Alternatif Bakış Açısıyla Tıp Bilgisi
Son yıllarda özellikle sosyal medyanın yoğun kullanımı sayesinde sağlığımız açısından doğru bildiğimiz nice bilgilerin yanlış olduğunu, her gıdanın her insana aynı şekilde fayda vermediğini, hasta sayılarının inanılmaz şekilde artmasında yanlış hayat tarzlarımızın etkili olduğunu ve daha nicelerini büyük bir hayretle öğrendik. Bu sürecin önemli bir katkısı da alternatif ya da tamamlayıcı tıp denilen bir gerçeğin iyice bilinir hale gelmesi oldu. En azından bu alanın, avam lisanıyla üfürükçülük ya da “koca karı” ilaçları gibi alaycı ifadelerle tabir edilmeyecek kadar önemli ve kadim bir geçmişinin olduğunun farkındalığı arttı. Bize çok yakın coğrafyalarda, mesela Orta Asya Türk Devletleri’nde, Rusya’da ve Çin’de bu konuda önemli bir geleneğin yaşatıldığını, nesilden nesile aktarıldığını, devlet kurumlarında eğitiminin verildiğini öğrendik. Gerçek Tıp kitabının yazarı Aidin Salih de ömrünün büyük kısmını, bu alanda sarf etmiş önemli isimlerden biri.
Yazar, 2. Dünya Savaşı yıllarında Ukrayna’nın Alman işgalinde olduğu dönemde doğdu (1943). Lugansk Tıp Koleji’nde ve sonra Taşkent Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde okudu. Modern tıp hakkında aklında oluşan sorular, 1980’lere doğru İbn-i Sina üzerine araştırmalarını arttırdı, alternatif tıp alanına yöneldi. Ortodoks inanca sahip bir aileden gelse de müslümanlığı tercih etti. Hayatının son dönemlerini Türkiye’de geçirdi. 2014’te vefat etti.
Eserinde öncelikle hastalık sebeplerini inceliyor. İşin ilginci, belki çok da dikkat etmediğimiz, zararının olduğunu hiç tahmin edemediğimiz, önümüze konulan pek de taze sayılmayan yemekler, soğuktan çatlayan ellerimize sürdüğümüz kremler ve çok çiğnemeden yuttuğumuz yiyecekler (…) meğerse hastalıklara kapı aralıyormuş. Katkılı yiyecekler, aromalar, tarım ilaçları ya da bilinçsizce kullanılan tıbbi ilaçlar, eserde bu kapsamda ele alınan başlıklardan birkaçı.
Hastalıkların nasıl başladığı, genel olarak sağlığı koruma yolları, hastalıklar için öneriler, doğal olarak temin edilebilen ilaçlar, kitapta önemli bir yer tutuyor. Eserin son kısımlarında ise DNA’daki değişimler, zihin kontrolü ve nanoteknoloji başlıklarına yer verilmiş.
Modern tıp eğitimi almış bir hekim ya da alternatif tıp alanında uzmanlığı olan bir kişi olmadığımı dürüstçe ve açıkça belirtmem gerekli. Dolayısıyla burada, modern tıp ve geleneksel tıp tartışmalarına girmek haddim değil. Sade bir okur olarak, bu kitabın, ciddi bir emekle hazırlanıp okura sunulduğunu düşünüyorum. Bilgi kaynağı olarak zengin ve yoğun bir içeriğe sahip. Piyasada benzer yayınlar arasında yazarından ötürü öne çıkan ve dikkat çeken bir başucu eseri.
İyi Okumalar!