Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikâye daha ilk sayfalardan itibaren içine çekiyor ve özellikle eski bir dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte gerilim giderek artıyor. Bosch karakterini zaten seviyorum ama bu kitapta onun hem mesleki takıntılarını hem de iç dünyasını biraz daha derin hissettim.
En hoşuma giden şey, olay örgüsünün sadece bir suçun çözülmesinden ibaret olmamasıydı. Geçmişle hesaplaşma, adalet arayışı ve “geç kalınmış” duygusu çok güçlü işlenmiş. Çöl atmosferi de hikâyeye ayrı bir yalnızlık ve sertlik katıyor.
Yer yer klasik polisiyelere göre daha ağır ilerlediğini düşündüğüm anlar oldu ama bu detaylar aslında hikâyeyi daha inandırıcı kılıyor. Sonlara doğru tempo iyice yükseliyor ve merak duygusu hiç düşmüyor.
Genel olarak sürükleyici, karanlık ama bir o kadar da düşündüren bir kitaptı. Polisiye sevenler için oldukça tatmin edici, Bosch hayranları için ise kaçırılmaması gereken bir devam kitabı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üslubunu ve yazım tekniğini çok sevdiğim Türk yazarlardan Şermin Yaşar’ın bütün kitaplarını okumuşumdur. Sade, saf, akıcı ve samimi bir anlatımı ile çok kolayca okunan, 28 kısa hikâyeden oluşan bu kitabı da yine kitapseverlerin ilgisini çekecektir. Hikâyeler günümüzden ve öyle hayatın içinden ki okurken gülmekten ve bazen de hüzünlenmekten kendinizi alıkoyamayacaksınız. Bu hikâyelerin ortak noktası ise: hepsi bir şekilde yarım kalmışlık hissi taşıyor. Karakterler çok sıradan insanlar; toplumda, çevremizde sürekli görebileceğimiz türden insanlar. Özlem, sevgi, pişmanlık, kırgınlık gibi insan duygularına dair çok gerçekçi ve samimi bir anlatım var. İyi okumalar diliyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, kitap arkeoloji ve arkeolojiyle ilişkili bilimlerin metodolojisi, nasıl çalıştıkları ile başlayıp, arkeoloji hakkında bilgiler verip, arkeolojik bilgilerle ve sahtekarlık örnekleriyle, yine mitolojikleştirilmiş hikayelerle (Maya kıyameti, uzaylılar gibi) arkeolojik bir bakış açısı sergileyerek ilgileniyor. Kitap birçok üniversitede ders kitabı olarakta kullanılıyor.

Öncelikle belirtmek istiyorum ki, yazar alanında en iyi isimlerden birisi. Kitabı okurken her satırında bunu hissediyorsunuz. 500 sayfalık bir kitabı, şakacı, yorumcu ve gayet güzel bir anlatımla okutuyor. Çevirisi de kaliteli. Neredeyse her satırının altını çizmek isteyeceğiniz denli de bilgi içerikli bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaralısın, teknik açıdan nevi şahsına münhasır bir eser. Konusu ilgi çekici, darbe dönemlerinde insanların fikirlerinden ötürü nasıl zorluklarla karşılaştığı anlatılıyor. Diğer tarafta ise zorbalaşan, insanlıktan çıkan insanları.. Olayları izlerken orada bulunup yeter artık, diyesi geliyor insanın. Anlatıcı olarak sen dili kullanılıyor. Bu kullanımı başka bir eserde görmedim. Birinci veya üçüncü kişi anlatımına aşinayız ama bu tercih kitabı benim gözümde başlı başına değerli kılıyor. Kahramanın yaşadıklarını bir başkasının ona hitaben anlatıyor oluşu, ilginç bir şekilde kahramana karşı bir yakınlık kurmanızı sağlıyor. Ama bu kesinlikle bir acıma değil, yazar bu tür bir ucuzluğa kaçmıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ali Ayçil, henüz tanıştığım; fakat bu kadar geç tanıdığıma üzüldüğüm bir yazar. Biz okurları, coğrafi bir mekâna değil, zamanın ve insanın iç kalelerine doğru zamansız bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaptaki her bir hikâye, modern dünyanın gürültüsünden yorulmuş ruhlar için birer sığınak niteliğinde. Yazarın kelimeleri seçerken gösterdiği şairane titizlik, anlatıyı alelade bir öykü kitabı olmaktan çıkarıp adeta nesirle yazılmış birer şiire dönüştürmüş.
Ayrıca geleneksel anlatının sıcaklığıyla modern insanın yalnızlığını bu kadar pürüzsüz bir estetikle harmanlamak her yazarın harcı olmasa gerek. Okurken zamanın yavaşladığını, kelimelerin ruha dokunduğunu hissediyorsunuz. Kitap bittikten sonra bile Sur Kenti'nin sokaklarında yankılanan o sükûnet ve birbirinden hüzünlü sonlar içinizdeki ağırlığını korumaya devam ediyor. Kitaplığınızda sadece yer kaplamayacak, dönüp dönüp 'iyi ki alıp okumuşum' diyeceğiniz bir eser arıyorsanız, bu durağa mutlaka uğramalısınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Melanie Klein, Melanie Klein!
Cem Tunçer’i takip eden ve zihninin ne kadar ilginç çalıştığını bilen pek çok insan gibi yeni romanı Melanie Klein, Melanie Klein’ı çok merak ediyordum, umduğumu bulduğumu söyleyebilirim.

Küçürek öyküden küçürek romana, yani novellaya geçmiş yazar; 105 sayfada epeyce dokunaklı bir aşk hikayesi okuyoruz. Anlatıcımız bize sevdiği kadını ve ilişkilerini anlatıyor – bunu da son derece bu çağa ait bir dille yapıyor. Ben bu dille yazılmış metinleri çok seviyorum; anlattığını haddinden fazla önemsemeyen, büyük laflar etmeye, aforizmalar saçmaya heves duymayan, derdini sade ama kıvrak bir dille anlatan, aralardaki minicik cümlelerle okura dokunmayı başaran, konuşma dilini edebiyata katmaktan korkmayan bir metin bu.

Tanıtım metninde şöyle yazıyordu: “Kadın, kimsenin tam olarak ne iş yaptığını açıklayamadığı o insanlardan. Sesi güzel, piyano çalıyor, oyunculuk yapıyor ve ressam. Uzun boylu ve parlak sarı saçları var. Edebiyatı, Bach’ı ve Melanie Klein’ı seviyor. Dışarıdan bakıldığında kusursuz, fakat… Göğsünde bir papatya dövmesi var. Çocuk, işsiz bir yazar. Fallara inanmaya devam ediyor ve kehanetin farkında: Bir gün kusursuz biriyle tanışacak, fakat…”
Bu metinden de anlaşılacağı üzere gayet kentli bir hikaye okuduğumuz. Kadın ve adam bir barda tanışıyorlar, ikisinin de ilişkiye dair çekinceleri var, etrafımızda bolca gördüğümüz bağlanma kaygılarını her ikisi de taşıyor, bir biçimde aşıp beraber oluyorlar, birbirlerinin evrenlerine girmekte yer yer zorlanıyorlar, aynı kentte ayrı dünyalarda yaşadıklarını fark ediyorlar, o dünyaları bir biçimde birleştirmeye çabalıyorlar. Bu metinden anlaşılan bir başka şey de tabii ilişkiyi bekleyen bir keder olduğu; kehanet ona işaret ediyor ki onu da kitabı okudukça anlıyoruz, spoiler vermeyeyim ama biraz yürek dağlıyor kitap sonlara doğru.

Ezcümle, ben severek okudum, değdi bu hikaye bana. Böyle tanıdık şeyler okumayı; kendi tecrübelerime yakınsayan şeyler görmeyi, bunların iddiasız biçimde anlatılmasını seviyorum. Bir oturuşta okunabilecek zarif bir minik metin.
Yanıtla
6
2
Destekliyorum  5
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kimseye Söyleme insanın içine sinsice yerleşen,huzursuzluğu sayfalar ilerledikçe büyüten bir psikolojik gerilim romanıydı benim için.Casey Kelleher’ın dili çok akıcı;daha ilk bölümlerde bir şeylerin ters gittiğini hissediyorsunuz ama ne olduğunu tam çözemediğiniz için kitap sizi sürekli diri tutuyor.Özellikle aile içindeki sırlar, bastırılmış travmalar ve insanların dışarıdan göründüğü gibi olmaması teması oldukça etkileyiciydi.
Kitabı okurken en çok sevdiğim şeylerden biri,karakterlerin tamamen siyah ya da beyaz olmamasıydı.Herkesin geçmişten taşıdığı yükler,korkuları ve yanlış seçimleri vardı.Bu da hikâyeyi daha gerçekçi hale getirmiş.Ana karakterin yaşadığı psikolojik baskıyı hissedebiliyorsunuz.Bazı sahnelerde “abartıyor mu acaba?” diye düşünürken birkaç bölüm sonra olayların aslında çok daha derin olduğunu görmek beni gerçekten şaşırttı.
Yazar gerilimi büyük olaylarla değil,küçük ayrıntılarla kuruyor. Sessiz bir ev,yarım kalan cümleler,bakışmalar,söylenmeyen şeyler…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
güzel bir emek verilmiş fakat bize hitap etmedi, kitaptaki canavar yerine isimlendirme koyarak okumaya çalışıyorum. çünkü; canavar insan değildir ki, canavarlar yoktur. bu cümleler kitabın işlevini bir anda bizde yok etti. kitabın işlevinden yararlanmak için ise çok basit kaldı. çok fazla aynı cümle tarzı “aman Allahım ne kadar güzel bir canavar” gibi cümlelerde biz başka kelime bilmiyorlar herhalde sonucuna ulaştık. kardeş kıskançlığı ve kardeş farkındalığı üzerine başka kitaplar tercih edilebilir eğer ki çocuğunuz cümlelerin samimiyetine dikkat ediyor karakterlerin gerçek veyahut gerçek olmayan karakter analizini yapabiliyorsa bence bu kitap seviyesi ile çocuğu olaya çekmek bir tık zor. kitap kesinlikle 2-4 yaş arası tercih edilmeli. fakat 3 yaşlarında çocukların etrafı algılama düzeyleri yükseliyor bu noktada da çocuğunuz yorumlama yapabiliyor, bilimsel kelimelere hakim, daha geniş anlatımı dinleyebiliyorsa bu basit kalıyor .
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap benim için tam anlamıyla 10/10’luktu. Okurken saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım, elimden bırakmak istemedim. Gerilim hissini sonuna kadar yaşatan, sürekli merak duygusunu diri tutan bir kitaptı. Hele finalde yaşattığı ters köşe… Gerçekten şok oldum ve asla böyle bir son beklemiyordum.

Alice ile birlikte ben de herkesten şüphelendim. Hatta bir noktadan sonra Alice’in gerçekte psikolojik olarak bir şeyler yaşadığını, belki de bazı olayların yaşanmadığını bile düşünmeye başladım. Kitap sizi karakterin zihnine öyle güzel çekiyor ki onun karmaşasını siz de hissediyorsunuz.

Yazarla ilk kez bu kitap sayesinde tanıştım ve anlatımındaki akıcılığa bayıldım. Kesinlikle diğer kitaplarını da en kısa zamanda okuyacağım. Gerilim ve akıcı kitap sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken, nasıl bittiğini anlamadan okuyacağınız bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Aklını yenemeyenler" resmi geçidi diye özetleyeyim. Dahilik ve delilik arası gidip gelme manzaraları beni şok etti. Kitapta çağından ilerde olan çok büyük bilim insanlarının birbiriyle kesişen, bazen de ardışık hayatları var. Bilim tarihinde büyük kalın harflerle ismini okuduğunuz, kelli felli resmini gördüğünüz bu insanların ortaya koydukları o teorilerin doğum sancılarını ve bazıları için sonrasında yaşanan hayal kırıklığını okuyorsunuz. İşe kurgu karışmış, o yüzden roman kategorisinde. Anlaşılıyor ki; zeka başarının garantisi değil; mutluluğun da değil, ahlak ve erdemin hiç değil. Sıradanlık, normallik zannettiğinizden daha büyük nimet olabilir. Sanırım dehanın dezavantaj olduğu söylenebilir, çünkü hakikaten aklını yönetmek diye bir mesele var. Teorik fizik, kuantum fiziği yoğunluklu bölümleri ben tam anlayamadım. Fiziği bilenler daha bir keyif alarak okur. Ben kendi heybeme başka kazanımlar kattım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir