Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın Halleri
“Maddenin halleri” deyince, ortaokulda öğretilen temel fen bilgisiyle hemen hatırımıza “katı, sıvı, gaz” hali olduğu gelir. Ya insanın halleri nedir, insan kaç halde bulunur şu yerküre denen garip düzlemde?... Bunun cevabını, hiçbir kuşkuya açık kapı bırakmayacak şekilde vermek mümkün değildir. İnsan çeşitliliği kadar geniş bir duygu ve düşünce ortamında yaşıyoruz. Bunun bir normal konumu var, bir de doğallığından/ amacından sap(tırıl)mış, davranış bozukluğuna evrilmiş halleri var. Böyle bir toplumsal gerçeklik olunca, bireylerarası ilişkiler, olması gereken düzeyden çıkıp, geneli olumsuz etkileyen bir niteliğe dönüşebiliyor. Bu alanda terminolojik bilgisi olanlar, daha esnek, daha yapıcı tavırlar sergileseler de, pireyi deve yaparak sorunu kronik vakaya dönüştürenlere de rastlayabiliyoruz.

“İyi ki psikologlar var, iyi ki psikiyatristler var, iyi ki sosyologlar var” diyerek bireysel sorumluluğumuzu, bilim insanlarına devrederek biraz rahatlıyoruz. Bu tür eserleri okuyarak; davranış çeşitliliğini, dışa yansımayan, anlatılmadığından bilemediğimiz, ıstıraplı yaşamları gözlemleyemiyoruz. Biz hep dıştan bakarak yorum ve hüküm üretme kolaycılığına kaçtık. “Madalyonun İçi” ve benzeri kitaplar, bize insanın iç dünyasından kırık nağmeler taşıyor. Benzer yaşanmış hikâyeleri anlatan, en az yirmi kitap okudum. Hepsi de birbirinden çok farklı sorunları aktarıyor. Yeni kitaplara kim bilir ne tür acılar yansıyacak?...

2004 yılından, günümüze kadar 40 baskı yapmış olan bu kitap; 41 bölümden oluşmaktadır. “Bir Psikiyatristin Not Defteri” alt başlığıyla yayınlanmış kitabın sonunda da okurlardan gelen ilginç mektuplar bulunmaktadır.

Bir kitap yorumcusu olarak benim; “Psikoloji” terimiyle ilk tanışma dönemim, 1978 yılında, yani 44 yıl önce Teknik Lise 1. Sınıfta okuduğum yıllar. Daha 14’lü yaşlardayız. Kimin niye öldüğü, kimin, kimi niye, kim adına öldürdüğünün anlaşılamadığı bir anarşi ortamı. Bir yandan, mesleki dersler dahil 17 dersten iyi not almaya uğraşıyoruz, öte yandan da bu olayların tarafı olmamaya gayret ediyoruz. Herkes gibi, bir çocuk olarak beni de tedirgin ediyordu bu durum. O dönemler haliyle internet ortamı yok, bilgisayar ve çok kanallı TV yok. Gazete, kitap ve dergi okurluğum iyiydi. Mahalle esnafına gelen ve benim de aldığım günlük 3-4 gazeteyi takip edebiliyordum. Hiç unutmam, Milliyet Gazetesi’nde bir yazı dizisi başladı ve ilgiyle okumuştum. Hatta kupürlerini kesip saklamıştım. “Terörün yol açtığı ruh hastalıkları, Prof. Dr. Recep Doksat” adlı köşede anlatılan ilginç yaşam hikayeleri beni çok etkilemişti.

Hasta veya danışana; tedavi edici ilaçların yanında, pozitif yaklaşım, onu önemsediğini hissettirerek samimice dinleme ve yatıştırıcı telkinlerin ne kadar etkili olduğunu, anlatımlardan hissedebiliyorsunuz.

Sayfa 123’deki bir seansta; davranışlarından dolayı kendisini suçlu ve günahkâr hisseden bir hastanın, bu takıntısını izole etmek çok olay olmasa gerek.
Hekim yazarımızın, “sen ne günahkârsın ne de kafir. Bu sizin durduramadığınız, tamamen sizin dışınızda gelişen, parazit bir düşünce. Yani sancı gibi bir şey. Siz iradenizle sancıyı durdurabilir misiniz?” anlatımı karşısında takıntısını yenmeye niyetlenmesi, teşhis, telkin ve tedavinin nasıl birbirini tamamladığını görebiliyorsunuz. Sayfa 124’de, hastayla karşılıklı sohbet havasında geçen terapi/diyalogdan sonra, yazarımızın; “İnanın Hayri Bey, Tanrı’ya en büyük ibadet, onun yarattığı her şeyi sevmek ve saygı duymaktır. Bir dahaki sefere sizi daha iyi göreceğimden eminim artık” cümlesiyle hastasını uğurlaması; hekimde görevinin hakkını vermenin mutluluğu, hastada ise bir umut ve özgüvenin gelişmesine işarettir.

Sayfa 374’de, okur mektupları bölümünde, “bir deliniz” rumuzuyla yazılan mektup dikkatle okunmaya değer. Mektubunda edebiyatın inceliklerini kullanması yanında, mizah da katabilmesi, iyileşmenin kalitesini yansıtıyor. Kitabı okumuş ve “Memleketimden insan manzaraları” başlığı oluşmuş zihninde.
İnsanın anlam ve aidiyet arayışını da kısaca özetlemiş mektubunda.

Sonuçta her mesleğin; bilimsel bilgi birikimi, uzmanlık gerektiren incelikleri, deneyim gerektiren bir yeterlilik ve yetenek alt yapısı olmak zorundadır. Psikiyatrist olmak yalnızca tatlı dille hastayı ikna etmek olmadığı gibi, avukatlık da dava dilekçesi yazmaktan ibaret değildir.

Bireysel veya aile ortamında, psikolojik bir sorunla karşılaşmamış olabilirsiniz; fakat her an karşılaşabileceğiniz dışınızdaki dünyadan haberdar olmak zorundasınız. Birlikte, güvende, mutlu, uyumlu ve huzurlu bir yaşam için, empati kurup, enerjilerimizi ortak bir sinerjiye dönüştürebilmek için bu türde hazır bulduğumuz, metodolojik verileri okumaya ihtiyacımız var.

Verimli okumalar.

Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Emre Taş gerek dili gerekse tarihe olan yetkinliği ile günümüzün büyük potansiyellerinden. Eğer Ben Kabil İsem ise bu potansiyeli açığa vuran bir kitap.

Şehzade Selim'in içinde bulunduğu taht kavgalarının gölgesinde bir akıncı beyinin oğlu olan Zülfikar'ın hikayesini okuyoruz. Kadı Barak Ahmed, Hüseyin Memi ve Dragan diğer baş kahramanlar.

Daha fazla bilgi vermek bu kitabın okuma zevkine balta vuracağı için burada duruyorum. Tarihe, postmodernizme, üstkurmacaya, pastişe, Osmanlı'ya ve kardeşliğe ilginiz varsa mutlaka okuyun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hunlar üzerine Rus tarihçilerinin görüşünü aktaran bir çalışma
Rus Türkologlardan Lev N. Gumilev'in önemli bir eseri olan bu çalışma 1960 yılında yayınlanmış bir klasik eser mahiyetindedir. Rusçadan dilimize çevrilmesini merhum Ahsen Batur titiz bir şekilde gerçekleştirmiştir. Türkçeye çevrilen eser 5 baskı yaparak tarihçiler tarafından büyük ilgi görmüştür. Özellikle, Çin kaynaklarına ve arkeolojik kazı buluntularına dayanarak Hunların tarihini aydınlatmaya çalışan bu eser, Hun Türkleri hakkında kapsamlı bilgiler vermektedir. Bazı görüşleri eskise de, bazı bilgileri yanlış olarak öne sürse de Eski Türklerin tarihine dair yaptığı çalışmalarla her zaman eserlerinin dikkate alındığı yazar Gumilev, bu eserinde de Hunlar hakkında faydalı bilgiler sunmaktadır. Etno-sosyoloji açıdan temellendirdiği yaklaşımlarla Hunların karanlık dönemleri hakkında fikirler öne sürmektedir.

Hunların kültürü, aile yapısı, boy sistemleri, kabile yaşamları, Teoman, Mete Han, Islıklı Ok, Çin Seddinin inşası, Hunların kuruluşu ve yükselişi gibi siyasi tarihi ve kültür tarihi hakkında bilgiler sunmaktadır.

Farklı bir bakış açısı ile Hun tarihine merak duyanların ve bu alanda çalışanların okuması gereken eserlerden biridir.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ilk açılış cümlesine dikkat edelim: Yaver, evden çıktığından beri takip ediliyordu. Şimdi ise, Kafkanın Dava kitabının ilk açılış cümlesi aklımıza geliyor. K.nın bir suçu olmadığı halde bir sabah tutuklandı. Gölge Notları, Kafkavari bir kitap mı, hem evet hem hayır. Burada (Gölge Notları) Dava'da olmayan bir şey gerçekleşiyor. Artık suçlanmasına gerek yok. Sürekli bir denetim altında olmalı. Foucault'un öngördüğü şekilde, artık disiplin toplumları süreci ile değil bir denetim toplumlarındayız. Ama burada kim gözetliyor Yaveri. Burası açıktır. Kitabı kendi üzerine kapatmaz, açık halde bırakır. Açık olması kitabın kurgusallığını güçlü bir hale getirir. Ve kitap boyunca Yaverin yaptığı kaçış çizgileri yaratmaktır. Mevcut ailevi, kültürel, toplumsal tüm kapatma kuşatma alanlarında kaçış çizgileri inşa etmektir. Bu anlamıyla kaçmak ise, sorumluluklarından kaçmak değil, mevcut yerleşik değerleri yerinden etmektir. Farklı bir roman ile karşı karşıyayız.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
10 Yllık Bir Akademik Çalışmanın Ürünü Olan Şaheser
Prof. Dr. Ahat Andican tarafından hazırlanan ve Selenge Yayınları’nın profesyonel işçiliği sonucunda yayınlanan “Emir Timur Tarih, Siyaset, Miras” adlı eser, Türkçe yayınlanmış en nitelikli Timur kitabıdır. Özellikle de Timur tarihi hakkında birincil kaynakların derinlemesine incelenmesi sonucunda kaleme alınan eser, 10 yıllık bir akademik araştırmanın sonucunda yazılmıştır. Eser hakkındaki bütün bu hususiyetler, onun ne kadar kıymetli ve özel bir çalışma olduğunu ortaya koymaktadır.

Kitabın müellifi birinci elden kaynaklardan yararlanmanın dışında, Timur’a ve dönemine dair temel kaynak değeri taşıyan bazı eserlerin tenkidini yapmakta ve kaynak değerini sorgulamaktadır. Nitekim, bu dönemin en önemli kaynaklarından biri olan “Tüzükât-ı Timurî” adlı eserin kaynak olarak kullanılmayacağını delilleri ile açıklamaktadır.

Eserin kaynak analizi ve kaynak çeşitliliği dışında içerik bakımından da oldukça zengin olduğu görülmektedir. Sayfa sayısı olarak da hacimli bir eser olmasının en büyük sebebi, eserin sahip olduğu akademik kalite ve konuya dair teferruatlı bir bakış açısıdır.

Ahat Andican, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan “Ankara Savaşı” başta olmak üzere, Türk tarihine dair çok önemli meseleleri akademik titizlikle ele almıştır. Eser, aynı zamanda kendisinden önce kaleme alınan Timur’a dair eserleri, bu eserlerin ihtiva ettiği efsane, hikaye ve bilime aykırı yorumları da çürütmüştür.

Kitap, Timur’a dair hükümdarlık algısı ve Timur kültü gibi konuları da derinlemesine ele almaktadır. Hem Avrupa hem de Rus milli kimliğinin oluşumunda görülen Timur etkisini de incelemekte ve yorumlamaktadır. Daha genel olarak ise, Türk tarihinin en önemli simalarının başında gelen Timur’un doğumundan ölümüne kadar geçen süreç tüm boyutları ile eserde yer almaktadır.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oldukça iyi hazırlanmış bir uygulama. Kitapları listeleme çeşitliliği - okuyorum/okudum-bitti/favorim/ vb. çok iyi. Diğer bir takım müzik dinleme uygulamaları aksine, dinlemeye ara verdiğinizde ya da bitirdiğinizde kitabı kapatıp çıkabilmeniz bile çok iyi. Sürekli simge durumunda bekleyen bir kayıt olmuyor. Okuyucuların okuyuşu berrak ve okuyuş hızları da yavaş tutulmasıyla iyi. İsteyen okuyuş hızını yükseltebiliyor. Ben çabuk kavrarım, hızlı dinlerim, x1.25 ya da x1.5 yapıyorum bazı kitaplarda ama başkası da yavaş dinlemek istiyordur. Bence tek eksiği kitap çeşitliliği, kitap sayısı. Bunun da giderek artacağını düşünüyorum. Teşekkürler!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler?
Bu kitap, isim olarak biraz daha romantik çağrışımlar yapsa da temel olarak ele aldığı konu cinsellik üzerine. Yazar, bu kitapta kendisinin de ifade ettiği üzere kadın ve erkek cinselliğine ilişkin gözlem ve açıklamalardan bir toplam yapmanın gayretinde. Bunu çoğu zaman kitaplar ve filmler aracılığıyla yapıyor. Psikanalizi odağına alarak ve yer yer kurgu eserleri analiz ederek ilerliyor.

Kitap, yine yazarı tarafından, yönelişi bakımından Lacan ve Reik izinde bir kitap olarak tanımlanmakta. Fakat okuma süresince Sigmund Freud, Helene Deutsch, Karen Horney gibi önemli isimlerin de sıklıkla anıldığını fark ediyorsunuz.

Kitaba adını veren “Kadınlar neden yazdıkları her mektubu göndermezler?” sorusundan yola çıkan bu metinler bir süre sonra yerini farklı sorgulamalara da bırakıyor. Yalnızca karşımızdakini değil, kendimizi de anlamamıza olanak tanıyan konulara eğiliyor.

Kadın ve erkeğin arzuyla olan ilişkilerindeki farklılıktan tutun da cinsel problemlere yahut kıskançlık meselelerine dair farklı perspektifler sunuyor. Agatha Christie’nin kayboluşuna, Freud’un vakalarına, ensest tabusuna, mevzubahis kurmaca eserlere getirdiği yorumları da çok etkileyici buldum.

Kitapta bahsi geçen filmlerin ve kitapların bazılarını da merak edenler için buraya yazayım. Vertigo, Love in the Afternoon, Short Cuts, Silver, Truly Madly Deeply gibi filmler ve Orlando, Mathilda, Frankenstein gibi romanlar psikanalizle harmanlanarak yorumlanıyor. “Kadınlar neden yazdıkları her mektubu göndermezler?” sorusuyla açılan bu kitap aynı zamanda bambaşka soruların ve sorgulamaların da ışığı hâline geliyor.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçimdeki Müzik, genç kuşaklara hitap etmesini umduğumuzu sade bir dille yazılmış bir eser. Eseri seçerken çok satmasına ya da birçok ödüle sahip olmasına bakmadım. Evde eğitim ile engelli bir öğrencim var onun kafasından geçenlere yakın olur mu diye alıp okumak istedim. Engelli bir bireyin iç dünyasını sohbet havasıyla aktarmış. Açıkçası önyargılarımızı yıkmamız gerektiğini çok güzel aktarmış. Aslında hepimizin bir engelli adayı olduğumuzu kardeşinin başına gelen kaza ile göstermek istenmiş. Her birey özeldir. Ama engelli çocuklarımız çok daha özel. İki günde hemencecik biten bir kitap. İkinci cildini de alıp okuyacağım.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çehov üzerine yorum yapmak haddim değil. Yine de bu güzelim novellayı ne kadar sevdiğimden bahsedip, yüreği kaldırabileceklere şiddetle tavsiye edebilirim.
Klasikler kesinlikle her devrin kitabı. Şu zamanı düşündüğümde bile insanların kendisi gibi olmayanı deli, kendilerince uydurduğu standartlara sokamadıklarını hasta saydığı gerçeği hala aynı. Nefesim darlanarak okudum, kalp çarpıntılarıyla bitirdim kitabı. Sonunda Andrey Yefimiç'in başına gelenler sanki bana oluyormuş gibi nefes nefese kaldım diyebilirim.
Dediğim gibi kaldırabileceğinizi düşünüyorsanız kesinlikle tavsiyemdir. Abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz ama kitabı okuduğunuzda bana hak vereceksiniz bence.
Yanıtla
10
1
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bayıldığım bir fantastik kitap. 11 yaş üzeri gençlere hitap ediyorsa da yetişkin olarak ben de severek okudum doğrusu. Zaten Harry Potter'dan beri bu tip fantastikleri seviyorum. Kurgusu çok iyiydi, sezdirme tekniği çok iyi kullanılmış.
Malamander'in çizimini vs. tam olarak detaylıca görmüyorsunuz ama kitap boyunca bu yaratığın nasıl göründüğü peyderpey sezdiriliyor ve inanın görmüş kadar oluyorsunuz.
Kurgusu öyle yerli yerinde ki, harita da buna katkıda bulunuyor. Vi ve Herbie'nin nereden nereye koşturduğunu okurken haritadan takip edebilmek keyifliydi. Kitapta en sevdiğim mekan ise tabiii ki Tuhaf Kitap Dispanseri'ydi
Yanıtla
5
4
Destekliyorum  1
Bildir