Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hz Ali'nin hilafet konusunda ki isteği kendi arzusundan kaynaklanmamaktadır. Gadir-i Hum mevkiinde Allah Resulü tarafından deve semerleri üst üste konularak oluşturulan yükseltinin üzerinde Hz Ali'nin kadın erkek bütün müminlerin velisi olduğu gerçeği Allah'ın isteği ile Hz Peygamberi (s.a.a)'in dilinden ifade edilmiştir. Hz Ali'nin olduğu bir ortamda muaviye, muaviyenin kardeşi ziyad, amr bin as ve mugire bin Şûbe'den Arabın dahisi, becerikli, işbilir insanları olarak bahsedildiğinde, Hz Ali şöyle demiş "Eğer ki Allah'tan korkmasaydım, Arab'ın dahisi olurdum." demiş. Ortamda ismi zikredilen bu insanların dahiliği kurnazlık ve şeytanlık doğrultusunda bir dahiliktir. Adaletten uzak bir dahilik. Kitapta bir bölüm var. Hz Ali'nin tükenişi adlı bölüm. Haydar-ı Kerrar tükenmez. Mehmet Azimli hocanın bu kitabında yazdığı bir çok hususa katılmamakla birlikte kendisinin medeni cesaretini takdir ediyorum. Mehmet Azimli Hocanın Halifeler ile ilgili diğer eserlerini de aldım.
Yanıtla
0
3
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadim bilgi kelimeler aracılığıyla göze ulaştı. Göz gördü, beyin tasnifledi ve arşivledi. Günlerden bir gün bu dosyayı Nefs okudu canı çok sıkıldı. Ruh okudu ve " her zaman bir ümit var" diye içinden geçirdi. Son sayfayı çevirdiğinde içinde buruk da olsa bir his vardı. Bu hissi adlandırmak istediğinde aklına tek bir kelime geldi. HUZUR..

Hasan Kerim GÜÇ yıllardır herkesin içinde hissettiği ama anlamlandıramadığı "Huzur nedir, nerededir" sorgusuna koskocaman bir pencere açmış. Böyle bir eser yarattığı için teşekkür ediyorum. Daha önce kendisine ait "Yolda Bir Kuş'a Rastladım" kitabıyla sevmeye başladığım ruh dünyasının bu kitapla ne kadar enginlere uzanabileceğinin farkına vardım. Bu vesileyle çok değerli annesi mutasavvıf Cemalnur Sargut hanımefendin Dünya'ya bırakabileceği en değerli mirası olan Hasan Kerim GÜÇ' ün sonraki eserlerini de sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, mesleki yaşamına yeni başlayan veya yılların tecrübesine sahip öğretmenlere birbirinden farklı onlarca yöntem sunuyor. Birçoğunu not aldığım bu yöntemler öğrencinin daha iyi ve sağlıklı öğrenmesini amaçlarken, öğretmenlere de ışık tutar nitelikte. Farklı metotları bizzat deneyen ve tecrübelerini aktaran Müjdat Ataman'ın bu kitabını mümkün olsa da meslektaşlarım her dönem başı tekrar tekrar okuyabilse. "Öğretme"nin gelenekselliğinden ayrılıp yeni tekniklerle daha kolay, eğlenceli ve pratik şekilde yapılabileceğini kabullenmek gerekir. Bilginin hızı ve kolay erişilebilir olması bu devirde işleri daha kapsamlı bir hale getirebiliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, İrlanda'da 1845 yılında başlayıp yedi yıl süren kitlesel açlığı anlatıyor. Yaklaşık bir milyon insanın ölümüne ve iki milyon kadar insanın göç etmesine sebep olan kıtlık sona erdiğinde ülke nüfusu %24 oranında azalmıştır.

Kitap, İrlanda kıtlığını odak noktasına alarak yoksul bir ailenin etrafında şekilleniyor. Büyük kıtlığa sebep olan en büyük etken, halkın temel gıdası olan patatese bulaşan bir hastalık. Kötü yaşam ve açlığa politik başarısızlık da eklenince sonuç yıkımlarla dolu yedi yıla mal olmuş.

Yazar toplumsal karmaşayı ve kıtlığın insanlar üzerindeki etkilerini birçok yönüyle anlatarak, o dönemde yaşanan insan manzaralarını çarpıcı bir şekilde kaleme almış. Üstelik bu kıtlığı fırsata çeviren aç gözlü insanların varlığından da söz etmiş.

Açlığı, vefasızlığı, düşmanlığı, iki yüzlülüğü, çaresizliği anlatan ve insana pek çok insani değeri sorgulatan kitaplardan. Etkileyici, hüzünlü ve kendine hapsedecek kadar tesirli.
Yanıtla
8
2
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1789 ve 1793 yıllarında Fransız Devrimi döneminde yayımlanan İnsan Hakları Beyannameleri maddelerine eleştirel ve liberal düşünce gözünden bakılarak oluşturulmuş eser. Eleştiriler Fransa üzerinden yapılsa da yazarın düşüncesinin evrensel boyutta olduğunu görebiliyoruz. Çevirinin iyi olmasıyla alakalı sanırım siyaset bilimi alanında olsa da kitap gayet akıcı ve kendisine bağlıyor. Bence "memurların hürriyeti" başlıklı bölümdeki devletin ve milletin memurları olarak oluşturulmuş ikili ayrım çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beşi politik ikisi adi suçlu olmak üzere yedi kişinin sonu idam ile sonuçlanan süreçi anlatıyor. Adi suçlulardan ziyade politik suçluların idam sürecinde daha metanetli oldukları ortaya konuyor ki bunun dinamiğini çok net olmamakla beraber inandıkları dava olması gerektir. Günün sonunda idam cezasının ne kadar iğrenç ve çağdışı bir ceza olduğu gerçeğini kavrıyorsunuz. Kaldı ki bu kitap deniz Yusuf ve Hüseyin’in idamı öncesi basılmış bir nevi idam karşıtlığı içeriyor aynı kitabın yazarının dönemin siyasal sistemine karşı çıkmak için bu kitabı yazdığı gibi ..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hem kendisini hem videolarını, yazılarını severek okuyup takip ettiğim değerli Tuba hocamın yazmış olduğu Ruhumun Kayıp Halkası 1 kitabı, hatalarımızı görüp yeri geldiğinde törpüleyerek, yeri geldiğinde onları kabullenerek yeni bir bakış açısı kazandırmayı hedeflemiş. Ellerine, yüreğine sağlık. Her bir halkamızın ne kadar kıymetli , ne kadar yeri doldurulamaz olduğunu bizlere göstermiş. O halkalardaki eksiklerimizi görüp yeni bakış açısıyla onları en güzel şekilde tamamlamak vesilesiyle. Şifa olsun her okuyana...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı bir anlatım, farklı bir dil... Her okurun kendine göre bir beğeni kriteri vardır. Bazıları satırlarca süren süslü edebi cümlelerin bulunduğu kitapları beğenir, kimileri bol diyalog içeren kitapları, kimileri de yazarın içinden geldiği gibi yazdığı kitapları... Bu kitap tam da son bahsettiğim tarzda yazılmış. Yazar, iç sesini müthiş konuşturmuş. Abartıya kaçan cümleler, bir insanın gerçek hayatta birisiyle konuşurken asla kurmayacağı uzun ve yapmacık cümleler aramayın bu kitapta. Sanırım kitabın popüler olmasının nedeni de bu. İç ses... Evet, yazar müthiş bir iç ses örneği sunuyor bize.
Yanıtla
10
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobel Edebiyat Ödülü alan ilk Japon yazar Yasunari Kawabata. Kiraz Çiçekleri kitabında Chieko adlı bir genç kızın hikayesi anlatılıyor. Kahramanın yaşadıklarıyla birlikte Japon kültürünü, Japonların geleneksel etkinliklerini tanıyoruz. Bir yandan geleneksel unsurlar anlatılırken bir yandan da bunların nasıl değişime uğradığı anlatılıyor. Eserde doğa, zaman, mevsimler çok güzel tasvirlerle kurgunun içine yerleştirilmiş. Edebi yönden de oldukça etkileyici bir eser. Çeviri gerçekten çok başarılı. Edebi yönü de oldukça yüksek olan eserin bu denli titizlikle çevrilmesi gerçekten hayranlık uyandırıyor. Böyle güzel bir eseri titiz çalışmasıyla dilimize kazandıran Hüseyin Can Erkin’e de sonsuz teşekkürler.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bergman’ın söyleşilerinden oluşan bu kitapta onun nasıl bir megaloman olduğunu çok güzel görüyorsunuz. Ayrıca aşırı ben-merkezci bir hayata sahiptir. Bizzat kendisi şöyle der: “benim oynamakta olduğum rolü şu ya da bu şekilde etkilemediği sürece savaşlar, devrimler, salgınlar, yoksulluklar, adaletsizlikler (…) benim gözümde hiçbir şey ifade etmez” (s. 208). Ayrıca siyasal hiçbir düşüncesi olmayan, olsa da ifade edemeyen bir tiptir: “siyasal düşünce beni fena halde korkutur” (s. 208). Kitapta görüyoruz ki yıllarca siyasal içerikli kitaplar ya da yorumlar okuyamıyor; herhalde korkudan olsa gerek. Ayakları yere basmayan filmler yapan biridir ayrıca: bizzat kendisi “kendi rüyalarını filme çevirdiğini” belirtiyor. Böyle bir kişi(!)liğin rüyalarının ne kıymeti olabilir acaba?
Yanıtla
0
4
Destekliyorum 
Bildir