Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Martılar Dolaşıyor Sesimde, İzmir’in deniz kokan esintisini yüreğinde taşıyıp Ankara’nın ayazında olgunlaştıran şair Mehmet Ali Ateş’in otuz yılı aşkın şiir yolculuğunun olgunluk dönemi imzası. Şair, ilk kitabı Çiğ Düşmüş Akşamlarıma’dan bugüne süzülen mısralarını bu değerli eserde bir araya getiriyor.
Eser; aşkın, gurbetin, yalnızlığın ve ayrılıkların melankolik tınısıyla kapılarını açarken, aynı zamanda toplumsal acılara, adaletsizliğe ve kadın cinayetlerine karşı başkaldıran, isyankâr bir ses yükseltiyor. Ankara Garı’ndaki acı pusuya ve Dersim’in dinmeyen gözyaşlarına uzanan bu duyarlılık, şairin "bıyığımdan süzülen hasret" dediği o vicdanlı ve dik duruşu simgeliyor. Kitaptaki tasavvufi derinlik ise mısralara bambaşka bir maneviyat katıyor. Ateş’in dili, "çocuklara şiir okumalı" diyen o derin merhametiyle her okurun ruhuna dokunan sıcacık bir liman sunuyor. Umutla dolu bu kıymetli eseri gönülden tavsiye ediyor, yazara başarılar diliyorum...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa olmasına rağmen oldukça etkileyici bir öykü. Zweig, birkaç sayfa içinde insan psikolojisini, gururu, çaresizliği ve ilişkilerdeki güç dengesini çok başarılı bir şekilde hissettiriyor. Okurken bazı karakterlere kızarken bazı davranışları da sorguluyorsunuz.

​En sevdiğim tarafı, okuyucuyu sürekli düşündürmesi ve merak duygusunu canlı tutması oldu. Kısa bir metinde karakterlerin psikolojisini bu kadar yoğun hissettirmek yazarın en büyük gücü.

​Normalde açık uçlu sonları hiç sevmem ama bu öyküde belirsizlik rahatsız etmekten ziyade hikâyeye farklı bir hava katmış. Kısacası akıcı, psikolojik yönü güçlü ve bittikten sonra bile zihninizde devam eden harika bir okuma deneyimiydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yüzler, finans dünyasının rasyonel yapısıyla edebiyatın duygusal derinliğini aynı potada eriten, içten ve samimi bir ilk şiir kitabı. Dinçer Gökçe, yaşam gözlemlerini ve insan hikâyelerine dair birikimini mısralara dökerken okuru son derece sahici bir duygu dünyasıyla buluşturuyor.
Kitapta aşk, ayrılık, özlem ve yalnızlık gibi kadim temalar, bazen bir rakı sofrasının burukluğunda bazen de Adana'nın poyrazında hayat buluyor. Yazarın doğup büyüdüğü Adana'ya duyduğu sevgi; Yaşar Kemal'i, Seyhan ve Ceyhan'ı anışıyla ve yöresel kelimelerle harmanlanarak şiirlere özgün bir lezzet katıyor. Özellikle "Zehra" şiirindeki yaratıcı sayı oyunları ve "An" şiirindeki kelime oyunları şairin üslubundaki kıvraklığı gösteriyor. "Sensizlik boyumu aşan bir konu" diyen ses, okurun sol yanına dokunmayı başarıyor.
Gönül diliyle yazılmış bu samimi mısraları çok seveceksiniz. Yazarı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sayın Makine, teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği dijital çağda adaletin geleceğini sorgulayan, felsefi derinliği yüksek ve sarsıcı bir öykü derlemesi. Serkan Ağar, "Makineler hukuku devraldığında adaletten geriye ne kalacak?" sorusunun peşine düşerek okuru hukukun ve geleceğin sınırlarında bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaptaki otuz sekiz öykü, yakın geleceğin vergi dairelerinden galaktik konseylere uzanan bilinçli bir mimariyle dizilmiş. Yazarın asıl başarısı; bu fütüristik evrenlerin kalbine masumiyet karinesi, mahremiyet ve ölçülülük gibi kadim hukuk ilkelerini yerleştirmesi. Teknolojinin her şeyi ölçebildiği bir dünyada, adaleti koruyacak tek gücün vicdan olduğunu anlıyorsunuz. "Adaletin terazisini kimin tuttuğundan ziyade, o eli neyin yönettiği" sorusu ise eserin ana mottosu olarak zihne kazınıyor. Geleceğe ve hukukun ruhuna merak duyan herkes için ufuk açıcı bir başucu eseri. Yazarı tebrik ediyor, başarılar diliyorum...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hısım, insanın içine doğduğu o hazır kurulu kalabalığı, yani aile ve akrabalık bağlarını adeta bir nakış gibi işleyen, sarsıcı ve bir o kadar da şefkatli bir deneme kitabı. Serkan Ağar, akrabalığı sadece kandan ibaret hukuki bir kavram olarak değil; emekle, sevgiyle ve vefayla örülen yaşayan bir "eser" olarak ele alıyor. Kitap; düşey, yatay, yan ve sıhrî hatlar üzerinden ilişkileri kusursuz bir geometriye oturtuyor. Yazarın en büyük başarısı ise bu soğuk iskeleti Doğu’nun kadim kıssaları ile Batı’nın derin felsefesini aynı potada eriterek sıcacık bir sofraya dönüştürmesi. Her sayfada kendi ailenizin bir yarasını, bir tebessümünü veya eksik kalmış bir teşekkürünü buluyorsunuz.
"Kan bir başlangıçtır, bağ ise eserdir" mottosuyla zihne kazınan bu eser, başucunda bulunması gereken bir hayat kılavuzu. Kalemine sağlık; yazarı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fizik’in Ufku, formüllerin soğuk dünyasından sıyrılıp bizi evreni ve yaşamı "okumaya" davet eden, felsefi derinliği yüksek bir düşünce rehberi.
Yazar Dr. Hüseyin Okan Durmuş, okura sadece fizik öğretmekten ziyade bilimsel bir zihin, düşünme disiplini ve sistem bakışı kazandırmayı hedefliyor.
Kitap; klasik mekanikten kuantum dünyasına, ölçüm biliminden yapay zekâya uzanan geniş bir yelpazeyi bütüncül bir bakışla ele alıyor. Yazarın "Ölçemediğin şeyi yönetemezsin" ilkesini "Belirsizliğini bilmediğin değeri iyileştiremezsin" diyerek derinleştirmesi ve ölçümün dürüstlüğünü vurgulaması çok etkileyici. Teknik konuları ele almasına rağmen dili son derece sade, akıcı ve samimi. Formülleri ezberletmek yerine sürekli merak uyandıran bu eser, zengin "Ekler" bölümüyle de okura harika bir yol haritası sunuyor. Evrene başka bir gözle bakmak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ediyorum. Yazarı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken tarihin en karanlık noktalarından birisine tanıklık edeceksiniz. Dini konularda oldukça hassas olan Atinalıların ölüme mahkûm ettiği birçok düşünürden sonra sıra Sokrates'e gelmişti. Dinsizlikle ve gençleri yoldan çıkarmakla suçlanıyordu.

Hayatını Atina sokaklarında insanlara sorular sormakla geçiren Sokrates'in kendisini savunma vakti gelmişti. Sokrates'in mahkeme salonundaki tavırları ve ölüme bakış açısı diğer insanlardan çok farklıydı. Onu önce mahkeme salonuna, daha sonra da ölüme götürecek düşüncelerini inkâr etmedi. Ruhun yalnızca ölümden sonra değil, doğumdan önce de var olduğuna inanıyordu.

Arkadaşlarının firar etmesine yönelik ısrarlarını reddedip, sakin ve kendinden emin bir şekilde ölümü bekledi Sokrates. O ölüme yenilirken Atinalılar kötülüğe yenilmişti.

Kesinlikle okunması ve üzerine düşünülmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, kitap bittiğinde gözlerinizin yaşarmış olduğunu fark etmeniz şaşırtıcı bir sonuç olmayacaktır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için gerçekten ufuk açıcı bir kitap oldu. Mezopotamya’da şekillenen inanç sistemlerinin gelişimini, ritüellerin kökenlerini ve bu inançların zaman içinde birbirlerini nasıl etkilediğini daha bütünlüklü görmemi sağladı.
Kürşat Demirci, konuyu yalnızca mitolojik hikâyeler üzerinden değil; tarihsel, kültürel ve dinsel bağlamıyla ele alıyor. Bu nedenle özellikle bu coğrafyada ortaya çıkan inançların sonraki dönemlere nasıl iz bıraktığını anlamak açısından oldukça değerli buldum. Okurken pek çok kavramın ve ritüelin sandığımdan çok daha eski köklere dayandığını fark ettim.
Ancak anlatım yer yer akademik bir dil taşıyor. Konuya yeni ilgi duymaya başlayan okurlar için bazı bölümler yoğun ve zorlayıcı olabilir. Yine de Mezopotamya mitolojisine, dinler tarihine ve antik toplumların düşünce dünyasına ilgi duyanların sabırla okuduğunda çok şey kazanacağı bir çalışma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hatırat okumayı her zaman ayrı bir yere koyarım... 2026 yılında yayımlanan kitaplar arasında en çok merak ettiğim eserlerden biriydi bu kitap... 160 sayfalık bu kıymetli metni 3-3.5 saat gibi kısa bir sürede, bir solukta okuyup bitirdim. Metin, Şehzade Abdülkadir'in eşi Macide Mustafa Hanım'ın birinci elden kendi yaşamına dair bir hatıratı. Ancak sadece bireysel bir yaşam öyküsü değil, hem Sultan Abdülhamid'e hem de Osmanlı Devleti'nin çalkantılı son devrine dair bilgiler sunan nefis bir metindi. Açıkçası ben çok beğendim. Özellikle Sultan Abdülhamid'e dair daha önce bilmediğim pek çok yeni şey öğrendim. Biri birinci elden, bizzat sarayın ve hanedanın içinden gelen tanıklıklarla tarihi okumak metnin kıymetini katbekat artırıyordu. Macide Mustafa Hanım, çektiği acıları ve yaşadığı ağır yükü okuyucuya derinden hissettirmeyi başarıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap italyan işgaline karşı etiyopya'da direniş gösteren savaşçıları ve onlara en ön safta destek olan bayan savaşçıları anlatıyor. Aynı zamanda o coğrafyada kadınların karşılaştıkları zorluklara da ciddi anlamda değiniyor. İki bölümden oluşuyor kitap. 1. Bölümü işgal 2. Bölümü Direniş şeklinde. Konu çok iyi ama kitabın anlatım dili maalesef çok ağır. Bu sebeple ilk ikiyüz sayfayı normal okudum fakat geri kalanında hızlandırılmış okuma taktiği uyguladım. Sayfalara göz gezdirerek kitabın anlatmak istediği şeylerden kopmadan sona ulaştım.

Birde kitabı ayrıcalıklı kılan özelliklerden biride kitap içerisinde etiyopyanın yerli dili olan Amharca'dan bolca kelimelere yer verilmiş ve bu kelimelerin ne anlama geldiği kitabın sonunda sözlük gibi anlatılmış. Kitap okumaya yeni başlayanlara dili ağır olduğu için bu kitabı önermem. Ama okuma alışkanlığına sahip ve farklı ülkelerle ilgili roman okumak isteyenlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar :-)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir