Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce İOA hoca'yı okumamış okuyucu için başlangıç kitabı olmamalı yazan arkadaşlara katılmakla beraber Puslu Kıtalar Atlası ve Amat gibi veya herhangi bir kitabıyla karşılaştırmaları da çok manasız buluyorum. Çünkü gelmiş, geçmiş en usta yazarların bile sadık okuyucu kitlesinin daha az benimsediği eserleri vardır, ama kalemlerinin o özgün ruhunu asla kaybetmezler. İhsan hocanın da Tiamat'ı böyle bir kitap. Karakterler, diyaloglar, metaforlar, hikayenin örgüsü, her şeyiyle kendine has üslubunu hissettirdiğini düşünüyorum..
Yanıtla
8
2
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, uzay bilimlerine ömrünü adamış, NASA'da çok önemli çalışmalar yürütmüş, uzay araçlarını yönetmiş bir bilim insanı olarak, uzayı adeta avucunun içi gibi bilen bir kişi. Uzayı anlatan onlarca kitap yayınladı. Bu kitabında ise uzaydan dünyaya bakıyor.
Uzaydan bakıldığında galakside soluk bir toz zerresi gibi görünen dünya uzayda ne ifade ediyor. Uzayda bizim için dünyadan daha elverişli bir yer var mı, yoksa dünyanın kıymetini daha iyi mi bilmeliyiz. Evren yaklaşık 15 milyar, dünya ise yaklaşık 5 milyar yaşında. Evren ortaya çıktıktan itibaren 10 milyar yıl boyunca dünya ortada yoktu. Dünya bir ateş topu olarak ortaya çıktıktan sonra da 4 milyar 999 milyon 900 bin yıl boyunca insan ortada yoktu. İnsan dünyada ortaya çıkana kadar dünya çok badireler atlattı bunca milyar yıl boyunca. Bir kaç yıl içinde yaşanmaz hale getirip acaba Mars'a mı yaşasak diye arayışa girmenin alemi yok.
Bu kitabı okumak düşünce dağarcığınıza çok şeyler katacak, aynı yazarın diğer kitapları gibi.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kimlik, "insanın zaman içindeki incelişinde onu dünyaya bağlayan bir ayna" diyor Amin Maalouf. Peki Milan Kundera'nın romanındaki "kimlik" neyi ifade ediyordu. Evli bir eş kimliği, annelik kimliği, peki beş yaşındaki oğlunu toprağa verince hangi kimlik. Hayatın içinde yaşadığımız olgularda takındığımız kimlikler neydi peki.
Neremizden yaralandıysak kimliğimiz orasıysa eğer, Chantal’ın çocuğunu toprağa vermesiyle bir teselli miydi genç sevgilisi Jean-Marc ile ilişkisi.
Kitap, aşkı sorgulatıyordu, yaşam ve kimlikler üzerinden. Birbirlerinin gizli yönlerini bilmek isteyen bir ilişkinin, bunun için yaptıkları küçük oyununun bir karabasan'a dönüşümünü izletiyordu okuyucusuna. Rüya nerede başlıyordu, gerçeklik hangisiydi. Keyifle okunacak bir Milan Kundera klasiği.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap oldukça güzel, büyükelçi olayların çıkışını, arka planını, çözüm için ne kadar uğraşıldığını tecrübe ettiği olaylar ve gözlemleriyle harmanlayarak gerçekçi şekilde anlatmış, gayet güzel bir dil kullanmış, taraflı yazıldığını düşünmüyorum, zaten yazarın kendisi de kitap içeriğinde bir devlet memuru olarak bilip gördüğü olayları anlattığını beyan edip Suriye'ye ziyarete giden muhalefet vekillerini temsilcilikte ağırlarken de yaşanılanları anlatırken sanki taraflı şekilde davranış içerisindeymiş gibi bir hava oluştuğundan kitap içerisinde bahsetmiş.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı eserlerde adına rastlamamla edindiğim bir klasik Klara Miliç.
Kısa ama doyurucu. Bitirmeden elden bırakmak mümkün değil. Bir bölüm bitiyor ve sonraki bölüme başlamak için bir acelecilik çıkıyor ortaya, sanki sonu ve başı yokmuş öyle akıyormuş gibi, bölümleri ara vermek için birbirinden ayrı tutmak haksızlık olur gibi, sanki ara verirsen bıraktığın yeri kaybedecekmişsin ve bir daha dönemeyecekmişsin gibi.
Kısa ama oldukça etkili. Bir yandan sonunu tahmin ederken ve tahmin ettiğin sona yaklaşırken bir yandan “mümkün mü?” diye sorduruyor. Tüyleri diken diken eden türden. Gerilim desem dilim varmıyor, masalsı gibi ama üstünde kalıyor. Muazzam bir klasik.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tavsiye puanım 5 / 5
Kitap 19 öykü ve bir kaç tane kısa şiirden oluşmaktadır. Bir oturuşta keyifle okuyabileceğiniz şekilde tasarlanmış. Her öykü çok tadında, yalın bir dille yazılmış. Öykülerin aralarına serpiştirilen kısa şiirler diğer öyküye geçişe hazırlıyor insanı sanki parfümler arası geçiş yaparken koklatılan kahve gibi... Öykülerin içinde en çok Tırtılış'ı sevdim. Bu arada hani öykü dediğime bakmayın, öyle bildiğimiz alalade öykülerden değil, her birinin üzerinde saatlerce konuşulabilecek tartışılabilecek konuları var. Kendileri kısa ama anlamları bir dünya...
.
Kalemine, yüreğine sağlık arkadaşım gurur duydum. Nicelerini yazasın, bizler de okuyalım
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitap beklediğimden daha şamil çıktı. Yazar Sessizliği muhtelif vechelerden ele alıp bunu yaparken de edebiyat, sanat, felsefe, din ve doğal olarak tarihten beslenmiş. Çok ta güzel olmuş. Daha önce sessizliğin bilmediğiniz veyahutta düşünmediğiniz bir mahalline muhakkak tesadüf edersiniz kitapta. Belki kitaptaki (aşırı yorum olarak alınabilecek) tek taraz yazarın Fransız olmasından mütevellit bu alıntılanan ve beslenilen kaynakların ekseriyetinin de fransız metinleri olması. Elbette hepsi oldukça kaliteli metinler lakin alışık olmayınca( yabancı olunca) insan hafif bir dışarıda kalmışlık, dışardan bakmışlıkta hissetmiyor değil.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihî Kırıntılar, kurgusu itibariyle, ardışık olarak birbirini izleyen dört farklı anlatım ile sürmektedir. Bu dört farklı anlatım ise iki farklı zaman barındırmaktadır. İlk zaman; Meral’in kaybolduğu 1992 yılı ile başlayıp 2006 yılına kadar süren, Can’ın gelişimini, ailenin kayba verdiği tepkiyi ve alışma sürecini işler. İkinci zaman ise 2014 yılı ile başlamakta ve 2018 yılına kadar sürmektedir. Bu zaman diliminde Can bir gazetede çalışmakta ve şairlerin isimlerini vermeden yazacakları, her birinin bir öykü ile yer alacağı bir öykü kitabı projesi yürütmektedir. Bu zaman dilimi aynı zamanda Türkiye’de yaşanan güncel olaylara da değinmektedir. Üçüncü anlatım ise Can’ın projesinde yer alan ve sayıları on iki adet olan şairlerin öykülerinden oluşmaktadır. Her öyküden sonra da o şairin şiir anlayışını işleyen ve adı ‘Poetika’ olan bölümler de dördüncü anlatımı oluşturmaktadır.
Doğrusu Barış Bıçakçının kalemini çok seviyorum. Nil Karaibrahimgil tavsiyesiydi, iyi ki dedirtti.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın 'Gecelerin Kitabı' adlı eserini okuyunca bunu da okumak istedim. Esasında ikisi de pek çok farklı karakteri anlatan, ağır cümlelerden oluşan okunması zor kitaplar. Ne var ki öyle vurucu cümleler, paragraflar var ki insan dakikalarca düşünmeden edemiyor. Pek çok insan kutsallarına saldırıldığını düşünebilir ama sorgulamak, zihni açmak için maalesef bu gerekli. Sonuçta kabul etmek veya reddetmek size kalmış. İlaveten bir bölümdeki Roselyn adlı erkek kahraman içime bir yara olarak yerleşti, çok etkileyiciydi. Diyebilirim ki zor bir roman ama muhteşem bir edebiyat. Tercihinizi buna göre yapın.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kundera'nın Çekoslovakya'yı terk etmeden önce yazdığı son kitabı ve benim de okuduğum üçüncü Kundera kitabı.
Resme ve şiire yeteneği olan Jaromil'in, çocukluktan yetişkinliğe geçişteki bunalımları, yaşadığı cinsel kimlik karmaşaları, cinselliğe adım atışları, hayalleri, sevgileri, aşkları ve bunların içinde de kendi bedeninden nefret eden bir anne. Romanın arka ekranında ise, savaş yılları, Rusya'nın işgali ve siyasi çatışmalar.
Psikolojik analizler ve bilinç altı çözümlemeleri ile Kundera sanırım Freud'a nispet yapıyor.
Resimlerini başsız kadın bedenleriyle resmetmek hangi bilinç altının bir yansımasıdır.
Peki Jaromil'in ilk cinselliği tecrübe etme deneyimleri, safi bedensel bir aşkın tezahürü müdür yoksa şefkat ve mutlak aşkın beklentisi midir?
Gençliği "erkeğin kadınsı çağı" olarak betimleyen yazar, o donemin gençlik sancılarını siyasal konjonktürden muhteşem olarak ele almış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir