Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fizik ile metafiziğin sınırında dolanan, katmanlı romanın Başkarakteri Aça, kusursuz bir kahraman yerine "unutmaya çalışan" ve kontrolü eline almak isteyen gerçekçi insan tepkileriyle metni güçlendiriyor. Kitap, dış dünyadaki varlıklardan ziyade zihnin kurduğu tuzaklara ve korkunun doğasına odaklanıyor. Rüya sahneleri anlatıya derinlik katarken, hipnotik bir etkisi olan “Bize katılmak ister misin?” sorusu okuru da hikâyenin ritmine dâhil ediyor. Gizem unsurlarının diri tutulduğu bu akıcı eser; psikolojik gerilimi ve gerçek-gerçeküstü arasındaki o bulanık çizgiyi sevenler için etkileyici bir başlangıç sunuyor. Güçlü dünya inşasıyla seri olmaya aday, merak uyandırıcı bir çalışma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İk sayfalarda şiirsel bir İstanbul’la başlıyor, ilerledikçe sakin manzaraların yerini polisiye tarzı bir gerilim alıyor. Heyecanın yanı sıra, karakterlerin hissettiği öfkeyi, hüznü hissediyor insan okurken. Halim ile Ferdi, başkarakterler diyebiliriz ama bu romanda yan karakterlere de oldukça rol verilmiş. Her karakterin ayrı olayı ve önemi var. Salt polisiye diyemeyeceğimiz bu romanda tadımlık aşk bölümleri de var. Kısa bir teknoloji göndermesi, yabancılaşma, çocukluk, çocukluğa duyulan özlem, merhamet ve toplumsal çürüme gibi temaların yerinde ve dozunda olması olaydan uzaklaşmanın önüne geçiyor. Ummadığımız insandan gelen kötülüğü burada da görüyoruz ama katilin bahçıvan çıkması gibi bir sondan daha ötesini hayal etmeli. Elinizden bırakmadan bitirebileceğiniz akıcılıkta. Ben bırakamadım. Dili de oldukça sade. Aile içi bağlar ve dostluklar, fotoğraflardan geçmişe dönüş, karakterin iç hesaplaşmaları, diyaloglar ve daha saymadığım teknikler başarılı bir şekilde kullanılmış. Tavsiyedir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Temelde Hicr suresinin tefsiri olan eser, “Allah’ın ayetlerinden yüz çevirip peygamberlerini yalanlayan kavimlerden Semûd”u merkeze alıyor ve kendi mekânlarını taşlı bir beldeye dönüştüren insanların akıbetini anlatıyor. Eserde hicr hayli etkileyici bir metafor olarak karşımıza çıkıyor. Biraz celal, biraz haşyet rüzgârı… En nihayetinde “hicr’den hicret etme cehdini gösterme”nin zarureti. Ötesi umut, huzur, rahmet, feyz. Zihnini ve gönlünü “hikâyet edilen”den hareketle isabetli tespitlere, teşhislere, tedbirlere açanlara tavsiye...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Savaş, insanoğlunun icat ettiği en zalimce şey...

Bu kitap, tam da bu acı gerçeği yüzümüze çarpan; kalbi parça parça eden, göz pınarlarında daima bir damla yaş bırakan, oldukça sarsıcı bir okuma deneyimi.

Hikayenin kalbinde Sora var. Omuzlarına yaşından çok daha büyük bir yük binen, savaşın dehşeti içinde kendi çocukluğunu tamamen bir kenara itip kardeşine kalkan olan küçük bir kız. Onun kardeşini onca yaşanan şeye rağmen koruma içgüdüsü, hayatta kalma çabası ve bu uğurda feda ettikleri insanın içini titretiyor.
Savaşın en çok çocukları vurduğunu, onları bir gecede büyümeye zorladığını Sora'nın attığı her zorlu adımda iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Kitabın en az savaş kadar yaralayan bir diğer katmanı ise anne kız ilişkisi. Ne yaparsa yapsın, ne kadar çabalarsa çabalasın annesi tarafından bir türlü görülmeyen, onaylanmayan bir çocuk olmak... Geleneksel beklentilerin gölgesinde ezilen bu sevgi ve takdir arayışı hem çok tanıdık hem de bir o kadar can yakıcı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başarısızlar Kulübü gerçekten beklediğimden çok daha keyifli ve düşündürücü bir kitap çıktı. Akıcı dili sayesinde kısa sürede okunuyor ama verdiği mesajlar uzun süre akılda kalıyor. Özellikle ‘başarısızlık’ kavramına bakış açısını değiştirmesi çok hoşuma gitti.

Karakterler oldukça gerçekçi ve kendinden bir şeyler bulmak çok kolay. Gençler için yazılmış gibi görünse de her yaştan okuyucunun keyif alabileceğini düşünüyorum. Yer yer eğlenceli, yer yer duygusal bir anlatımı var.

Hem eğlendiren hem düşündüren, motive edici bir kitap arayanlara kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Reşat Ekrem Koçu'yu "Tarihimizden Garip Vakalar" kitabıyla tanıdım ve kalemini çok sevdim. Bu romanı oldukça dikkat çekici. Galata ve işret alemlerinden çokça sahne var. Galata Canavarı Bıçakçı Petri, karada ve denizde sürüp giden bir kaçma kovalamaca. Seri katilimiz Petri'nin rutinleri ilginç: Yakalanmamak için sürekli yer ve kimlik değiştirir; avuçlarını koklar, kan kokarsa öldürür; olay yerinde şıppıdık terliklerini bırakıp çıplak ayak kaçar. Anti kahramanımızın yakışıklılığına, işvesine nice gören meftun olur. Koçu, kurguyu tarihi detaylarla zenginleştirmiş, oldukça akıcı bir polisiye eser ortaya çıkarmış. Bruce Willis'in Jackal filminde oynadığı rolü hatırlattı bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhammed İhsan Oğuz beyi, 1990'lı yıllarda tanıdım. Kitaplarıyla elbet. Cağaloğlu'ndaki yayınevinde onun talebelerinden ressam Turan bey vardı. İmam-ı Rabbani dünyasına dair kimseye soramadığım bazı soruları ona sormaya çalışırdım. Bir ya da iki kez oldu bu. Hikmetli cevaplar aldığımı anımsıyorum. Muhammed İhsan Oğuz bey bir asra yaklaşan ömrü ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini beraber yaşamış. Hem İmam-ı Rabbani hazretleri ile özel bir münasebeti var ve hem de fötr şapka da giyen bir arif. Oldukça ezber bozucu. Böyle bir başka kıymetli yazar da Süleyman Kuku bey idi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seray Şahiner’in kalemini merak ederek başladığım bu kitapta maalesef beklediğim akıcılığı bulamadım. Özellikle ilk bölüm, sürekli girip çıkan yan karakterler ve isim kalabalığı nedeniyle oldukça ağır ilerliyor. Karakterlerin derinliğine ve duygusuna inmekte güçlük çektim; olaylar hızlıca geçip gidiyor.

​Melek’in çocukluk dönemindeki travmalar sarsıcı olsa da, yazarın anlatım tarzı okuyucuyu hikayenin içine tam olarak çekemiyor. Kitabın ikinci kısmı, kızı İnci’nin dilinden anlatıldığı için biraz daha tempolu ve sürükleyiciydi. Melek’in kendi yaşadığı travmalara rağmen kızına karşı gösterdiği şefkat ve onun için verdiği hayat mücadelesi etkileyici bir detaydı. Ancak genel olarak, romanın kurgusunda bir 'olmamışlık' hissi hakim.

Çok daha derinlikli bir metin beklentisiyle okuduğum için biraz hayal kırıklığına uğradım. Okuması sabır isteyen, kurgusu dağınık bir eser.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun bir yorumu hak ediyor ama kısaca şunları demek istiyorum. Kitap aslında dışarıdan göründüğü gibi bir “kaçış” ya da “maceralı yolculuk” hikâyesi değil daha çok insanın kendi içinden kaçamayışının hikâyesi.Kitabı okurken en çok hissettiren şey şu: insan bazen hayatında olanlardan değil, onlara verdiği tepkilerden yoruluyor.
Kitap sanki satır aralarında şunu söylüyor:bazı anlarda hayatta kalmanın yolu mücadele etmek değil,yön değiştirmek.Ama bunu fark etmek için insanın önce dibe doğru çekilmesi gerekiyor.Bu da kitabı psikolojik olarak biraz ağır yapıyor;çünkü karakterin yaşadığı şeyler sadece olay değil, içsel bir çözülme gibi.
Benim en çok etkilendiğim şey ise kitabın umut konusunda net bir şey söylememesi.Okurdan bir cevap bekliyor gibi. “Her şey düzelir” gibi bir teselli yok, ama tamamen karanlık da değil.Daha çok şunu hissettiriyor: hayat bazen düzelmez, ama insan yine de yaşamaya devam eder.Ve belki de mesele, kontrol edemediğin akıntıya karşı nasıl bir tavır aldığın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En başta biraz önyargılıydım açıkçası, bölümler çok kısa kitabın yazım tarzı biraz farklı. Beklediğim gibi yüzeysel olmaktan ziyade beni şaşırtarak derinlikli çıktı. Bir kadının hastane odasından başlayıp zamanda ileri-geri giderek aktardığı hikayesi. Annesini hastanede yıllar sonra görüyor, bu iki kadın kısa süre bile olsa bir araya gelerek iki tarafa da farkındalık yaratan bir ziyaret ortaya çıkarıyor. Keyif aldım, düşündüm de. Yalın bir tarzı olmasına rağmen düşündürebiliyor. Konuşulanlar kadar konuşulmayanların da yazar altını çiziyor. Çocukluğumuz, doğduğumuz ev, hayatımıza giren insanlar aslında bizi şekillendiriyor. Bize verilenler ve bizden alınanların birer parçasıyız, okunmasını tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir