Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Violeta” destansı bir anlatı… Bir pandemide başlayıp bir başka pandemide biten o uzun hayat…

Isabel Allende’nin tarihe tanıklık eden romanlarından biri daha. Tutkulu aşkların , kalp kırıklıklarının, Latin Amerika‘nın o kapalı kutu, darbelerle şekillenmiş günlük hayatındaki her bir ayrıntı gerçeğinden daha gerçek !

Bir kadın bir hayat demek öyle zor ki bir kadın ve onun birçok hayatı… zenginlik doyumsuzluk sonucu gelen göç “sürgün” ve yeniden doğuş . Bittiği yerden yeniden başlayıp özgürlük… ve huzurlu bir ölüm…

Bitti mi diye sordum kendime devamı gelecek gibiydi sanki…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakın Tarihteki önemli ve problemli meseleri belgeler ışığında nesnel bir biçimde açıklanıyor . Kesinlikle ağır bir dil içermiyor . Yabancı liderler ve temsilcilerimizin hem kendi aralarında hem birbirleri arasındaki telgraflarına yer verilmesi size o anı tekrar yaşattırıyor . Kitap yazılırken birçok kaynağa başvurulup müthiş bir sentez çıkarmış . Adeta mütearife olmuş bazı yargıların neden öyle olduğunu tarih biliminin ışığıyla anlatıyor . Bence her Türk vatandaşı günümüzde hala daha bizi çıkmaza sürükleyen konuların başlangıç noktasını bilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu kadrosunun ta o zamandan farkına vardığı tehlikeleri mütaala etmesi ve üzerinde düşünmesi gerekiyor.Kesinlikle Fahir Armaoğlu'nun diğer kitaplarınıda inceleyeceğim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zeze ona bahşedilen Şeker Portakalı ağacının sahibidir. Onu kişilikli bulmaktadır. Tıpkı kendi gibi... Çünkü Zeze 6 yaşında olmasına ve ona çok kötü davranılmasına rağmen tüm yaramazlıklarına rağmen karakter sahibi bir çocuktur. Bunu para kazanmaya çalışırken adil davranmasından, sevgi gördüğünde çok daha fazla sevgi göstermesinden anlayabiliyoruz. Zeze bize hikayesini dokunaklı ama gülümseten bir üslupla anlatıyor. Serinin ilk kitabı, daha sonra da gençlik dönemlerini okuyoruz. Aslında yazar itiraf da ediyor kendi hikayesini anlattığını. Ancak kendi hayatını yazma kolaylığına kaçar gibi değil bu roman... Ben 3. defa okudum. İlk lisede, sonra üniversitede şimdi de 36 yaşında... En çok da son okumamda keyif aldım, alt metinler buldum, bir sürü cümlenin altını çizdim. Geç kalınmadan okunması gereken bir kitap...
Yanıtla
9
1
Destekliyorum  22
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşk hikayesi, adından da anlaşılacağı üzere birinin müslüman birinin gayrimüslim olduğu iki gencin aşkını anlatmaktadır. Kitap Sultan Ahmet'in cami yaptirmak istemesiyle başlıyor ve başkarakterimiz olan Bahşı'nın öz kızı olduğunu bilmeden gördüğü kızı Kaknuşa'ya benzetmesiyle başlar. Tabi o sırada Bahşı 40 yaşlarında ve kızı görmesiyle 20 yıldan beri kaybettiği eşini aramaktan hiçbir zaman bıkmadığı gibi bir umut doğar. Acaba Bahşı eşi Kaknuşa'yı bulabilecek midir?

Yalnız kitap hakkında söylemek istediğim bir şey var, akıcı bir dil hakim olduğu kadar bu kitapta İskender Pala'nın eski kitaplarından (Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Katre-i Matem, Od) aldığım tadı aldım. Eski kitaplarımda divan edebiyatından izlere fazlaca rastlarken bu kitapta divan edebiyatına dair fazla iz olmamasına rağmen o kitaplardan aldığım tadı alabildim. Tabiki A-71 ve Surname eserlerini yabana atmıyorum fakat sanırım alışık olduğum kalem o tarzdı. Kısacası okumanız kesinlikle tavsiyemdir.
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1014 sayfalık hacmiyle Ördekler, Newburyport özel bir roman. Romanda ilk sayfadan başlayan dişi aslan hikâyesi ve sonrasında devam eden orta yaşlı, dört çocuk annesi, eskiden öğretmen, kanser hastalığı atlatmış, evde tart yaparak para kazanan, ikinci eşiyle evli bir kadının bilinç akışını okuyoruz. Karakterin anlatımında nokta yok, nokta yerine "the fact that" yani dilimizdeki çeviride "gerçek şu ki" diye kullanılan bir kalıp var. Gerçek şu ki kalıbı başlamadan önce belirli yerlerde çağrışımla ilerleyen kısımlar var. Örnekteki ikinci sayfada "Uyan Resmet Günü, dikamba, Kleenex" gibi. Kitap ne anlatıyor kısmına geldiğimizdeyse Obama, Trump, çevreye verilen zararlar, zararlı gıdalar, polis şiddeti, cinayetler, filmler, aktrisler, aktörler, şarkılar, kitaplar, yazarlar ve bunlar gibi hem geçmişten hem de günümüzden pek çok şeyi okuyoruz. Ayrıca bir Amerikan ailesinin yaşamını, kadının anne ve babası için yaşadığı özlemi, kırıklıkları da okuyoruz.
Yanıtla
11
5
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Norveçli yazar bu kez Danimarka ağırlıklı bir öykü anlatıyor. Adını hiç öğrenemeyeceğimiz 60 yaşındaki anlatıcı kadının yaklaşık 6-7 yaşlarındayken hatırladığı 1932 Noel’i ile başlayan roman, çocukluğunu, gençliğini, Danimarka’nın 1939’daki Alman işgalini, abisinin direnişe katılışını, 1943’deki işgalden kurtuluşu, zaman zaman geriye dönüşler yaparak anlattığı bir hayat hikayesine dönüyor. Peterson’un ilk romanlarından olduğu belli, son iki romanından (Ardından ve Benim Durumumdaki Erkekler) çok daha sıkı bir öyküsü ve anlatımı var.

Yine Kuzey Avrupa ülkelerinin vahşi tabiatı, yine yalnızlık hissi ve depresif ruh hali, o ülkelere has hüzün bu romanında da ana unsurlar. Kısa ama güçlü cümleleri ile klasik bir Per Peterson romanı. Bulunduğu coğrafyadan çok daha sert iklimi olan Sibirya’ya gitme hayali ise anlatıcının bir paradoksu, zaten romanda çok sayıda olan paradokslardan birisi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı yeni bitirdim ve beğendim. Bursa'da başlayıp İzmir'e aktarılan ve son olarak Amerika'da biten bir hikaye olması nedeniyle Türkiye'de daha çok ilgi gören bir kitap olabilir. Ödüller de kazanmış. Güçlü bir hikayesi var ve iyi kaleme alınmış yoksa 600 sayfayı okumak kolay değil ama kitap akıyor. Ben zaten kuşaklar arasında aktarılan kader motifleri genler korkular davranış ekolleri söz konusu olunca ilgiyle okuyor izliyorum. Sonunda da bir yüzleşme bekliyordum ve bunun bu kadar tatlı yazılması kitabı güzel hatırlatacak bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kız kardeşlerinin kabahati yüzünden abilerinin "erkekliklerini ispatlamak" için cinayet işlemek zorunda kalmaları anlatılıyor.
Roman, bir polisiyeden ya da cinayet çözümlemeden ziyade namus ve töre gibi kavramların insanların hayatlarına etkisini işliyor. Cinayeti işleyecek kişilerin bile belki birileri bizi durdurur çabası, toplumun töre ve namus kavramlarına bakışından mı yoksa vurdumduymazlıktan mı bilinmez işe yaramıyor ve herkesin bilmesine, görmesine hatta engellebilecek olmasına rağmen işleniyor cinayet.

Roman kısa ve akıcı olmasına rağmen çok fazla isim içeriyor, hikâyeye katkısı olmayan gereksiz birçok detaya da yer verildiğini düşünüyorum. Okurken bu detayı aklımda tutmalı mıyım, bu isimleri ezberlemeli miyim gibi sorular geliyor akla.
Yanıtla
4
3
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilmediğimiz bir ülkenin, bilmediğimiz bir şehrinde, ismini bilmediğimiz ancak yaşına âşina olduğumuz öğretmen bir kadının farklı mekanlarda geçen günlerine tanık oluyoruz. Hepsi hepimizin yaşadığı sıradan günler. Çok sonra ortaya çıkıyor ki aslında bu günler İtalya’da geçen günler. Kadının yalnızlığına ve bazen kalabalığına bazen bir kuaförde, bazen köprüde, bazen bir tatilde, bazen günün herhangi bir vaktinde eşlik ediyoruz. O izin verdiği ölçüde anne ve babasıyla olan çetrefilli ilişkisine tanık oluyoruz. Yalnızlığını soluyoruz çoğu zaman. Bazen onu anlıyoruz bazen anlamaya çalışıyoruz.

Sadelik içerisindeki bu kısa metin ve metin vasıtasıyla bu kadına eşlik ediş bana iyi geldi.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konsepti şu; Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyıl sonuna gidiyoruz. Oradan Cumhuriyet'in kuruluşuna, ilk meclise, Cumhuriyet'in hemen hemen ilk 30-40 senesine damga vuran yüz ismin hayatlarını birkaç sayfada okuyoruz. İnkılap tarihi olarak öğrendiğimiz dönemi, kendi tabiriyle, muharebe meydanlarından çıkarıp, insanileştirmeye çalışıyor. Tarihin o öğretici sıkıcılığından uzaklaşıp inkılabı top seslerinde değil kağıt hışırtısında aramamızı salık veriyor. Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Mehmet Akif, Tunalı Hilmi gibi hem asker, hem siyasi, hem de fikir alanında Cumhuriyet'i kuran ve yükselten isimler olduğu gibi; Enver Paşa, Vahdettin, Damat Ferit ve Şeyh Sait gibi ülkeyi geri çeken, birilerine peşkeş çekmeye çalışan ama şükürler olsun ki başaramayanların hayatını da okuyoruz.
Yanıtla
8
7
Destekliyorum  6
Bildir