Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı bir anlatım, farklı bir dil... Her okurun kendine göre bir beğeni kriteri vardır. Bazıları satırlarca süren süslü edebi cümlelerin bulunduğu kitapları beğenir, kimileri bol diyalog içeren kitapları, kimileri de yazarın içinden geldiği gibi yazdığı kitapları... Bu kitap tam da son bahsettiğim tarzda yazılmış. Yazar, iç sesini müthiş konuşturmuş. Abartıya kaçan cümleler, bir insanın gerçek hayatta birisiyle konuşurken asla kurmayacağı uzun ve yapmacık cümleler aramayın bu kitapta. Sanırım kitabın popüler olmasının nedeni de bu. İç ses... Evet, yazar müthiş bir iç ses örneği sunuyor bize.
Yanıtla
10
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobel Edebiyat Ödülü alan ilk Japon yazar Yasunari Kawabata. Kiraz Çiçekleri kitabında Chieko adlı bir genç kızın hikayesi anlatılıyor. Kahramanın yaşadıklarıyla birlikte Japon kültürünü, Japonların geleneksel etkinliklerini tanıyoruz. Bir yandan geleneksel unsurlar anlatılırken bir yandan da bunların nasıl değişime uğradığı anlatılıyor. Eserde doğa, zaman, mevsimler çok güzel tasvirlerle kurgunun içine yerleştirilmiş. Edebi yönden de oldukça etkileyici bir eser. Çeviri gerçekten çok başarılı. Edebi yönü de oldukça yüksek olan eserin bu denli titizlikle çevrilmesi gerçekten hayranlık uyandırıyor. Böyle güzel bir eseri titiz çalışmasıyla dilimize kazandıran Hüseyin Can Erkin’e de sonsuz teşekkürler.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bergman’ın söyleşilerinden oluşan bu kitapta onun nasıl bir megaloman olduğunu çok güzel görüyorsunuz. Ayrıca aşırı ben-merkezci bir hayata sahiptir. Bizzat kendisi şöyle der: “benim oynamakta olduğum rolü şu ya da bu şekilde etkilemediği sürece savaşlar, devrimler, salgınlar, yoksulluklar, adaletsizlikler (…) benim gözümde hiçbir şey ifade etmez” (s. 208). Ayrıca siyasal hiçbir düşüncesi olmayan, olsa da ifade edemeyen bir tiptir: “siyasal düşünce beni fena halde korkutur” (s. 208). Kitapta görüyoruz ki yıllarca siyasal içerikli kitaplar ya da yorumlar okuyamıyor; herhalde korkudan olsa gerek. Ayakları yere basmayan filmler yapan biridir ayrıca: bizzat kendisi “kendi rüyalarını filme çevirdiğini” belirtiyor. Böyle bir kişi(!)liğin rüyalarının ne kıymeti olabilir acaba?
Yanıtla
0
4
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Algılama Biçimleri, Yaşam Öyküleri ve Bunun Kişisel Sağlık Üzerindeki Tezahürü...
Kitapla ilgili yorumuma başlamadan önce kitabın dar bir okur kitlesine hitap ettiğini ifade etmeliyim. Hastalıkları, dahası insanın psikolojik bileşenlerinin organik/bedensel hastalıklar üzerindeki rollerini merak ediyorsanız; psikosomatik bozukluklara özel bir ilginiz varsa bu kitap sizi cezbedebilir. Aksi takdirde bu alana dair hususi bir ilginiz yoksa kitabın size vereceği şey: “organik hastalıkların oluşum süreçlerinde illa ki hastanın psikolojik arka planını da bir incelemeye tabi tutmalıdır” farkındalığından ibaret olacaktır. Zira eser çoğunlukla psikosomatik bozukluklara ilişkin yapılmış deneylerin, yazılmış vaka/kontrol çalışmalarının ve bunların yorumlamasının bir derlemesi niteliğinde. Kişilerin sağlık sorunlarını değerlendirirken temel bir algoritmik yaklaşım oluşturacak bir tasnifleme yok, çok dağınık bir anlatım ortaya çıkmış ancak doyurucu sayıda örnek var.

Okurken bu tarz bilimsel iddia taşıyan kitapların mühim bir handikapı çıkıyor karşımıza; verilen örneklerin çokluğu bir yerden sonra ortaya konulan iddiayı, diğer tüm nedenleri ihmal edecek kadar çok fazla önemsememize yol açıyor. Hastalıkları oluşturan nedenler arasında psiko-sosyal etmenler büyük rol oynuyor. Ancak günümüz tıbbında, özellikle de kendi ülkemizin adeta bir kaos içeren tababet ortamında bu etmenlere verebileceğimiz önemin çok sınırlı olduğunu, olmak zorunda olduğunu çünkü, bütünlüklü bir değerlendirme için ne vakit ne yeterli iş gücü olmadığını göz önünde bulundurmak gerek. Kitabın sistemi suçlarken sistemin en masum unsuru olan sağlık çalışanlarının kısıtlılıklarını ihmal ederek yargıda bulunduklarını hissettim.

Kitabın amacının zaten bir iddia ortaya koymak ve bunları kanıtlarıyla anlatmak olduğunu bilsek de, sistemin tüm açmazlarını kendi ortaya koyduğu tez ve farkındalıkla çözülebilirmiş ve her şey bundan ibaretmiş gibi göstermesi bir tababet mensubu olarak beni rahatsız etti. Günlük pratiğimizin öyleyse %90’ı çöp gibi bir durum ortaya çıkıyor. İddiasına fazla bağlı kalmış ve haddinden fazla inanmış bir eser olarak düşündüm.

Öte yandan şunu da itiraf etmeliyim ki; kitaptaki vakalar ve onların yaşam öykülerinin duygudurumlarıyla olan ilişkisi beni epey şaşırttı ve etkiledi; üstüne gidildiğinde, vakit ayırıldığında ve hastalar bir başka gözle yeniden ele alınmaya başlandığında bildiklerimizin ötesinde şeyler ortaya çıkabilir. Ancak maliyet/yarar analizi yapacak olursak. Her hasta için ayrılacak bu kadar vakit ve efor; sürekli yaşlanan ve bu nedenle hasta olan dünyayı düşündüğümüzde pek sürdürülebilir gözükmüyor.

Çeviriyi nitelikli buldum; tıbbi terimlere getirilen açıklamalar güzel; kaynakların kitabın sonunda verilmesi de sayfaları dipnota boğulmaktan kurtarmış. İlgilisi için epey tatmin edici bir çalışma olmuş.

Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanlığın, Kapitalizm Sonrası Dünyadaki Geleceği
Kapitalizmle sorunları olan bir iktisatçının yazdıkları ilginizi çekiyorsa Peter Fleming tam da ihtiyaca uygun, günlük arkadaş sohbeti kıvamında bir kitap yazmış. Normalde iktisat konulu kitaplar, bu konuda uzmanlığı olmayanlar için sıkıcı gelebilir. Bu eserde durum farklı: Teoriye boğulmadan ve fazla uzatmadan, anlatılmak istenenler, 100 sayfada anlatılmış.

Eser, bir kişisel gelişim kitabı değil! Daha çok yazarın, kapitalizmin sunduğu ortamda, “yükselen pis kokulu gelecekler arasında dolaşırken” kendince faydalı bulduğu bazı ipuçlarını bir araya getirdiği bir eser.

Kitabın büyük bir kısmı, Haziran 2018’de Sydney’de kaleme alınmış. Fleming, modern çağın göçmen akademisyenlerinden. Kitabın içinde buna dair çokça izlere rastlamak mümkün.

Kitapta neler anlatılıyor?

Tüketim çılgınlığı, almış başını gidiyor. Araştırmalar, mevcut küresel tüketim oranımızı gelecekte de sürdürebilmemiz için 1,5 dünya gezegeninin gerekeceğini, bu oranın ABD için 4, İngiltere için 2,5 dünyaya tekabül ettiğini gösteriyor. Yazara göre, küresel ekonomiyi yönetenler, empati, suçluluk hissi ve vicdan denen şeylerden tamamen mahrum görünüyorlar. Doğru fiyata ninenizi bile seve seve ezip geçecek nakit-robotlarından çok farkları yok (...)

Bu iç karartıcı duruma iki önemli nedenle düştük: 1980’lerden beri, teknokratik iktidar yapısı, tüm dengeleyici güçleri kasten bastırmaya çalışıyor. Diğer yandan, piyasa neoliberalizmi modernlik sürecinin kendisini gasbetti. (s. 19)

Yazar, neoliberal dogmaya olan sarsılmaz sadakati açıklamanın yollarından birini, onun tarikatvâri bir nitelik taşıması fikriyle ele alıyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, yüksek faizli konut kredilerinde patlama, kemer sıktıkça düşen üretkenlik, piyasalara hükmeden tembel tekeller ve daha nice olumsuzluklara rağmen ateşli serbest piyasa fanatikleri, bir türlü inançlarını yitirmiyor. Neoliberalizm tarikatından kurtulmak için izlenecek yollar elbette var ama bu noktada yazar, Cultwatch’a atıf yapıyor: “Firar asla bireysel bir eylem olamaz. Cemaatin kirletemediği yakın müttefiklere bağlıdır. Çünkü ancak daimi bir dayanışma bir çıkış yolu sunabilir. Fakat yol üstündeki tuzaklara karşı insanın dikkatli olması şarttır. Büyük bir filozofun da zamanında gözlemlediği gibi, çıkış yolu kapıdan geçer... ancak yine de çok az insan bu yöntemi kullanır.” (s. 45)

Eserde, robot teknolojisinde yaşanan gelişmelerin ekonomiye ve istihdama etkileri, ofis ortamında çok çalışmanın ve eve iş getirmenin muhtemel zararları, “Sayko-Dadı” rolüne bürünen devletin göçmenlere uygulanan şiddette olduğu gibi içerde ve dışarda pervasızca güç uygulayan bir aygıta dönüşmesi, insanoğlunun doğayla ilişkisinin dibe vuran boyutlara varması, eko-sistemin bozulması, yapay zekanın ve diğer teknolojik gelişmelerin insanlığa muhtemel etkileri farklı boyutlarıyla tartışılmış.

Son kısımda, yazarın, bilinen bazı kavramları kendince tanımladığı ve yorumladığı bir "Sözlükçe" yer alıyor. Burada, yerine göre mizahlaştırılmış ifadelere de rastlamak mümkün. Mesela, vergiden kaçınma için şöyle denilmiş: “Şirketlerin ve zengin plütokratların bizim ödemek zorunda olduğumuz vergilerden paçayı kurtarma yöntemi; gelir eşitsizliğini modern çağda eşi benzeri görülmemiş seviyelere çıkarma mekanizması; kamusal alanı nakit paradan mahrum bırakma yöntemi; dünyanın sonu yaklaşırken açgözlülüğün aldığı hâl.” (s. 114)

Yazarın, öngörülerinin ve önerilerinin isabetli olup olmadığını ise zaman gösterecek.

İyi okumalar!
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihin en kanlı, en ölümcül ve en destansı savaşını birinci elden tanıklarının ağzından, kolay, akıcı ve sıkmadan anlatan müthiş bir eser. Herkese tavsiye ederim, sonuçları itibariyle etkileri halen günümüzde de devam eden ,koskoca bir alman imparatorluğunun yıkılmasına yol açan, bir diğer imparatorluk olan Rusların ise soğuk savaş boyunca süper güçlerden biri ; günümüzde ise halihazırda dünyada başat güçlerden biri olmasına vesile olan bir savaşın epik bir hikayesi okuyun okutun, şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Byung Chul Han'ın diğer kitaplarından farklı. Wassee gölü kıyısındaki bahçesinin 2016-2017 yılı güncesini tutmuş yazar ve bunlar üzerinden doğa felsefesi yapmış. Toprağı, bahçeyi, çiçekleri, canlılığı gözlemliyor ve güzelliyor. İçinde siyah beyaz çiçek illüstrasyonları ve şiirler de var. Akademik bir eser değil, yazarın bizzat kendi yaşanmışlığının, kendi el emeğinin, alın terinin evladı. Beni bu anlamda hayal kırıklığına uğratmadı. Kitaba bütüncül bakılmalı. Aydınlık-karanlık, sıcak-soğuk, yaz-kış, yaşam-ölüm döngüsünde canlılığın sürdürülebilirliğine bir saygı, sevgi ve hayranlık duyan yazarın içinden taşan bunlar.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdi İPEKÇİ'nin yapmış olduğu röportajla milli şefin ağzından ebedi şef, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş süreci sancıları ve yenilikleri ile bu süreçte önemli görevler üstlenmiş kişiler hakkında bilgiler edinebiliyorsunuz. Tarihe tanıklık etmek açısından önemli bir eser. Ayrıca, İnönü'nün olaylara bakış açısında ki dinginlik ve öngörü ise hakkındaki olumlu görüşümü daha da arttırdı. Özellikle Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini farklı farklı kitaplar ile hatıralardan alınarak oluşturulan "ekler" bölümünde uzak bir göz olarak yorumlama fırsatı bulabiliyorsunuz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın özgeçmişinden anladığım kadarıyla kendisi emekliliğinden sonra kitap yayınlamaya başlamış ve arka arkaya kitaplar yazmış. İşin bu kısmı bence çok değerli. Ayrıca, başka bir yorumda da yazıldığı üzere, diğer amatör edebiyatçıları ve edebiyat severleri de kendi hikayelerini yazma konusunda cesaretlendirici olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple sayın yazarı tebrik ediyorum.
Ben bir edebiyat öğretmeni olarak kitabı özellikle de bu gözle bakarak keyifle okudum. Ayrıca KDY'nin her yaş grubundan amatör yazarları kitap yazmaya ve yayınlamaya teşvik etmesini çok değerli buluyorum.
Ben de babamı küçükken bize anlattığı özgün hikayelerini kitaplaştırması için cesaretlendiriyorum, belki sayın yazarın bu azmi ve başarısı babama da bir ilham verir :)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anne kız ilişkisinde iyileştirici ve yol gösterici bir kitap. Yazar açıklamaların yanında kendi deneyimlerinden, terapi seanslarından örnekler sunmuş. Kitabın ilk bölümlerinde narsist anneler ile ilgili bilgiler verip farkındalık yaratırken son bölümde narsist annelerin kızları için yol gösterici önerilerde bulunmuş ve çalışmalar sunmuş. Zaman zaman filmlerden, kitaplardan alıntı yapmış bu da farklı kaynak sunması açısından güzeldi. Okuyucuyu sıkmadan, farkındalık yaratarak ilerleyen bir kitap. Ama tabi kitabın hitap ettiği grubun içinde olmazsanız beklentinizi karşılamayabilir. Zaten kitabın arkasında da yazıyor. Narsist annelerin kızları için iyileşme rehberi. Bu cümle kitabi özetliyor.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir