Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bülent Akyürek i çok geç tanıdım diyebilirim. Vefatına çok az kala kitaplarımı aldım. ilk okuduğum kitabı da " içinizdeki öküze oha deyin " Zaten böyle bir başlığı olan kitap ister istemez kendisini sana çekiyor. o kitap kapağı.. içindeki yazılar da muzipçe ,samimice yazılmış , bir o kadar edebi , bi o kadar da argo tabirlerin kullanıldığı, insanı bolca tebessüm ettiren yazılar.. İslami cenah a geçen orjinal insanlardan biri. belki de yaşayışıyla yazdıkları arasında belirgin paralellik olan , bizden halktan biri, . bütün kitapları nı okumak için sıraya koydum. en son da "Satılık Adam" romanı. " Satılık Adam " ı da 20 yıl boyunca peyderpey yazmış, bu da bir dipnot olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap tam anlamıyla psikolojik gerilim sevenler için hazırlanmış bir zihin oyunu gibiydi. Elime aldığım anda klasik bir polisiye okuyacağımı düşünmüştüm ama daha ilk bölümlerde olayın çok daha karanlık ve rahatsız edici bir yere gideceği belli oluyor. Fitzek zaten insan psikolojisini altüst etmeyi seven bir yazar ve bu kitapta da bunu fazlasıyla yapmış.
Konusu ilk bakışta basit gibi görünse de ilerledikçe katman katman açılıyor. Milan’ın bir çocuğun yardım çığlığını duyduğu anda başlayan hikâye, kısa sürede paranoya, travma ve vicdan hesaplaşmasına dönüşüyor. En sevdiğim şeylerden biri, kitabın sürekli “Acaba gerçekten olan bu mu?” hissi vermesiydi. Güvendiğiniz karakterlerden şüphe etmeye başlıyorsunuz. Hatta bazen anlatıcının bile sizi kandırdığını hissediyorsunuz. Fitzek’in en güçlü yanı bence tam olarak bu: Okuru sürekli diken üstünde tutabilmesi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Isabel Allende, Violeta ile 100 yıllık bir ömrü bir coğrafyanın kaderiyle harmanlıyor. 1920’de İspanyol Gribi’nin gölgesinde doğan, 2020’de pandemiyle hayata veda eden Violeta Del Valle’nin mektuplarından oluşan roman, yalnızca bir kadının değil, koskoca bir yüzyılın ve Latin Amerika’nın çalkantılı tarihinin de hafıza defteri. Violeta; zenginliği de yoksulluğu da tatmış, sürgünler ve şiddet görmüş, kadın mücadelesinin içinde yer almış güçlü bir karakter. Hayatındaki kavşaklarda aldığı kararları, tutkularını, hatalarını ve yeniden ayağa kalkışlarını okurken insan doğasına dair çok güçlü gözlemlerle karşılaşıyoruz. Allende’nin dili akıcı, özgün ve trajedilerin arasında bile gülümseten bir mizaha sahip. Roman; aşk, aile, kadın mücadelesi ve toplumsal adalet gibi evrensel temaları etkileyici biçimde işliyor. Kadınların ve dönem romanlarını sevenlerin mutlaka okumasını önerdiğim, geç tanıştığım için hayıflandığım bir kitap. 1920’den 2020’ye uzanan bu büyüleyici yolculuğa mutlaka ortak olun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın en sevdiğim tarafı, hayatın çok sıradan görünen kırgınlıklarını, pişmanlıklarını, ilişkilerini ve keşkelerini hiç büyütmeden ama çok sahici bir yerden anlatması oldu.
Büyük olaylar ya da şaşırtıcı tesadüfler yok; buna rağmen son derece akıcı ilerliyor. Yine de kitabı olağanüstü ya da vazgeçilmez bir başyapıt olarak görmedim. Bence çok iyi yazılmış, sıcak, insani ve akan bir hikaye ve en önemlisi, “artık çok geç” fikrini usulca reddetmesi oldu.
Geçmiş değişmiyor belki ama insanın geçmişiyle kurduğu ilişki hala değişebiliyor. Bugün benim için güzel ama olmazsa olmaz bir okuma değil belki ama Sybil’in yaşına geldiğimde aynı kitabı bambaşka okumayacağımın hiçbir garantisi yok.
Belki de yaş alma ve geçmişe bakma üzerine bir roman için en yakışan ihtimal bu.
Yanıtla
8
2
Destekliyorum  16
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mahmud Derviş, düşmanın huzurunu ve rahatını bozmaya en yetkin belde olduğu için Gazze’yi, içimizde sevilmeye en layık yer olarak tanımlar. Belki de bu yüzden Gazze, bizim için sadece Gazze değil; “Sevgili Gazze”dir.
Bugüne kadar her türlü yoksulluğa, terk edilmişliğe ve acıya rağmen dünyanın en özgür beldesi… Kalpsiz bir dünyanın kalbidir.
“Gazze iyileşmeden dünya iyileşmez.” diyor Orhan hoca. Sadece bir hekim olarak değil ,bütün ünvanlarından sıyrılmış bir insan olarak gördüklerine şahit kılıyor bizleri. Bu şahitlik, omuzlarımıza dünyanın en ağır yükünü yüklüyor olsa da, mazlumları destekleyenlerin, ellerinden gelen şey çok az olsa bile, Allah katında ve insanlık vicdanında mutlaka bir değeri olacaktır diyor.
Tolstoy’un veciz ifadesiyle: “İnsan acı duyabiliyorsa canlıdır, başkasının acısını duyabiliyorsa insandır.”
Gazze’nin acısını duyabilmek ve bu acıya omuz verebilmek, insanlığımızı koruyabilmenin belki de en önemli imtihanıdır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar tarihi anlatır, bazıları ise okuru tarihin içine çeker. Vatanın Kalbi benim için ikinci grupta yer alan kitaplardan biri olmuş.

Metin Özdamarlar, Millî Mücadele gibi çocuklara anlatılması hiç de kolay olmayan bir dönemi; futbol sahalarından işgal altındaki İstanbul sokaklarına, oradan İstiklal Yolu’na uzanan sürükleyici bir hikâyeye dönüştürmüş. Vatan sevgisi parmak sallayan öğütlerle değil; insanların yaptığı fedakârlıklar, aldığı riskler ve verdiği kararlar üzerinden hissettirilmiş.

Dilbilimsel açıdan bakıldığında, sade ve anlaşılır cümle yapılarıyla tarihî kavramların bağlam içinde sunulması, eserin çocuk okurlar için erişilebilirliğini artırıyor.

Bir öğretmen olarak çocuklarımızın tarihlerini yalnızca ders kitaplarındaki tarihlerden ve olaylardan ibaret görmemelerini çok önemsiyorum. Metin hocamızın araştırmacı yönü timaşın kalitesiyle birleşince Vatanın Kalbi tam da bunu başarabilen, bir eser olmuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bende yavaş yavaş etkisini gösteren kitaplardan biri oldu. İlk sayfalarda büyük bir beklentiyle başlamıştım çünkü hem konusu hem de hakkında yapılan yorumlar oldukça umut vericiydi. Bitirdiğimde ise ne tamamen hayran kaldım ne de kötü diyebildim. Daha çok, bazı yerleri çok güzel hissettiren ama bazı yerlerde de beni hikâyeden koparan ortalama bir okuma deneyimi olarak kaldı aklımda.
Kitap genel olarak iki insanın yıllara yayılan ilişkisini, kaçırılmış fırsatları, yanlış zamanları ve insanın kendi içinde büyüttüğü kırgınlıkları anlatıyor. Claire Daverley’nin dili oldukça sakin ve duygusal. Özellikle karakterlerin iç dünyasını anlatırken başarılı olduğunu düşünüyorum. Bazı cümleler gerçekten insanın içine işliyor. Sessiz bir melankoli var kitabın genelinde. Ama tam da bu yüzden zaman zaman fazla durağanlaştığını hissettim. Hikâye ilerlemek yerine aynı duyguların etrafında dönüp duruyormuş gibi geldi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilk dikkat ettiğim kitabın kapağındaki çizgilerin sürekli dolaşıyor,kıvrılıyor,kesişiyor,bir yerden başka bir yere gidiyor.japon bayrağındaki kırmızı güneşten batı antik yunana venüs de milo......derin,sessiz bir yolculuk....zaman ve mekan düz bir çizgi gibi ilerlemiyor ki yazarın en büyük özelliği ...en çok beğendiğim bölüm 34.....ustanın hayatı ve sanatı....BİR USTANIN SANATINA ULAŞABİLMEK İÇİN Kİ BURASI ÇOK ÇOK ÖNEMLİ kendini nasıl yok saydığını,hayatını neredeyse tamamen yaptığı işe nasıl adadığını anlatıyor.sanat bir ün ya da kendini ifade etme aracı değil SANATÇININ KENDİ EGOSUNU ESERİN ÖNÜNDEN ÇEKMESİ GEREKTİĞİ DÜŞÜNCESİNE YAKIN(işte burda gerçek sanatçı kimdir sorusunu bir daha düşünmek gerekiyor)nö tiyatrosu ustasında da ,ikona ressamında da,restorasyon ustasında da aynı şey vardır,SANATÇI KENDİNİ MERKEZE KOYMAZ....büyük sanat insanın kendini göstermeye çalıştığı yerde değil,kendini unutmayı başardığı yerde başlar...okunmaya değer.....
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Samiha Ayverdi ile tanışma kitabım. Yazarı araştırdıkça bir çok eseri olduğunu gördüm. 1978 de ilk basımı yapılan bu kitap ise İslam Dünyasına bir çağrı niteliğinde.... İslam'ın gerçekleriyle yaşamak, müslüman ülkelerin birlik olması, batıya duyulan hayranlığın bırakılıp doğunun ılim, irfan... Anlayışının tekrar hatırlanması gerektiğini çok güzel anlatmış. Tam bir sohbet havasında, sıkmadan bilgiye boğmadan bir uyanış çağrısı okumak isteyenlere bırakıyorum. Yazarın diğer kitapları ise listeme girecek bundan sonra....
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel anılarla dolu nasihatlerle dolu kişisel gelişim kitabı. Özellikle zorlukla geçen bir çocukluğun, insanı hayata nasıl hazırladığı mesajı önemli.
İbretlik hayat hikayeleri ile dolu. Neredeyse her sayfasında hayat dersleri var.
Çekilen zorluklar ve yaşam mücadelesi sayın Mustafa Üzümcü’nün azmini ve özelliklerini gösteriyor.
Hayat hikayesindeki cesaret, girişkenlik insanlara örnek olacak şekilde anlatılmış.
Çok ilginçtir ki küçücük bir köyden gelen bir çocuğun bu kadar atılımcı ve ufku geniş olması ve tabii ki kendi deyimi ile de Allah’ın yardımıyla çok güzel işler başarması takdire değer.
Yurtdışından ithal edilen malzemeleri bizzat gayretiyle Türkiye’de üretmesiyle Türkiye ekonomisine çok büyük katkıda bulunmuş
Kitapta, gelişmek ve büyümek isteyen bir çok gencin ve işadamının okuyup ders alacağı ve iş hayatının inceliklerini öğreneceği bir çok bilgi ve fikir var.
Kitabın sonundaki anılarım kısmı ise gerçekten müthiş hayat tecrübeleri ile dolu.

Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir