Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Direnişin Melankolisi, bir taşra kasabasında gücü ele geçirme hikâyesini tek gecede meydana gelen ayaklanma ve sonrasında yaşananlar üzerinden anlatan bir roman. Dili, upuzun bolca zarffiilli cümlelerden oluşuyor. Dilinin işlevsizliğini atlarsak kasabadaki ayaklanmanın neden çıktığını ve kime karşı olduğunu, kasabaya gelen sirkin böyle bir olayda nasıl bir etkisinin bulunabileceğini, 375 sayfalık kitapta Kapanış bölümündeki son 35 sayfada açıklayan/açıklamaya çalışan bir eser. Yaşanan olay sonrası kasabadaki erkin değişimini, gücü seven orta yaşlı bir kadının tüm ipleri eline alışını sanki tüm hikâye buymuş, çok derinleştirilmeden anlatılan ayaklanmanın, lincin, yağmanın bir önemi yokmuş gibi anlatılması çok garibime gitti. Sayfalar boyunca anlatılan karakterden yalnızca birinin öne çıkışı, olayın nedenselliğinin tamamen es geçilişi, üzerine işlevsiz dil bu romanı kendi bakış açıma göre başarısız kılıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı yerler muallakta kalmış gibi olsa da elimden bırakamadan okuduğum kitap. Toplumumuzdaki insanların bakış açıları, diğer insanların üzerimizdeki etkileri, bizim diğer insanlar üzerinde bıraktığımız etkiler, toplumun değerleri, değerlere sahip çıkmanın ya de çıkmamanın içimizde yarattığı sancılar, değersizlik hissinin açtığı yaraların kişiye nelere mal olduğu, pek çok kişinin çocukken aldığı yaraların nelere mal olabildiği Peri karakteriyle güzel bir şekilde verilmiş. Yüksek sosyete ile orta bir seviyede yaşayan insanların hatta daha alt seviyelerde yaşam mücadelesi verenlerin aralarındaki farklar aralara serpiştirilmiş. Zevkle ve merakla okuduğum bir kitaptı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çok güzel ve akıcı bir kitaptı. yazarın bin muhteşem güneş kitabını da okumuştum. Ancak kesinlikle bu daha akıcı ve güzel geldi. Herkesin hayat şartlarının aynı olmadığını, kıskançlığın nelere mal olabileceğini ve çocuk yetiştirirken ne kadar dikkatli olunması gerektiğini anladığım bir kitap oldu. Aynı zamanda dönemin Afganistan şartlarını ve zorluklarını sunan harika bir kitaptı. Kitabı okuduktan sonra filmini de izledim tavsiye ederim film biraz yavan geliyor ama kitapla birbirini tamamlıyor bence.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biri oldu bu kitap. Konusu aslında oldukça dramatik ama buna rağmen insanın içine karanlık değil, garip bir umut bırakıyor. Sanki sayfaların arasına sıcaklık saklanmış gibi… Okurken bazı yerlerde gözlerim doldu, bazı yerlerde ise fark etmeden gülümsedim.

En çok da şunu hissettirdi bana: Hayat bazen insanı çok zor yerlere sürüklese bile, gerçekten isteyen ve biraz olsun farklı bakmayı göze alan insanlar için mutlaka küçük de olsa bir çıkış yolu var. Kitap bunu öyle bağırarak değil, sakin sakin ama kalbe dokunarak anlatıyor.

Belki herkes benim kadar etkilenmez ama ben Willow’un dünyasına nedense çok bağlandım. Kitap bittiğinde içimde tuhaf bir boşluk oldu, çünkü bazı hikayeleri okurken gerçekten bitmesin istiyor insan.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Karakterlerden başlamak isterim. Başkarakterin, ekibindekilerin, savcının kadın olması benzerlerinden ayırıyor. Çok yönlü, gerçeklik duygumuza seslenen, eserin içinde adım adım farklı yönlerini keşfederek ilerlediğimiz karakterler bunlar. Duyguların çözümü, dışa vurumu başarılı. Çaprazlama betimlemeleri ise pekiştirici ve gerçeklik duygumuzu güçlendirici bir işlev üstlenmiş.

Olay örgüsü sürekli değişim ve ileri doğru kurgusuyla okuru hiç bırakmıyor. Salt polisiye olarak okunmayacak bir kitap. Toplumsal kesitler, polis teşkilatı, çarpıcı insan portreleri, kumar alışkanlığına çok farklı açılardan bakış, aile ilişkileri, ebeveyn portreleri, çocuk suçlular, kuşak farkları, kumar piyasası, insan taciri piyasası, fuhuş piyasası, polisliğin çalışma koşulları, farklı aile bireyleri ilişkileri kitabın radarında… Çok iyi kalite bir anlatım. Tablomsu betimlemeler rüya ve anımsamalarla genişletilen öykü zaman ve mekanı bütünsel kavrayışa hizmet ediyor. Tuna Kiremitçi’ye teşekkürler.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Akıl karıştıran değişik bir roman. Zafer altmışında bir adam, gençliğinde hayallerini süsleyen, platonik aşkı Elke adlı model bir gün onun butik oteline geliyor. Zafer için tam bir şok ama okurun kafası karışıyor, çünkü kadın neredeyse Afrodit gibi, oysa o da en az altmışlarında olmalı.

Yazar, kurguyu yaparken okuru bu tereddütten kurtaracak tek bir imada bulunmadan Elke ve Zafer arasındaki ilişkiyi bütün ciddiliğiyle anlatıyor. Okur da kafasındaki kurtları çevire çevire okuyor.

Ne var ki Yazar Hakan Karahan’ın bir deneme kitabı mı yoksa psikolojk roman mı yazması gerektiğine karar vermesi gerekirdi. Keza bir hikaye okurken, İstanbul’un sosyal hayatına, Ay’ın yörüngesine, yazarlığın usullerine, romanların film uyarlamalarına, en iyi James Bond’u hangi aktörün canlandırdığına vs. atlayıp konuyu bölüyor, bu da ilgiyi dağıtıyor.

Bu arada yazarın kıvrak dili, dikkat çekici cümleler kurma becerisiyle iyi bir okuma vaat ettiğini de belirtmeliyim.




Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nurettin Topçu nasıl bir ilim adamı, nasıl bir filozof, nasıl bir dünya insanı…? İşte öğrencisi Emin Işık sohbet tadında hocasının çocukluk yıllarından başlıyor anlatmaya… Okurken Nurettin Topçu’nun evrensel ahlakı, başarılı eğitim hayatının Fransa’da profesörlüğe kadar uzanması mümkünken devlet bursuyla okumanın vefa borcuyla kendi vatanına ve milletine hizmet etmeyi seçmesi, bu uğurda hiçbir fedakarlıktan kaçınmaması, hayatında kırılma noktaları diyebileceğimiz bedeller ödemesi okurken kendimi de bu büyük hocaya borçlu hissettirdi. Ülkemizde ilim insanın zor yetiştiği, İslam ahlakıyla felsefe çalışan ilim insanınsa neredeyse hiç yetişmediği o dönemde öğrenciliğin, öğretmenliğin, ahlakı düstur edinmenin hakkını veren bir öncüyü yakından tanımak; insana, eğitime, fikir dünyasına bambaşka kapılar pencereler açan bir perspektif sunuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sınıfa her sabah girdiklerinde gözlerinin içine baktığım, her gün boylarının biraz daha uzadığına ve cümlelerinin olgunlaştığına şahit olduğum miniklerim var ya... İşte bu kitap tam onlara, yani büyümekle meşgul olan tüm çocuklara hitap ediyor. Şermin Yaşar, çocukların o naif dünyasından geçiş dönemlerine öyle tatlı, öyle içeriden bir ayna tutmuş ki, okurken her sayfada kendi öğrencilerimden bir parça buldum.
Çocuklar büyürken bazen anlaşılamadıklarını hissederler. Bu kitap onlara "Seni duyuyorum ve ne hissettiğini biliyorum" diyerek müthiş bir empati sunuyor. Özellikle ilkokul döneminde kendilerini ifade etme becerilerini geliştirmek ve sınıfta "Büyümek nedir?" üzerine sohbet etmek için muazzam bir kaynak. Mert Tugen’in dinamik ve renkli çizimleri de hikayeyi daha çekici kılmış. Velilerime de gönül rahatlığıyla önerebileceğim harika bir başucu eseri. Biz çok sevdik, kesinlikle tavsiyemdir!
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Kutlu bu kitapta büyük olayların değil, insanın içindeki sessiz yorgunluğun peşine düşüyor. Şehir hayatının hızına sıkışmış karakterler; yalnızlık, anlam arayışı ve ruhsal boşluk içinde savrulurken, “ezanı beklemek” sadece bir vakti değil, aynı zamanda huzuru ve yönünü yeniden bulmayı simgeliyor. Roman boyunca sade hayatların içindeki kırılganlık usul usul hissediliyor.

Kutlu’nun dili her zamanki gibi sakin, samimi ve gösterişsiz. Büyük cümleler kurmadan insanın içine işleyen bir anlatımı var. Modern hayatın tüketici ritmine karşı; sabrı, kanaati ve iç huzuru öne çıkarıyor. Bu yüzden kitap, bir hikâyeden çok uzun bir iç konuşma gibi ilerliyor.

Ezanı Beklerken, bağırmadan etkileyen bir metin. Kalabalıkların içinde kaybolan insanı, manevi boşluğu ve eve dönme hissini incelikle anlatıyor. Dingin ama derin bir okuma deneyimi. Okuyunuz efendim...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Yeonnam-dong’un Neşeli Çamaşırhanesi” sıcacık atmosferiyle insana iyi gelen, sakin ama duygusal yönü güçlü bir kitaptı. Okurken kendimi gerçekten o küçük mahallede, çamaşır makinelerinin uğultusu arasında insanların hayatlarına sessizce tanıklık ediyormuş gibi hissettim. Büyük olaylardan çok küçük anların ve insanların birbirine dokunan hikâyelerinin ön planda olduğu bir anlatımı var.
Kitabın en sevdiğim tarafı, günlük hayatın sıradan görünen anlarını bile anlamlı hale getirebilmesiydi. Çamaşırhaneye yolu düşen her karakterin ayrı bir yükü, kırgınlığı ya da yalnızlığı var. Ama yazar bunu dramatik bir şekilde değil, oldukça doğal ve samimi bir dille anlatıyor. O yüzden karakterlerle bağ kurmak zor olmuyor. Özellikle insanların birbirini hiç fark ettirmeden iyileştirmesi çok hoşuma gitti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir