Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
usta yazardan harika bir eser. genç kızlar ve ön ergenlik dönemindeki kızlar için çok harika bir kitap. içinde gerçekten muhteşem örneklerle durumlar anlaşılır bir biçimde açıklanmış.emin olun harcadığınız para havaya uçmayacak.Hatice Kübra Tongar gerçekten çok iyi bir yazar. kitabında durumları madde madde anlatmış.bir genç bu soruların cevabını sormaktan çekinirse işte bu onun için büyük bir derman olur.işe mizahi bir açıdan bakıldığı için kitap sıkmıyor.aynı sözlük gibi ihtiyacımız olduğunda kullanabileceğiniz bir kitap.ince ve her tek seferde okumak isteyenler olursa bir iki günde rahatça bitirebileceğiniz müthiş bir eser.gerçekten üzerine düşünmeden almanızı şiddetle ve önemle tavsiye ediyorum.şimdiden hepinize iyi okumalar...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Agatha Christie yine akıcı ve merak uyandıran bir kurguyla karşıma çıktı. Genel olarak çok beğendiğim, benim için 8-9/10’luk bir kitaptı. Büyük bir ters köşe yaşamadım çünkü şüpheli sayısı azdı ve hepsinin suçu işlemiş olma ihtimali yüksekti. Ancak en çok şüphelendiğim kişinin çıkmaması yine de şaşırttı. Bu kitapta Hercule Poirot’nun cinayeti tek başına çözmemesi, yanında farklı kişilerin de olması hikâyeye ayrı bir hava katmış. Ama tabii ki olaylar yine Poirot’nun üstün zekâsıyla çözülüyor. Özellikle çorap detayı vardı ki ilk başta ‘Bu ne alaka?’ dedim ama sonrasında Poirot’nun kurduğu zekice planı anlayınca gerçekten çok mantıklı buldum. Akıcı ilerleyen, merak duygusunu canlı tutan bir polisiyeydi. Polisiye sevenlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bana Dokunma" serisinin muhteşem yazarı. yine özgün kalemini konuşturmuş.
yeni bir serinin 1.kitabı.

İlk sayfalarda büyülü atmosferi, şiirsel dili ve o yumuşak anlatımıyla insanı içine çekiyor ama ilerledikçe altından yalnızlık, korku ve güç savaşları çıkıyor. Tahereh Mafi’nin en belirgin olayı burada da aynı: hikâyeyi olaylardan çok hislerle anlatıyor. Bazı bölümler resmen okunmuyor, hissediliyor
Bu kitabı benim için farklı yapan şey sadece atmosferi değil, kurduğu mitoloji oldu. Cinler, şeytanlar ve insanları; dini anlatıları andıran bir yapı içinde yeniden kurgulaması gerçekten çok ilginçti. Fantasy’de genelde peri, büyücü ya da klasik yaratık düzeni görmeye alışığız ama burada Özellikle tanıdık dini motifleri tamamen kopyalamadan, kendi evrenine o kadar doğal bir şekilde yedirmiş ki işte ustalık bu dedirtiyor .
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elinde bebeğini tutarak fotoğrafçıya poz veren bir kız çocuğu… Bu fotoğrafın kitabın kapağında yer alışı okuyucuyu daha kitaba başlayacağı ilk anda hikayeye yaklaştırıyor. Filistin işgaliyle vatansız kalışın hikayesi… Geçmişe özlem, kimlik ve aidiyet arayışı, vatan özlemi, sürgün psikolojisi, soya bağlılık, kuşaklar arası sevgi-vefa-birlik-beraberlik gibi pek çok değeri göç ettikleri yerlerde koruma çabası, ulusal kimliğe ve kültürel mirasa sahip çıkma isteği gibi birçok konuyu gözler önüne seriyor. Dünyada zulmün tüm çeşitlerine karşı olan, insan hakları savunucusu olan her okur bu kitapta kendisinden çok şey bulacak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalnız Evler Soğuk Olur, Selim İleri’nin o hüzünlü ve kırılgan dünyasını en yoğun hissettiren kitaplardan biri oldu benim için. Kitabı okurken sanki eski bir İstanbul evinin loş odalarında dolaşıyormuşum gibi hissettim. Perdeleri hiç açılmayan, anılarla dolu, sessiz evler… Daha ilk sayfalardan itibaren insanın içine işleyen bir yalnızlık duygusu var.
Selim İleri’nin dili zaten başlı başına bir atmosfer kuruyor. Çok gösterişli olmadan ama duyguyu derinden hissettiren bir anlatımı var. Özellikle geçmişe duyulan özlem, kaybolan insanlar, eski aşklar ve zamanın bıraktığı yorgunluk öyle güzel işlenmiş ki bazı cümlelerde uzun süre durup düşündüm. Kitap boyunca aslında sadece karakterlerin yalnızlığını değil, şehirlerin ve evlerin bile yalnız kalabileceğini hissediyorsunuz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Şu dünyada hiçbir işe yaramadığınıza inanırsınız, derken gün gelir sizden imkânsızı isterler. O zaman kanatlanırsınız, her türlü tehlikeyi göze almaya değer, çünkü artık vazgeçilmezsinizdir"

baş karakterin karakoldaki sorgusuyla açılış yapıyor kitap. tüm hikaye aslında o karakolda anlattıkları ile ilerliyor, hikayeye giriyor sonra tekrar o karakoka dönüyoruz.. benim için okuması bu yüzden aşırı keyifliydi. sıradan bir adamın bi anda değişen hayatı ,aldığı riskler ve sonuçları.. insanı ,gerçek niyeti bu mu, diye merakta bırakıyor. özellikle paris direnişinden bir kahramanla kesisen yol ve tarihi bir yanı olmasını da sevdim. yazarın daha önce 'bir ağacın günlüğü' kitabını da okumuştum. farklı bakış açıları ve anlatım tarzıyla insanı büyülüyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okumam 1 gün yorum yapacak hale gelmem 1 hafta sürdü. Etkisinden hala çıkamadım.Kitabın yazıldığı yıl 1964 konunun geçtiği yıl 1950'ler kitap aradan bu kadar süre geçtiği halde etkileyiciliğini hiç kaybetmemiş.Mükemmel bir ailede yetişen 8 yaşındaki Rhoda ve kızını çok seven ama bir şeylerin yanlış olduğunu fark eden anne.İlk başlarda çocuğunun yaptıklarını tüm çocuklar bunu yapar diye gözardı ederken yavaş yavaş çocuğunun karanlık yüzünü keşfeden Christine' nin çaresizliği müthiş etkileyici.Yazar hem annenin ruh durumunu hem de ortamdaki gerilimi çok iyi yansıtmış.Christine'nin kendi geçmişine yaptığı korkunç yolculuk, keşfettikleri karşısında yaşadığı dehşeti içimde hissettim. Annenin yaşadığı ikilem; toplum için tehlikeli bir çocuk(özellikle Leroy'un başına gelenleri gördükten sonra) ve çocuğunu koruma iç güdüsü.Çarpıcı sonuyla etkisinden uzun yıllar çıkamayacağım harika bir kitap kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanların iç dünyasını akıcı ve duru bir dille anlatarak onlarla bağ ve empati kurduran güzel bir eser. Bazı kahramanlarda kendinizi bulabilirsiniz yada bazı karakterler; çevrenizde, hayatınızda, toplumda sıkça karşılaştığınız birer insanlar olabilir. Üslubuna ve anlatım diline, yazdığı konuların bizdenliğine ve özgünlüğüne hayran olduğum Şermin Yaşar’ın mükemmel kitabı daha… Tüm göçüp gidenlerimi anarak okuduğum bir kitap…
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri…
Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’nda o çok özlediğimiz “insan”a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Selçuk Demirel’in yıllar içerisinde kedilerin derin uykudan, avcı moduna, huysuzluktan şımarıklığa kadar sürekli değişen binbir çeşit hallerini çizdiği külliyat niteliğinde bir kitap.
Yüzlerce kedi çiziminin tek kitapta olması bu kitabı sevmem için tek sebep bile olabilir.
Ünlü şairlerden, yazarlara her sayfada kedilerle ilgili özlü sözlerle birlikte kedi resimlerini incelemek kitabı daha da keyifli hale getiriyor. Sadece hayvansever ya da kediseverlerin değil, sanatla ilgilenen herkesin kitaplığında olması gereken bir özgün bir eser.

“Kedi yavrusı bir başyapıttır.”
Leonardo Da Vinci
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Direnişin Melankolisi, bir taşra kasabasında gücü ele geçirme hikâyesini tek gecede meydana gelen ayaklanma ve sonrasında yaşananlar üzerinden anlatan bir roman. Dili, upuzun bolca zarffiilli cümlelerden oluşuyor. Dilinin işlevsizliğini atlarsak kasabadaki ayaklanmanın neden çıktığını ve kime karşı olduğunu, kasabaya gelen sirkin böyle bir olayda nasıl bir etkisinin bulunabileceğini, 375 sayfalık kitapta Kapanış bölümündeki son 35 sayfada açıklayan/açıklamaya çalışan bir eser. Yaşanan olay sonrası kasabadaki erkin değişimini, gücü seven orta yaşlı bir kadının tüm ipleri eline alışını sanki tüm hikâye buymuş, çok derinleştirilmeden anlatılan ayaklanmanın, lincin, yağmanın bir önemi yokmuş gibi anlatılması çok garibime gitti. Sayfalar boyunca anlatılan karakterden yalnızca birinin öne çıkışı, olayın nedenselliğinin tamamen es geçilişi, üzerine işlevsiz dil bu romanı kendi bakış açıma göre başarısız kılıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir