Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dokuz yaşında olan ve Stargardt hastalığı yüzünden altı ay içinde gözlerini (görme yetisini) kaybedecek olan Mafalda'nın hikayesi... O da tabii ki tüm çocuklar gibi karanlıkta kalmaktan korkuyor. Her gün okula giderken okulun yanında olan ve çok sevdiği kiraz ağacı ile arasında olan mesafeyi sayıyor. O mesafe onun karanlıkta kalacağı zamanı temsil ediyor. Dil ve anlatım olarak sade ve anlaşılır.. Farklılıkları görmek ve empati kurmak için her çocuğun okuması gereken farkındalık kitaplarından. Unuttuğumuz ve unuttuğunuz çocuk dünyasını anlamak için şans verilmesi gereken eserlerden.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şener hoca, ölçme değerlendirme ve eğitim istatistiği alanının en büyük hocalarından birisidir. Keza kendi hocam olmasının da verdiği ayrı bir gurur ile beraber şunu kesinlikle söyleyebilirim ki genel olarak lisans öğrencileri test istatistiğini yorumlamada oldukça zorluk yaşıyorlar. Bu eserin en önemli kısmı burada ortaya çıkıyor. Anlamlı farkların nasıl yorumlanması gerektiğini oldukça basit bir şekilde anlatıyor. Özellikle lisansüstü programlardaki bilimsel araştırma yöntemleri ve test istatistiği derslerinde çok faydalı bir eser.

Akademi alanında ilerlemek isteyenlerin de tanıdığım bütün akademisyenlerin de uzun yıllar boyunca kullandığı bir eser. Değeri bilinmeli. Veri analizinin öneminin anlatmalı ve bu araştırmacı ruhlu kişileri bu kitaba yönlendirmeliyiz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Jared Diamond'un üçlemesinin ikinci olan kitabı. İlk kitabında geçmiş insanlık tarihinden ve antropolojisinden bahsediyorken bu eserinde ise daha günümüz tarihlerine yakın süreçlerden ve dinamiklerinden bahsediyor. Bazen atıf yaptığı bilimsel araştırmaların önemini anlamak zor olabiliyor. Ancak çok ayrıntılara girmeden genel olarak bu araştırmaların önemini güzel bir şekilde anlatıyor aslında.

Bu kitabın belki de en sevdiğim yanı neden sosyal bilimlere ihtiyacımız olduğunu gösteren bir yapıt aslında. 'Neden' sorusuna cevap verebilmede okuyan herkese katkı sunacağını düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bir sokak başında, bir kaldırımda terk edilmiş gibi duran, önünden geçip gidilen taşlar, geçmişin sessiz tanıklarıdırlar aslında. İstanbul'u tanımak ve anlamak için taşların fısıldadığı hikayelere kulak vermek gerekir." ( s.45) diyor kitabın yazarı Sami Bayraktar. Ve belli bir rota eşliğinde, Eyüp Sultan'dan başlayarak geziyoruz onun anlatımında. Dikilitaşlar, kapılar, saraylar, camiler, çeşmeler, kasırlar, türbeler, köprüler, sarnıçlar, kuleler, su kemerleri, hisarlar, aşevleri... İstanbul'u İstanbul yapan her şey öyle güzel ve sıcak anlatılmış ki, ben bu kitaba ba - yıl -dım!

"Hediye edebileceğim kitaplar" listeme ekledim!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bay Kırmızı İskarpin; Bir Karadeniz uşağının (kitapta geçen bir ifade ile söyleyeyim) "irisleri ile değil gözlerinin beyazı ile" görerek tanımladığı, ve toplumda günümüzde de karşılaştığımız 'Köyden İndim Şehire' tayfasını sembolize eden bir kavram.

Kitapta genel olarak yazar bu Karadeniz uşağının pop-art çalışmasını yapmış. Eseri, bu renkli karakterin, o coğrafyada karşılaştığı komik olayların arka planından bir kent hikayesi çıkarmak içinde okuyabiliriz.12 hikaye içerisinde Bekçi Eşref, Kaba Kemal, Zaromuşiya Mamika ve İmera Köyü Hikayesi gibi 4 tane Karadeniz fantazyası var 'ki hepsi okuması keyifli hikayeler.

'Çin Tiyatrosu' ve adeta bir devlet yerleşkesi gibi görünen 'Sağlık Sokağı' hikayelerini sevdim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazıların gerek betimlemelerle gerekse de olay ve mekân üzerinden yol alması, öykü türüne bir nevi akrabalık, hısımlık yakınlığı hissini uyandırıyor. Yazılarda genellikle birinci ve ikinci tekil şahıs kullanılmış. Anlatımda betimlemelerle örülü mazi anlatımları, hayaller, umutlar, özlemler çokça yer almaktadır. Bir yer de, yazarın çocukluğundan başlayan kişisel tarihini işlemiş hissi uyandırıyor. Gerek betimlemeler, gerek soyut değiniler, gerekse de pastoral anlatım tarzı, yazıların sanatsal yönünün öncelenmesine yol vermektedir. Pastoral bir anlatımla, denemelerin estetik çatısını oluşturulmuş görülüyor. Bir nevi estetize edilmiş bu anlatım, okurun duyularını inceltip duygu yoğunluğuna taşımaktadır. Yazar; toprağa, tabiata dönüşe hep vurgu yaparak “biz giderken arkamızda gül kokulu bir bahçe bırakma” (sayfa 8) arzusundan bahsetmesi, yazma amacını serimlemektedir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkeler arasındaki ekonomik, siyasi, askeri vb. çıkar çatışmaları sonucunda olmasını hiç istemediğimiz savaşlar maalesef çıkıyor.

2.Dünya Savaşı yıllarında 9 Ağustos 1945 günü saatler 11:02'yi gösterdiğinde ABD hava kuvvetlerine ait B-29 bombardıman uçağından atılan ATOM BOMBASI ile Nagasaki şehrinin yerle bir olması, burada yaşayan masum canlıların (insan, hayvan, bitki) toptan imha edilmesinin acılarını kitabı okurken içinizde hissedeceksiniz.

Savaşın seyrini değiştiren ve Japonya'nın teslim olmasına neden olan, aynı zamanda ülkelerin silahlanma yarışında atom çağını başlatan bu olayın izlerini, savaş sonrasında bölgedeki masum sivillerin çektiği sıkıntıları anlayabilmek adına okunması gereken faydalı bir eser. Sade ve akıcı bir anlatım dili kullanılmış olan eseri okuyuculara tavsiye ederim
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır bol aksiyonlu bir kitap Okumadığımdan sonraki sayfanın ne getireceğini bilmeden büyük bir merak içerisinde okudum. Sürükleyici kurgusu ve şaşırtıcı sonu ile elinizden bitirene kadar bırakamayacağınız aksiyon dolu çok güzel bir kitaptı.24 yaşlarında ki çoban Tarık, Nebahat nine üzerine kurgulanmış olan eseri okurken kendinizi adeta bir dövüş sanatları konulu bir belgesel mi desem, aksiyon filmi de olabilir. Çok farklı bir cenderenin içinde yerinizi alıyorsunuz. Sade bir dil, akıcı olay kurgusu, ustalıkla oluşturulmuş bir hikaye çatısı ve hareketin ilk sayfadan son sayfaya kadar hiç bitmediği harikulade bir romandı. Yazarın ilk kitabı olmasına karşın başarılı buldum. Hayal gücüne ve olayları yönetmesine hayran kaldım. Kaleminize sağlık. Mutlaka okumanızı öneririm..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
20 Eylül 2022, 02:31 . Gecenin bir vaktinde bitirebildiğim bu ürkünç ürünün adını fazlasıyla hak ettiğini ifade etmek abartı olmayacaktır. Pek kıymetli Mehmet ağabeyin bildiğim kadarıyla 3. romanı ve yerli edebiyatımızda bu tarz içeriklere öncü olması hasebiyle kendilerine teşekkür ederim. İçerik olarak ise "Kitaplardan korkulur muymuş canım?" sorusuna okkalı bir cevap niteliğinde. Tarihle iç içe kurguladığı hikayeleri size soğuk terler döktürebilecek nitelikte. 2 romanını bitirebildim ve ikisi de birbiriyle yarışıyor. Istrancalı Abdülharis ve Karanlığın Şahidesi, gerek dil, gerek kurgu gerekse hissiyatı bakımından size türlü ürpertileri nüfuz ettiriyor. Periveş mi daha korkutucu yoksa Behiye mi ikileminden çıkamadım henüz. Bazı yerlerde ise tarihle özdeşleşen külhanbeylerine karşı sinirlerinizin hoplaması işten bile değil. "Oh olsun" diye sesli bir tepki bile koyuyorsunuz yeri geldiğinde. Mürekkebiniz kurumasın Sevgili Yaltırık. Kaleminize sağlık.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza"sı, şimdiye dek okuduğum en enfes ve sarsıcı roman olabilir. Bu ise belki yazarın ilk romanı olması nedeniyle ona göre oldukça sade, hatta basit kalıyor. Ancak eser, karşılıklı mektuplaşmalar şeklinde akıcı ilerliyor ve dönemin Rus aristokrasisinden uzak, varoşlarda yaşayan insanlarının uğradığı adaletsizliğe okurun empati yapmasını sağlayarak dikkat çekmeyi başarıyor. Kitabın başındaki ön söz bölümünü romanı bitirdikten sonra okudum, kaliteli bir tahlile katılmışım gibi hissettirdi. Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir