekir. Özellikle Orta Asya kökenli Türkçülerle Osmanlı Türkçülerinin milliyetçilik anlayışının yer yer ayrılmasını anlatan verimli bir kitaptı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cesur Yeni Dünya kitabında resmedilen distopik dünyaya yazıldıktan yıllar sonra ne ölçüde yaklaşıldığı, öngörülerin ne derecede isabetli olduğunun yine yazar tarafından irdelendiği kitap bu ekseninden ziyade tamamen bağımsız olarak da okunabilir. İlgi çekici detaylı başlıklar altında, yazıldığı dönemin ışığında geleceğin projeksiyonu yapılırken dünyayı yöneten beşerî güç odaklarının kendi türünün selameti yerine ayartıcı, doyumsuz, karanlık hırslarının peşinden gittiği ve gitmekten vazgeçmeyeceği vurgulanıyor, kurgusal distopyanın ana fikri kurgu dışına taşarak fiilen yaşanılan mecraya fazlasıyla bulaşmakla bizleri iyi günlerin beklemediğini gözler önüne seriyor. Birçok bilim dalına atıf yapan özelliği ile ders kitaplarına konu olacak içerik ve donanımdaki eser güncelliğini yitirmeyeceği bir klasik olma niteliğini de hak ediyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bahriyeli askerlerin hatıratlarına genel olarak ender rastlanır. Bu da Osmanlı'nın denizcilikte yeterli reformu yapamamasından kaynaklı. Bahriyeden mezun olanlar iş bulmakta, gemilerde çalışmakta sıkıntı yaşadıkları için onları daha çok Karacı ya da başka mesleğin kimliğinde buluruz. Bahriyeli İttihatçı olan Muhyiddin Bey çocukluğundan başlayarak Bahriye Mektebini döneminde yaşanan önemli olaylara da yer vererek bir dönemin panoramasını sunuyor. Yandan çarklı vapurlarla adalara gidildiğini, kural tanımaz bir gençliğe, isyanlara, afetlere, insanlara şahit oluyorsunuz. Bahriye Mektebi, eğitimi gemiler hakkında bilgiler veriyor. Severek okuduğum bir hatırat oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  12
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyin Cahit Yalçın’ın Yedigün gazetesine yazmış olduğu (19 Nisan – 26 Temmuz 1938) Mercan’dan Babıaliye olan dört beş yıllık memuriyet hayatından bazı kesitler alınmıştır. Bu yazılarda bir kalem memurunun neler yaptığı, o günkü şartlarda kalem memurlarının terfi ve zam alma konusunda yaşadığı durumlar hakkında dikkat çekici bilgilendirmelerde bulunmuştur. Maarif yani eğitim konusunda da bugünkü eğitimde yaşadığımız sıkıntıların o zaman da yaşadığını görüyoruz. Elbette bazı durumlar iyileşti, özellikle fiziki anlamda okullarımız arttı, öğretmenlerimiz öğrencileriyle daha fazla ilgilenebilecek bir zaman kazandı ama bunun ne kadarında başarılıyız bu konuların irdelenmesi gerekiyor. Necati Tonga’nın yayına hazırladığı bu kitap Ötüken Neşriyat'tan 102 sayfa olarak yayımlanmış. Okuruna ulaşmasını, özellikle günümüzle kıyaslamalar yapmak açısından öğretmen arkadaşlarımıza salık veririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçimizdeki enerjiyi nasıl kullanabileceğimiz, isteklerimizi nasıl hayatımıza çekeceğimiz, düşünce gücüyle hücrelerimizi, DNA'mızı, çevremizi ve geleceğimizi nasıl değiştireceğimiz, hayatımızda olmasını istediğimiz özellikteki insanları hayatımıza nasıl çekeceğimiz, olumsuz geçmişimizden devam eden enerjiyi nasıl olumlayabileceğimiz ve daha bir çok konuda açık bir anlatımla bizi aydınlatabilecek bir kitap. İnsan içindeki enerjiye ilişkin son dönemlerdeki en anlaşılır kitap. Enerji ve rezonans ile ilgilenenlerin kesinlikle okumaları gereken bir kitap.
Yanıtla
19
3
Destekliyorum  14
Bildir