Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk yazardan yabancı bir yerde, yabancı isimlerle yazılmış film tadında bir kitap. Baştan sona merak ve ilgiyle okudum. Her şey, herkes gözümde canlandı ve gerçekten bir yerlerde o insanların yaşadığını düşündüm. Bir kişi üç farklı zaman, üç farklı kişilik... Dönüşürken yaşanan olaylar, insanlar, iyiler, iyilikler, kötüler, kötülükler, yanlış anlamalar, yanlış anlaşılmalar, çok acı az mutluluk... Sevgi, saygı, fedakarlık, merhamet, sadakat, vefa, psikoloji, aile bağı, can bağı, kayıplar, intikam... Kitabın sonu ise tahminlerime ters köşe yaptırdı. Türk yazardan film tadında bir kitap arıyorsanız Jason ömrüne tanıklık edin diye sizi çağırıyordur.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hanzade Servi'nin birçok kitabında işlediği tema ve motifleri bu kitabında da görüyoruz. Demek yazarın kendine has bir konu ve karakter kalıpları var. Bu; bir yönüyle iyi, bir yönüyle de nasıl ifade etsem sıkıcı gelebiliyor. Bir örnek vereyim: Hortlaklar Geçidi, Hayalet Tozu, Dadı Eftalya'nın Pembe Misketi, hatta belki Yo-Yo ... Yazarın tüm bu kitaplarında benzer motif tema ve karakterler görürüz. Uzun süre ayrı kalmış arkadaşlar, bir resim veya obje etrafında gelişen olaylar silsilesi... Üst kuşak ile son kuşak yüzleşme... Birbirine çok yakın ama aynı zamanda çok uzak karı koca... Yazarın bir stili ve tarzı olduğu kesin... Her ortaokul öğrencisi seveMeyebilir...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
usta yazardan harika bir eser. genç kızlar ve ön ergenlik dönemindeki kızlar için çok harika bir kitap. içinde gerçekten muhteşem örneklerle durumlar anlaşılır bir biçimde açıklanmış.emin olun harcadığınız para havaya uçmayacak.Hatice Kübra Tongar gerçekten çok iyi bir yazar. kitabında durumları madde madde anlatmış.bir genç bu soruların cevabını sormaktan çekinirse işte bu onun için büyük bir derman olur.işe mizahi bir açıdan bakıldığı için kitap sıkmıyor.aynı sözlük gibi ihtiyacımız olduğunda kullanabileceğiniz bir kitap.ince ve her tek seferde okumak isteyenler olursa bir iki günde rahatça bitirebileceğiniz müthiş bir eser.gerçekten üzerine düşünmeden almanızı şiddetle ve önemle tavsiye ediyorum.şimdiden hepinize iyi okumalar...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Agatha Christie yine akıcı ve merak uyandıran bir kurguyla karşıma çıktı. Genel olarak çok beğendiğim, benim için 8-9/10’luk bir kitaptı. Büyük bir ters köşe yaşamadım çünkü şüpheli sayısı azdı ve hepsinin suçu işlemiş olma ihtimali yüksekti. Ancak en çok şüphelendiğim kişinin çıkmaması yine de şaşırttı. Bu kitapta Hercule Poirot’nun cinayeti tek başına çözmemesi, yanında farklı kişilerin de olması hikâyeye ayrı bir hava katmış. Ama tabii ki olaylar yine Poirot’nun üstün zekâsıyla çözülüyor. Özellikle çorap detayı vardı ki ilk başta ‘Bu ne alaka?’ dedim ama sonrasında Poirot’nun kurduğu zekice planı anlayınca gerçekten çok mantıklı buldum. Akıcı ilerleyen, merak duygusunu canlı tutan bir polisiyeydi. Polisiye sevenlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bana Dokunma" serisinin muhteşem yazarı. yine özgün kalemini konuşturmuş.
yeni bir serinin 1.kitabı.

İlk sayfalarda büyülü atmosferi, şiirsel dili ve o yumuşak anlatımıyla insanı içine çekiyor ama ilerledikçe altından yalnızlık, korku ve güç savaşları çıkıyor. Tahereh Mafi’nin en belirgin olayı burada da aynı: hikâyeyi olaylardan çok hislerle anlatıyor. Bazı bölümler resmen okunmuyor, hissediliyor
Bu kitabı benim için farklı yapan şey sadece atmosferi değil, kurduğu mitoloji oldu. Cinler, şeytanlar ve insanları; dini anlatıları andıran bir yapı içinde yeniden kurgulaması gerçekten çok ilginçti. Fantasy’de genelde peri, büyücü ya da klasik yaratık düzeni görmeye alışığız ama burada Özellikle tanıdık dini motifleri tamamen kopyalamadan, kendi evrenine o kadar doğal bir şekilde yedirmiş ki işte ustalık bu dedirtiyor .
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elinde bebeğini tutarak fotoğrafçıya poz veren bir kız çocuğu… Bu fotoğrafın kitabın kapağında yer alışı okuyucuyu daha kitaba başlayacağı ilk anda hikayeye yaklaştırıyor. Filistin işgaliyle vatansız kalışın hikayesi… Geçmişe özlem, kimlik ve aidiyet arayışı, vatan özlemi, sürgün psikolojisi, soya bağlılık, kuşaklar arası sevgi-vefa-birlik-beraberlik gibi pek çok değeri göç ettikleri yerlerde koruma çabası, ulusal kimliğe ve kültürel mirasa sahip çıkma isteği gibi birçok konuyu gözler önüne seriyor. Dünyada zulmün tüm çeşitlerine karşı olan, insan hakları savunucusu olan her okur bu kitapta kendisinden çok şey bulacak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalnız Evler Soğuk Olur, Selim İleri’nin o hüzünlü ve kırılgan dünyasını en yoğun hissettiren kitaplardan biri oldu benim için. Kitabı okurken sanki eski bir İstanbul evinin loş odalarında dolaşıyormuşum gibi hissettim. Perdeleri hiç açılmayan, anılarla dolu, sessiz evler… Daha ilk sayfalardan itibaren insanın içine işleyen bir yalnızlık duygusu var.
Selim İleri’nin dili zaten başlı başına bir atmosfer kuruyor. Çok gösterişli olmadan ama duyguyu derinden hissettiren bir anlatımı var. Özellikle geçmişe duyulan özlem, kaybolan insanlar, eski aşklar ve zamanın bıraktığı yorgunluk öyle güzel işlenmiş ki bazı cümlelerde uzun süre durup düşündüm. Kitap boyunca aslında sadece karakterlerin yalnızlığını değil, şehirlerin ve evlerin bile yalnız kalabileceğini hissediyorsunuz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Şu dünyada hiçbir işe yaramadığınıza inanırsınız, derken gün gelir sizden imkânsızı isterler. O zaman kanatlanırsınız, her türlü tehlikeyi göze almaya değer, çünkü artık vazgeçilmezsinizdir"

baş karakterin karakoldaki sorgusuyla açılış yapıyor kitap. tüm hikaye aslında o karakolda anlattıkları ile ilerliyor, hikayeye giriyor sonra tekrar o karakoka dönüyoruz.. benim için okuması bu yüzden aşırı keyifliydi. sıradan bir adamın bi anda değişen hayatı ,aldığı riskler ve sonuçları.. insanı ,gerçek niyeti bu mu, diye merakta bırakıyor. özellikle paris direnişinden bir kahramanla kesisen yol ve tarihi bir yanı olmasını da sevdim. yazarın daha önce 'bir ağacın günlüğü' kitabını da okumuştum. farklı bakış açıları ve anlatım tarzıyla insanı büyülüyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orpheus
Genç Fransız yazar Eric Metzger’in Orpheus’u bir zamandır kütüphanemde bekliyordu, Alex Schulman’ın yeni kitabı 17 Haziran ile konusunun çok benzediği gündeme gelince, önce onu okuyayım dedim.

Benzeyen konu şöyle: Louis adındaki baş kahramanımız, bitpazarından eski bir sabit telefon alır. Telefonu eve getirir, ezberindeki tek numara olan, çocukluğunda yaşadığı evin numarasını çevirir ve karşısına çoktan ölüp gitmiş babası çıkar. Numaraya sadece bu telefondan aranınca ulaşılabilmektedir ve kendisi arayıp arayıp babasıyla konuşmaya başlar. Babası, Louis’nin ergenlik yıllarında bir zamanda yaşamaktadır ve Louis babasının bir arkadaşının sesini taklit ederek onunla konuşur ve babasını baba olmanın ötesinde insan olarak tanımaya başlar bu konuşmalar aracılığıyla. (Schulman’ın kitabında da aynı telefon meselesi varmış.)

Ben bu tür şeyleri çok seviyorum, biraz Céline Sciamma’nın çok sevdiğim Petite Maman’ını da hatırlattı bana, annemizin / babamızın gençliği / çocukluğuyla tanışsak ne olurdu sorusu şahane bir soru bence.

Ancak kitapta paralel akan ve sonra birleşen bir başka hikaye daha var. Latin rakamlarıyla ilerleyen bölümlerde Louis’nin öyküsünü okurken, Roma rakamlarıyla olanlarda da Orpheus’un öyküsünü okuyoruz. Mitolojideki ünlü Orpheus karakteriyle kendini özdeşleştiren bir adamı izliyoruz bu bölümlerde de. O da günümüz Paris’inde yaşıyor ama gerçeklikten kopmuş ve geceler boyu sokaklara gezerek Eurydike’sini arıyor.

Son bölüm “X&10” diye adlandırılmış, yani bu iki hikaye birleşiyor. Açıkçası her iki hikayeyi de kendi başına ilginç bulsam da, bu birleşme işi pek aklıma yatmadı. Her ikisi de ayrı birer roman olabilirmiş veya bu kitap bu kadar kısacık değil daha uzun tutularak bu iki eksen birbirine daha iyi yedirilebilirmiş. Ama Eric Metzger’in kaleminin çok güçlü olduğu kesin, özellikle Orpheus bölümleri çok iyi yazılmıştı, mitolojiyi bugüne bu biçimde taşımak, o destansı anlatıyı Paris’in karanlık gece kulüplerinde konumlandırmak çok özgün bir iş sahiden ve çok da iyi kotarmış. Ama işte zayıf yanları da olan bir metin. Yine de yazarın başka kitabı çevrilse okurum zira kalemini lezzetli buldum.

İşte böyle!
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gece Unutkandır
Zehra Çelenk’in yeni romanı Gece Unutkandır’ı, tam da Gülistan Doku cinayetine dair yeni bilgilerin üzerimize boca edildiği, her yeni detayla dehşetimizin büyüdüğü bir zamanda okudum. Hakikat ve kurmaca iç içe girdi zihnimde, kitap bana çok dokundu.

17 yaşında bir genç kızın, Serin Aksoy’un cansız bedeninin bulunmasıyla başlıyor kitap. Tipik bir polisiye okuyacağını sanıyorsunuz kitap böyle başlayınca fakat bunun çok ötesinde bir şeyle karşılaşıyorsunuz. Son derece katmanlı, hem kişisel hem toplumsal bir ekseni olan, meselesini “katil kim”in çok ötesinde bir yere konumlandıran bir metin bu. Öyle ki insan bir yerden sonra katili merak etmez oluyor - zira katilin şahsından çok bu cinayeti mümkün kılan sisteme ve iktidar mekanizmalarına bakmaya çağırıyor Çelenk bizi.

Elbette olayı araştıran bir polis var, Garip Vedat. Bir de yanında Özlem ve Taylan isimli iki genç polis var; bu üçlü cinayeti çözmeye çalışıyor ve onlar dosyada ilerledikçe başka karakterler giriyor hikayemize. Kitabı elimden bırakamama sebebiyet veren de işte bu karakterler oldu - normalde görece yan karakterler diyebileceğimiz her kişiyi derinleştirmeyi, hikayelerini merak ettirmeyi başarmış Zehra Çelenk. Serin’in en yakın arkadaşı Melis’ten adli tıpta çalışan Serra’ya, eski sevgilisi Mert’ten polis Vedat’a, Esra’ya - hiçbir karakter tek boyutlu değil, hiçbiri sadece cinayet öyküsündeki işlevlerinden ötürü orada değil.

Bu kitabın en çok kadın karakterleri yer etti bende ki Zehra Çelenk’in bugüne dek yazdıklarını düşününce şaşırtıcı değil elbette. Kitapta farklı sınıflardan, farklı sosyokültürel arkaplanlara sahip çok sayıda kadın var ama hepsi de bir başka mücadele veriyor, vermek zorunda kalmış. Kendileriyle kurdukları ilişkiler hep toplumun türlü mekanizmalarınca biçimlenmiş.

En dokunaklı hikayeyse sanırım Serin’in annesi Hale’ninki - spoiler vermemek için çok anlatmayacağım ama Hale’yi hem bir kadın, hem bir anne olarak çok iyi çizmiş Zehra Çelenk. Kadınlığı ve anneliği arasında kalışları maalesef ne tanıdık, ne sahici.

Polisiyenin tüm imkanlarını kullanan ama bildiğimiz polisiyelerden çok daha zengin bir öykü sunan bir kitap Gece Unutkandır. Ben çok sevdim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir