Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Esir Şehrin Mahpusu "Esir Şehir Üçlemesi"nin ikinci kitabı. Bu kitapta yine Kurtuluş Savaş yıllarında İstanbul hapishanelerine konuk oluyoruz romanın karakteri Kamil Bey ile. Dışarıda ki yozlaşma ile içeride ki yozlaşma arasında çokta fark olmadığını anlıyoruz. Sıradan insanın mahpusta daha da sıradanlaşması da diyebiliriz bir nevi. Bu geçiş döneminde, yani Osmanlı'dan Cumhuriyete geçiş dönemlerinde, çok iyi bir insan panoraması da çiziyor Kemal Tahir...

Dönemin ruhunu iyi yansıtan bir kitap. Yakın zamanda üçüncü kitabı da okuyup, bitirmek istiyorum. Okuyunuz efendim...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugün kapağına hayran kaldığım İthaki yayınevinden çıkan E.T.A. Hoffmann’ın Kumadam kitabını okudum.

Kitapta iki tane hikaye var: Kumadam ve Issız Ev. Kitaba ismini veren Kumadam hikayesi başarılıydı. Çocukken anlatılanların, söylenilen cümlelerin, travmaların küçük bir tetikleme ile bir insanın yaşantısını nasıl değiştirebileceğine ilişkin karanlık, düşündürücü bir hikayeydi.

Diğer hikaye Issız Ev de gayet güzeldi. Tasvir edilen evi gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Hikayenin genelinde bir gizem hakim ve bunu çözmeye çalışıyorsunuz. Fakat hikayenin sonunda gizem çok hızlı çözülüyor.

İki hikayenin de kısa olması bence bir dezavantaj olmuş. Biraz daha uzatılsa daha iyi olabilirlermiş.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap hacimce ufak, bir çırpıda okunabilir ancak ciddi manada eurosentrik bir eser. Başlık "üniversitelerin tarihi" ise bu durum dünya tarihi çapında bir soruşturmayı gerektirir. Ancak yazar Bologna üniversitesi, Paris üniversitesi gibi sadece batıdaki üniversiteleri ele almış. Zeytune, Ezher, Karaviyyin gibi orta çağ islam dünyasında kurulmuş ve bugün dahi devamlılığını sürdüren kurumlara değinmemiş bile. Bahsini ettiğim üniversitelerin ağırlıklı olarak teoloji temelli bir müfredatla eğitim hayatına başlaması bir şey değiştirmez zira bahsi geçen batılı üniversiteler de -kitabın yazarının da belirttiği üzere- ilk olarak teolojik çevrelerde teoloji ağırlıklı bir müfredatla ortaya çıkmıştır. Zaten 200-300 yıl öncesine kadar bugünkü anlamda üniversite müfredatıyla eğitim veren bir kurum yok. Konuya ilgi duyanların Makdisi'nin "Ortaçağ'da Yüksek Öğrenim" adlı kitabını da mutlaka okumalarını tavsiye ederim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başar Yılmaz'ın ilk öykü kitabı Kara Kışın Gün Işığı'nda yer alan sekiz öykünün tamamı duyguyu yoğun hissettiğiniz bir dille yazılmış. Anlatım tertemiz, anlatılanlara uygun bir dilin varlığını da rahatlıkla görüyorsunuz. Beş sayfalık öyküsü de güçlü, on altı sayfa olan da. Kitapta yer alan tüm metinleri hem edebi açıdan hem de okur zevki olarak çok beğendiğimi söylemeliyim. Özellikle "Quasimodo" öyküsü harikuladeydi.

"Bugün hayatının ilk günü Nasip'in.
Oysa dün kendini asacaktı. Silah olsa vururdu kendini, ilk onu düşündü, bulamadı. Ölmenin bile gereklilikleri var." s. 45
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Online yayımlanan bir sanat dergisinde yazarın Sınıf Sorunsalı isimli bölümünden bir parça okumuştum. Yazarın gündelik hayata yaptığı gönderme ve atıfların yanı sıra kültürel ögeleri güldürü biçiminde incelediği anlatı tarzı hoşuma gitmişti. Bu sebeple çok bilinmeyen bu kitabı satın aldım. Yazarın biyografi kısmına koyduğu matematik hesabı ile tebessüm ettim. Cemiyette Pişiyorum ya da McDonalds'ta çalışan Amerikalı çocuklar gibi kullandığı ifadeler kendi anılarımı hatırlattı. Eski anılarına bir yolculuk yapmak isteyen her okuru bu kitaba davet ediyorum, zira McDonalds gibi yerel bir fast food zincirinin beni aramadığı anısı ancak bu kitapla aklıma geldi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar toplumda kaybolmaya yüz tutan değerleri yaşanmış örneklerle nakış gibi işlemiş. Bu ulvi değerleri tekrar hayata kazandırmak özlemini her fırsatta farklı açılardan ele almış. Muhabbetten ve sevgiden yoksun dünyayı içi boş cansız bir heykele benzetiyor. Sevgi duygusunu onun büyülü gücünü derinden hissettim. Her bölüm farklı bir anlam kattı hayatıma. Bir defa okuyup da tozlu raflara kaldırılmayı asla hak etmiyor. Elinizin altında bulundurulması gereken kıymetli bir eser ortaya çıkmış. Yazarı gönülden tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk edebiyatının önemli bir eserlerini okumak yolunda attığım adımlardan biri de Sergüzeşt'ti. Yazarın kullandığı betimlemeler ve çok güzel şekilde kurgulanmış olay örgüsü, insanlığın değerinin metalaşmasını ve kapitalizmin sert gerçekleriyle çatıştığımız dünyamızı anlatıyor. Dilber'in köleleştirilmiş bir kadın olarak içinde bulunduğu kötü durum, özellikle bayılması ve kitap sonunda hayatı hakkında verdiği acı karar beni çok hüzünlendirdi. Olay örgüsünün hızı yalnız biraz fazlaydı, nitekim yazarın duygu dolu ve hüzünlü diyalog ve tasvir seçimlerinden sonra çat diye başka bir edim ve olaya geçmesi okuyucularda bir şaşkınlık hissi yaratıyor. Başka eserlerde dediğim gibi bence bu yine bu eserin Türk edebiyatının ilk başta yazılan kitaplarından olmasıydı, yoksa bu eser günümüzde yazılan eserler kadar başarılı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tolstoy'dan mülhem söylersek, insanın derin acıları hissetmesi, derin sevgileri taşımasıyla mümkün olmaktadır. Yazar da bu minvalde tinselliğini yaşayıp bu romanı yazmış olmalı. Ailenin içerisinde acılar gölleniyor olsa da her şeye rağmen yol türküleri ve düşleri çoraklaştırmamak gerekiyor. Hem anne hem de çocukları klasik Anadolu insanının müeddep yapısının yansıtıldığı, güzel kaleme alınmış bir roman okudum. Bu roman, hatıra ve maziyle yoğrulmuş, harbi ve hasbi yaşanmışlıklar desek yeridir. Anlatım, alacası içinde ve karaşın bir kader eşliğinde…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cortázar'ın öykücülüğü, dilin ve anlatının sınırlarını zorlar. Öykülerinde postmodern bir yaklaşım benimser ve geleneksel anlatı tekniklerini sorgular. Anlatıcı perspektiflerini değiştirir, zaman çizelgelerini karıştırır ve okuyucunun aktif bir şekilde metne katılmasını sağlar.

Cortázar'ın öykücülüğü, edebi ve entelektüel bir zenginlikle birleşir. Eserlerinde varoluşsal sorunlar, toplumsal eleştiri ve insan ilişkileri gibi derin konuları ele alır. Aynı zamanda sanat, müzik ve oyunlar gibi konulara da sık sık atıfta bulunur.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nabızade Nazım'ın Karabibik'in mücadelelerini ve hayallerini tasvir etmesi, köy dinamiklerine dair içten bir bağ sunduğu için beni derinden etkiledi. Kitapta kullanılan dili az çok da olsa anlamam, kendi toplumumun tanıdık konuşmalarını ve lehçelerini yansıttığı için büyük bir keyif verdi. Köylülerin gündelik zorluklarını ve özlemlerini yansıtan bu roman, gerçekçilik ve natüralizmin özünü yakalayan Türk edebiyatında bir köşe taşı olarak bence okunmalı. Karabibik romanı, kırsal yaşamın görüngülerine ışık tutup canım Antalya'mın manzaralarını çok iyi yansıttığı için bence Türk edebiyatında kalıcı bir iz bıraktı. İlk okurken tabii ki kitabın çok çok kısa olduğunu fark edince kısaltılmış baskı alıp almadığımdan korktum. Ancak sanırım dönemin roman anlayışı böyleymiş, İş Bankası Kültür Yayınları'nın da yanlış bir iş yapacağını sanmıyorum. Tabii ki olay örgüsü o kadar ilgimi çekmedi, o yüzden 4 yıldızı verdim, ancak döneme çok iyi ışık tuttuğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir