Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gülşen Funda'nın Yol Deriz Ona adlı öykü kitabında her biri tek isimden oluşan yedi öykü yer alıyor. Yazarın dili fazlasıyla özel, kendi has, çok lezzetli. Ama kitaptaki öykülerin kalitesini sadece iyi dille açıklayamayız. Kurgular da bir o kadar özgün. Bildiğimiz acıları kadim metinler üzerinden yeniden kurgulamış yazar. Yani karşımızda tarihsel üstkurmaca olarak niteleyebileceğimiz öyküler bulunuyor. Tuvalarda Soğdlara, Osmanlı'dan Bizans'a kadar farklı zamanlar ve kültürlerin efsanelerinden, destanlarından, masallarından çıkmış ve yeniden kurgulanmış öyküler mevcut. Acının anlatımı oldukça derinden, uzak zamanlardan, uzak diyarlardan okura geliyor. Kurgulardaki parçalı ve bölümlerden oluşan yapı da ayrıca göze çarpıyor. Kısacası bu güzel kitap 2023 yılı Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü sonuna kadar hak etmiş.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zaman Çarkı serisi genel olarak fantastik edebiyat okurlarının kütüphanesinde yer alması gereken başlıca kitaplardandır. İlk kitabı ise özellikle yeni bir serüvene başlangıç için oldukça iyi bir kitaptır. Merak uyandırır, atmosfer, olaylar ve karakterler oldukça iyi betimlenir ve ansızın kendinizi başka bir dünyanın içinde bulursunuz. İlk kitaptan itibaren not alarak okumak 14 ciltlik seri içerisinde iyi bir okuma alışkanlığı yaratacaktır. Çünkü olaylar aynı farklı yer ve zamanlarda paralel olarak ilk kitaptan itibaren ilerlemeye başlıyor. Ayrıca hiçbir karaktere baştan önyargılı davranmayın ilerleyen süreçte favori kahramanınız olabilir.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, erkeklerin MARS’tan, kadınların da VENÜS’ten geldikleri varsayımı ile her iki tarafında iletişim, olaylara/hayata bakış, anlayış, hissediş, tepki ve beklentilerinin farklı olduğunu anlatıyor. Aslında bu farklılıklar kabul edildiğinde önemli bir sorun çözülmüş olur. Zaten mutluluğun temeli de birbirimizi anlamaya çalışmak ve kabullenmek değil mi?Ancak her konu ve olayda erkeklerin/kadınların % 100 farklı düşünmesi biraz abartılı bence. O zaman hayat yaşanmaz hale gelir. İllaki az veya çok ortak görüşler vardır. Farklı bir bakış açısıyla hazırlanmış bir eser. Bazı tekrarlar olsa da okumaya değer bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açıkçası son zamanlarda okuduğum en iyi korku-gerilim türündeki romandı. Son sayfaya kadar merak uyandıran, tam bitti dediğinizde hikayenin tekrar alevlendiği, aynı gün başlayıp bitireceğiniz bir kitap. Karakterlerin dağılımı, roman boyunca onlara tanınan sayfa oranları tam tadında olmuş. Tek eleştirdiğim nokta Edith'in karakter oluşumunun istediğim derinlikte olmamasıydı. Belki kitabın sayfa sayısı daha uzun tutularak kendisine daha çok yer verilebilirdi, ya da olaylar belki daha uzun süreçte birbirine bağlanabilirdi. Niyeyse son çok aceleye getirilmiş hissi veriyor. Belki de tadı damağımda kaldığı içindir. Adını hakkıyla taşıyan bir roman, okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın yazarı olan Agota Kristof’un yoksulluk içinde geçen çocukluğuna, Macaristan Sovyet işgali altındayken yaşadığı ilk gençliğine, mültecilik sürecine, başka bir ülkede hayata yeniden başlama, dil öğrenmesine dair kısa kısa metinlerden oluşan, insanın içine içine işleyen bir kitap okumaz yazmaz.

Kristof'un dil öğrenme süreci kitaba adını vermesine sebep olmuş. Fransızca okuma yazması olmadığından okumam yazmam yok diyormuş çevresindeki insanlara. Fransızcayı öğrenişi, sevdiği yazarları fransızcadan nasıl okuduğu ve en önemlisi o dili nasıl kullanarak yazmaya başlamış hepsini hayretle okudum.

Kitapta en çok etkileyen kısım ise mültecilikle alakalı yerlerdi. İnsan kaçakçılarının soğuk komutları altında aşılan sınırlar, yeni bir ülkede kurulmaya çalışılan o ‘yeni’ hayat, ve o çöl..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
10 bölümden oluşan Meave Kerrigan serisinin 2023 yılında yayınlanan 10. kitabıdır elimizdeki.

İngiliz polisiye gerilim türünün özgün yazarlarından biri Jane Casey.

Çağımızda, insanların bir kısmı aşırı yoksul, bir kısmı ise kendilerinden başka hiç bir şeyi umursamayacak kadar, dünya sadece onların emrindeymişçesine, kendilerinden başka hiç bir şeyin önemi yokmuşçasına ve tüm geri kalanların tek görevi onları memnun etmekmişçesine bencil, duyarsız.

Sonunu düşünmeden atılan adımlar bazen hiç beklenmedik şekilde gelişebilir.

Nehrin kıyısında parçalanmış halde bir ceset bulunur.
Cesedin kimliğini tespit etmek ancak uzun uğraşlar ve testler sonucu mümkün olur.
Cesedin genç bir kadına ait olduğu, kadının da bir gazeteci olduğu anlaşılır.
Dedektif Kerrigan ile çalışma arkadaşı Derwant, uzun ve titiz bir çalışma sonucu, adeta iğne ile kuyu kazarcasına yaptıkları araştırma sonucu, gazetecinin hangi haberin peşinde olduğu ortaya çıkar ve öğrendikleri dehşet vericidir...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gökhan Yılmaz Boşlukdikeni'nde, insanların yaşadığı çeşitli boşluklardan bir öykü dünyası yaratmış. Öykülerdeki içerik ismi gibi oldukça dikenli. Acının anlatımı yazara özgü harikulade bir dille donanmış. İlk öykü olan "Çıkrığı Yok Bir Kuyu" da yedi harften oluşan ve birbiriyle bütünleşen çok farklı bir kurgu mevcut. Bu öyküde yazar zekasını okuruna gösteriyor. Karakterin amcasına dair yası içeren "Renk Ayarı" öyküsü de ne anlattığı kısmında kitabın bence en öne çıkan metni. Dil olarak da drone üzerinden anlatımıyla "İzansız Hava Aracı" bence çok başarılı.

Kitaba dair tek olumsuz düşüncemse birkaç öyküde dilin imgesel anlatımla fazla öne çıktığı, içeriğin belirsizleştiğine, geri planda kaldığına dair. Bu durumu az sayıda öyküde yaşıyoruz ve dilin bu kadar öne çıkmasının da yazarın bilinçli bir tercihi olduğunu görebiliyoruz. Sonuç olarak güçlü bir dille örülmüş, iyi öykülerden oluşan bir kitap okudum.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ünlü bir denizci olan İsa Bey ile onun oğlu Kalender'in hayatını anlatan güzel bir roman. Osmanlı döneminden Kristof Kolomb'a uzanan harika bir yolculuk. Olay örgüsü, kitabın akıcılığı ve yazının sadeliği takdire değer. Esir kadına sevdalanan Kalender'in bu kadını hayatına almak istemesiyle başlayan olaylar zinciri, Kristof Kolomb ile tanışması ve yeni topraklarda yaşayacağı yepyeni heyecanlar ve aynı zamanda dehşetle okunacak sömürgeciliği adeta bir Panorama gibi gözümüzün önüne seriyor.

Açıkçası ben kitabı çok beğendim. Yazarın diğer kitapları gibi çok farklı gerçekten. Harika bir kitap. Çok kolay okunabiliyor ancak zaman zaman eski Türkçe kelimelerin olması okuru zorlayabiliyor. Kitabın sonunun beklediğim gibi olduğunu söyleyemem. Açıkçası çok daha iyi olabileceğini düşünüyordum ama Kaan Murat Yanık bu ülkenin yetiştirdiği en büyük yazarlardan.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bitirip geldim.

"Tanabay bir yandan bunları düşünürken, bir yandan da ömrünün rahvan atın sırtında koşarcasına hızlı geçmesinden, onunla birlikte çabucak kocamalarından dolayı kederleniyordu..."

"Fakat insan, yaşamın ilerlemesinden çok, yaşlandığını sandığı, ömrünü tamamlamak üzere olduğunu düşündüğü sürece yaşlıdır."

Aytmatov klasiklerinden birini daha okumuş oldum, etti altı.
Yazarın üslubu bana, Gün Olur Asra Bedel kitabını anımsatsa da bambaşka hikayeler, bambaşka bir olay örgüsü...

Kırgız dağlarının büyüklüğünün tadı kaldı, damağımda.
Yine özleyeceğim bir eser daha...

"Elveda Gülsarı.."
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romanın kahramanı Dr Real’in yaşadıklarını 30 yıl sonra kaleme alarak romanın anlatıcısı olarak karşımıza çıkarıyor. Kurmaca olan öyküyü Saer yazılanları kendisi yazmamış, yaşayanın notlarıymış gibi çok iyi bir kurguyla sanki gerçek tarihi bir olaymış hissi uyandıracak şekilde kaleme almış. 1804’de ruh hastalıkları uzmanı Dr Weiss ile genç bir hekim Dr Real, Buenos Aires’in yakınlarında bir akıl hastanesi kurarlar. Civardan gelen talepler üzerine beş hastayı (deliyi) civardaki bir kasabadan alıp kurdukları bu hastaneye getirmek üzere Dr Real bir yolculuğa çıkar. Kitapta bu ilginç yolculuğun hikayesini okuyoruz. Hastalar (deliler) hepsi birbirinden farklı karakterlerde ve Saer bunları inanılmaz gerçeklikle tanımlıyor. Dr. Rael zorlu yolculukta doğayla ettiği kadar hastalarıyla da mücadele ediyor. Yer yer mizahi bir anlatımı var. İnsana “delilik-akıllılık sınırlarının” ne olduğunu, delilerin ne kadar akıllı, akıllıların da ne kadar deli olduğunu düşündürmekte.


Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir