Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok değil daha birkaç yıldır ders kitaplarında kendine yer bulan 1. Dünya Şavaşı’nda Çanakkale’den sonra İngilizlerin hezimete uğradığı bir destandır Kut’ül Amare.

1952 yılına kadar ülkemizde Kut Bayramı olarak kutlanan ve ders kitaplarında yer alan bu destan, Türkiye’nin NATO’ya katılımıyla bir anda unutulup gitti. Ta ki bundan birkaç yıl öncesine kadar.

İngilizlerin Orta Doğu’da altın ve devlet kurma sözü verdikleri Arap toplumlarıyla Osmanlı Devleti’ne karşı oluşturdukları ittifakın anlatıldığı bu cephede Halil Paşa ve askerlerinin kahramanlıkları anlatılmaktadır.
Kut’ül Amare, hüzünlü olaylar yaşanmasına rağmen General Toeshend ve İngiliz askerlerinin hatta devlet kurma hayaliyle saf değiştiren Arap kabilelerinin nasıl kaybettiklerinin hikayesidir.

Ne kadar unutturulmaya çalışılsa da Milli Tarih bilincimizi tazeleyen romanların yazarı İsmail Bilgin’den yine mükemmel bir tarihi roman.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Küçük Ağaç; 5 yaşında hem öksüz hem de yetim kaldıktan sonra büyükbabası ve büyükannesiyle yaşamaya başlar. Büyükbabanın ve büyükannenin rehberliğinde doğayı, hayatın işleyişini ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir.

Bu bilge insanlar, beyaz adamın gözünde “okumamış” yerliler olabilir, ama en güçlü olanı değil, en zayıf ve en yavaş geyikleri avlayacak kadar doğaya ve insana dair derin bir anlayışa sahiptirler. Çocuk yetiştirme konusunda usta olan bu bilge kişiler, Küçük Ağaç’a sevginin temelinin anlayış olduğunu öğretirler. Büyükannenin dediği gibi, “Anlamadığın şeyi sevemezsin.”

