Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Duru'nun hikayesi bir hayalin ve yeni, gıcır gıcır sayfalara yazılmış öyle iki cümlenin ötesinde bir şey aslında Duru'nun hikayesi gerçek bir hayat. Duru'nun dünyasında geçen iki mekanda anlatılanlara bakıldığında çocuklarınızın hayal gücünü geliştirecek, incelikle ve samimiyetle işlenmiş küçük detaylar var. Bir büyük olarak bu tatlı çocuk kitabını okursanız fark edeceksiniz ki çocuklar için yeni bir dünya oluşturmaktansa gerçekte tüm romantizmiyle var olan duygulu dünya çocuklara seslenir biçimde kaleme alınmış. Peki benim en çok etkilendiğim kısım neydi? Küçük detaylar. İnsanın hayatında yaşarken değerini anlayamayıp daha sonra tatlı tatlı hatırladığı detaylar. İşte bu kitabın en büyük katkısı mısır ekmeğinin hikayesinin ötesinde çocuğunuza öğreteceği bu ders. Hayattaki küçük detaylara olan bağlılığın getirdiği mutluluk.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tüm hayatını İslami çalışmalara adayan Aliya İzzetbegoviç’in haksız mahkumiyetine gerekçe gösterilen kitabında İslam’ın müslümanlardan istediği yaşam tarzı, ahlakı ve Müslümanca gelişime yol gösteren bir rehber olmaktan ötesi yok. (Kitabın sonunda yer alan, Yugoslavya mahkemesine sunduğu tarihi savunma uğradığı haksızlığa karşı bir manifesto niteliğinde.)
İnançsız bilimin ateizme, bilimsiz inancın ise gericiliğe yol açtığını ileri süren ‘Bilge Kral’ deklarasyonunda müslümanların geri kalmışlığının, yoksulluğunun, birleşememesinin gerekçeleri olarak da İslami yaşantının müslüman coğrafyasında tam anlamıyla yaşanmamasını; eğitimsiz kalmamızı (hem dini eğitim hem pozitif bilimler), zengin-fakir ayrımının çok uç olmasını (lüks ve yoksulluğun bir arada olmasını), manadan çok ritüele indirgenen ibadetleri, faiz gibi İslamın katiyetle yasakladığı bir mefhumun yaygınlığı, zekatın hassasiyetle verilmemesi gibi konuları ele alıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın geneline hakim olan mistik masalsı anlatım yer yer bilimsel girdiler ve İstanbul gerçekleriyle harmanlanmış. Bir bakıma masalların gerçek tehlikeler hakkındaki uyarı niteliğindeki görevini yerine getirmiş.

Karakterle ilginç ve düşüncelerine oldukça fazla yer veriliyor.Dolayisiyla motivasyonlari ve eylemleri mantıklı hale geliyor.

Müsilajin geçen sene hayatımızdaki o iğrenç yer edişini düşününce kitaptaki konularla duygusal bağ kurmamak zor olur.

Kitap ayrıca bilindik basma kalıp bir sonla bitmiyor ve insani sonuna kadar takipte tutuyor.

Bunun dışında bence kitapta herkesin( Hele ki İstanbulluların) kendi çıkarılmasını bulunabilecekleri bir alt metni var.

Okunmaya değer bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dokuz yaşında olan ve Stargardt hastalığı yüzünden altı ay içinde gözlerini (görme yetisini) kaybedecek olan Mafalda'nın hikayesi... O da tabii ki tüm çocuklar gibi karanlıkta kalmaktan korkuyor. Her gün okula giderken okulun yanında olan ve çok sevdiği kiraz ağacı ile arasında olan mesafeyi sayıyor. O mesafe onun karanlıkta kalacağı zamanı temsil ediyor. Dil ve anlatım olarak sade ve anlaşılır.. Farklılıkları görmek ve empati kurmak için her çocuğun okuması gereken farkındalık kitaplarından. Unuttuğumuz ve unuttuğunuz çocuk dünyasını anlamak için şans verilmesi gereken eserlerden.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Deniz Kıyısında Kesişen Hayatlar: Balıkçı ve Oğlu
Livaneli’yi takip eden bir okur için deniz kokulu bir eser yazması hiç sürpriz olmamıştır. Kendi adıma bunun zamanını kestiremiyordum sadece. Çünkü Sevdalım Hayat’ta ve kendi hayat hikayesine atıf yaptığı birçok röportajında, denize olan tutkusunu çok net bir şekilde vurguluyor. Bu noktada Hemingway, O’nun için ayrı bir önem taşıyor:

“Hemingway'in bütün kitaplarını ezbere bilirdim ama İhtiyar Adam ve Deniz'in yeri başkaydı. Talihsizlikten de beter bir salao'ya yakalanmış olan ihtiyarı tanıyormuş gibiydim. Karayip Denizi'nin tuzunu cildimde duyuyordum. Ringa balığının ekşi lezzeti dilimi buruyordu. 44 yaşında Karayip Denizi'ni ilk kez gördüğümde tanıyormuş gibiydim. Sanki çocukluğumun denizlerinden biriydi (…) Bir arkadaşımdan, Eskihisar ve Darıca diye iki kıyı kasabasının övgüsünü dinlemiştim. Oralarda denizin tuzuyla yıkanan yaşam beni çok çekiyordu. Özellikle İhtiyar Adam ve Deniz'den sonra, balıktan, denizden ve maceradan başka bir şey düşünemez olmuştum. Aklını kitaplarla bozup yollara düşen Mancha'lı ihtiyar gibiydim.” (Sevdalım Hayat, s. 50, 54)

Livaneli, romanlarına, güncel olsun ya da olmasın, yaşadığı toplumda duyarlılık gösterilen ve kendisinin de dert edindiği bir konuyu harmanlamayı üslup edinen bir yazar, tıpkı Serenad’da ya da Huzursuzluk’ta olduğu gibi. Bu eserinde ise deniz kokulu hayatlara, ülkemizde yaşanan göçmen meselesini dahil ediyor. Eserin kahramanları Balıkçı Mustafa’nın ve eşi Mesude’nin kaderlerini bir şekilde göçmenlerle kesiştiriyor.

Eserin sonuna eklenen röportajda, Balıkçı ve Oğlu hakkında şu ifadeler geçiyor: “İlk gençliğimden beri bir deniz romanı yazma hayalim vardı. Belki de ortaokul lise yıllarıma damga vuran Hemingway tutkusunun bir sonucudur bu.” (s. 129)

Yayınevinin Youtube kanalında paylaşılan, bu eser hakkında yazarla yapılmış söyleşiyi izlemek isterseniz bkz.: bit.ly/3DZGE95

İyi Okumalar!
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şener hoca, ölçme değerlendirme ve eğitim istatistiği alanının en büyük hocalarından birisidir. Keza kendi hocam olmasının da verdiği ayrı bir gurur ile beraber şunu kesinlikle söyleyebilirim ki genel olarak lisans öğrencileri test istatistiğini yorumlamada oldukça zorluk yaşıyorlar. Bu eserin en önemli kısmı burada ortaya çıkıyor. Anlamlı farkların nasıl yorumlanması gerektiğini oldukça basit bir şekilde anlatıyor. Özellikle lisansüstü programlardaki bilimsel araştırma yöntemleri ve test istatistiği derslerinde çok faydalı bir eser.

Akademi alanında ilerlemek isteyenlerin de tanıdığım bütün akademisyenlerin de uzun yıllar boyunca kullandığı bir eser. Değeri bilinmeli. Veri analizinin öneminin anlatmalı ve bu araştırmacı ruhlu kişileri bu kitaba yönlendirmeliyiz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Jared Diamond'un üçlemesinin ikinci olan kitabı. İlk kitabında geçmiş insanlık tarihinden ve antropolojisinden bahsediyorken bu eserinde ise daha günümüz tarihlerine yakın süreçlerden ve dinamiklerinden bahsediyor. Bazen atıf yaptığı bilimsel araştırmaların önemini anlamak zor olabiliyor. Ancak çok ayrıntılara girmeden genel olarak bu araştırmaların önemini güzel bir şekilde anlatıyor aslında.

Bu kitabın belki de en sevdiğim yanı neden sosyal bilimlere ihtiyacımız olduğunu gösteren bir yapıt aslında. 'Neden' sorusuna cevap verebilmede okuyan herkese katkı sunacağını düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bir sokak başında, bir kaldırımda terk edilmiş gibi duran, önünden geçip gidilen taşlar, geçmişin sessiz tanıklarıdırlar aslında. İstanbul'u tanımak ve anlamak için taşların fısıldadığı hikayelere kulak vermek gerekir." ( s.45) diyor kitabın yazarı Sami Bayraktar. Ve belli bir rota eşliğinde, Eyüp Sultan'dan başlayarak geziyoruz onun anlatımında. Dikilitaşlar, kapılar, saraylar, camiler, çeşmeler, kasırlar, türbeler, köprüler, sarnıçlar, kuleler, su kemerleri, hisarlar, aşevleri... İstanbul'u İstanbul yapan her şey öyle güzel ve sıcak anlatılmış ki, ben bu kitaba ba - yıl -dım!

"Hediye edebileceğim kitaplar" listeme ekledim!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bay Kırmızı İskarpin; Bir Karadeniz uşağının (kitapta geçen bir ifade ile söyleyeyim) "irisleri ile değil gözlerinin beyazı ile" görerek tanımladığı, ve toplumda günümüzde de karşılaştığımız 'Köyden İndim Şehire' tayfasını sembolize eden bir kavram.

Kitapta genel olarak yazar bu Karadeniz uşağının pop-art çalışmasını yapmış. Eseri, bu renkli karakterin, o coğrafyada karşılaştığı komik olayların arka planından bir kent hikayesi çıkarmak içinde okuyabiliriz.12 hikaye içerisinde Bekçi Eşref, Kaba Kemal, Zaromuşiya Mamika ve İmera Köyü Hikayesi gibi 4 tane Karadeniz fantazyası var 'ki hepsi okuması keyifli hikayeler.

'Çin Tiyatrosu' ve adeta bir devlet yerleşkesi gibi görünen 'Sağlık Sokağı' hikayelerini sevdim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazıların gerek betimlemelerle gerekse de olay ve mekân üzerinden yol alması, öykü türüne bir nevi akrabalık, hısımlık yakınlığı hissini uyandırıyor. Yazılarda genellikle birinci ve ikinci tekil şahıs kullanılmış. Anlatımda betimlemelerle örülü mazi anlatımları, hayaller, umutlar, özlemler çokça yer almaktadır. Bir yer de, yazarın çocukluğundan başlayan kişisel tarihini işlemiş hissi uyandırıyor. Gerek betimlemeler, gerek soyut değiniler, gerekse de pastoral anlatım tarzı, yazıların sanatsal yönünün öncelenmesine yol vermektedir. Pastoral bir anlatımla, denemelerin estetik çatısını oluşturulmuş görülüyor. Bir nevi estetize edilmiş bu anlatım, okurun duyularını inceltip duygu yoğunluğuna taşımaktadır. Yazar; toprağa, tabiata dönüşe hep vurgu yaparak “biz giderken arkamızda gül kokulu bir bahçe bırakma” (sayfa 8) arzusundan bahsetmesi, yazma amacını serimlemektedir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir