J. Arthur de Gobineau- İnsan Irklarının Eşitsizliği'ne Dair..
Kıymetli okurlara yorumu sunmadan önce, kitabın yazarını tanıtmakta her zaman öncelikli olarak fayda vardır. J. Arthur de Gobineau, 1816 Fransız doğumlu olmakla birlikte aristokrat bir ailede yetişen diplomat ve yazardır. Böyle bir konuyu ele alabilmek de düşüncenin olgunlaşması açısından uygun bir ortam gerektiriyordu. Sanırım Gobineau da böyle bir ortama doğuştan sahipti… Bu kitapta tarihin bildiği zamanlardan beri güncelliğini koruyan, hatta günümüzde dahi pek çok meselenin ana fikri olan “insan ırkı” kaleme alınmıştır. Belki de “ırk” tüm zamanlarda insana dair problem olarak görülen her şeyden çok daha hayati bir konuydu. Aslında yeryüzünde kabul edilmesi mümkün olan tek ırk insan olabilmekti.
Kitabın özgün dili Fransızca ve "Essai sur l’inégalité des races humaines" adıyla yayınlanmıştır. Bize ulaştırılan eserin, A. Collins’in İngilizce edisyonundan dilimize kazandırıldığını göz önünde bulundurmak gerekir. Ayrıca konu yoğunluğunun yanında eski Türkçe kelimelerin kullanım sıklığı kitabın akıcılığını gölgelerken aynı zamanda okuma lezzetini de ciddi anlamda olumsuz etkiledi. Kitabın bir bölümünde 57. Sayfada geçen “ulusların daha büyük, daha güçlü ve daha medeni hale geldikçe kanlarının saflıklarını yitirdiklerini ve içgüdülerinin tedricen değiştiğini evvelce ifade etmiştim” cümlesi epey düşündürücüydü. Bu nedenle ırk denilen olgu, bir parçası olduğumuz toplumun ait olduğu kimlikten de öte bir meseleydi. Yazarın medeniyet kavramını tartıştığı bölümde medeniyeti doğrudan Avrupa ile ilişkilendirmesi kısıtlı bir bakış açısına sahip olduğunu gösteriyor. Bu bölümde yazarın fikri “Avrupa medeniyeti ve ondan ayrışan diğerleri” gibi bir algı uyandırıyor. Elbette herkes medeniyeti farklı şekillerde tanımlayabilir. Yazarın içerikte Humboldt, Goethe gibi isimlere yer verip değerlendirmesi şık bir akış sundu. Okuma boyunca pek çok kavramı yeniden düşündürüyor, yazarla tartışmamızı sağlıyor ve adeta zihnimizin dolabında bu kavramlara daha yeni, daha şık bir kılıf uydurmamıza imkan veriyor.
İnceleme vesilesi ile, bu kitabın çevirisini üstlenen Serkan Acar’a teşekkürlerimi ve tebriklerimi sunuyorum. Bir teşekkür ve tebrik de eseri yayınlama ve bizlere ulaştırma yükünü omuzlayan Selenge Yayınları’na daha nicelerine…