Yıllarca teorik bir kitap sanıp ertelediğim “Küçük Ağaç’ın Eğitimi,” bir çocuğun büyüme hikayesinden çok daha fazlası. Hayata dair büyük dersler içeren, derinlemesine düşündüren bir eser… Üstelik çok da akıcı… Bu eserde, büyükbaba ve büyükanne gibi karakterlerin bilgeliği, doğa ile olan uyumu ve insana verdikleri değer beni fazlasıyla etkiledi.
Tüm ebeveyn ve eğitimcilere tavsiyedir
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  17
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde İslam öncesi tıbbi çalışmalardan başlayıp Hz peygamber Dönemi, dört halife ve Abbasîler dönemi tıbbi çalışmalarını detaylı bir şekilde anlatmaktadır. İslam tıbbına kaynaklık eden Antik Dönem tıbbı ve tıbbi eserleri anlatılmış İskenderiye ekolu hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra İslam Dönemi tıpçıları ve Hz Peygamberin tıbba bakış açısı hakkında bilgi verilmiştir. İkinci Bölümde ise İslam'ın Doğu bölgesindeki tıbbi faaliyetler anlatılmıştır. Genellikle tercüme faaliyetlerine yazılan eserlerin kısa özetleri ile İslam tıbbının inkişaf dönemi detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca İbn-i Sina ve Yükselme Dönemi ile ilgili bilgilerde bu bölümde bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise Kuzey Afrika'daki ve Endülüs'teki tabipler ve eserleri hakkında bilgiler mevcuttur. Konuyla ilgili araştırma yapmak ve bilgi edinmek isteyen arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gustav Meyrink’in Golem kitabını okuduğumda, beni ilginç bir dünyanın içine sürüklemişti. Kitapta, Prag’ın gizemli ve karanlık sokaklarında dolaşırken gerçek ile hayal arasındaki sınırın nasıl belirsizleştiğini hissediyorsunuz. Anlatımı tam anlamıyla korku ya da fantastik bir roman değil, ama her ikisinden de izler taşıyor. Golem figürü ise sanki insanın bilinçaltındaki korkularla ilgili bir metafor gibiydi. Bilemiyorum... Kitap, özellikle sembollerle dolu yapısıyla okuru düşündürüyor ve bazı yerlerde kaybolmuş gibi hissettiriyor. Bu yönleriyle oldukça etkileyiciydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Pamuk’un İstanbul kitabını okuduğumda, şehre dair benzer bir bakış açısına sahip olmamız beni hem şaşırtmış hem de mutlu etmişti. Ben mesela, İstanbul’un özellikle sisli, yağmurlu ve kasvetli havalarda gerçek kimliğine büründüğünü ve bu havaların şehre bir hüzün verdiğini düşünürüm. Bu yüzden yazın bence İstanbul, gerçek İstanbul değildir. Pamuk’un, aynı nedenlerle olmasa da, İstanbul’u hüzünle bağdaştırması benim için güzeldi. Kitap, İstanbul’un sokaklarını, tarihini ve kültürünü anlatırken, aynı zamanda Pamuk’un kişisel anılarıyla da dolu. Pamuk’un Abdülhak Şinasi Hisar ve Reşad Ekrem Koçu’yu seviyor olması ise beni özellikle çok etkilemişti, çünkü bu iki yazar da İstanbul'u bambaşka bir derinlikle anlatıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alberto Manguel’in Okumanın Tarihi kitabını 2009 yılında okumuştum sanırım. Umberto Eco’nun Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti kitabında anlatı kavramını öğrenmem gibi, bu kitapta da "okuma" kavramının ne kadar geniş bir anlam taşıdığını fark etmiştim. Kitap, okuma pratiklerinin tarih boyunca nasıl değişip dönüştüğünü anlatıyordu ve okumanın sadece bir kitabın başına oturup sayfaları çevirmekten ibaret olmadığını gösterdi. Eski çağlardan bugüne, okumanın sosyal, kültürel ve hatta politik bir eylem olarak nasıl şekillendiğini görmek gerçekten ilginçti. Kitap, okuma alışkanlıklarıma yeni bir bakış açısı kazandırdı; sadece kelimelerle değil, farklı yollarla da "okumanın" mümkün olduğunu anlamıştım.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
On bölümden oluşan eser her bölümde Rousseau'nun yalnız gezileri sırasında zihninden geçen düşünceler, anılar, gözlemler ve duygularını barındırıyor. Özellikle insan doğası, toplum ve bireysellik üzerine düşünceleri yoğun bir şekilde yer alıyor kitapta.Toplum baskıları ve insanların ikiyüzlülüğünden duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, bireysel özgürlüğü ve içsel huzurun önemi dile getiriyor.Eser bu açıdan bir tür içsel yolculuk ve kendini keşfetme süreci olarak değerlendirilebilir.Bazı bölümlerde doğaya olan hayranlığını ve doğayla içsel bir uyum içinde yaşama arzusunu dile getiriyor.Doğanın saflığı ve güzelliği onun için bir kaçış ve huzur kaynağı olarak karşımıza çıkıyor.Kitap sadece bir düşünürün gezileri değil aynı zamanda derin bir duygusal yaşantıya sahip bir insanın içsel yolculuğunu da gözler önüne seriyor.Özellikle Rousseau'un sade ve samimi dili kitabın beğendiğim özelliği.Keyif alarak okuduğum bir kitap oldu.İlgisi olanlara tavsiyemdir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazardan okuduğum ilk kitap oldu.Kitap bir Çınar ağacının dilinden insanların modenleşme ve gelişme uğruna yaptıkları çevresel tahribatı, ağaçların tanıklığını, maruz kaldıkları ihanetleri, çaresizliği ve doğa ile insan arasındaki savaşı açık bir şekilde anlatıyor.Yenilik ve gelişim adına yapılan kesimler, kitapta bir eleştiri odağı olsada ele aldığı mesele sadece çevresel tahribatla sınırlı değil aynı zamanda toplumsal değerler ve etik üzerine de düşünceler sunuyor.Doğayı feda etmenin bedelini hatırlatıp doğayı korumanın aslında kendi geleceğimizi korumak olduğunu vurgulayarak bu konuda güçlü mesajlar vermeye çalışılmış kitapta.Bir okuyucu olarak Çınar ağacıyla çokça empati kurduğumu söyleyebilirim.Kırgınlıklarını, hüznünü, üzüntüsünü onunla birlikte yaşadım.Beklentimi tam olarak karşılamasa da keyif aldığım bir sonla bitti kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap daha çok bir kasabanın akıl hastanesinde bulunan eğitimli hasta olan Ivan Dmitriç ile doktor Andrey Yefimıç arasındaki felsefi çatışmaya odaklanır.Altıncı kağuş hastanenin bölümüdür.Stoacılık düşüncesini bu kitapla öğrendim diyebilirim.Ivan Dmitriç takip edilme korkusu olan bir hastadır.Doktor kasabanın sıkıcılığından ve konuşulacak insanın olmamasından yakınırken İvan ile tanışmıştır.İleri sayfalarda bu durumu “Benim hastalığım,yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemde.Ama o da bir deli!”der.Kitapta felsefi çatışmaları yanı sıra insan psikolojisinden de derin analizler bulunuyor.Kitabın sonralarına doğru doktorun deli olduğunu düşünülmesi ve yaşadığı o süreci sıkıntıyla okudum.Onun o çıkmaz ve kısırdögüsü içindeki durumu bende de aynı etkiyi yarattı diyebilirim.Her açıdan beğendiğim bir kitap oldu kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar felsefi ve psikolojik temaları bir araya getirerek hayal ürünü bir hikaye aracılığıyla Nietzsche'nin iç dünyasını ve fikirlerini sunuyor.Felsefi derinlikleri-güç istenci, üstinsan gibi kavramlar- yanında içsel monologlar aracılığıyla işlemiş.Yine çokça psikolojik unsurlar Bruner'in psikoterapi uygulamaları eşliğinde Nietzsche'nin yaşadığı zihinsel, duygusal mücadeleler ve iyileşme süreçlerine dair çalışmalarla aktarılmış kitapta.Bunun yanı sıra dostluk ve insan ilişkileri kitapta belirgin olarak ele alınmış.Breuer ve Nietzsche arasındaki ilişki sadece bir doktor-hasta dinamiği olarak değil aynı zamanda iki farklı bireyin dostluğu ve bu ilişki üzerinden birbirlerine etkileri , derin varoluş sorgulamaları ve bireylerin kendi kaderleriyle yüzleşmesi üzerinden aktarılmış.Uzun zaman sonra okuduğum ve bana çok iyi gelen bir kitap oldu diyebilirim.Karakterler, olay örgüsü ,yapılan analizler, sorgulamalar tüm beklentilerimi çokça karşıladı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir