Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mehmet Rauf'un yazmış olduğu define adlı kitabın devam kitabı sayılır. Yine akıcı bir dille yazılmış eser diyebilirim. Şöyle ki, kan damlası kitabı define adlı kitaba nazaran daha polisiye konumunda denilebilir. Çünkü define kitabında suçlu-polis ilişkisinden ziyade başa gelen olaylar söz konusu olmuş, kan damlası daha polislik olaylar içermektedir.

Mehmet Rauf'u okuyan zaten kalemini bilir, fazla sıkılmayacağınız, dönem koşulları göz önüne alındığında kriminal olanakların olmadığı fakat akıcı, sürükleyici bir kitap olduğünu söyleyebilirim. Okumanız tavsiyemdir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Papatya dergisinde şiir yazma maceram 9. sayı ile başladı. ‘’Beykoz’a Doğru’’ adlı şiirim bu sayıda yer aldı. Bu şiiri yazmamda Beykoz’da dört yıl bir devlet lisesinde görev yapmamın etkisi çok büyüktü. Şiirde geçen dizeler, tarafımdan üretilen hayal dünyası değil, tamamen yaşadığım gerçeklerdir. İlmek ilmek, ruhumdan süzülen dizelerdir. Daha sonra 10. sayıda ‘’El’’ adlı şiirim yayımlandı. ‘’El’’ şiirimi de bir kız babası olarak dünyadaki bütün küçük kız çocuklarının aziz hatıralarına yazdım. Bu iki şiirim, dergi editörlerinin tensipleriyle ‘’Papatya Dergisi Şiir Antolojisi’’ adlı kitapta yayımlandı. Bu durum, bir edebiyat tutkunu olarak benim için hem bir ilkti, hem de gurur vericiydi. Yahya Kemal’in dediği gibi ‘’Şiir, düşünceyi duygu haline getirinceye kadar yoğurmaktır’’. Papatya dergisi ailesine, ‘’Papatya Dergisi Şiir Antolojisi’’ kitabını yayımladıkları için çok teşekkür ederiz. Herkese iyi okumalar…
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhteşem bir kitap… Şermin Yaşar farkındalığı yüksek, algısı açık, insanları derinlemesine gözlemleyebilen bir yazar. Kitabı okumaya başladığımda eşime dinler misin dedim, birlikte gece yarısına kadar kimi gözlerimiz dolu, kimi tebessümle kitabı bitirdik.
Yorum yazarken aklıma geldi; benim çocukluk dönemim ailemden ayrı geçmişti. Rahmetli babamla pek anlaşamazdık. Bir gün yazdığı günlüğü buldum. Benim çocukluk ve gençlik yıllarımda kendi yaşadıklarını, hissiyatını yazıya dökmüş. Kalemi aldım, altına o dönem benim iç dünyamda yaşadıklarımı yazdım, sonuna da “Herkesin bir hikayesi vardır” yazıp defteri ortalıkta bıraktım. Okudu mu bilmiyorum hiç yüzleşmedik. Keşkeler işe yaramıyor, herkes ailesinin kıymetini bilsin iyisiyle, kötüsüyle…
Yüreğine sağlık güzel kadın…
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sezgin Kaymaz'ın fevkalade kurgusuyla bizlere sunduğu muhteşem eseri Kün, özgün üslup ve anlatımı ile oluşturduğu karakterler ve her bir karakterin kendine has şiveleriyle kurguladığı dünyanın içerisine okuyucuyu adeta kenetlemektedir. Yer yer fantastik ögeler içeren eserde yaşam ile ölüm dünyasını iç içe aktarmaktadır. Dünya malına sahip olma hırsıyla yanıp tutuşan bir Muhtar, başına gelen absürt durumlara aldırış etmeden hırs ve ihtiraslarının müdavimi olmuştur. Dünya dışı varlığıyla inancını koruyan ve ümidini yitirmeyen Şemsi, huzura kavuşacağının inancını tüm sükunetiyle korumaktadır. Hayattaki tüm iyiliklerden, aile, baba, anne ve daha birçok sevgiden yoksun bırakılarak yalnızca acı ve şiddetle beslenmiş bir çocuk olan Ömer'in bir anda merhamet kuyusuna düşmesiyle yolu tüm sevgisiyle kendisini sarıp sarmalayacak olan Hüdai Ağa ile birleşir. Son olarak en samimi en içten en ete kemiğe bürünmüş bir Çeto! Hem can yoldaşı hem aile hem evlat bir Çeto! En çok güldüren Çeto!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserin konusu oldukça ilginç, eserin temel konusu cesetlerden ilaç yapımı üzerine yapılandırılmıştır. Eser Antik Dönem tıp ve eczacılık geleneğini kısaca özetleyerek başlıyor daha sonra ortaçağ, Aydınlanma Dönemi ve 19. yüzyıl ilaç yapımı ve tıpta tedavi uygulamaları ile sona ermektedir. Cesetlerden nasıl ilaç yapıldığı, Kral Damlası ilacının üretimi gibi daha bir çok cesetten ilaç yapımı örnekleri vardır. Mumyaların tedavi ve ilaç yapımdaki işlevlerine de yer vermiştir. Ayrıca yamyamlığın sosyo-psikolojik yönlerini de ele almıştır. Eserde dogmatik uygulamalara (insan eti, kemiği, beyni dışkısı yemek; insan kanı ve idrarını içmek) karşı oluşan muhalefete de yer vermiştir. Spesifik konularda okuma yapmak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sn Ümit Bayazoğlu gerçekten çok değerli, çok seçkin bir yazar. Ciddî bir araştırmacı, usta bir anlatıcı. Mükemmel türkçesi, çok akıcı üslûbu, eserlerinde mizahı abartmadan ustaca kullanması O’nu günümüz yazarları arasında özel bir konuma getiriyor. Bu çok güzel, çok düşündürücü, çok orijinal eseri de diğer kitapları gibi büyük bir ilgi ve merakla okunuyor. Sn Bayazoğlu yazmışsa o kitap tereddütsüz alınır ve soluksuz okunur, çok farklı şeyler öğrenilir, çok değişik bakış açıları ve düşünce kalıpları edinilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Konu alanında uzman olmayan birinin rahatlıkla okuyabileceği akıcı bir şekilde hazırlanmış bir kitap. Ben konu hakkında herhangi bir bilgi sahibi değildim ancak ölü deniz yazmaları hakkında şu anda bayağı bir bilgi sahibi oldum. Tarihsel süreçleri, dönemin halkları hakkında bilgiler, yahudilik, hıristiyanlık üzerine etkileri gibi bir çok konuda önemli bilgiler içermektedir. Dinler tarihi ve yahudilik tarihi üzerine araştırmalar yapanlar için oldukça faydalı olacağı kanaatindeyim. Dolu dolu bir kitap. Ayrıca Peygamber Enok'un kitabı için de okunması gereken kitaptır. Bu kitap çok fazla övülmeyi hakkediyor. Hocamızın eline sağlık.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Selahattin Enis eserlerinde genellikle I. Dünya Savaşı sonrası toplumsal çöküşleri ele alır. Enis’in kaleminden ilk okuduğum eser Mahalle oldu. Cephede savaşa giden Rüştü evli ve bir çocuk babasıdır. Savaş durumundan dolayı ailesinden ayrı kalmıştır. Cephedeyken 18 yerinden yara alan Rüştü, evine döndüğünde ailesinden geriye kalan tek şey yanmış, yıkılmış bir evdir.

Eserde savaş sonrası halkın düşüncelerine, yaşadıkları acılara ve o derin üzüntüye sık sık denk geliyoruz. Peki Rüştü ailesini tamamen mi kaybetti ya da onları bulacak mı? Halk savaş sonrasında nasıl bir ruh haline büründü?

Bu sorulara cevap bulmak ve yazarın o güzel kalemiyle tanışmak istiyorsanız Mahalle okuyacağınız güzel ve bir o kadar da hüzünlü bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, karısı ölen bir adamla evlenen bir kadının hayat öyküsü gibi görünse de, aslında ölmüş bir kadının gölgesinde evliliğini sorgulayan, eski eş Rebecca ile kendini kıyaslayan bir kadının hikayesi anlatılmakta. Ölen ilk eş Rebecca, renkli bir kişiliğe sahip, kimseye hesap vermek zorunda kalmayan, asi ve özgürce yaşayan bir kadın iken, adamın ikinci eşi olan kadınsa silik, itaatkar, boyun eğen ve isimsiz. Kitap boyunca genç kadının duygusal çalkantılarını iliklerimize kadar hissediyoruz. Rebecca'nın çok güçlü ve yenilmez olarak lanse edilmesi ister istemez bizi geriyor. İsimsiz ikinci kadını destekliyor, ona hak veriyor ve onu anlayıp kitabın sonunda gerçekleşen bazı konularda kendimizi onu desteklerken buluyoruz. Yazıldığı dönemle kıyaslandığında hâlâ güncelliğini koruyan, yeni nesil okurları kendine bağlayan, kopyala yapıştır kitaplarından farklı özgün kurgusuyla okuru büyüleyen bu kitabı kesinlikle okumalısınız.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  3
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kazıklı Voyvoda: Draculea
Dracula efsanesini bilmeyenimiz yoktur. Mezarından kalkar ve insanların kanını emerek tekrar dirilmeye çalışır. Tam bir metamorfoz!

Alman tarihçi Heiko Haumann ise bu hikayenin ardındakileri eşelemiş ve buz dağının görünmeyenlerini metinleştirmiş. Dracula isminin nereden türediğini, aslında Dracula'nın kim olduğunu tarihi gerçekleriyle anlatmış.

Mevzu bahis Dracula isminin gerçek kimliği olan Vlad Draculea 1431 yılında doğuyor. Eflak beyliğinin voyvodası 2.Vlad'ın üç oğlundan biri. Babasının Osmanlı tebaasıyla yakınlaşma zarureti sebebiyle Osmanlı sarayında büyüyor. Abisi Mircea ve babası 2.Vlad'ın ölümünden sonra Osmanlı Sultanı'nın da desteğiyle Eflak beyliğine prens olarak atanıyor. Genç yaşına rağmen cabbar bir kişilik. Fazla heyecanlı ve işlerini görmek için dışarıdan gelen seslere pek kulak asmıyor. Bildiğini yapan, dediğim dedik biri! Hatta öyle ki, gün geliyor ve Osmanlı ile ters düşüp savaşa giriyor. Oldukça zeki oluşu ve uyguladığı taktikler Osmanlıyı alaşağı ediyor. Tüm bunların yanı sıra tanınmasına vesile olan en büyük özelliği ise Tepeş lakabı... Yani "kazıklayan"... İnsanları şişleyen ve kazıklayan bir lider. İşte karşınızda "Kazıklı Voyvoda"... Dünya onu bu özelliğinden ötürü "kana susamış", "çılgın" bir deli olarak görmeye başlıyor. Ve bu andan itibaren "kan" onunla özdeşleşiyor. Yazılan şiirler, çizilen edebi metinler, çekilen filmler, perdelenen tiyatrolar ve daha nicelerinde yer alan 'kan emen vampir' hikayeleri onun tarzıyla hayat buluyor.

Yazar Haumann yukarıda metinleştirdiğim paragrafı, derinlemesine yaptığı araştırma yazılarıyla bilgi seline boğuyor. En geniş, en güzel örnekleriyle okuru bu dünyanın içinde yüzdürüyor.

Tarih severlerin kitaplığında olursa fena olmaz. Farklı tarza sahip bir kişiliği okumak bilgi haznenize farklılıklar katar...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir