Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1926 doğumlu usta inşaat mühendisi Halim Ağaoğlu'nu ne yazık ki kitabı yayımlandıktan birkaç ay sonra yitirdik. Kendisi İTÜ'den Süleyman Demirel'in, liseden de Erdal İnönü'nün sınıf arkadaşıdır. Son zamanlarda bu kitabın içeriğine benzer içeriklere sahip olan başka kitaplar bulmak oldukça güçleşti. Eğer yapım işlerinde çalışan mühendislerden biriyseniz, kitabı satın almalısınız. Aslında kitabı almak için mühendis olmanıza da gerek yok. Kitap aynı zamanda ülkemizin 2. dünya savaşının son yıllarından 1970 lere kadar olan dönemindeki koşullarını da oldukça yalın olarak aktarıyor. Eskiden Karayolları şimdikine göre çok daha saygındı. Teşkilatın düsturu Halil Rıfat Paşa'nın "Gidemediğin yer senin değildir" sözü ile ifade edilirdi. Çalışanlar ülkemizin modernleşmesi için canla başla mücadele ederler yokluk, gece, gündüz, yaz, kış, mesai vb kavramları tanımazlardı. Zorlukların üstesinden gelecek karakterdeydiler. Ölenlerin ruhu şad olsun, kalanların da hepsine selam olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı'nın çöküş sürecine ışık tutuyor!
Yazar, Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında casusluk faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerden biri olan Arabistan ve çevresindeki bölgelerdeki Arap casusların etkisini inceliyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun Arap dünyasındaki politikalarını, bu politikaların arkasındaki casusluk ağlarını ve Arap casuslarının Osmanlı İmparatorluğu'na karşı yürüttüğü istihbarat operasyonlarını analiz ediyor.

Dönemin siyasi ve askeri liderlerinin casusluk ağlarını nasıl kullandıklarını, casusların nasıl eğitildiğini ve hangi bilgilerin toplandığını kapsamlı bir şekilde ele alır. Ek olarak, okuyucuya Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünün nasıl şekillendiğini ve casusluk faaliyetlerinin etkilerini anlatır.

Riyad N. Er-Reyyis'in "Arap Casusları: Osmanlının Çöküş Döneminde" adlı bu çalışması, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerindeki casusluk faaliyetlerini ve özellikle Arap casuslarının rolünü ele alarak dönemin siyasi ve askeri dinamiklerini anlamamıza yardımcı olur.

Er-Reyyis Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş sürecinde iç ve dış politika dinamiklerini incelerken, bu süreçte casusluk faaliyetlerinin nasıl bir rol oynadığını aydınlatıyor. Farklı bir gözle döneme tanıklık etmek adına iyi bir kaynak.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alfred Adler'in İnsanın Kendine Yolculuğu Kitabı, psikoloji, kişisel gelişim tarzında bir kitap. Adler yetişkinlerin ve çocukların yaşadığı pek çok sorunun kökeninin ergenlik döneminde yaşanan ve çözülemeyen/çözülmeyen psikolojik sorunlara bağlı olduğunu düşünüyor. Kitapta yazar bizi kendimize doğru derin bir yolculuğa çıkarıyor.

Kitabın ilk kısımları benim daha çok ilgimi çekti. Anne baskısı, Suça giden yol, lider olmak isteyen çocuk, asi kötü çocuk gibi bölümler hem anne baba hem de öğretmenler için faydalı olabilir. Ayrıca kitabın her konusu sonunda bir vaka incelemesi yapılıyor. Ben kitabı beğendim. Fakat Adler'in İnsanı Tanıma Sanatı Kitabını okumadıysanız önce onu okumanızı öneririm. Ayrıca şu filmler de izlenebilir:
1-Yetenekli Eller
2-Parçalanmış
3-Her Çocuk Özeldir
4-Yeşil Rehber
5-Kimsesiz Çocuk Remi
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk - Yunan milliyetçiliklerinin doğuş, gelişme, kriz ve güncel meydan okumalar karşısında kendini diri tutma söylemlerini ve politikalarını birbirinden ilginç ayrıntılar üzerinden inceleyen iki akademisyen, iki komşu ve rakip milliyetçiliğin birbirini ötekileştirirken öte yandan birbirlerinin varoluş argümanlarını nasıl beslediklerini anlatıyor. Popüler bir anlatımı yok. Akademik çalışmalara ilgi duyanlara bu kitabı tereddütsüz öneriyorum. İki ülkenin milliyetçiliklerini yakından tanıdığım için bu çalışma benim için faydalı bir egzersiz oldu. İki yazarın da hamasetten uzak, olaylara ve tepkilere anekdotlarla destekleyici bakışları beni besledi. Bu çalışmanın Yunanistan’da nasıl bir tepki aldığını bilemiyorum ama karşılaştırmalı politik ve sosyal çalışmalara akademik dünyamızın ihtiyacı fazla.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekamül yolculuğunu bilinci açık yaşayan herkesin çokca cevaplar bulacağı bu üçlemeyi keyif ve heyecanla okudum. Sonsuz ihtimaller döngüsünün görebilenlere nice yanıtlar sunduğu gizemli ve şahane evren ve biricik yaşamımız daha ne hikayelere gebedir kim bilir...

Sinan Hocam benim hep en değer verdiğim hocam olmuştur üniversite yıllarında. Ondan çok şey öğrendim. Kendisi tam bir Ahmed Arif hayranıdır. Kitaba kondurduğu şiirler okudukları kadar güzeldir. Destansı bir üçleme çıkmış kaleminden, Türkiye'nin Yüzüklerin Efendisi kitabı gibi bir üçlemesi var artık. Üstelik tatlı bir tesadüf diyemeyeceğim bir tevafuk da söz konusu. Tam dünya dışı yaşam, görevli varlıklar, bilinç ötesi, metafizik konularına merak sardığım sene uzun süredir çıkmasını beklediğim bu üçlemesi basıldı. Daha ne romanları var bizi bekleyen. Bu yazarı kaydedin bir kenara. Yeni dönemin Yaşar Kemal'i...

Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eğlenceli, absürt, sürprizlerle dolu. Murat Menteş'in bütün kitaplarına bu yorumu yapabiliriz sanırım. Neredeyse bütün karakterlerin gerçekte var olduğu, sanıyorum ki Türk Edebiyatı'nda ilk kez denenmiş bir roman. Karakterlerin gerçeğe uygun düşünüş tarzları ama bir o kadar uzak yaşamları çok güzel harmanlanmış. Roman dahisi olan Menteş bu kitabında, bir süredir onu bunaltan ülke ve gençlik sorunlarına değinmeden de geçmemiş. Absürtlükle sarhoş olmuşken gerçeklerle son sayfalarda ayılmak ağızda buruk bir tat bıraksa da dertlerimizi akış bozma pahasına kitaba eklemesini takdir ediyorum.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her Karar Yeni Bir Başlangıç
Roman klasik bir mahallede kendi halinde bir ailenin bir bir yaşama veda etmesiyle küçük yaşta büyük sorumluluk alan kızın hayatına değiniyor. Uzun boylu ve zayıf olması, ayrıca hiç evlenmemesi karakterimize mahalle ağzıyla "Kuru Kız" lakabını yakıştırıyor.

Roman, filmlerde olduğu gibi önce finali, sonra geçmişi göstererek bizleri karşılıyor. Sıradan bir mahallede komşuluk, dedikodu, içine kapanıklık hatta tecavüze uğrama gibi birbirinden farklı olaylar incelikle işlenmiş durumda...

40 yaşına kadar kendini komşularına saf gösterip, gözünü internetten araştırdığı bilgiler ile açan Kuru kız, artık kabuğundan çıkarak hayata meydan okumaya karar veriyor. Bu kararı ile yaşadıklarını tersine döndürmek için dünyanın sonuna gitmeye karar veriyor. Burada mevsimin yaz orda kış olduğu, kimsenin kendisiyle dalga geçmediği yeni bir başlangıç yeri Ushuaia...

"Hayatında hiç uçağa binmemişti.

Hayatında hiç trene binmemişti.

Hayatında hiç otobüsle uzak bir yere gitmemişti."(s. 212)

Gözünün açılmasıyla kendine yeni bir yol çizen Kuru kızı yazarımız, çocukluğundan yetişkinliğine kadar adeta gözümüzün önünde büyümesiyle taçlandırıyor...

Roman, okurlarına yakın zamana, hatta pandemi sürecine dahi değindiği için sanki birkaç yıl içinde bu olayların yaşanmışlığı hissini veriyor.

Çocukluğunun gecekondu ve çevresinde geçen herkesin mutlaka kendinden bir şeyler bulacağına emin olduğum bu romanı, şimdiden keyifle okumanızı dilerim...
Yanıtla
8
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadri Kerem Karanfil'in anısına adanmış kitapta merhumun da bir öyküsü yer alıyor. Öncelikle belirtmeliyim ki kitap genel olarak hoşuma gitti. Beğenmediğim hikaye yok ama daha çok beğendiğim öyküler tabi ki var. Uzun süredir listemde olan bir kitaptı ama bir türlü temin edip başlayamamıştım. Geçenlerde aldım ve çok vakit kaybetmeden başladım. Bilimkurgu çatısı altında toplansa da içerisinde bilimkurgunun farklı alt türlerinde yazılmış çeşitli öykülerin olduğu bir kitap olmuş. Sinan İpek, Ruhşen Doğan Nar, Emre Bozkuş ve Metin Uçar gibi adını duyduğumuz yazarlar var. Hepsini beğendiğimi tekrar söylemek istiyorum. Burada hepsinden tek tek bahsetmek mümkün değil fakat bilimkurgu türünü böylesine keyifli konulara sahip öykülerle birleştirebilmek yetenek isteyen bir iştir. Bir bilimkurgu okuyucusu olarak beğendiğim bir kitap oldu. Bütün yazarları tebrik ediyorum ve selamlıyorum. İyi okumalar...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
El ve yüz çizgileriyle ilgili sınırlı da olsa birkaç kaynak bulabiliyoruz. Hele ki sosyal medyanın da etkisi ile İlm-i Sima, Fizyonomi gibi konular, alanlar bilindikçe eser ihtiyacına binaen konunun ilgilisi, ehli, uzmanı olan kıymetli isimlerden eserler de görmeye başladık. Fakat bu eseri ve yazarı diğer hepsinden ayıran bir konu var ki o da parmak izleri. Evet herkesin parmak izi eşsizdir. Tıpkı dil izi göz izi gibi. Ve onlar dahi karakterin birer sessiz sedaları aslında. Bu pencereden daha önce hiç bakmamıştım. Çünkü bilmiyordum. Yazarla tanıştığım ve kitabı elime aldığım adan itibaren biliyorum ki böyle bir pencere de varmış. Şimdi bütün hayret ve merakımla seyreyliyorum bütün doneleri o pencereden.
Beni daha da etkileyeni yazarın tevazusu ve samimiyeti oldu. Bu ilim insanı dinginleştiriyor gerçekten. Kelimeleri kullanmadan izleri okumanın lezzetini tadan insan sessizliği de okuyabiliyor.
Elhasılı kitabımı imzalatabildiğim için çok mutluyum. "DiplomAt" tan saygılar :)
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  3
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Süründürmesin sürüklesin diyorsan...
Ahmet Ümit’in Bab-ı Esrar kitabından sonra uzun zaman olmuştu onu okumayalı. Polisiyeye geri dönüşüm “Aşkımız Eski Bir Roman” kitabı ile oldu. Başkomser Nevzat ve ekibinin araştırdığı üç farklı cinayet var; Aşkımız Eski Bir Roman, Overlokçu Kız, Sergey Nikolayeviç Jerkovski’ye Ne Oldu?. Genelde polisiye romanlarında özellikle tek bir konu işleniyorsa süreç oldukça uzar. Detaylar sunulur, tahminler alınır ve sonuca gelene kadar zihinsel bir ısınma içinde devam edilir. Yoğun bir dönemde kısa bir zaman aralığında “Çok kalın olmasın, süründürmesin sürüklesin, keyifte versin,” diyorsanız, bu kitap ara öğünlerinize güzel bir eşlikçi olabilir. Kitabın üç kısa ama farklı bölümden oluşması neticeyi çok uzatmadan öğrenmenizi sağlarken, her bölümde olayların aksine Nevzat Başkomser ve ekibinin aynı olması ise bir aşinalık katıyor.

Hikayelerde katilin veya olayın tahmin edilmesi çok zorlayıcı olmasa da ters köşe yapan sonlarda var. Bu sonları öğrenme heyecanı ile bir bölüm çok uzun süre yarım bırakılamıyor. Ahmet Ümit’in farklı bir kitabını okurken yaşadığım heyecanı, hiç beklemediğim o sonu ve sürecin keyfini bildiğim için beklentim oldukça yüksek başladım. Okumaktan çok keyif alsam da bazılarının tahmin edilebilir sonlara sahip olduğunu söyleyebilirim. O sebeple çok çetrefilli ve uzun süre düşündürücü olayları içeren kitapları sevenler için oldukça kısa ve kolay bir senaryo olabilir. Fakat özellikle Ahmet Ümit veya polisiye türüyle yeni tanışacak olanlar var ise bu kitabın güzel bir başlangıç olacağına inanıyorum. Bu kitapların en sevdiğim yanı ise sadece okumuyorsun aynı zamanda izliyorsun sanki. Evgenia’nın meyhanesi, Ali’nin o asi tavırları, Başkomser Nevzat’ın külüstürü ve daha birçok sahne gözlerimin önündeyken sayfaları okudum. Hal böyle olunca o kitap ile bağ çok farklı oluyor. Okurken edebiyatın, birinin ölümüne nasıl sebep olabileceğini, bir katilin apaçık bir şekilde olayın merkezinde nasıl durabildiğini, tüm istihbarat servislerinin tahminlerini çürüten aydınlığa ulaşmayan sonları görüyorsun, ta ki Başkomser Nevzat aklından, deneyimlerinden ve yüreğinden güç alıp ipuçları toplayarak olayın peşinden gidene ve olayı aydınlatana kadar. Çünkü Başkomser Nevzat der ki; “Mesleğini doğru yapmak için sadece akıl yetmez, aynı zamanda kocaman bir yürek gerekir. Ama o yürek çelikten yapılmıyor. Bir süre sonra el bombası gibi gümlüyor işte. O yüreği zamansız gümletmeyelim Ali. Zalimleri sevindirmenin alemi yok.”

Bir sonraki Ahmet Ümit kitabı ile buluşmak için sabırsızlanıyorum. Okuyan herkese keyif vermesi dileğimle.
Yanıtla
7
2
Destekliyorum  1
Bildir