Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendini arayan insanlar vardır hayatta durmadan bilmecelerini çözüp kaybolurlar kendi içlerinde. Kitap bu varoluş sancıları çeken insanların hayatından küçük bir an alıyor ve resmeder gibi kısa öykü oluşturuyor.
Hapishaneler, tımarhaneler, cezaevleri gibi insanı uç olarak görebildiğimiz yerlerde yaşıyor genellikle karakterleri. Barış Bıçakçı kitaplarındaki akıcılık da var ayrıca. Her öyküyü tamamlanmamış olaylarla yarım bırakırcasına okuyucuyu yorumlara yönlendiriyor. Başarılı güzel öyküler ve an’larla dolu olmuş. Keyifli okumalar.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan ruhunun derinliklerine inen okuyucuyu düşündüren bir roman. Yazarın duygusal yoğunluğunu yalnızlığını aktarırken bir iç yolculuğa çıkaran bir çok konuda fikir aktarıyor özellikle akıl, kalp, ruh, ve nefis bunların birbiriyle bağlantısını ve üzerimizdeki etkisini çeşitli örneklerle açıklıyor bunu diyalog halinde aktardığı için sıkıcılığın önüne geçiyor. Kitabın dili sade ve sohbet havasında olduğu için ayrı sevdim. Bu kitapla çeşitli farklı alanlarda kitap okumuş gibi olacaksınız hem roman akıcılığı ve sürükleyiciliği hem de bilgi vermesi oldukça güzel. Psikoloji, felsefe, din gibi bir çok alanda harmanlanmış bir kitap okumaya değer. Yazarın kalemine emeğine sağlık.
.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"... ama o marazi takıntımı... o her yerden kaçma arzusunu"

Karanlığı ile karamsarlığı tüm esere nüfuz ettirmiş Celine. O kıyamet duygusu ha koptu kopacak kötü haller, nefret ...

Karşı-duruş mu "anarşizm mi?" Tembelliği besleyen yersiz, daha çok kendisinin beslediği acılar. Olmuş fakat olmamış gibi davranma, suçtan sıyrılma, suça kılıf bulma... Savaş, Afrika, Amerika ve Fransa; değişmeyen yurtsuzluk...

Müstehcenlik ve argonun eksik olmadığı, konuşma dilinin hakim olduğu bir anlatı, ama bunca acıya ve karanlığa hazır olmanız gerekiyor.

İnsan bir zavallı bunu öyle gözümüze sokuyor ki buna karşı duruşu belki de bunca kitabı okutan...

Ferdinand Bardamu kaçmanın vücut bulmuş hali, fırsatçılığın ve şansın da ... Hayatının her döneminde olan kadınlardan da kaçmış bir mutluluk karşıtı...

Yiğit Bener Çevirisi kitabın okunmasında büyük fayda...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Neyin gerçek neyin hayal olduğunu anlamasaydınız, ne yapardınız? Yaşadıklarınızın gerçek olup olmadığını sorguladığınız oldu mu peki? Yürek Burgusu, gotik edebiyatın baş yapıtlarından biri. Kitap boyunca üzerinize bir tedirginlik pelerini giyiyorsunuz ve kitap bitene kadar da çıkaramıyorsunuz. Her ne kadar korku öyküsü olsa da aslında içinde barındırdığı derin anlamlarla klasik bir korku edebiyatından çok daha fazlasını barındırıyor. Kitabın sonu yazar tarafından bilinçli bir şekilde sonlandırılmıyor. Bu kopukluk hissi aslında kitap boyunca, anlatıcıya inanmalı mı yoksa inanmamalı mı hissini de dinamik tutuyor. Ve kitabı bitirdiğinizde aslında anlatılan olaylara ne kadar inandığımız ve bu inancı belirleyen etkenler üzerinde düşündürüyor. Sürekli olarak sorgulamaya, merak etmeye, gerilimi hissetmeye hazırsanız; kitaba başlayabilirsiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir nesli ağlatan bir kitap. Yeni nesil çok fazla bilmese de gerçek hikayesiyle bir döneme damga vurmuş bir kitap. Okuyan herkes Burçak'ın acılarına şahit olmuş ve onunla gülmüş ve çoğunlukla onunla ağlamıştır. Gözleriniz dola dola bir çırpıda okunan bu kitabın etkisinden uzun süre çıkamayacağınız kesin. Burçak kısacık hikayesi, içinize işleyen hayatıyla diğer hayatlara ilham oluyor ve yaşamın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Biricik kızlarının iyileşmesi için çırpınan bir ailenin ve gencecik yaşına ama kocaman bir kalbe sahip olan Burçak'ın gerçek hikayesi. Hayatı sorguladığınız, yaşam sevincinizi kaybettiğiniz zamanlarda açıp tekrar tekrar okuyun. Ve ne kadar kıymetli bir varlığa sahip olduğunuzu hatırlayın: sağlığınıza.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Modern mimarinin dünyadaki tesirini 7 farklı tasarım üzerinden bazen örnek şehir bazen örnek mekan uygulamalarıyla, tasarımcıların meslek yaşamlarını ve yaşam öykülerini de ihmal etmeden anlatan gayet başarılı bir kitap. Profesyoneller için bir başucu kitabı olmasına rağmen teknik ayrıntılara boğulmadığı için amatör mimari merak sahibinin de rahatça okuyup istifade edebileceği şekilde kaleme alınmış. Eğer gezmeye meraklıysanız ve gezdiğiniz yerlerde sanayi sonrası şehri ve yapılarını mimarisini merak ediyorsanız bulunmaz bir eser. Çeviri de gayet başarılı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aaliye...Yalnız bir kadının hikayesi.Öyle bir hikaye ki orada Ortadoğu'nun çaresizliklerine şahit oluyorsunuz,yalnız bir kadın olmanın dramına tanık oluyorsunuz ama aynı zamanda kendi iç dünyasında mutluluğun peşinden gitmeye çalışan ve ritüelleri olan bir insanın nefesine kulak veriyorsunuz.Bu kitabı okurken yanınızda kağıt ve kalem bulundurmanızı tavsiye ederim çünkü 80 i aşkın kitap ve yazar ismine tanıklık edeceksiniz ve merak duygunuzu harekete geçireceksiniz.Karakterimiz Lübnan'ın zaman zaman savaş yıllarına tanıklık etmiş ailesi ile her zaman mesafesi olan kendini kitaplarına adamış yalnız bir ruh.Eserin yalın ve edebi bir dili var.Hikayecimiz Çevresindeki bir kaç karakterinde (en yakın arkadaşı ve komşuları gibi) hayatlarından da önemli anekdotları sunarken o dönemin ruhunu ve kültürünü size inanılmaz şekilde yansıtıyor ve en önemlisi her şeyin bütün çabaların tam bitti derken yeni şeylere nasıl gebe olduğunu size eserin sonunda çok tatlı bir mizahla sunuyor.tavsiye ederim.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Çocuk edebiyatında acının, dramın ölçüsü sizce ne olmalı?” diye sorarak başlamak istiyorum. Hani kült kabul edilen “Sol Ayağım” kitabını birçoğunuz okumuşsunuzdur belki. Okumayanlar da duymuştur muhtemelen benim gibi. Bu kitabın konusu da o kitabı andırıyor (duyduğum kadarıyla). Aslında benzer olan şey; çocukların başına gelen felaketlerin üstesinden gelerek hayata tutunmaları. Bu kitapta dayanak noktası müzik olmuş. Müziğin gücüne sığınarak iyileşmeye çalışan bir çocuk öyküsü okuyoruz. Birçok ilke imza atan bu kitabın özelliklerinden biri de şiir-roman türünde olması. Cümlelerin fazlaca devrik olması, çocuk işçiliğinin işlenmesi, bu kadar dram benim bazı şeyleri sorgulamama neden oldu. Hani televizyonlardaki kadın şiddetini görünce: “Neden normalleştiriyoruz?” diye sitem ediyoruz ya!.. İşte, bu kitapta da acıyı normalleştiriyor muyuz yoksa farkındalık mı oluşturuyoruz arada kaldım… Kitapla kalın.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Timurlular Devleti'nin En Kapsamlı Anlatılarından Biri
Moğol tarihine birincil kaynak teşkil eden bu hacimli eser, Moğol hanlarından Mirza Haydar tarafından yazılmasına rağmen dönemin Kaşgar Hâkimi Reşid Han'a ithaf edildiğinden - Reşid Han, Mirza Haydar'ın hamisi, kollayıcısıdır denilebilir - eser "Tarih-i Reşidî" olarak adlandırılmaktadır.

Eserin yaklaşık yüz elli sayfalık giriş bölümünde Moğol ırkı ve yazar Mirza Haydar'ın hayatına dair bilgiler yer almaktadır. E. D. Ross tarafından yazılan oldukça detaylı ve uzun sayılabilecek bu giriş kısmında ne yazık ki oryantalist bakış açısını yakalamak zor olmuyor. Yazarın doğu kültürüne karşı küçümseyici tavrı zaman zaman bilimsel çalışmanın önüne geçse de çevirmen tarafından yapılan tarihi ve nesnel bilgilendirmeler neticesinde bazı karışıklık veya art niyetli ifadelerin bertaraf edilmesi mümkün oluyor.

E. D. Ross tarafından kaleme alınan giriş bölümünü okurken Moğol ve Türk milletlerinin yazar tarafından sıklıkla karıştırıldığına ve hatta bazen her ikisinin aynı ırka mensup olduğuna dair kafa karıştıran ifadelere rastlamak mümkün. Bu karışıklıkların önüne geçebilmek için sayfaların alt kısımlarında yer alan dipnotlar oldukça faydalı oluyor.

Giriş bölümünün ilerleyen kısımları "Tarih-i Reşidî"nin bir özeti olarak ifade edilebilir. Moğolların Cengiz Han ile zirveye ulaşan başarılarının ardından onun torunları ile çöküşe geçen Moğol İmparatorluğu'nun ilk elden tarihini okumak ve Orta Asya-Hindistan coğrafyasında ve hatta Çağatay bölgesinde hüküm süren Moğol hanlarını ve hanlıklarını bizzat bu bölgelerde ömür tüketmiş bir Moğol hanı olan Mirza Haydar'dan okumak ayrıca keyifli. Eserde konu edilen hanların 13 ve 14. yüzyılları kapsayan bir dönemde yaşadıkları görülmektedir.

Kitabın yazılış sebebi, içinde bulunulan zamanda -1544- Moğolların o şanlı tarihinin unutulup gideceği endişesidir. Hatta "Tarih-i Reşidi"nin ilk kısmının sonunda eseri yazma sebebini şöyle ifade eder:
“Bilgimin eksikliğine, kabiliyetimin yetersizliğine bakmadan, ne hakla üslup fakiri kalemimi edebiyatın beyaz (kağıdı) üzerinde gezindirmeye çalışmak zorundaydım?

Benim haklılığım, Müslüman olan bu Moğul hakanları hakkında pek çok gerçek bilgi toplamamda ve kendimin de bunların tarihinde bir rol oynamamda yatmaktadır. Şu anda bu gelenekleri bilen benden başka biri yok. Bu yüzden, eğer ben buna kalkışmasaydım, Moğulların ve hakanlarının hatırası büsbütün unutulup gidebilirdi.”

Mirza Haydar, atalarının dilden dile aktarılan o altın çağlarını gelecek nesillerin de bilmesini ister.

Tarih, Tuğluk Timur Han’ın hükümdarlığından başlar, son Moğol hakanı Abdürreşid’e kadar kaydedilir. Kitaba “Tarih-i Reşidî” isminin verilmesinin nedenlerinden biri de budur. Kaşgar Sultanı Said Han (Abdurreşid), Mirza Haydar’ın donanımlı biri olmasını sağlayan kişidir; onun hamisi ve koruyucusudur.

Eserin “Mukaddime” bölümünde Mirza Haydar (Muhammed Hüseyin Kurkan oğlu), Allah’ın büyüklüğünü ve kudretini över. Kendisinin de ifade ettiği gibi bu bölümü Şerafettin Ali Yezidi’nin “Zafername”sinden aktarmıştır.

Kitap iki kısımdan oluşur: Tuğluk Timur Han’dan Abdurreşid zamanına kadar süren hanlık tarihi ve bizzat Mirza Haydar’ın diğer kavimlerin hakanları ile ilgili görüş ve anıları.

Tuğluk Timur Han’a kadar gelen han soyu ise şöyledir: 1. Alankua Kurkluk, 2. Buruncar Han, 3. Buka, 4. Dutumanin, 5. Kaydu, 6. Baysangar, 7. Tumana, 8. Kabal, 9. Birtan, 10. Yüsügey, 11. Çingiz Han, 12. Çağatay Han, 13. Mutukan, 14. Kara İsün, 15. Barak Han, 16. Duva, 17. İsen Buga Han, 18. Tuğluk Timur Han.

Birinci kısımda eserin müellifinin de sözünü ettiği gibi Zafername’den alıntılar bulunmaktadır. Tuğluk Timur’un soyu, İslâm’a geçişi, çeşitli seferleri ve diğer hanlarla giriştiği mücadeleler yine bu bölümü oluşturan alt başlıklardır.

İkinci kısımda ise Moğol ulusunun tarihi ve Moğolların Özbek, Çağatay gibi kavimlerle mücadelesinin yanı sıra bölgede hüküm süren önemli hakan ve beylerin tanıtılmaktadır. Aynı zamanda Mirza Haydar’ın bizzat komuta ettiği seferler ile fethettiği bölgeler hakkında da kendi anıları bulunmaktadır.

Genel tabloyu yansıtması bakımından eserin son sayfalarında Çağatay Hanedanı ile Timur Hanedanı’na ait soyağacı bulunmaktadır ki eserin hacminden de anlaşılacağı üzere birçok özel isim bu tarih kitabının sayfalarını doldurmaktadır. Takip etmekte zorlananlar için güzel bir harita olmuş.

Eserden bazı alıntılarla incelememi bitiriyorum:

"Başsız bir devlet ruhsuz bir vücut gibidir / Kuşkusuz başsız bir vücut harap olmuş kadar iyidir." (s.177)

"En cahil insanların fikrince, Emir Timur'a büyük bir talih parçası düşmüştü fakat kader onun önüne daha binlerce başarılacak iş yığmıştı." (s.177)

"Kader okuna karşı kalkan yoktur." (s.191)

Cengiz Han sülalesi en nihayetinde Çağatay Han ile devam eder ve Cengiz soyunun hükmü Kubilay Hanlığı, Altın Orda, İlhanlılar ile devam eder. Bu tarihlerden itibaren (yaklaşık 14.yy.ın sonları) Moğollara damat olan bir Barlas Türk'ü- Emir Timur/Timurlenk Timur İmparatorluğu'nu kurmuştur. Bu devirde Moğollar ve Türkler iç içe yaşamış, mücadeleler etmiştir. Timur bir Türk olmasına rağmen o zamanın anlayışına göre hükümdarlık Cengiz soyuna dayandırıldığından Timur da kendini bu soy içerisinde sayıp emirlikte hak sahibi olmuştur. Süregelen zaman içerisinde Moğol boylarının birçoğunun Türkleştiği anlaşılmaktadır. Öyle ki eserde Moğol ve Türk kavimleri neredeyse birbiri yerine kullanılacaktır.

Tarih okumayı sevenler ve özellikle Moğol tarihine ilgi duyanların bu eseri okuması elzem.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bir ailenin geçmişinde şiddet yanlısı biri varsa, çocukları da bu eğilimi miras alabilir mi?" sorusunun etrafında şekillenen bir hikâyesi var kitabın. Roman, farklı karakterlerin bakış açılarıyla ilerleyerek okuyucuyu sürekli bir merakta bırakıyor. Sara'nın geçmişiyle ilgili korkuları ve Katie'nin davranışları, gizemi artıran unsurlar. Ayrıca, geçmişte işlenen suçların anlatıldığı kısa bölümler ve kayıp bir seri katil gibi yan hikâyeler de ana olay örgüsüne ustalıkla eklenmiş...
Anlatım güçlü, son derece akıcı. Hikaye baştan itibaren merak uyandırıcı. Tek eleştirim kitabın uzun olması. Şöyle bir 200 sayfa civarında olsaydı tadından yenmezdi. Gerçi beni rahatsız etmedi. Tavsiyemdir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir