Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkmenler Hakkında Konunun Uzmanlarından Makaleler
Türkmenler, tarihi süreç içerisinde Orta Asya'nın derinliklerinden Avrupa içlerine kadar ulaşmış ve yaşam alanı bulmuş ender topluluklardan birisidir. Onların yüzyıllarca süren bu nüfus hareketleri birçok medeniyeti ve topluluğu şekillendirmiş ve yeni bir biçim vermiştir.

Türkmen zümreleri, Asya, İran, Anadolu ve Balkanlar olmak üzere muhtelif coğrafyalarda siyasi teşekküller kurmuş, kendi kültürlerini ve geleneklerini buralara taşımış ve medeniyet kurucu bir topluluk olmuştur. En nihayetinde tarihe geçen Selçuklu ve Osmanlı gibi cihan devletlerinin kurucu tebası olmuştur.

Selenge Yayınları tarafından yayınlanan bu eser, Türkmenler hakkında kaleme alınmış makalelerin bir derlemesinde oluşan özel bir çalışmadır. Tarih akademisinde Türkmenler üzerine çalışmalar yürüten Yuri Bragel, William Irons, Paul Georg Geiss, James J. Reid, Philip Carl Salzman, P. A. Andrews, Laurence Pete Morris, Andre Singer ve Ron Sefa gibi uluslararası çapta akademisyenlerin makaleleri bu çalışmada yer almaktadır.

Eser, Türkmenler'in gelenekleri, düşünce yapıları, sosyal ve ekonomik yaşamları, siyasi varlıkları ve daha pek çok hususiyetlerini derinlemesine inceleyen çalışmaları bir araya getirmesi bakımından derli toplu bir çalışma olarak önem kazanmaktadır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kız çocuklarının büyürken daha onu en sevenler tarafından hiç farkında olunmadan nasıl baskılar altında kaldığı, daha sonrasında toplumsal baskılarla hayat halkasının nasıl daraltıldığı çok samimi bir üslupla gözler önüne seriliyor. Kitaptaki kahramanın küçüklüğünden itibaren kitaplarla aydınlattığı dünyasında baskılar altında ezilmeden kendini geliştirdiği hayatına çok güzel şahit olmamızı sağlayan bir kitap. Kahramanın zaman zaman esprili anlatımı da oldukça hoş. Bunaltıcı baskıları mizahla yoğurup sunmuş Bahar Eriş bizlere. Kitabı okurken kendinizden pek çok şey buluyorsunuz. Toplumda cinsiyet eşitsizlikleri, baskılar ve yaşarken küçümsediğimiz pek çok şeyin de aslında tutunacak dal olabileceği gerçeği yazarın tüm samimiyetiyle yansıtılmış. Özellikle kitabın sonunu yetişmekte olan gençlerimiz (özellikle de genç kızlarımız ) adına çok anlamlı buldum. Severek okunacak bir kitap.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatta her şey yolundayken insanın bundan olumsuz da etkilenebileceği gerçeği ile karşı karşıya getiriyor bizi yazar. Coelho’nun diğer kitaplarına göre içeriği daha yüzeysel hissettirse de üslubu her zamanki gibi akıp gidiyor. İnsan ilişkileri ile ilgili, hayata dair bir şeyler okumak isteyenler için güzel, keyifli bir kitap. Cenevre’yi bir kez daha merak etmiş oldum kitapla birlikte. Bu arada tavsiye edilecek kitaplar araştıran öğretmen arkadaşlarım yorumlardan faydalanıyorlarsa şunu dikkate alsınlar isterim: Aldatma sahneleri çok detaylı betimlenmiş. +18’lik bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Sahilde Kafka": Heyecanlı Bir Serüven...
1949’da Japonya’nın Kyoto şehrinde doğan Haruki Murakami’nin babası Budist bir din adamı, annesi ise bir tüccarın kızıdır. Gençliğini Kobe’de geçiren Murakami, üniversiteyi Tokyo’da Vaseda Üniversitesi’nden drama eğitimi alarak tamamladı. Eşiyle birlikte bir süre caz bar işleten yazarın kitaplarında, kahramanları vasıtasıyla okuruna sunduğu klasik müziğin kaynağının nereden geldiği de anlaşılabiliyor.

Bir beyzbol maçı izlerken roman yazmaya karar verdiğini söyleyen Murakami, Batı edebiyatıyla yakından ilgilenmiş; sürrealizm, postmodernizm, realizm, büyülü gerçekçilik, bildungsroman, pikaresk roman tarzlarında yazdığı romanlarla Japonya’da birçok ödülün sahibi olmuş. Birçok dile çevrilen kitaplarıyla popüler yazarlar arasına girmiş. Yine yazdığı bir romanı senaryolaştırarak beyaz perdeye aktarmış.

Sahilde Kafka, birçok okurun hızlıca okuyup bitirdiği, ancak sonunda biraz hüsran yaşadığı bir roman. Evet, ben de seri bir şekilde okuyup bitirdim, ancak sonunun hüsran olduğunu söyleyemem. Temelde insanın var oluş mücadelesi içinde birçok badireler atlattıktan sonra bazen başladığı noktaya geri dönüşünü ama bu dönüşünde farklı, olgunlaşmış bir benlik algısıyla dönüşünü bir kurgu eşliğinde işlemiş yazar. Başkahramanın evden kaçışı ve sonunda tekrar eve dönüşü; işte bu yolculuğun anlatısı.

Romanda pek çok kahraman var, ancak 15 yaşındaki Kafka Tamura başkahramanımız. Diğer önemli kahramanlar Nakata, Hoşino, Oşima ve Saeki Hanım ve bir de Karga –Çekçede Kafka, karga demek- adlı delikanlı (Hayali biri de olabilir; Kafka’nın üstbenliği de olabilir.) Hepsinin arka planında hayata aykırı düşmüş yönleri var. 15 yaş itibariyle babası tarafından lanetlenmiş olan Kafka’nın bu lanetiyle yazar, bizi Freud’un da Oedipus Kompleksi (Karmaşası) diye adlandırdığı Kral Oedipus’un mitolojik anlatısına götürüyor. Bu nedenle “Sahilde Kafka”yı okumayı düşünenlere, okumadan önce Sophokles’in “Kral Oedipus”unu okumalarını tavsiye ediyorum.

Kafka Tamura, birçok yönden doğal kabul edilmeyen olaylarla çevreleniyor. Bu noktada insanın kafası karışıyor, sahip olduğu genel ahlak kaideleri çerçevesinde okuduklarıyla çelişkiler yaşıyor. Romanda ensest ilişki, eşcinsellik, cinsellik fazla vurgulanarak normal ile normal olmayan, hayal ile gerçek arasına sıkıştırılmış durumda.

Kitapta Rus yazar Anton Çehov’dan bir alıntı var: “Eğer öyküde bir tabanca geçiyorsa sonunda mutlaka patlaması gerekir.” Oysa, kitapta birçok soru işareti bırakmış yazar. Bu yönüyle de eleştirebilirim. Mesela, Nakata’nın çocukluğunda başına gelen olayın nedeni belirtilmemiş. Sonradan da anlaşılabilir cinsten değil. Hiçbir şekilde çıkarım yapamıyorsunuz, muamma olarak kalıyor. Böylesi patlamamış tabancaları görüyorsunuz romanda. Yazarın kullandığı metaforlar daha doğrusu metafor yağmuru diyelim, büyülü gerçekçiliğin ya da fantastik gerçekçiliğin sonucu demek biraz hafif olur. Roman boyunca peşinizi bırakmıyorlar. Farklı âlemler, rüyalar, giriş taşı, âlemler arası yolculuk, iyiler ve kötüler, arafta kalanlar vs. bitmiyor, sonu gelmiyor. Büyülü gerçekçilikte yazar, bir metafor kullandığında bunu okura ne için kullandığını sezdirir; ancak, Murakami’de bu yönden bir nebze cimrilik var diyebilirim. Bir anlamda el yordamıyla anlamaya ve kavramaya, zihninizde bir yerlere oturtmaya çalışıyorsunuz.

Diğer yönden Nakata ve Hoşino’nun yolculuğu ya da yoldaşlığı beni gerçekten etkiledi. Nakata’nın nezaketi ve saflığı, yıllarca her türlü sorumluluktan kaçan Hoşino’yu değiştirip dönüştürüyor. Onun hayatına bir anlam katıyor. İkisinin arkadaşlığı, insanın içini ısıtıyor.

Kedileri çok sevdiğini söyleyen yazar, romanlarında kedileri de kullanıyor. Bu romanda da kedilere yer vermiş Murakami. Başlangıçta kedilerle konuşabilen Nakata’nın bu özelliği, sonrasında Hoşino’ya da geçiyor.

Yazarın müzik sevdasını “Sahilde Kafka” romanında da görüyoruz. Kahramanları vasıtasıyla bize bu romanda özellikle klasik müzik bilgisi ve konseri vermeden geçmiyor.

Yazar, kitapta farklı anlatıcılara yer vermiş. Bazen kahraman anlatıcı, bazen gözlemci bazen de ilahi anlatıcı sözü alıyor. Bu anlamda ustalıklı bir üslup oluşturmuş. Kahramanları birçok açıdan izleyebiliyorsunuz. Sizi okurken fazla yormayan, sade bir dil akışı ve cümle yapısı kullanmış. Böylelikle akıcılığı sağlamış.

Kitapla ilgili spoiler vermemek adına fazla detaya girmek istemiyorum. Eğer Haruki Murakami’den bir kitap okumadıysanız (bence 18 yaşını da aşmışsanız) bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Tabii yazarın üslubu gereği sonunda bazı soru işaretleri kalacağını göze alıyorsanız, heyecanlı bir serüven sizi bekliyor olacak.

Keyifli okumalar...
Yanıtla
16
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İki güzel yazar:
Leyla Erbil ve Tezer Özlü. Sözleşirler. Evlilik kurumu ve kocalarını anlatacak birer roman yazmak için.

Tezer Özlü yazamadan vefat eder, vefat ettiği gibi Leyla Erbil’in yazmış olduğu Mektup Aşkları’na yetişemez.

Bir mektup-roman. Ahmet, Reha, İhsan, Zeki, Sacide, Ferhunde ve tabiki Jale.

Yukarıda ismi geçen erkeklerin aşkını-sevgisini ilan ettikleri kişi: Jale. Mektuplar hep O’na.

Aşk, sevgi, cinsellik, arzu, yapaylık. Hepsi.

Her birini kalemiyle tanıyoruz. Jale hariç. Jale’yi ona yazılanlardan tanıyacağız.

Tarihsiz mektuplar bunlar. Ama anlatılagelen olaylardan görüyoruz ki 1940 sonları.

Ahmet’in pespaye aşkı, Reha’nın kırılgan halleri, İhsan’ın özgüveni, Zeki’nin imkansız filozofluğu, Sacide’nin tespitleri, Ferhunde’nin romantik halleri ve Jale’nin birkaç mektup dışında gizemiyle iyi roman Mektup Aşkları.

Seveceksiniz. Buyurun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Şubat 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tebriz Türk Masalları
Bu kitap Dr. Seçkin Sarpkaya’nın doktora tezinden yararlanılarak hazırlanmış kapsamlı bir inceleme. Benim için çok öğretici ve etkileyici bir okuma olduğunu söylemeliyim. Hem masal çözümlemesi hakkında fikir edindim hem de Tebriz Türk masallarına eşsiz bir yolculuk yaptım.

Kitapta, Tebriz Türklerine dair 80 masal metninin analizi bulunmakta. Giriş kısmında bizi masala dair geniş bir genel kültür ve kaynak hazinesi karşılıyor. Devamında ise incelenecek masalları hangi yöntem ve şekillerde ele alacağını aktarıyor.

Ayrıca kitabın son bölümünde bu masallardan 50 metinlik bir seçki derlenmiş. Kitabı okuyacak kişilere önce son bölümdeki metinleri okumalarını ve onlar hakkında önceden fikir edinmelerini öneririm. Böylelikle ikinci bölümde yer alan, masalların yapı ve içerik özellikleri kısmı daha iyi özümsenebilir.

Bu çalışmanın ortaya çıkma aşamasını ilham verici buldum. Yazarın, süreç boyunca karşılaştığı güçlüklerden bahsetmesi de kültürel bazı detaylara ışık tutuyor. Masallar sözlü edebiyatın önemli bir dalı olmakla birlikte bu kitapta onlar sayesinde sosyo-kültürel detaylara da ulaşılabilmekte.

Söz konusu metinlerin bu denli derinlemesine incelenmesinin literatüre büyük bir katkı olduğu kanaatindeyim. Ne demişler; söz uçar, yazı kalır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Selçuklu Ordusunun Silahlarını Konu Edinen Ödüllü Bir Eser
İbrahim Duman tarafından kaleme alınmış olan bu çalışma, Büyük Selçuklu Devleti'nin kısa sürede yükselişinin arkasında yatan askeri gücün, sahip olduğu silah teknolojisini detaylı bir şekilde ele almaktadır. Selçuklu ordularını başarılı kılan ve iktidarın gücünü arttıran savaş aletleri, kuşatma ve savunma gibi önemli hususlar ana kaynaklardan hareketle akademik bir titizlikle ele alınmıştır.

Yazar, esere giriş mahiyetinde Selçuklu öncesi eski Türk devletlerinde kullanılan savaş aletlerini ele almakta ve başta arkeolojik buluntular olmak üzere tarihi kaynakları incelemektedir. Bir diğer başlıkta ise, İslami dönemin başlaması ile birlikte gelişen Arap-İran medeniyetinin oluşturduğu askeri güce ait oklar, yaylar, hançerler, mızraklar, gürzler ve diğer savaş aletlerinden bahsetmektedir.

Eser bu alanda yapılmış en nitelikli akademik çalışmalardan birisidir. Özellikle de dönemin ana kaynakları göz önünde bulundurularak, Selçuklu ordusunun kullandığı silahlar ve bu silahların üretimi ve kullanımı noktasında açıklayıcı bilgiler verilmektedir.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gazali; bu hayranlık uyandıracak eserinde bir karıncanın yaratılışından sema alemindeki yıldızlara kadar her şeye değinerek evrendeki her şeyin muazzam bir yaratıcının eseri olduğunu çok güzel anlatmış.

Kendinizi adeta bir tefekkür denizinde gezintiye çıkmış gibi hissedeceğiniz bu eser tüm ilim talebelerine okutulmalı. Her ince detayıyla bütün alem ve üzerindeki canlılar o kadar güzel anlatılmış ki her sayfası yüce Allah ve yaratılanlar hakkında derin düşüncelere ve hayranlığa sürüklüyor insanı.

Aslında bu kitapta bir şey daha fark ediyorsunuz. O da günümüz din eğitimlerinde pozitif bilimlerin fazlasıyla ihmal edilip daha çok ezber yöntemiyle dini değerlerin verilmeye çalışılması. Bu da kişilerin Allah'ın mucizelerini düşünme için yeterli bilgiye sahip olmamasına ve iman, inanç yönünden eksikliklere sebep olmaktadır.

İncelememi şu hadisi şerifle sonlandırmak istiyorum: "Bir saat tefekkür, bin sene nafile ibadetten üstündür."
Yanıtla
26
0
Destekliyorum  10
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı çok önce görmüştüm ama baskısı yoktu.Yeniden basıldığı için çok sevindim ve biraz araştırıp öyle aldım. Tabi her sayfayı görme şansım olmadı.Bir okul öncesi öğretmeni ve hayvanları çok seven,onlarla iç içe çiftlikte yaşayan bir insan olarak kütüphanemde olmasını istediğim bir kitaptı. Kitap resimleri ve farklılıkları anlatması itibariyle güzel,ben sevdim. Şu iki nokta hoşuma gitmedi "Züppe" kelimesi geçiyor ve iki yerde sigara var. Biri puro atın ağzında ama duman yok diğeri ineğin elinde duman var.Ama buna çözümüm şu şekilde. Züppe kelimesi daksillenip daha uygun bir söz yazılabilir. Mesela "Mısra çok üzülmüş ve neden beni istemediler diye iç geçirmiş "gibi. Puro için önerim atın astım ilacı veya çok sevdiği bir ağaçtan yapılmış sakız gibi bir şey, diğer ineğin elindeki dumanı tüten sigara için ise tütsü çok mantıklı geldi bana tütsü denilebilir. Bunlar harici kitabı sevdim. Bir de kitapta duygusal bir kurt vardı onu da sevdim.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okumadan önce Humboldt'un bazı çalışmalarına aşina olmama rağmen, yaşamı boyunca elde ettiği dünya çapındaki ünden ve 18.Yüzyıl biyolojisi üzerindeki büyük etkisinden habersizdim. Prusya asaletinden gelen ve Goethe ile Schiller'in çağdaşı olan aydınlanma sonrası polimat, ekoloji ve biyocoğrafyanın kurucu babasıydı. Ancak Andrea Wulf onun renkli ve macera dolu hayatını parlak ve enerjik bir üslupla anlatırken, bu 'kayıp bilim kahramanının' Darwin sonrası biyoloji çağında büyük ölçüde unutulduğunu da hatırlatıyor. Hayatı boyunca elde ettiği süperstar statüsü göz önüne alındığında, bu ilginçtir. Belki de Wulf'un son sözde özetlediği gibi,1.Dünya Savaşı'nı takip eden Alman karşıtı duyguların bir parçası olarak İngilizce konuşan dünyanın bilimsel hafızasından silinmiş olabilir. Bu kitap 2015 yılında Costa Biyografi Ödülü'nü kazanmıştır ve iyi bir okumadır. Humboldt'un hayatı burada iyi araştırılmış ve kaynakça'da uzun bir referans listesi var.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  3
Bildir