Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fantastik türü çok sık okumayan biri olarak bile beni içine çeken bir kitap oldu. Özellikle savaş atmosferi, lanetli kılıç ve Alcadraz'ın yaşadığı değişim oldukça başarılı işlenmiş.
Kitap ilerledikçe Alcadraz'ın sadece düşmanlarıyla değil, kendi içindeki karanlıkla da savaşmaya başladığını görmek hikâyeyi daha etkileyici hale getiriyor. Dostluk, aşk, ihanet ve güç kavramlarının bir arada işlenmesini de çok sevdim.
516 sayfa olmasına rağmen akıcı anlatımı sayesinde sıkılmadan okudum. Bazı sahneler oldukça sert ve çarpıcıydı ama kitabın karanlık atmosferine de yakışıyordu.
Serinin ilk kitabı olması nedeniyle birçok şeyin devam kitabına bırakıldığını düşünüyorum. Özellikle kılıcın sırrını ve Alcadraz'ın bundan sonra yaşayacaklarını merak ediyorum.
Karanlık fantastik, savaş ve macera sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. ️
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meraklı Kaplumbağalar, kabuğunun dışındaki dünyayı keşfetme cesareti gösteren iki dostun sıcacık, bilgece ve macera dolu büyüme hikâyesi. Yazar İskender Maviiz, Tosi ve Luma’nın o meşhur asfalt yolu aşarak çıktıkları yolculuğu adeta modern bir fabl estetiğiyle dokuyor. Kitap, Olimpiyat Köyü'nden zeki Karga’nın mühendisliğine, zalim yılan Karapul’a karşı kurulan muazzam dayanışmadan Sakar Pilar’ın kozasından sıyrılıp kelebek oluşuna uzanan rengârenk bir yolculuk sunuyor. Dev kaplumbağa Atlas ve okyanusu aşan Anne Deniz Kaplumbağası gibi karakterler aracılığıyla doğanın dengesi, özgürlük ve ön yargılar felsefi bir derinlikle sorgulanıyor. "Kabuğumuz evimizdir ama dünya o evin bahçesidir" mottosu ise eserin kalbini özetliyor. Hem çocukların hayal gücünü besleyecek hem de yetişkinlerin kendi içsel kabuklarını sorgulatacak bu duru, akıcı ve samimi başucu eserini gönülden tavsiye ediyorum. Yazarı tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu yıl okuduğum en etkileyici eserlerden biri, Akif Emre’nin 17 yıla yayılan yazılarını derleyen Ertelenmiş Yüzleşmeler oldu. Dört bölümden oluşan kitap; hayatın felsefi ve vicdani muhasebesinden zihniyet dünyamızı şekillendiren kavramlara, siyasal tavırların kritiğinden post-modern muhafazakârlık ve kamusal alan tartışmalarına uzanan muazzam bir külliyat sunuyor.
Akif Emre’nin Türkiye’nin meselelerine yaklaşımını çok kıymetli buluyorum; çünkü ele aldığı konular 150-200 yıllık Osmanlı mirasından Cumhuriyet’e devrolan köklü ve kronik sorunlar. Yazar bugün aramızda olmasa da olayların arka planındaki zihniyet kodlarını çözen hâkimane üslubu, savrulmadan durabilmenin ve entelektüel namusu koruyabilmenin imkânını gösteriyor. Zamanı aşan teşhisleriyle hâlen devam eden yüzleşmelerimize ışık tutan bu başyapıtı kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, soru-cevap şeklinde ilerliyor; biri soruyor, diğeri cevaplıyor. Ben kitabı Fatih Sultan Mehmed’in biyografisi düşüncesiyle okumaya başladım. FSM’nin biyografisine kısa bir bölüm ayrılmış, asıl ağırlık ise İstanbul’un fethine verilmiş. Fetih anlatılırken insanın gözünde adeta bir film canlanıyor.

Kitapta Ulubatlı Hasan karakterinin 10 önemli kaynakta yer almadığını da öğrendim.FSM’nin ağabeyinin vefatı sonrasında taht yolunun kendisine açıldığını ve ilerleyen yıllarda kendisinin de evlat acısı yaşadığını bu kitapta gördüm. Şehzadenin hovardalığına dair ifadeler de var;ne kadar doğru olduğu ise tarihçilerin konusu.

Sonuç olarak, biyografi beklentisini tam karşılamayabilir.Daha çok İstanbul’un fethini merkeze alan,diğer konulara ise kısa kısa değinen bir çalışma.Tarihte derinleşmiş kişiler için yüzeysel kalabilir; ancak tarih meraklıları ve özellikle İstanbul’un fethine ilgi duyanlar için son derece akıcı ve güzel bilgiler içeren, bir çırpıda okunabilecek keyifli bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Biz nedense din eksenli düşünmeyi ileri yaşlara bırakan bir toplumuz. Emeklilikle beraber hacca gitmeye niyet edilir, camiye ömrün son çeyreğinde daha çok gider oluruz. Gençlik yıllarımız bir uçurtma gibi salına salına bir o kadar da hızlı geçer gider. Yazar bu eser ile, gençlere gençliklerinin kıymetini ve bu kıymeti bizatihi Allah’ın verdiğini hatırlatıyor. Hz. peygamber’in İslamiyet’in ilk yıllarında çevresinde bulunan gençlerden dem vurarak Kur’an ışığında tüm gençleri öyle bir gençliğe çağırıyor. Öyle bir gençlik ki bu, her dem taze, hiç yaşlanmıyor. Harika bir seyran, özellikle genç arkadaşlar mutlaka okuyun.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zorlanarak ve ara vererek okuduğum, fakat istifade ettiğim bir kitap oldu. İyimserliğin karşısına karamsarlığı koymak yerine, bu ikiliğin kendisini sorguluyor yazar. “Her şey daha iyi olacak” düşüncesinin zamanla bir zorunluluğa dönüşerek mevcut düzeni sorgulamaktan uzaklaştırabileceğini savunuyor. Önemli olan, dünyanın iyi ya da kötü olduğuna hükmetmek değil. Dünyanın değişebileceğini ve başka türlü bir hayatın mümkün olduğunu düşünmek. Farklı düşünürler ve örnekler üzerinden ilerleyen tartışma zaman zaman dağınık ve fazla dikkat dağıtıcı kalıyor. Bazı fikirler daha derinlikli temellendirilebilirdi. Kitabın bende bıraktığı en önemli düşünce ise: Bazen iyimserlikten daha değerli olan şey, daha iyi bir dünyanın mümkün olduğuna dair düşünme ve değiştirme iradesini korumaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir gün adaleti makineler dağıtırsa, insan kalmayı kim hatırlatacak? ️

Serkan Ağar’ın Adaletin Terazisini Bir Makine Tutsaydı?

Kitabı, geleceği yalnızca teknolojinin ilerlediği bir dünya olarak anlatmıyor; asıl değişmesi gereken şeyin insanın güç karşısındaki tutumu olduğunu sorguluyor.

Yapay zekânın suçluluk ihtimalini hesapladığı, yalnızlığın bile vergilendirildiği, anıların ve travmaların makineler tarafından değiştirilebildiği bir gelecekte hukuk neye göre karar verecek?

Peki ya bir algoritmanın gözden kaçırdığı o küçük ihtimalin içinde bir insanın bütün hayatı varsa?

Otuz sekiz öykü boyunca hukuk ilkeleriyle bilimkurgunun kesiştiği bambaşka dünyalara konuk oluyoruz.

Ölçülülük, masumiyet karinesi, düşünce özgürlüğü ve kul hakkı gibi kavramlar, geleceğin teknolojileriyle yeniden karşımıza çıkıyor.

Beni en çok düşündüren tarafı ise şu oldu:

Teknoloji değişebilir, dünya değişebilir, hatta insanın hayatı bile makineler tarafından şekillendirilebilir
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alev Alatlı'nın ilk okuduğum eseri. Esasında direkt olarak kendisinin yazdığı bir kitap değil, 2003-2023 yılları arasında çeşitli gazetelere verdiği röportajların bir araya getirilmiş hali. Avrupa Birliği'nden Hollywood'un dünya üzerindeki etkisine, Sovyetlerden çıkan yazar Soljenitsin'den Nobel Ödülüne, Türk-Kürt meselesinden yabancı dilin ehemmiyetine kadar çeşitli meseleler ele alınmış. Ülkemizin yakın tarihinden bahsettiği için de geçmişi günümüzle kıyaslayabilmemize imkan tanıyan bir tarihi döküman niteliğinde. Bazı yerlerde rahmetli yazarın entelektüel seviyesinden ve bilgi birikiminden dolayı metni kavrayabilmek biraz zor olsada okuyucunun ufkunu genişletebilecek, ona çeşitli okumalar yapabilmesi için kaynaklar sunabilecek kıymetli bir eser. Nitekim birçok yan kaynak ve yazar bilgisi edindim bu eser vesilesiyle. Kendisini rahmetle anıyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sabahattin Ali deyince aklımıza hep o sarsıcı öyküleri, romanları gelir ama Bütün Şiirleri bence onun ruhunu en çıplak haliyle gördüğümüz yer. Kitabı okurken, sanki bir edebiyat devinin değil de derdini içtenlikle anlatan bir dostun dizelerinde geziyormuşum gibi hissettim.
Söyleyişi öyle sade, ritmi öyle tanıdık ki.. Şiirlerin çoğunda halk edebiyatının, türkülerin sıcak dokusu var. Yalnızlık, keder ve hapishane duvarları arasında yazılan mısralar bile karamsarlığa teslim olmuyor; bilakis insana garip bir direnç ve yaşama isteği aşılıyor. Sayfaları çevirirken o meşhur şarkılara dönüşmüş dizelere rastlamak da ayrı bir keyif. Sabahattin Ali’nin o derin insan sevgisini ve hüznünü en yalın haliyle hissetmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken çok özel bir durak.

Kalabalıkların alkışındansa, kendi vicdanımın sessizliğini dinlerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kitabın ardından gayet tatmin edici bir devam kitabı. İlk kitaptaki atmosfer aynen devam ederken, başka karakterlerin bakış açıları ile hikaye zenginleştirilmiş. Kitabın sonu da iki fikre de hak veren, soru işaretlerini yanıtlayan ve tatmin edici bir intikam ile gayet güzeldi. Yaratıkların mahiyetinin ve nereden geldiklerinin cevaplanmaması belki de gizem unsuru açısından daha iyi oldu. İnsan dışarıdaki tehlikeden çok kendi yaptıklarıyla tehlikeye düşüyor teması her ne kadar doğruluk payı olsa da Malorie’nin tavrının yanlış olmadığını düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir