Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hassasiyeti İslamiyet ve iman olan bir şairin derlediği şiirlerinden oluşan bir şiir kitabı. İnancı olan herkesin kalbine dokunmak tek amacı. Bütüne bakıldığında tek bir şiir gibi okunabilir. Dil aynı, tema aynı, hissiyat aynı. Manevi yönden gıda almak isteyen “inanmış”lar severek okuyacaktır. Ayrı ayrı okunduğunda ise her başlık altındaki şiir parça olarak ayrı bir şiir elbette. Ama okur kitabı kapattıktan sonra tek uzun bir şiir okuduğunu hissedecektir. Serbest tarzda yazılmış. Telmihle sık sık gönderme yapılmış. İslami isim ve kavramlar hâliyle kelimelerin çoğunu oluşturuyor. İnanmanın güzelliği, güzellemesi diyebilirim. Tasavvuf çileyle bilinir. Kitapta da çileyle başlayıp bir ışık halesi içinde zaman zaman zorluklar görecek ama yaşama ışığın yani imanın çerçevesinden bakacaksınız. Ay ışığının mucizesine inanıp hüznün de varlığını lütuf kabul edeceksiniz. Şair bunu hissettirmeye çalışmış. Özellikle inançlı gençlerin seveceği modern tasavvufi parçalar olmuş. Okurunu bulsun dilerim.
Yanıtla
11
0
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Millî Duruş, daha önce de müstear isimle aynı türde yazılarını yayımlayan bir köşe yazarının, köşe yazılarının derlenmiş hâli. GençGazete’de yayımlanan bu yazılarda ülkenin güncel problemleri üzerinde duruluyor. Yerli millî olarak tanımlayan bir öğretmen tarafından kaleme alınan yazılarda cesur söylemler var. Ülkenin başından geçen nice büyük problemler ana eksen. 15 Temmuz Darbe Girişimi, Gezi olayları, 28 Şubat, PKK-DEAŞ gibi birçok merkez var yazılarda. Hepsinin karşısında tek bir duruş: Müslüman Türk duruşu. 15 Temmuz Darbe Girişimi ve Fethullahçı Terör Örgütü, yazarı hayli meşgul ediyor. Meşgul olmak gerekir elbette. Üzerinden nice zaman geçse de etkileri sürüyor. Yurtlarından sınav sorularına varana, her şey köşe yazılarına konu olmuş. A bir de Batı özentisi, ne gelirse Batı’dan gelsinciler varmış. Ülkenin hiçbir şeyini beğenmez, her şeyini küçük görür tipler. E var tabii toplumda neler var… Onlara da Batıkafalı diyor. Okursanız her şeyden çok bu ifadeyle karşılaşacaksınız.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hassas insanlara dokunmak için yazılmış şiirlerden oluşan bir kitap. İlk cümle şu: “Ben hayatın tam ortasındayım ne gecedeyim ne gündüzdeyim, ben tan ağartısıyım.” Bu cümleden sonra aslında karanlığın aydığı zaman parçasının kendisi olduğunu söyleyen şiirler okumayı diledim. Beklentimin boşa çıkmadığını söylemek isterim. İran şiirinin de etkisini gördüğüm şiirler klasik değil modern tarzda yazılmış. Şair Farsçayı seviyor, belli ediyor. Şiirlerin arasında tırnak içindeki ifadeler de keyif veriyor. Merkezde şairin kendisi var. Birçok şairin yaptığını yapmış. Ama yanında, kendi ifadesiyle görülmeyenleri, sesi duyulmayanları, hayatta sesi kısılmışları, cahiller tarafından ezilenleri ve ruhu yorulmuşları desteklemek için yazmış. Yazdıklarının dünyanın herhangi bir köşesindeki kalbi yaralı birine, umut isteyene, sevgiyi bulana ve bulma yolunda olana şifa olmasını istiyor şair. Umutsuzluk okunuyor ama umut da var. Şifa da burasında sanıyorum. Umut ve güzel duygular ağırlıkta çünkü.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konusu 800 – 1200 tarihleri arasında (kültür ve medeniyet, teknoloji, ticaret, ekonomi vs ) Orta Asya da bir aydınlanma olduğu ve bunun dünyaya/Avrupa’ya ışık tuttuğudur. O dönemdeki yönetimlerin, Nizamülmülk, İbn-i Sina, Razi, Ömer Hayyam, Bîruni, Buharî, Gazalî gibi birçok bilim insanının hangi şartlarda hangi konularda (matematik, tıp, astronomi, coğrafya, fizik, mühendislik, sanat - edebiyat ve kültür, ilahiyat, felsefe) katkılar yaptıkları anlatılıyor. Aynı tarihsel dönem bazıları tarafından “İslam’ın Altın Çağı” olarak kabul ediliyor. Bu fikirde yabana atılacak bir fikir değil.

Herkese ve özellikle tarih meraklılarına tavsiyemdir. Eser ciddi bir araştırma ürünü. Yazarın bazı görüşlerine katılmayabilirsiniz. (benimde katılmadığım görüşleri var.) Buna rağmen akıcı bir dille yazılmış okumaya değer bir eser.
Yanıtla
16
1
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dostoyevski'nin yazdığı ilk romanmış. Daha en baştan yazdığı ilk kitapta da karakterler çok derin. Ve sonrakilerde de zaten hep karakterlerin iç dünyasının aktarılması vs var. Okurken kendimi bir anda romanın içindeki karakter olarak buluyorum. Bu şekilde olunca da ister istemez insan etkileniyor. Ve hep kendimi onlara acırken onlar için üzülürken buluyorum.
Kitapta makar ile varvaranın birbirlerine duydukları sonsuz saygı ve sevgi o kadar güzel aktarılmış ki ya böyle seven insanlar var mı gerçekten diye düşündürüyor. Çok naif konuşmaları falan. Diğer yandan ezilmişler. Toplumsal statüler tarafından altta bırakılmışlar kendilerine bir rol bulamamışlar. Ama içlerinde ki merhamet duygusu, sevgi, saygı hep var.
Okuması keyifliydi. Böyle karşılıklı mektuplaşma şeklinde yazılmış bir roman daha önce okumamıştım. Güzel oldu. Herkese okumasını tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gabor Maté, zihin ile beden arasında bir bütünlük olduğunu ve hastalıkların sadece fizyolojik sebeplerden kaynaklanmadığını, duygularla fizyoloji arasında ayrılmaz bir bütünlük olduğunu hastalarının hayat hikayeleri aracılığı ile aktarıyor. Bilimsel terim ve açıklamaların fazla olduğu kitap tıp ve psikoloji öğrencilerine daha fazla hitap etse de yaşanmış hikayeleri ve doktorun tespitlerini anlaşılır bir ifadeyle anlatması sebebiyle bizim gibi alana hâkim olmayan sıradan okuyucuya da hitap ediyor. İyi okumalar.
Yanıtla
19
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Evlilikler yoluyla Anadolu’daki Türk hanedanları arasında kurulan siyasi bağlar kitapta konu edinilmiştir. Böylece akraba bağları kuvvetlenen beylerin siyasi olarak da ittifaklar kurup siyasi pozisyonlarını güçlendirmeye ve hanedanlarının siyasi varlığını devam ettirmeye çalıştığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca evlendirilen hanedan kızlarının Bey eşi olduktan sonra hayır ve imar işlerinde faal oldukları; köprü, çeşme, han vb. yapılarla hanedan topraklarının mamur olmasına katkı sundukları görülmektedir. Alana ilgi duyanların faydalanacağı ve alana katkı sağlayan bir çalışma olmuş.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
19. yüzyıl, Sanayi İnkılabı sayesinde kapitalist modelin yükseliş trendine girdiği dönemdir. Osmanlı Devleti de bu değişime ayak uydurmak için çabalamıştır. Eserin ana konusu bu konuya yöneliktir. Eser, Osmanlı zihin dünyasını (Asya Tipi Üretim Tarzı) irdelemiş sermaye birikiminin önündeki siyasi, yapısal ve sosyolojik unsurları derinlemesine incelemiştir. Sermaye ve kapitalist birikimi teşvik etmek amacıyla o dönemde başvurulan unsurlara değinmiştir. İslam dininin ticareti teşvik ettiği vurgusuna yönelik örnekler yer almaktadır. Sermaye biriktiren devlet adamlarında örnekler verilmekte azınlıkların mali ve sosyal durumları irdelenmiştir. Savaşların ekonomik boyutları toplumsal yansımaları anlatılmıştır. Modern okulların kapitalistleşmedeki etkilerine değinilmiştir. Osmanlı kapitalistleşmesinin sosyal boyutu (özellikle azınlıkların zenginleşmesi) çeşitli örnekler verilerek açıklanmıştır. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İdealler ve Gerçekler Arasında Bir Tekâmül Yolculuğu
Mohandas Karamçand Gandhi (1869-1948), insanlığın iki dünya savaşıyla oradan oraya yalpaladığı çalkantılı yılları yaşadığı halde pasif direnişin ve sivil itaatsizliğin öncüsü olmayı başarmış önemli bir şahsiyet.

Yazar Douglas Allen, kısa boylu, çelimsiz, korkak, pek çok kişilik zaafları olan, çelişkilerle dolu vasat ve sıradan bir insanın, “hakikat peşinde deneyler” yaparken kendini sürekli olarak yeniden inşa eden ve halkını bağımsızlığa götüren bir adama dönüşme hikâyesini anlatıyor.

Gandhi’yi öne çıkartan kişilik özellikleri arasında ailesine ve geleneklerine bağlılık göze çarpıyor. Bu sayede, İngiltere’de ve Güney Afrika’da geçirdiği yıllarda Hintli kimliğini korumuş ve yaşadıklarından şahsi tekâmülü adına ciddi faydalar sağlamış görünüyor. Buna ilave olarak, gurbette aldığı derslerden kendi ülkesini değerlendirmede, ülkesine eleştirel ve yapıcı katkılar sunmada fazlasıyla yararlanmış olduğu da çok açık.

“Gandhi’nin ailesi, özellikle de annesi geleneksel bir Hintlinin yurtdışında ister istemez günaha gireceğini düşünüyordu. Gandhi’nin Jain papazı Becharji Swami’nin huzurunda ettiği üç kutsal yeminle bu engel aşıldı: Ete, şaraba ve kadına asla el sürmeyecekti. Gandhi böylece annesinin rızasını aldı... Gandhi’nin Batı’daki deneyimleri ona Hindistan’daki geleneksel hiyerarşiye yönelik eleştirisi dahil birçok kalıcı beceri ve değer kazandırdı.” (s. 30-31)

İngiltere’de aldığı hukuk eğitiminin, hayatının ileri safhalarında özellikle müzakerelerde başarı elde etmesinde ve barışçıl eylemlerini kurgulamada önemli katkılar sağladığı belirtilmelidir. Eserde bunun dışında Gandhi’nin, bugün dahi eleştiri konusu yapılan, Güney Afrika’da Zulu İsyanı’nda ve Boer Savaşı’nda yasal bir zorunluluğu olmadığı halde İngilizlere verdiği aktif destek, Hindistan bağımsızlık mücadelesindeki önemli basamaklardan Tuz Yürüyüşü, “Hindistan’ı Terk Edin!” Kampanyası, dönemin siyasi figürleriyle ilişkileri, inşa ettiği düşünce ve hayat felsefesi, kitapta yer verilen diğer başlıklara örnek olarak gösterilebilir.

“Şiddet karşıtlığı çerçevesinde savaşın gayriahlaki bir olay olduğunu birçok kez vurgulamıştır. Buna karşılık 1899’da Boer Savaşı sırasında gönüllü bir Hint Ambulans Müfrezesi kurup -kendi deyimiyle yüreği Hollanda asıllı Afrikalılardan yana olsa da- bu müfrezenin başına geçmiş ve Britanyalılarla birlikte savaşmıştır... Gandhi’nin Zulular ve diğer yerli Afrikalılarla ilgili görüşleri birçok kişiye göre cahilce, kibirli ve ırkçıdır. Savaşla ilgili fikirleri Gandhi’nin konumunu tartışmalı hale getirir.” (s. 47)

Kitabın, bir hayat hikâyesinden ibaret olduğu düşünülmemelidir. “Şiddet Karşıtlığı ve Hakikat”, “Modern Medeniyet, Din ve Yeni Bir Paradigma” ve “Günümüzde Gandhi” başlıklarıyla O’nun düşünce dünyası üzerine ayrıntıların kaleme alındığı bölümlere de eserde yer verilmiş. Şu detayı not etmek gerekir: Çalışma, Gandhi ve düşünce dünyası üzerine giriş mahiyetinde bir metin olarak kabul edilmelidir. Sadece Gandhi’nin kendi yazıları, mektupları, röportajları ve konuşmaları bir araya toplandığında yüz ciltten oluşan bir koleksiyon meydana gelmektedir. Buna bir de O’nun hakkında yazılmış ve yazılmakta olan eserler eklendiğinde kütüphaneleri dolduracak bir birikimden söz edildiği kolaylıkla anlaşılır.

Emekli bir felsefe profesörü olan yazar Allen (d. 1941), savaş ve şiddet karşıtı bir aktivist. İlerlemiş yaşına rağmen akademik çalışmalarına devam ediyor. 2009-2010 akademik yılında, çalıştığı üniversiteden izin alıp vaktini, bu eseri hazırlamak için Gandhi üzerine araştırmalara tahsis etmiş. Akıcı bir dille yazılmış bu kitapta, sayfalar arasında Gandhi’ye ait çokça fotoğraf kullanılması ve bunların özenle seçilmesi ve yüksek çözünürlükte olması gayet isabetli olmuş.

Kitap, Dougles Allen’ın Gandhi hakkındaki çalışmalarından sadece birisi. Yazar ve eserleri hakkında daha fazla bilgi almak için “en.wikipedia.org/wiki/Douglas_Allen_(philosopher)” adresi ziyaret edilebilir.

Faydalı bir okuma olması dileğiyle!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eğitim sistemine dair köklü ve düşündürücü bir bakış açısı sunuyor. Ivan Illich'in eleştirileri ve önerileri, mevcut eğitim anlayışımızı sorgulamamıza neden oluyor. Kitap, eğitimin bireyler üzerindeki etkilerini ve toplumun eğitim sistemine bakışını derinlemesine inceliyor. Illich'in özgün yaklaşımı, eğitimin bireysel yetenekleri ve yaratıcılığı nasıl baskılayabileceğini gözler önüne seriyor. Bu eseri okurken, eğitimin sadece okulda değil, hayatın her alanında ve her anında var olduğunu fark ettim. Herkesin mutlaka okuması gereken, ufuk açıcı ve düşündürücü bir kitap.
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  2
Bildir