Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu çalışma kolektif bir emeğin ürünüdür. Alanında otorite olan akademisyenler tarafından birçok ülkenin iktisadi gelişmeleri konu edinilmiştir. Kitap okunduğunda ekonomi tarihinde genellemeler yapmanın hatalar doğuracağını göstermektedir. Tarihi açıdan değişik mekânlarda aynı zamanda farklı gelişmelerin yaşandığını gösteren örnekleri kitapta bolca görmekteyiz. Örneğin Coğrafi keşifler sonucunda Portekiz’in aksine Kastilya, bir rant ekonomisine dönüşmemiştir.

Kısaca bu eserde “merkezi hükümetlerin vergilendirmeyi tekeline aldığı, imtiyazların sona erdiği, vergi tahsilatının temelini artık bireylerin oluşturduğu vergi devletlerinin tarihini” okuyacaksınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bosna Savaşı’na Uzanıp Giden Bir Hikâye
Dün gibi aklımızda. SSCB dağılmış, duvarlar bir bir yıkılmıştı. Balkanlarda da irili ufaklı birçok devlet bağımsızlığını kazanmaya başlamıştı. 1 Mart 1992’de yapılan oylamayla Bosna Hersek bu kervana katılıp Yugoslavya’dan ayrılmış ve buna karşılık 27 Mayıs’ta Sırpların tertiplediği ve çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği bir patlamayla savaşın zemini hazırlanmıştı. 2 milyon insanın yaşadıkları yeri terk etmesine ve 300 bin insanın ölümüne neden olan bu savaş, ancak 14 Aralık 1995’te imzalanan Dayton Barış Antlaşmasıyla sona ermişti. Ülkenin başkenti Saraybosna, 1425 gün boyunca Sırp ordusu tarafından kuşatma altında tutulmuştu (5 Nisan 1992 - 26 Şubat 1996). Bombardıman altında tutulan şehirde insanlar, çöken altyapıya, su, elektrik ve gaz yokluğuna rağmen hayata tutunmaya çalışmıştı. Sırp keskin nişancılar, içlerinde çocukların da olduğu yüzlerce masum sivili acımaksızın öldürmüştü.

Miss Sarajevo, bizi, yakın tarihin bu vahşet ve utanç dolu yıllarına götürüyor.

Yazar Ingrid Thobois, Sirvins ailesi etrafında kurguladığı kitabında, ailenin erkek çocuğu Joaquim’in gözünden ve iç dünyasından hayatı nasıl sorguladığını, nasıl yorumladığını, yaşadıklarının onu nasıl etkilediğini anlatıyor. Eser sayfaları, zamanda ve mekanlarda git-gel’ler yaparak ilerliyor. Başka bir ifadeyle kurgu, kronolojik bir sıraya göre gitmiyor.

Bosna savaşının başından sonuna yaşananlar, farklı karakterler üzerinden anlatılıyor eserde. Bir yanda kuşatmanın ilk günlerinde Kosma ve Ludmilla’yı buluyoruz. Kuşatmada gazetecilik mesleğini ifa etmeye devam eden Vesna, çarpışmalarda ön saflarda yer alan Zladko, evlerine kapanmak zorunda kalan Inela, Bosna’nın Romeo ve Juliet’i olarak bilinen Admira ve Bosko, kısıtlı imkanlarla oradan oraya koşuşturan BM personeli ve diğer yanda Joaquim’in aile üyeleri.

Yazar, kitabı hakkında şunları ifade ediyor: “-Miss Sarajevo- yeniden oluşum, canlanmanın hikayesi. Ölmek istediğine inanan, yaşamayı beceremeyen bir gencin hikayesi... 90'lı yıllarda Bosna Savaşı'nın tam ortalarında bu genç, Sarajevolu bir ailenin yanına sığınır. İçinde bulunduğu durumun tam tersine yaşamın anlamını sorgulamaya başlar... Ölüm ve yaşam; iki seçim arasında kalır. Bu roman aynı zamanda hayatın ve tarihin en karanlık alanlarında bile her zaman yaşam; oksijen, ışık arayan bireylerin büyük gücüne saygı gösteriyor. Savaşın tam ortasında bile olsa, sabah uyanmak, yatağını yapmak, giyinmek, hatta güzellik yarışmasına katılmaktan daha doğal ne olabilir...”

Thobois, gezmeyi seven bir ailenin kızı olarak dünyada birçok ülkeyi gezmiş. Hayatında ilk Türk kahvesini, henüz 6 yaşındayken Topkapı Sarayı gezisinde içmiş. 21 yaşında Balkanları, Türkiye’yi, İran’ı Hindistan’ı ve Sri Lanka’yı dolaşmış. 23 yaşında Fransızca öğretmek üzere Afganistan’a gitmiş. Orta Asya’dan Afrika’ya dünyanın pek çok ülkesine gitme fırsatı bulmuş. Miss Sarajevo’da satır aralarında bu hayat tecrübelerinin izlerine rastlıyoruz. Joaquim’in özellikle Saraybosna günlerinde yaşadıklarının, yazarın iş tecrübelerinden büyük ilham aldığını görmemek mümkün değil.

İyi okumalar!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aylak Adamın aşkı arayışı...
Romanda hiç çalışmadan yaşayabilmesine yetecek kadar geliri olan ve ne iş yaptığını soranlara "aylak" olduğunu söyleyen bir adamın, gerçek sevgiyi yaşayabileceği bir kadını aramasını anlatıyor yazar.

Çalışmasına gerek olmadığı ve zengin sayılabilecek kadar geliri olmasına rağmen oldukça sıradan bir hayat yaşayan aylak adam, günlerini hep bu kadını aramakla geçiriyor.

Romanın ilerleyen bölümlerinde, yazar beraber olduğu ve "acaba aradığım kadın o mu?" diye düşündüğü kadınlarla yaşadığı ilişkilerde genel insan davranışları, kalıpları ve baskıları altında kalınca hayal kırıklığına uğramaktan kaçamıyor.

Romanda dönemin kadın-erkek ilişkisi kalıplarına ve bu kalıplarla toplum baskısının kadınla erkek arasındaki sevgiyi nasıl kötü anlamda etkilediğine sık sık vurgu yapılıyor. Günümüzde de aynı sorunların devam ettiğini görmek, toplumların aslında kalıplarından kolay kolay çıkamadıklarını anlamak açısından önemli.

Yazar, romanın ana karakterinin çocukluğunda yaşadığı travmatik aile sorunlarının yetişkinlik döneminde onu nasıl etkilediğini oldukça net bir şekilde ortaya koymuş. İlk başlarda ana karakterin bazı davranışlarına anlam verilemese de, romanın ilerleyen bölümlerinde çocukluk dönemi anlatılınca durum netleşiyor.

Kitabın bazı bölümleri ağır psikolojik anlatımlar içerse de genel olarak akıcı bir roman.

"Yaman adamdı bu dilenci. İnsanların işten dönerken ucuza huzur satın aldıklarını biliyordu." (s.54)

"Biz, hoşgörüsü olmadığını bile bile, başkalarında kendininkinden ayrıyı bağışlamaya çalışana hoşgörülü diyoruz." (s.140)
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Müthiş bir kitap. Nietzsche’nin tavsiyesi üzerine aldım ve çok beğendim. Gerçekten de Tukhydides Platon’dan çok daha iyi bir yazar. Kitaptaki Perikles karakteri ile kendi politik düşüncelerini anlatıldığı sanılıyormuş. Kitapta Herodotus tarzı Tanrı yada mitlere rastlamıyorsunuz sadece salt tarihi gerçekler var. En başında Yunan tarihini özetliyor (koloniler vb.). Yani öncesinde ek bir okuma yapmanıza gerek yok. Kitabın tek bir kusuru var o da yazarın kitabı tamamlayamamış olması yada bir kısmının günümüze ulaşamamış oluşu. Kısacası kitabı okurken bir anda bitiyor. Çevirisi de güzel (ingilizcesi ile karşılaştırdım).
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın, birebir yaşadığı anıların ve dokunduğu hayatların yanında, kendisinden başka ve önce vuku bulan, yüreğe dokunan yaşanmışlıklardan da alıntılar yapıldığını, yazılarda yer verildiğini görmekteyiz. Dernek, vakıf, meşk ortamı, köy, hastane gibi insanın hayat bulduğu birçok ortam, anılara mekânlık yapmıştır. Bu güzel ortamlarda muhabbetler tatlanıp şerbetlenmekte, sözler kavileşmekte, ülfet havalanmakta ve böylelikle gönüller ayaklanmakta, fırtına gibi yükselmektedir. Yazarın içerisinde yer etmiş göllenen geçmişin, yaşanmışlıkların izleriyle faş edilmektedir. Yaşamak daha çok dünyanın kahrını çekmekle eşdeğer değil midir? Akıp giden ömür ırmağından maşrapasını doldurma zamanıdır şimdi. Kaygıları artıran fazlalıklardan kurtulup insana iyi gelenin tercihi asıl olmalıdır. “İnsan kendi fıtratına ulaşırsa göğe de ulaşır” sözü boşuna söylenmemiştir. Duman yalımı düşlerce yolunu böylelikle almak geleceğe... Ölümün gülümseyeceği vakte kadar bir seyrüseferdir bu hayat.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu'nun ilk baskısını 2019 da yaptığı kitabı. Karakterlerin gerçek hayattan alındığı, Türk filmi tadında bir eser.
Zengin kız Nalan ve fakir oğlan Hayri. Yazar bu kitabında daha çok kader motifi üzerinde duruyor ve kaderin, sanıldığının aksine, insanın boynuna takılmış bir zincir olmadığını, her insanın kendi kaderini kendisinin yazdığını oldukça akıcı bir üslupla anlatıyor. Lakin kaderimizin aslında doğduğumuz evlerde yazıldığını da tezat bir şekilde vurguluyor. Kitap boyunca Nalan'ın hikayesini, ebeveynlerini, geçmişini, hissettiklerini, hesaplaşmasını, dönüşmesini okuyoruz.
Mutsuz kadın Nalan, sevgiyi ve aşkı bulduğu şoförü Hayri, Hayri'nin karısı Türkan, Hayriye aşık olan Laz kızı, tüm bunların içerisinde ise kader motifini oluşturan geçmişin gölgeleri. Keyifle okunacak ve bir çırpıda bitirilecek bir psikodram.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
...her karakterine vermesi gereken mesajı meşale gibi taşıtan Harper Lee'ye, sevgilerle.
Bülbülü Öldürmek, 1960'ların Amerika'sında kelimenin tam anlamıyla eşitlik ve insan hakları çığlıklarıyla dolup taşan bir zamanda yayınlanan, dönüm noktası niteliğinde, ırkçılık karşıtı bir manifesto. İnanıyorum ki bu kitap ders olarak verilseydi tarih, hukuk, vatandaşlık ve pedagoji alanlarına çok doğru bir örnek teşkil ederdi.

Küçük Scout, abisi Jem, babası Atticus, komşuları Boo Radley, Tom Robinson ve Scout ile Jem'in küçük dostları Dill üzerinden aktarılan sade, naif üslubuyla muazzam bir kitaba imza attı, Harper Lee. Baş karakterleri Finch'lere annesinin kızlık soyadını vererek onları daha anlamlı bir parçası haline getirmeyi de ihmal etmedi. Hatta Dill karakteri de Lee'nin çocukluk arkadaşı Capote'den esinlenerek ortaya çıkmış. Alabama'lı beyaz bir kadın yazarın ki, bu cümleye başlarken kullandığım kelimelerin o zor zamanlarda tek başına kullanıldığında bile ne kadar cüretkar bir kombinasyon oluşturduğunu tahmin edebiliyoruz, daha adil ve insancıl bir toplum için taşını zarif bir şekilde yerine yerleştirmeyi amaçlayarak, görevini layıkıyla yerine getirdi. Irkın ötesini gören ve insanlarda iyiliği bulan, ayakları soğukkanlılıkla yere basan adil bir adam olarak Atticus'u, kimden ilham aldığını merak ediyorum Lee'nin. Açıkçası çocuklarının gözünden başlangıçtaki aktarımı beni duygudan duyguya sürüklerken, kitabın sonuna doğru Atticus'un ismi geçtikçe karakterine olan hayranlığımla gözlerim doldu.

Scout, Jem ve Dill şahit olmak zorunda kaldıkları boylarından büyük olaylara getirdikleri masum fikirleriyle kalbimi ısıttılar. Bu hikayede yetişkin ve hayatının ona birçok yönden eksik sunulmasına ve hatta masumiyeti ispatlanarak gösterilen delillerle kanıtlanmasına rağmen ölüm cezası alan, Tom Robinson da masumdu. Atticus, onun için hayal edilemeyecek ahlaki yoksunluklar içinde, fakat cesaretle, dokunaklı savunmasını yaptı. Bu üzücü hikayenin tüm tatsız anları Scout tarafından o kadar naif, kırılgan ve bazı yerlerde tebessümü kaçınılmaz kılarak anlatıldı ki, belki de bu hikayeyi yetişkin bir karakter aktarıyor olsaydı sonuna kadar okumayı sürdüremeyebilirdim. Mesela bebeklerin nasıl dünyaya geldikleri konusunda; 'Dill'in duyduğu, tüm bebeklerin olduğu sisli bir adaya kürekle geçtiği teknesi olan bir adam vardı ve bir tane ısmarlayabiliyordun-Bu bir yalan Halam Tanrı'nın onları bacadan ittiğini söyledi. En azından ben öyle düşünüyorum' gibi muzip yorumları çok tatlıydı.

Kitabın ismi de en az sırtladığı mesaj kadar manidardı. Aslında kitabı okumaya başladığımda bir yerinde bu isimle ilgili bir eylem olacağını düşünmüştüm. Dolaylı olarak oldu da...
'Karatavuklar bize hiçbir şekilde zarar vermezler, sadece biz onları duyalım diye cıvıldarlar. Bahçelerimizi bozmazlar, bitkilerimizi yemezler, hiçbir şey istemeden sadece şarkılarıyla hayatımızı güzelleştirirler. Bu yüzden karatavuk öldürmek günahtır.'

Atticus, çocuklarına nazik davranmayı, insanları karakter ve şekilleriyle değil oldukları gibi görmeyi ve seçimlerine saygı duymayı öğretti. Bir ebeveyn olarak onların çocuksu benliklerine duyduğu saygıya hayran kaldım.

Lee'nin romanı bütünüyle ırkçılık, önyargılar ve zamanın toplumunun temsili gibi temalar için edebiyatın temel taşlarından biri. Önyargı, aile, toplum, nezaket ve hassasiyet ya da adaletsiz bir dünyaya onurlu bir tepki ve daha nicesi gibi pek çok konuyu kapsadığı için, esasen bunlardan biri üzerinde durarak romanı yorumlamak yerine, hepsinin mükemmel bir aynası olduğunu özetlemek daha doğru olur. İsmi geçen her karakterine vermesi gereken mesajı meşale gibi taşıtan Harper Lee'ye, sevgilerle.
Yanıtla
13
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitap kendi beklentisinin çok üzerinde, ilk önce yazara böyle bir sorumluluğu üstlendiği için kendi adıma çok teşekkür ederim. bizim kendi yazarlarımıza sahip çıkmamız onlarla övgüyle bahsetmemiz gerekirken bu kitabın herkes tarafından bilinmemesi çok üzücü. Öncelikle hayata bakış olsun, Türk milletinin sorunlarının çıkarımı olsun her cümlesi çok çarpıcı. yazarın anlatım dili açıklayıcı ve sade, zaten yayınlanmış yazıların derlemesinden oluşan bir kitap. ihsan fazlıoğlu'nun kümülatif anlatım sistematiği, bir konuyu değerlendirirken altını doldurmanızı sağlıyor. sade akıcı dilde bu şekilde önemli meselelerin ele alındığı bir kitabı bulmak çok sevindirici. kitabın ve yazarın kıymeti verilmeli.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kozmik Seçkinler... Geleceğin geçmişi. Kalemi çok güçlü olan ve beğendiğim bir yazar olan Şenol Ceviz' in yine beğenerek okuduğum kitabı. Kitapta san ırkının diğer ırklarla olan teknolojik mücadeleleri anlatılıyor. Merkür isimli baş kahramanımızın zamanda yolculuk yaparken yaşadıkları dile getirilmiş. Kitabı okurken kahramanlarını benim belirlediğim bir filmi yönetiyor gibi hissettim. O gerçeklikte ve mükemmellikteydi. Ayrıca içerisinde okurken çok şaşıracağınız bilim insanlarına da yer verilmiş. Benim için büyük sürprizdi. Bu kısımda spoiler vermek istemiyorum. Bilim kurgu ve fantastik sevenlerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Psikiyatristin Not Defterinden
Her kitabın bir kişiliği vardır ve bu kitap da, biraz naif, biraz duygusal, biraz içe dönük ve çokça sevgi dolu kişiliği ile içinizi ısıtıyor. Merak edip okumak ister misiniz? Bence okuyun, memleketimin insan manzaralarını bir psikiyatristin not defterinden görün ve kendi ruh dünyanıza yolculuk yapın.

Biraz kendimizden, biraz çevremizden ve çokça medyadan duyduğumuz insanlara tanıklık edin.

Üç kız kardeşin temiz olmak uğruna, kendilerini ve oturdukları apartmanlarını "çöp apartman" haline getirmesi...

Yanlış evlilikler sonucu sokaklara düşüp, fahişelik yapan ağır ceza Reis'inin kızı...

Dünyaya kız olarak gelen ama erkek gibi hisseden genç bir kız...

Kendini İsa Peygamber olarak düşünen bir tıp öğrencisi...

Çalıştığı işyerindeki arkadaşının kendine aşık olduğunu sanan ve cinleri ile kendini dinlediğini ve kameraya çektiğini düşünerek, radyodaki tüm şarkıların kendisi için bu erkeğin söylettiğini düşünen bir devlet memuru kadın...

Evet, hepsi bir arayış içerisinde idiler, yaşamlarına bir anlam arayışı, huzur arayışı, güven arayışı, aşk arayışı...

İnsan bugün şiddetle bir anlam, huzur, güven, aşk, aidiyet ve insanlık arıyor ( s.375) ve sonra bu modern hayatın yarattığı kendine yabancılık ve huzursuzluğu içerisinde psikiyatristlere koşuyor. Bizler de bu arayışa okuyarak tanıklık ediyoruz. Keyifle okunacak, içsel yolculuk yapılacak güzel bir kitap.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir