Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Minik Bal Böceği, çocuklarına masal- fabl arayan ailelere önerebileceğim bir kitap. Bal böceği, anlayacağımız üzere bir arı. Minik arının maceralarını okumak çocuklarınızı hem eğlendirecek hem onlara faydalı olacak farkındalıklar sağlayacak. Doğrudan öğretici bir metin olmaması, mesajı gizli vermesi günümüz masallarında ne yazık ki göremediğimiz bir özellik. Bu yönden hayal gücünü destekleyerek, sezdirerek öğretmesini çok sevdim. Çocuklarınız için rahatlıkla tavsiye ederim. Yazarı da tebrik ediyorum. Masal okumayı ya da fablı seviyorsanız elbette yetişkinler de okuyabilir. Minik arının merakı sonucu başına gelenleri, her defasında kendi yaşam alanının kıymetini anlayarak eve dönüşü hoş bir mesaj. Herkesin anlayacağı dilde yazabilmesi de yazarın başarısı. Açık ve akıcı, sürükleyici bir üslup. Belli ki kurguyu ve üslubu dengelemeyi bilen bir kalem. Umarım bu denli kaliteli türlerin sayısı artar. Küçük-büyük fark etmeksizin okurunu bulsun. Minik arının şahitleri çoğalsın.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cümleler Yıkılır Ardından, modern şiirin örneklerinin olduğu bir kitap. Geneli lirik temalar olsa da içinde toplumsal meselelere karşı duyarlılığı yansıtan şiirler de var. Sık sık gündemde olan şiddet ve kadın cinayetlerine karşı duyarlılık beni duygulandırdı. Yalnız bu değil 6 Şubat’ta yaşanan depremin hislerini yansıtan bir şiir de mevcut. Günümüz şairlerinin toplumculuğu artık yok sayılır. İnsani duyguların yanında bu gerçeklere de yer verdiği için şaire bir okur olarak teşekkür ediyorum. Günlük konuşma diline yakın şiirlerde aralarda imgeler de kullanılmış, ahenk unsurlarından pek yararlanılmamış, üslubu özgür. Herhangi bir vesileyle bu kitapla karşılaşırsanız hayat size güzel vakit geçirmeniz için bir mesaj veriyordur. Bir çay kahve molası verin ve bir ses edinmiş şairin bu kitabını karıştırın. Tebrik ediyor, duyarlılığın ve şiirlerin devamının gelmesini diliyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Modernleşmiş, kurumlarını yerleşik hale getirmiş ve belli bir sistemde ekonomisi işleyen bir dünyada geç modernleşen topraklarımızdaki hikayenin henüz Kurtuluş Savaşımız devam ederken verilmeye başlanan mücadelesinin iz düşümü. Ekonomi zorunlu olarak hayatın tüm yönlerine müdahil ve hayatın tüm yönlerinden etkilenen bir alan. Politika, sosyolojik durum, demografi, kaynaklar, kurumlar... Sonsuz bir liste bu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün üstün vizyonu öncülüğünde İzmir iktisat kongresi ile başlayan sonrasında 1929 krizi, 2. Dünya savaşı, planlı ekonomi, dış yardımlar, enerji krizi, liberalleşme ve sıcak para ile 2001 krizine kadar olan dönemi irdeliyoruz. Tabii ki her dönemin kendi iç dinamikleri ile geniş bir bağlam sunarak. Her seviyeden okuyucu için kaynak eser olma niteliğindeki bu kıymetli çalışma için Sayın Alpay ve Alkin'e sonsuz teşekkürler.

Tavsiye olunur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken birinin hayatına dışarıdan bakıyormuşum gibi değil de, sanki onunla birlikte o anları yaşıyormuşum gibi hissettim. Sinan Yağmur’un anlatımı oldukça içten; yer yer kırılgan, yer yer umutlu. Öz yaşam öyküsü olmasına rağmen kuru bir anlatıdan uzak, daha çok duyguların ön planda olduğu bir yolculuk gibi.
En çok dikkatimi çeken şey, insanın kendiyle yüzleşme sürecinin bu kadar açık ve samimi aktarılması oldu. Hatalar, pişmanlıklar, arayışlar… Hepsi saklanmadan anlatılmış. Bu da kitabı daha gerçek ve yakın kılıyor. Okurken zaman zaman kendi hayatımla küçük bağlar kurduğum anlar oldu.
Dili oldukça akıcı, yormuyor ama aynı zamanda düşündürüyor. Bazı cümlelerin altını çizme isteği uyandırdı bende. Özellikle “kendini bulma” temasının bu kadar sade ama etkili işlenmesi hoşuma gitti.
Genel olarak sakin, içe dönük ve samimi bir kitap. Büyük olaylardan çok, insanın kendi iç dünyasına odaklanan bir anlatı arayanlar için iyi bir tercih.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eşini kaybeden Etelka’nın taşradan Budapeşte’ye,kızının yanına gelişiyle birlikte yalnızca yaşam düzeni değil,anne-kız arasındaki görünmez mesafeler de değişmeye başlıyor.
Roman boyunca yaşlılığın insana hissettirdiği kırılganlığa ve kişinin kendi hayatında fazlalığa dönüşme korkusuna tanıklık ediyoruz. İnsan bazen en yakınının yanında bile kendine ait bir yer bulamıyor.
Anne ile kızın ortak kaybı onları yakınlaştırmak yerine daha da uzaklaştırıyor sanki.Kitap boyunca şu soruyu düşündüm: Bir insanın iyiliğini istediğimizi düşünerek onun adına karar verebilir miyiz? Fedakârlık sandığımız şeyler gerçekten karşı tarafın ihtiyacı mı,yoksa kendi doğrularımız mı?
Iza’nın düzenli ve kontrollü yaşamı dikkat çekiciydi.Kusursuzluk arttıkça duygular daha görünmez oluyordu sanki.
Antal ise bana en sahici gelen karakterdi.Kitap boyunca iyi kimdi, kötü kimdi sorusunun cevabını bulamadım.Çünkü bazen insanlar kötü oldukları için değil, sevmeyi farklı bildikleri için birbirlerini incitiyorlar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genç müslüman bir kadın olarak, eril dil ve erkek egemen islami gruplar ile 21.yy arasında sıkışmış hissediyorum. Bu alanda kadınların daha çok düşünüp daha çok söz hakkı aldığı bir Türkiye tahayyül edip duruyorum ve karşıma çıkan böyle kitapları okumaya başladım. “Erkek hocalar”ın sadece kadınlar üzerinden “erkek cemaat”lerine verdikleri hedef gösterici ve kutuplaştırıcı vaazları dinlemekten sıkıldım çünkü. Yazar hakkında herhangi bir bilgi bulunmuyor ve kaynakça daha sağlam olabilirdi. Daha çok feminist okuma yapılıp (feminist bir düşüncede yazılmasını beklemiyorum bittabi lakin sosyolojik kadın konumlandırmasını anlamak adına) daha kapsamlı cevaplar verilebilirdi belki ama kitap kısa ve öz. En nihayetinde İslam’ın bizi toplumdan soyutlamadığını, toplumun bunu yapmaya çalıştığı gösteren çok tadımlık bir oturuşta okunabilen bir kitap olmuş. Bu konuda her sesini çıkarmaya cesaret eden müslüman kadının arkasındayım, yazarımızın ellerine sağlık.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye'de mizah denince Nasreddin Hoca'dan sonra akla ilk gelen kişi olan Aziz Nesin'in çocukluğundan itibaren anlattığı hayat hikayesinin ilk cildi. Sürekli gülmece yazan Aziz Nesin'in hayat hikayesinin ne kadar zorlu geçtiğini, ne acılar çektiğini burada net göreceksiniz. Aslında gülmece yazarak kendi acılarını unutmak istediğini burada net olarak anlayacaksınız. Çocukluğundan itibaren en samimi duygularla hiçbir şeyi atlamadan, bazen utanarak bazen üzülerek anlatıyor. Bu kitabı okurken Aziz Nesin'i kendime çok yakın hissettim. O da içimizden biri diyecek kadar samimi bir kitap. Kalın bir kitap olmasından korkmayın, bitmesin diye dua edeceksiniz.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, öncelikle yayınevine ve çevirmene böyle bir eseri bizlerle buluşturduğu için teşekkür ederek başlayayım, malumunuz güncel bilimsel araştırmalar ve bulguların bizlerle buluşması ve bunlardan haberdar olmak okuduklarımızı ve bildiklerimizi değerlendirebilmek, güncelleyebilmek için hayati önemde. Kitap bu hususta çok başarılı son on yılın arkeolojik ve bilimsel bulguları ışığında yazılmış, ayrıca yazarı alanının en iyilerinden biri. Kitapta son 200 - 300 bin yıl öncesi ile 50 bin öncesi arasındaki insan türlerine, arkeolojik, genetik ve diğer bilimsel bulgularına değiniliyor, neleri şuanda bildiğimiz, nelerden emin olduğumuz, neleri araştırdığımız ve neleri daha sonra bilebileceğimiz de harika bir dille anlatılmış. Benim en çok takdir ettiğim husus ise metodoloji anlatımı. Nasıl biliyoruz ? Nasıl bir yol izliyoruz ? Bildiğimizden nasıl emin oluyoruzu da göstermiş. Şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kurgunun babası Jack London'un kendi öz yaşamının bir kesitini anlattığı kitap. Bu kitapta Amerika'da Jack London'un yaşadığı sefaleti göreceksiniz.Bazı yerlerde fırsatlar ülkesi Amerika'da bile böyle bir yoksulluk olabilir mi diye düşünmeden edemiyor. Amerika demek herkesin tok olduğu kimsenin aç kalmadığı fırsatlar ülkesi demek o zamanlar. Sefaletin ve çaresizliğin ne demek olduğunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Bazen daha neler olacak diye edemiyor insan bu kitapta. Jack London'un kaleminden bambaşka, sarsıcı bir kitap. Kitap zaten incecik bir çırpıda bitiyor. Mutlaka okuyun pişman olmayacaksınız.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Savaşın uzaktan kahramanlık destanı, yakından ise insanlık enkazı olduğunu anlatan kadim bir uyarı.
Erasmus, Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş derken çok temel bir yanılsamayı açığa çıkarıyor: Deneyimlemediğimiz her acının, zihnimizde kolayca estetik veya gerekli bir kılıfa bürünebildiği gerçeğini.
Erasmus savaşı politik bir süreç olarak değil, insan doğasına aykırı bir “akıl tutulması” olarak ele alıyor. Okuru, bir gözlemci olmaktan çıkarıp vicdanın, merhametin sesine kulak vermeye zorluyor. Yüzyıllar öncesinden gelen bu ses, bugün bile söylenmeyeni görünür kılacak kadar taze.
“İntikam amacıyla savaşmak adil değildir ama adaleti sağlamak amacıyla savaşılabilir. Fakat kendi gerekçesi kime adil gelmez ki?“
İşte bu soru, insanlığın düştüğü en büyük tuzaklardan birinin özeti. Çünkü şiddet ve yıkım, çoğu zaman önce dilde meşrulaştırılıyor. Savaşın güzellendiği dönemlerde, yıkımın kahramanlıkla örtüldüğü anlarda; sağduyulu bir liman arayan herkesin bu esere yeniden dönmesi gerekiyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir