Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırk bir yıl sonra gerçekleşen bir yüzleşme… Márai, neredeyse tek bir gecede geçen bu romanda dostluk, ihanet ve zamanın insan ruhunda bıraktığı izleri büyük bir incelikle anlatıyor. General Henrik’in eski dostu Konrad’ı şatosuna davet etmesiyle başlayan gece, geçmişin kapanmamış hesaplarını yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. Söylenmeyenler, söylenenlerden daha ağır hissediliyor.

Romanın gücü olaylardan değil, duyguların sessiz yoğunluğundan geliyor. Márai’nin dili zarif, sakin ve düşünsel. Uzun monologlar aracılığıyla sadakat, tutku, kıskançlık ve insan doğası üzerine derin sorgulamalar yapıyor. Her cümlede geçmişin gölgesi hissediliyor.

Mumlar Sonuna Kadar Yanar, zamanın hiçbir şeyi tamamen silemediğini anlatan melankolik bir roman. İnsan gerçekten bir başkasını anlayabilir mi, yoksa yıllar geçtikçe geriye sadece suskunluk mu kalır? Uzun süre zihinde kalan, ağır ama etkileyici bir okuma deneyimi. Kesinlikle okuyunuz efendim...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsrail askerlerini kahramanlaştıran yazılar kaleme alan ve kariyerinin zirvesindeki başarılı bir gazeteci olan Dinah, yeni bir haber için girdiği enkazda kırık camlı bir gözlük bulur. O gözlüğü taktığında ise bugüne dek gördüğü ve inandığı her şeyin büyük bir yalandan ibaret olduğunu fark eder. Filistin halkına ve Filistin’i savunan herkese uygulanan acımasız zulme tanıklık ettikçe, artık yalanların değil vicdanının peşinden gitmeye karar verir. Tek amacı, insanların da gerçekleri görmesini sağlamaktır.

Gözyaşları içinde okuyacağınız, etkileyici ve sarsıcı bir roman. Yazarın da dediği gibi, keşke bu zulüm hiç yaşanmasaydı da bu kitap hiç yazılmak zorunda kalmasaydı. Ama ne yazık ki yaşandı ve bu kitap ortaya çıktı. Bize düşen ise böylesine güçlü bir anlatıma sahip bu eseri okumak oldu.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Glenn Meade’in Sakkara’nın Kumları kitabı, tarih ve macerayı bir araya getiren sürükleyici romanlardan biriydi benim için.Özellikle Antik Mısır atmosferini bu kadar canlı hissettirmesi kitabın en güçlü yanlarından biri olmuş. Daha ilk sayfalardan itibaren kendimi çölün ortasında, gizemli mezarların ve saklı sırların peşindeymiş gibi hissettim.Tarihle harmanlanan gizem duygusu kitabın temposunu sürekli canlı tutuyor.
Romanın en sevdiğim tarafı, arkeoloji ve tarih unsurlarını kuru bilgiye boğmadan anlatabilmesi oldu.Antik mezarlar,eski lanetler, keşifler ve geçmişin sırları zaten ilgimi çeken konular ama Glenn Meade bunları aksiyonla birleştirince ortaya oldukça akıcı bir hikâye çıkmış.Özellikle Sakkara’daki keşif sahneleri gerçekten heyecanlıydı.Okurken sürekli “Bir sonraki sayfada ne çıkacak?” hissi oluşuyor.
Kitapta sadece tarihî gizem yok,aynı zamanda insan hırsı,güç arzusu ve geçmişin bugünü nasıl etkileyebileceği de işleniyor.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İkbal Vurucu’nun kaleme aldığı bu eser, akıcı dili sayesinde kendini rahat okutuyor. Kitap, farklı makalelerin bir araya getirilmiş hâli gibi ilerlediği için tempo hiç düşmüyor ve okuyucu sıkılmadan devam edebiliyor.

“Kürt sorunu” gibi cesur ve hassas bir konunun Türk milliyetçiliği perspektifinden ele alınması dikkat çekici olmuş. Yazar, meseleye yalnızca yüzeysel yaklaşmıyor; tarihî ve siyasi arka planı da detaylı şekilde incelemeye çalışıyor. Bunun yanında kitapta yer alan bazı bakış açıları, okuyucuya farklı değerlendirmeler yapma imkânı sunuyor.

Konuya ilgi duyanlar için okunabilecek, düşündüren bir çalışma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhteşem. Bilimkurgu ağacının alt türlerinden oluşan dallarına tutuna tutuna ( askeri bilimkurgu, cyberpunk, bilimkurgu korku vb.) bilimkurgu konularının meyvelerini toplaya toplaya ( zaman yolculuğu, ışınlanma, uzak gezegenler vb.) bu edebiyat türünün zirvesine uzanan bir başyapıt.
Edebiyat tarihinden, bir şairin bir şiirinden ilhamla bir bilimkurgu eseri yazma fikrine ve ortaya çıkan bu müthiş, dopdolu romana şapka çıkarıyorum. Bilimkurgu severlerin mutlaka okuması gerekiyor bence.
Not: İthaki baskısında belirtilmemiş ama romanın merkezindeki Shrike karakteri adını, İngilizcesi shrike olan örümcek kuşundan alıyor. Bu kuş türü, avlarını ağaç dikenlerine ya da dikenli çalılara saplayarak depoluyormuş. Dikenlerle dolu vücudu nedeniyle romandaki o korkunç varlığa Shrike adı verilmiş muhtemelen Hyperion sakinleri tarafından.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük bir merakla aldığım, okurken hayretler içinde kaldığım ters köşe bir kitap.
Yazar hayvanlardan bulaşan bir hastalık sonrası et ihtiyacını gidermek için insan çiftliklerinin kurulduğu bir dünya düzenini anlatıyor. Bunu anlatırken de sağ olsun hiçbir çekince göstermiyor.
Okurken ara ara kitabı kapatma ihtiyacı duydum. Başlangıçta kahramanımız sistemin içinde mecburen dönen bir çark. Ancak kitap ilerlerken o da sisteme uyuyor.
İnsanoğlunun istekleri söz konusu olduğunda ne kadar ileri gidebileceğini merak edenler için ilginç bir deneyim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba. Son zamanlarda okuduğum en özgün eserlerden biri. İnsan ile gezegenlerin benzerliklerini ve etkileşimlerini şaşırtıcı bir kurguyla bize sunuyor. Sürükleyici ve merak uyandırıcı bir konusu var. Kendine has ve özgün. Sonu oldukça şaşırttı. Kitap bittiğinde bile zihni kurcalamaya devam ediyor. Gayet başarılı. Ayrıca kusursuz bir metin olduğunu söylemeliyim. Zihnin oluşturduğu karmaşayı hissetmek ve yağmurla toprağın kokusunu duyumsamak isteyenler için şahane bir tercih.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  11
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir çırpıda bitirdiğim güzel bir kitaptı. İlişkilerde dopamini artıran şeyin hedeften ziyade hedefe ulaşma çabası olduğunu öğrenince bir aydınlanma yaşadım. Ne yazık ki günümüzde "idealleştirilerek" karşımızdaki insan tarafından bir hedef, başarı, madalya (kısacası nesne) olarak görülebiliyoruz. İlişkinin, tanışmanın ilk aşamalarında insanı özne değil de nesne olarak hissettiren bu şeyin fizyolojisini anlamak güzeldi. Bunun dışında ilişkilerin zamanla durağanlaşmasının bir kayıptan ziyade bir dinlenme olduğunu öğrenmek çok rahatlatıcı geldi. Emeği geçen herkese teşekkürler
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir klinik… ama sadece tedavi edilen bir yer değil; aynı zamanda düzen, kontrol ve uyumun dayatıldığı kapalı bir sistem. Rankov’un romanı ilk bakışta sıradan bir kurum hikâyesi gibi başlıyor, ancak giderek bu yapının insanı dönüştüren, hatta kimliğini silen bir düzene dönüştüğünü hissettiriyor. Klinik, fiziksel bir mekândan çok bir zihinsel durum gibi çalışıyor.

Yazarın dili soğuk, ölçülü ve mesafeli. Gerilim ani patlamalarla değil, yavaş yavaş büyüyen bir huzursuzlukla kuruluyor. Belirsizlik arttıkça okur da karakterlerle birlikte sistemin ne kadar gerçek, ne kadar kurmaca olduğunu sorgulamaya başlıyor.

Klinik, klasik anlamda bir distopyadan çok, modern kurumların görünmez baskısını anlatan rahatsız edici bir metafor. Güvenlik ve kontrol adına bireyin nasıl silikleştirilebileceğini sakin ama etkili bir şekilde düşündürüyor. Okuyunuz efendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, açık ara en beğendiğim ve herkesin mutlaka okumasını istediğim eserlerden biri oldu. Açıkçası böylesine özgün bir anlatıyla çok sık karşılaşmadım. İlk başta dili biraz ağır gelebilir; Osmanlıca kökenli kelimeler ve yoğun anlatım zaman zaman zorlayabiliyor. Ancak dikkat verip hikâyenin içine girdiğinizde, sizi kendine bağlayan ve “sonunda ne olacak?” dedirten harikulade bir dünyaya dönüşüyor.

Birbirinden bağımsız gibi görünen karakterlerin ve olayların zamanla tek bir çatı altında birleşmesi gerçekten ustalık işi. Kuyu kazıcılarından casusluklara, mistik olaylardan gündelik insan hikâyelerine kadar çok katmanlı bir kurgu sunuyor. İlber Ortaylı’nın bir videosunda tavsiye ettiğini duyunca hemen temin etmiştim ve birkaç günde, sindire sindire okuyarak bitirdim. Çünkü bu eser hızlı tüketilecek değil; üzerine düşünerek okununca gerçek tadını veriyor. Ağır ama çok kaliteli, özgün ve kesinlikle şans verilmesi gereken bir şaheser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir