Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İncecik bir felsefe kitabı bulmuşken kaçırmamak için aldım ve gün içinde de bitirdim. Kısacık, hap gibi, Zweig kitapları gibi, çok tatlı oldu. Badiou, Rabat doğumlu bir felsefeci. Fransa'da sevgililer gününde bir konferans düzenleniyor. Bu konferansa Badiou'yu konuşmacı olarak çağırıyorlar. Truong isimli bir de yayıncımız var. Badiou ile söyleşi yapıyorlar. Soru cevap şeklinde yapılan bu paneldeki konuşmayı da kitaplaştırmışlar. Serap da dayanamamış almış okumuş. Kitap, sunuş ve son söz hariç altı bölümden oluşuyor. Aşkı sanatla, siyasetle, felsefeyle eşleştirerek kendince anlatıyor. Benim en yakın hissettiğim bölüm "Sevgililerin Kurduğu" isimli olandı. Çünkü uslanmaz bir romantik olduğum için siyaseti, felsefeyi falan değil sevdiceğe duyulan aşkı anlatıyor. Sarkozy'nin Fransa Devlet Başkanı iken aldatılmasına ilişkin yazdığı kitaptan da bahsedilen yerler vardı. Kesinlikle magazin değil, ama örnek verdiği şekilde okumak keyifliydi. Ben okurken keyif aldım.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Klasik bir sanat eseri...
Büyük Britanya'nın "Kraliçe Victoria Dönemi", sanayi devriminin yükselişi ve imparatorluğun zirvesi olarak görülür. 2.Elizabeth'ten sonra imparatorluğun en uzun hüküm süren dönemidir. Kraliçe Victoria, tam 64 yıl tahtta kalmıştır. Bu dönemin en belirgin özelliklerinden biri: sevgisiz evliliklerin mevcudiyetidir. Ayrıca alt sınıflar ve parasızlar, bu dönemde fazlaca hor görülmüşlerdir. Edebi açıdan ise, "gotik" kurgular ön plana çıkmıştır. Bu eserlerden biri de Emily Bronte'nin tam da Victoria dönemini ele aldığı, kariyerindeki tek kitap olan "Uğultulu Tepeler"dir.

Uğultulu Tepeler, kitabın ana karakterlerinden Bay Heatcliff'in konutunun adıdır. Coğrafi konumu sebebiyle bu ismi almıştır.

Kitap oldukça hacimli. 404 sayfadan ibaret. Çerçeve anlatı denen "öykü içinde öykü" şeklinde tasarlanmış. Ve öyküler bir anlatıcı tarafından dile getirilmiş. Böylece okur da dinleyici pozisyonuna yerleştirilmiş.

Kitabın karakter sayısı görece fazla. Aralarındaki yakınlık ilişkisini de işin içine kattığımızda karmaşık bir hal alıyor. Ancak sayfalar çevrildikçe kimin kim olduğu çok net şekilde belleğe yerleşiyor. Bir süre sonra kendinizi 3 sezonluk bir dizi izliyormuş hissi ile buluyorsunuz...

Dönemin özelliği olan mutsuz evlilikler ve alt tabakanın itibarsızlaştırılması ise kitabın merkez noktaları. Aşk, hırs, entrika ise merkeze yayılan duygusal durumlar.

Bronte, kitabını dupduru yazmış. Tasvirleri ve genel anlatımı çok başarılı. Klasik bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Grange'ın en iyi romanı, gerek olay örgüsü, gerek merak ve gerilim unsurları, hikayenin soluksuz ve heyecanla okunmasını sağlıyor. iki farklı karakterin soruşturmasını tek bir potada eriten yazar, ari ırkla ilgili serüvenine bu kitapta başlıyor. aynı konuyu daha sonra küllerin günü kitabında farklı bir şekilde işlemeye devam ediyor.
bu kitapta en çok dikkat çeken unsur olayların gerçekliği, tasvirler ve kurgunun uygulanış biçimi sizi okuyucu olmaktan alarak, kitabın bir karakteri olmaya zorluyor. aynı zamanda kitaptaki soluksuz ilerleyiş kitabı elinizden bırakamamanıza neden oluyor. tadı damağınızda kalacak bir roman.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın Henrik Ibsen hayranlığı kitabın ilk sayfalarında yine kendini gösteriyor. Açıkçası daha çok Yaban Ördeği tahlili isterdim o kısımların tadı damağımda kaldı. Bir Türk Edebiyatı öğretmeni olarak roman kahramanının sınıf içindeki durumunu ve bir meslektaşının Hans Castrorp'tan bahsettiğinizde yaşadığı heyecanı, edebiyattan ve kitaplardan bahsedecek bir dost bulma isteğini, çırpınışlarını derinden hissettim. Maalesef ki bu kitabı tavsiye edeceğim bir meslektaşım ve branştaşım yok. Okumayacaklarını biliyorum ve seni çok iyi anlıyorum Elias...
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce internet üzerinde yapılan testlerle sevgi dilimin ne olduğuna dair bir fikir edinmiştim, ve bu testteki sorulara göre doğru sonuçları aldığımı düşünüyordum. Ancak bu kitap sayesinde gerçek sevgi dilimin ne olduğunu öğrenme fırsatı buldum. Sade ve akıcı anlatımıyla, içerdiği güzel örneklerle, bu kitabı herkese rahatlıkla öneririm. Bu yıl okuduğum kitaplar arasında kesinlikle favorilerimden biri haline geldi. Ayrıca, çevremdeki insanlara hediye ederek onların da sevgi dillerini bulmalarına yardımcı olmayı düşünüyorum.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Furkan Yılmaz İki Sandalye Bir Masa" adlı eser, derin anlamlar içeren, insan ilişkilerine ve yaşama dair öğütler barındıran derin bir düşünce yapısına sahip. Yazar, işgal ve aidiyet kavramlarını, topraklarla değil insan ilişkileriyle özdeşleştirerek, okuyucuya güçlü bir metafor sunuyor.

Kitap, işgalci kavramını topraklarla sınırlamak yerine insan ilişkilerine taşıyarak zengin bir felsefi bakış açısı sunuyor. İşgalcilerin tahrip edici, yok edici ve sevgisiz olduğu vurgulanırken, aidiyetin, saygının, değer vermenin ve sorumluluğun önemi vurgulanıyor. Nikâh metaforu, ilişkilerde aidiyetin ve değer vermenin gerekliliğini yansıtıyor. Bu bağlamda, yazar işgalci ilişkileri, nikâhsız birlikteliklere benzeterek, aşkı ve ilişkileri derinlikli bir bakış açısıyla ele alıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyin Karatay'ın bu eseri, genellikle toplumsal gerçekliklerin altını çizen ve alegorik dil kullanarak insan yaşamının inceliklerini ve ironisini vurgulayan bir kitaptır. Karatay'ın yazım stili, sadeliği ile etkileyicidir. Yazar, hayvanların insan toplumundaki rolleri üzerinden, insan doğası ve toplulukların karmaşıklığını anlatır. Bu tercih, hayvanları antropomorfize etme geleneğini sürdürüyor. Böylece okuyucu, hayvan karakterlerin eylemleri ve deneyimleri üzerinden insan ahlaki ve sosyal davranışlarına dair evrensel gerçekleri keşfedebilir. "Uğraş hak yayıla Bataklık bahçe ola soyanın soyu kuruya sömürgen güdük yaya" sözlerinin, daha genel bir toplumsal çerçeve içinde analiz edildiğinde, baskı, sömürü ve adaletsizlik temalarına işaret edebileceğini düşünebiliriz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ebeveynliğe dair kitap okumaya başladığımda keşke ilk bu kitabı alsaymışım. Doğan hocanın ilk kez bu kitabını okuyorum, diğer ebeveyn kitaplarına göre dili anlatma tarzı çok daha güzel ve anlaşılır. Farklı bakış açılarını net bir şekilde anlatmış, hem geçmiş kültürü hem de günümüzdeki çocuk yetiştirme şekillerini anlatmış. Sorunlara çözüm odaklı yollar sunmuş ben çok beğendim mutlaka her ebeveynin okuması gereken bir kitap. Doğan hocanın diğer kitaplarını alıp en kısa zamanda onları da okuyacağım.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bir internet kitap satış sitesinin en çok satanlar kısmında görüp edindim. Çinli bir yazar, Mao'nun Kültür Devrimi öncesi ve sonrasında köydeki sıradan bir ailenin hayatından kalkarak birçok şey anlatmış. Ve tabii anında yasaklanmış. Hüzünlü ve dramatik bir öykü ama sahici, samimi ve duygusal. Kitap sizi sarıp sarmalıyor ve bir başka dünyada yolculuğa çıkarıyor. Ben çok beğendim ve tavsiye ediyorum. Çinli bir yazar, Çin kültürü, Çin tarihi ve Çinli insanların hayatlarından kesitler, daha ne olsun. Her kitap bir dünyadır.
Yanıtla
13
2
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
21. Yüzyılın önemli düşünürlerinden (bana göre) ve kültür kuramcısı olan yazar bu kitabında kapitalist yaşamın ve iletişim teknolojilerinin/sosyal medyanın şeffaflık üzerindeki etkilerini ele alıyor. Kitap 9 bölümden oluşuyor; olumluluk toplumu, teşhircilik toplumu, apaçıklık toplumu, porno toplumu, ivme toplumu, teklifsizlik toplumu, enformasyon toplumu, ifşa toplumu ve kontrol toplumu.

Yazara göre “Şeffaflık toplumu bir güven toplumu değil kontrol toplumudur. Şeffaflık insanı camlaştırır. Şiddeti de buradadır. Sınırsız özgürlük ve iletişim topyekûn kontrol ve gözetime dönüşüyor.”

Şeffaf sistemden – kontrol toplumundan tamamen kurtulmak mümkün değil ancak sorgulama yeteneğini ve irade gücünü kaybetmezsek belki kendi ilke ve değerlerimizi koruyabiliriz.
Yer yer akademik dil kullanılsa da kitap okumaya değer, ufuk açıcı ve düşündürücü bir eser. Tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir