Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kesinlikle başucu kitaplarımdan biri oldu. Çok fazla alim ve alimlerin uzun isimleri yüzünden okuması zor olacak Diye düşündüğüm bir kitaptı fakat öyle olmadı. O kadar akıcı ve bilgi dolu ki, altını çizmediğim sayfa yok gibi. Kitabı okumaya başladığımdan itibaren hayatımda olumlu etkisini görmeye başladım ve zamanı daha iyi değerlendirme yolunda ilerliyorum. Herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Yavaş yavaş, sindire sindire okumayı tavsiye ederim. Ayrıca bir çok hadisin Kuranı Kerim’deki ayetlerle desteklenmesi kitabın gerçekliğinin, doğruluğunun ne derece önemli olduğunu ispatlamış. Enbiya hoca nın da çevirisine sağlık.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üniversiteyi bitirip iş hayatına atılan Karaca'nın çalışma maceralarını okuyacağınız bir kitap. Bazen eğlenceli bazen sıradan. Yazarın anlatım dili günlük konuşma dilinde, sohbet eder gibi. Okuduğunuzda "vay be neler yaşamış bu Karaca neler çekmiş" yerine "Asıl işsizliği ve asıl çalışma zorluklarını bilmiyor bu yazar" da diyebilirsiniz. Kitabın büyük bir çoğunluğu sıradan olaylardan oluşuyor, bu sebeple bir kısımda sıkıldım. Eğlenceli komik kısımlar da bulunuyor tabi tercih edilebilir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Macellan dünyada tarihine geçmiş en büyük kaşif ve denizcidir. Zweig gibi büyük bir üstadın kaleminden onu okumak en büyük zevk. Kitapta en çok hoşuma giden yer insanlar yeni egemenlik, para, mal ve mülk beklerken, sefere 5 gemiyle çıkan lakin tek gemiyle dönenlerin getirdiği en önemli şeyin tüm insanların düşüncelerini değiştiren bir bilginin olması. Küçümsenen ve hor görülen antik yunanlıların teorisi Macellan sayesinde pratikte de kanıtlandı ve insan aklı aşağılık din sınıfına ve onların safsatalarına galip geldi. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok zor kitap, öncelikle buradan başlayayım. Aslında birçok kişi tarafından feminizmin 101 kitaplarından birisi olarak görülüyor. Ben de bunu öğrendiğimden beri okumak için fırsat kolluyordum. Neticede kitabı edindim ve yaklaşık bir ay evvel okumaya başladım. Kişisel okuma serüvenimin en ağır akan ve en uzun süre elimde kalan kitap olarak tarihime geçti diyebilirim. Kitapta nesiller boyu aktarılan ve kadınların hayata hazırlanmasını sağlamaya çalışan hikayelerden bahsediliyor. Sonra da bu hikayelerin alt anlamlarına değiniyor uzun uzun. Bir kadının ayaklarını sağlam şekilde yere basmasından tut da arkadaş seçimine, çocuk eğitiminden yangında ilk kurtarılacak şeyin kendisi olması gerekmesinden değinmediği şey kalmıyor. Kimi yerlerinde hissettiğim tatmini ve bu bağlamda da yüzümde oluşan tebessümü anlatacak güzel bir cümlem yok.
Yanıtla
16
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İngiltere’nin Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluğa nasıl dönüştüğünün anlaşılması bakımından Sanayi Devrimi öncesi süreci anlatan kıymetli bir eser. Burjuvazi ağırlıklı ve düzenli toplanmayan Avam Kamarasının parlamentonun üstünlüğünün hâkim olduğu bir sisteme dönüşmesi sadece kronolojik olarak değil; sosyal, ekonomik ve diğer yönlerden ele alınmıştır. 1645-1660 ara döneminde ilan edilen Cumhuriyet rejiminin yönetimi sistemine kalıcı etkileri, mülkiyet ve ekonomik ilişkiler üzerinde sistemin dönüşümü ve gelişimi, bütçe hakkının yerleşmesi, din – devlet ilişkileri bağlamında kilisenin etkisinin azalarak laik bir sisteme doğru yöneliş ve diğer konular tatminkâr bir şekilde işlenmiştir.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kerâmeti Kendinden Menkul Başarı Olur mu?
Yazar Malcolm Gladwell, Time tarafından hazırlanan en etkili 100 arasına girmiş, New York Times’ın en çok satanlar listesinde beş kitabıyla yer almış dünya çapında bilinen başarılı bir insan. Psikoterapist bir annenin ve matematik profesörü bir babanın üç erkek çocuğundan birisi. İngiltere’de doğmuş.

Çizginin Dışındakiler (Outliers), tanıdığımız ya da tanımadığımız birçok sıradışı başarı göstermiş insanı ve gösterdikleri başarıların temelinde yatan unsurları irdeleyen ve ortaya tezler sunan bir kitap. Herhangi bir arama motoruna ya da Youtube’a adı yazıldığında, hakkında çok sayıda kaynak bulunabilen bir eser.

Kitabın ilham kaynağı, sonsözde belirtildiği üzere yazarın Jamaika asıllı annesi, Joyce Gladwell. Yazar, burada temel olarak büyük annesinin ve büyük babasının, iki kızını ne şartlar altında okutmaya çalıştıklarını anlatıyor. Bu mücadele sonunda elde edilen başarının, sadece zeki ya da akıllı olmakla izah edilemeyeceğini belirtiyor: “Bir parça beyaz olmanın, melez azınlığa sağladığı olağanüstü avantaja bakın. Tarlalarda değil de evde çalışmış, yurttaşlık haklarının tümüne 1826’da sahip olmuş, köleleştirilmek yerine değer verilmiş, şekerkamışı tarlalarına gönderilmek yerine anlamlı bir iş yapma şansına kavuşmuş atalarının olması, iki üç kuşak sonra mesleki başarıda bütün bu farkları yaratmıştı. Bir diğer deyişle, Daisy Ford’un, kızları için arzuladıkları hiç yoktan ortaya çıkmamıştı. Bir ayrıcalık mirası devralmıştı.”

Kitap, 1882’den itibaren peyderpey İtalya’dan ABD-Pennsylvania’ya göç etmeye başlayan Roseto Valfortore (Foggia) sakinlerinin hikayesiyle başlıyor. Kurdukları bu yeni İtalyan kasabası, hekim Stewart Wolf’un kasaba sakinleri hakkındaki bir keşfine kadar pek de dikkat çekmemiş görünüyor: Kendisine gelen hastalar arasında 65 yaş altında neredeyse hiç kalp hastası olan ya da kalp krizi geçiren yok. Yazar Gladwell, normal kurallara (!) uymayan çizginin dışındaki bu kasaba üzerine Wolf’ün sergilediği anlama çabasını, “başarı” teması üzerine uygulayarak onu tahlil etmeye çalışıyor.

Dikkate değer beceri, yetenek sahibi, azimli insanların yaşamlarını incelerken, başarının anlamı hakkında büyük bir yanılgıya düşüldüğünü anlatıyor. İnsanlara, başarıya giden yolun sadece kişisel özelliklerle izah edilemeyeceğini ispat etmeye çalışıyor. Bu bağlamda, hokey takımı Medicine Hat Tigers oyuncularını, Billy Joy’u, Mozart’ı, Beatles’ı, Bill Gates’i, Steve Jobs’ı, Chris Langan’ı ve daha birçok ismi, konu hakkında yapılmış bilimsel araştırma verilerini artılarıyla eksileriyle birlikte meraklılarına sunuyor.

“Onlar, tarihin ve toplumun, fırsatın ve mirasın eseri. Başarıları sıradışı ya da gizemli değil. Kimi hak edilmiş, kimi hak edilmemiş, kimi kazanılmış, kimi sadece şansla gelmiş - ancak hepsi de o kişiyi o kişi yapan - avantajlardan ve miraslardan örülü bir ağın ürünü. Çizginin dışındaki sonuçta hiç de çizginin dışında değil.”

Yazar ve tüm çalışmaları hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için kişisel web sayfasını not düşelim: gladwellbooks.com

İyi Okumalar!
Yanıtla
14
4
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arâisü'l Kur'an üzerine...
Vani Mehmet Efendi muhtemelen 17. yüzyılın başlarında Van’da dünyaya gelmiş bir din adamıdır. Küçük yaşlardan itibaren doğduğu yere yakın ilmi merkezlerde eğitimini tamamladıktan sonra Erzurum’da vaiz olarak görevini sürdürmüştür. Verdiği ateşli vaazlarla adından söz ettiren Mehmet Efendi’nin namı kısa zamanda bölgenin mülki idarecilerinin dikkatinden kaçmamış, kendisi, Erzurum Beylerbeyi Köprülü Fazıl Ahmet Paşa’nın teveccühüne mazhar olmuştur. Hatta öyle ki Ahmet Paşa, sadrazam olunca Vani Mehmet Efendi’yi İstanbul’a davet etmiş, ünlü vaiz böylelikle ilmi açıdan hızlı bir yükselişle devrinin en önemli simalarından biri haline gelmiştir.

Tabii Mehmet Efendi’nin hızlı yükselişi onu 17. yüzyılın önemli dini tartışmalarının merkezine çekmiştir. Osmanlı din adamlarının tasavvuf karşıtı ya da taraftarı olduğu bir dönemde Mehmet Efendi fakih sıfatıyla mutasavvıfların karşısında durmuştur. Böylesine polemiklerle geçen hayatı içerisinde üretmesini de bilen Mehmet Efendi tefsir ilmine olan hakimiyetine binaen Arâisü’l Kur’an isimli 2 ciltlik eserini yazmıştır.

Arâisü’l Kur’an tefsir sıfatıyla nitelendirilmesine karşın onu benzerlerinden ayıran bazı özellikleri vardır. Mehmet Efendi’nin tefsiri büyük Türkçü Nihal Atsız’ın ilgisini çekmiştir. Atsız mezkûr tefsirin Türkçeye kazandırılmasını vasiyet etmiştir. Zira Mehmet Efendi Türkleri Yecüc-Mecüc olarak nitelendiren bazı dini metinlerin aksine milletinin tarafında yer almış, Yecüc-Mecüc’ün Türk olmadıklarını belirtmiştir (s. 530). Türklerin İslam’a hizmetleri düşünüldüğünde Mehmet Efendi’ye hak vermemek mümkün değildir. İkinci olarak, Vani Mehmet Efendi’nin ilmi kişiliği yazdıklarının fazlasıyla revaçta olmasına neden olmaktadır. Zira Vani Mehmet Efendi devrin Padişah’ı 4. Mehmet’e yakın olup, hitabet gücünün etkisiyle verdiği vaazlarla halkın gönlünde önemli bir yer tutmaktadır. Son olarak, klasik tefsirlerin aksine Arâisü’l Kur’an’da peygamber isimleri tasnif edilerek ilgili ayetler mezkûr başlıklar altında toplanılarak açıklanmaktadır.

Eserin isminin Atsız’ın vasiyetinde geçmesi, Türkçeye çevrilmesi için güdüleyici bir faktör olmuştur. Fakat vasiyetin 1967 yılında yapıldığı düşünülürse fazlasıyla geç kalındığı malumdur. 1967 yılından bu yana eserin çevirisi için birkaç girişim olmuşsa da akim kalmıştır. Çünkü eserin çevirisi kolaylıkla altından kalkılacak bir şey değildir. Öncelikle eserin 3 farklı kütüphanede kopya nüshası bulunmakta olup, bu 3 eserin karşılıklı bir şekilde edisyon kritik edilerek çevirinin yapılması söz konusudur. İkincisi Vani Mehmet Efendi’nin ya da müstensihin üslubundaki pürüzlerin giderilmesi anlatımın okura iyi aksettirilmesi gerekmektedir. Misal eserde tefsir ilmi için değinilmesi gereken ayrıntıların okurun ilgisini çekmesi olası değildir. Yani deyim yerindeyse eserin iyi bir şekilde eleştirel süzgeçten geçirilerek okura sunulması önemlidir.

Buradan hareketle eserin çevirisinin Ahsen Batur tarafından layıkıyla yapıldığı savunulabilir. Öncelikle Arâisü’l Kur’an’ın 3 nüshasının rafine bir sentezi; eserde açık, sade ve anlaşılabilir bir dille okura ulaştırılmıştır (Batur tarafından verilen örnekten hareketle anlatılan aynı konunun üç nüshada farklı şekillerde yer alabildiği dikkat çekicidir). Bazı tefsirlerin anlatılan olayı daha vazıh bir hale getirmekten ziyade kafa karıştırıcı olduğu düşünülürse tefsirin çevirisinin ne kadar iyi olduğu anlaşılır. Zira okuru yoracak ana anlatıdan uzaklaşmasını sağlayacak detaylar Batur tarafından layıkıyla süzülmüştür.

Vani Mehmet Efendi’nin mezkûr eseri iki ciltten oluşmaktadır. İlk ciltte peygamber kıssaları ilgili ayetler vasıtasıyla ele alınırken 2. cilt Peygamber Efendimizin hayatına ayrılmış bir siyer şeklindedir. Çevirmen bu nedenle ikinci cildi çevirmeye gerek duymamıştır. Zira ikinci cildi benzerlerinden ayıran fazla bir özellik yoktur. İlk cilde konu olan peygamber kıssaları belirtilirken çevirmenin maharetiyle Kur’an’da kıssanın geçtiği ayet numaraları belirtilmiş, ilgili ayetler (Arapça asılları dahil olmak üzere) öncelikle verilmiş, sonrasında ayetin tefsirine geçilmiştir. Vani Mehmet Efendi ayeti tefsir ederken hadis ve rivayet gibi argümanları sık sık kullanmıştır.

Özellikle hadis kaynaklarının Mehmet Efendi tarafından iyi bir şekilde kanıksandığı verdiği bilgilerden anlaşılmaktadır. Verilen hadislerin rivayet zincirlerine pek yer verilmese de bahsi geçen mevzular güvenilir raviler vasıtasıyla okura yansıtılmaktadır. Ayrıca yazar başka tefsirleri de eserinde kaynak olarak kullanmaktadır. Satırlar arasında Zemahşeri, Razi, Nisaburi, Begavi vb. isimler sıkça geçmektedir. Mehmet Efendi’nin bu konudaki dikkati ise ders olacak tarzdadır. Hakeza kendisi intihal olmasından çekindiğini ifade etmekte olup (s.102), alıntı yaptığı eseri belirtmekten imtina etmez. Devrine göre bu olgun tavra başka eserlerde, hatta bazen günümüzde bile rastlamaya imkân yoktur.

Vani Mehmet Efendi, kaynaklar arasındaki tutarsızlıklar ve anlaşmazlıklar üzerine de kalem oynatır. Tartışmalı mevzulara girmekten çekinmez. Yalanla doğruyu ayırmak için bazı mevzuları İsrailiyat olarak etiketler. Konuyu netliğe kavuşturma niyetiyle hareket ettiği, halis tutumundan anlaşılmakla beraber, yargılayıcı bir kimlikle karşıt düşünceyi hırpalamakla fazla vakit geçirmez. Bu açıdan bazen soru-cevap metodunun da konuyu fazla çetrefilli bir boyuta getirmeden sonuçlandırma niyetiyle kullandığı anlaşılır.

Eser kolaylıkla peygamberler tarihi olarak nitelendirilebilir. Çünkü anlatılan olaylar klasik eserlerde olduğu gibi hilkatten (yaratılıştan) başlanarak ele alınmış, sırasıyla bütün peygamberlerin hayatına ayetler ve kıssalar yoluyla yer verilmiştir. Bu yönüyle tefsirin sistemli bir biçimde tarih kitabına dönüştüğü belirtilebilir. Farklı olarak, yorumun merkezi olaylar değil de ayet ve hadis gibi dini malumattır.

Eser her ne kadar bir vasiyet üzerine dilimize kazandırılmış olsa da ilgili literatür için kıymetli bir kaynak olduğuna şüphe yoktur. Özellikle tefsir konusunda verilen eserlerdeki yoğunluk düşünüldüğünde güvenilir kaynakları bulmak zorlaşmaktadır. Vani Mehmet Efendi’nin tefsiri ise müellifin bidata karşı duruşu bilindiğinden güvenilir olmakla beraber, 17. yüzyıl Osmanlı ulemasının tutumunu yansıtması açısından da çok şey anlatmaktadır. Dikkatli okunduğunda yazarına dair önemli doneler veren bu metnin erbabına çok şey anlatacağı kolaylıkla düşünülebilir.

Kur’an’ın ve dinin mesajının, zor anlaşıldığı veyahut anlaşılmadığı, yetersiz algılarla ya da farklı anlatılarla itibarından edildiği günümüzde tefsirler daha fazla önem taşımaktadır. Fakat buna rağmen Osmanlı ulemasının yazmış olduğu eserlerin layıkıyla dilimize çevrildiğini söylemek güçtür. Özellikle tarihin, kimliğin ve kültürün daha iyi anlaşılması için mezkûr toplumun dini algısının analiz edilmesi şarttır. Vani Mehmet Efendi devrinde toplumu harekete geçirecek güçte büyük bir alimdir. Mehmet Efendi üzerinden toplumu ve din algısını anlamlandırabilmek mümkündür.

Yanıtla
9
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın ilk defa bir kitabını okudum. İsmi ve kapak tanıtımı ilgimi çektiği için seçmiştim. Yazar hakkında hiçbir fikrim yoktu. Çok farklı bir kitap. Anlatım olarak, dil olarak, Türk roman tarzı olarak. Çok değişik bir tarz. Doğa ve hava olayları, çok güzel tasvir edilmiş. Yazar, bu tasvirleri defalarca aynı ifadelerle tekrarladığı halde, acaba bu defa farklı bir şey söyler mi beklentisiyle ama sıkılmadan tekrar okutan ama yine farklı bir şey söylemediği halde insanı bıktırmayan çok ilginç ve farklı bir tasvir tarzı buldum ve bunu nasıl başardığına şaşırdım. Artık okumayıp bırakacağım dediğim halde elimden bırakamadım. Tebrikler. Okunmalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1000 olay üzerinden tarihe bir bakış…
Olayların tarihsel bir düzlemde sıralanmasıyla ilgilenen bilim dalı olan kronoloji bizlere derli toplu bir bilgi toplamı sunmada kolaylık sağlar. Elbette bu kolay bir şey değil. Bu nedenle tarih alanındaki bilim insanlarının yaptıkları çalışmalar önem arz eder. Runik Bilgi Serisi’nden çıkan “Dünya Tarihinin En Önemli 1000 Olayı” adını taşıyan bu çalışma Klaus-Jürgen Matz’a ait. Önemli olayların tarihsel sıralamasından size kronolojik bir perspektif sunuyor.

Farklı coğrafyalarda aynı ve ayrı zaman dilimlerinde meydana gelmiş birçok olayın yorumlanmasında kolaylıklar sağlaması bu çalışmaların önemini ortaya koymaktadır. Merakı olanlar için bu çalışmalar büyük bir imkan olarak nitelenebilir. Bu bağlamda kitaplıklar için özel yerleri olan çalışmalardır diyebiliriz. Elbette, insanlık tarihi baş döndürücü bir hızla akmaya devam etmekte.

“Dünya Tarihinin En Önemli 1000 Olayı” adlı çalışma insanlığın dünya serüveninde başından geçen olayları bir araya getiren güzel bir çalışma. Bir başvuru kitabı olması adına kitaplığınızda bulunması açısından önerilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kitaptan çok ilham olan bir varlığı tanımakla geçiyor sayfaları çevirmek. Her sayfayı coşkudan, hüzünden ve görkemli kahramanlıktan sürekli gözyaşlarımı tuttuğum kutlu duyguların eşliğinde okudum. Sadece başarılardan, yapabilirsin zırvalarından oluşan ‘başarmış biyografi’si aksine alçakgönüllü bir kahramanın yolculuğu bu kitap. Herkesin kesinlikle onun yolculuğuyla tanışması ve gelecekti günlerine tanık olması ümidiyle. Kitaptan bir alıntıyla “Naçizane tavsiyem ‘Hayallerinize sahip çıkın’ demek olacak. O hayaller, geleceğin yeşerdiği bereketli topraklardır … Fakat hayaller lafla gerçekleşmiyor. ‘Ben yaparım,’ demek cüretini gösteren kişinin, o uzun yolculuğa başlama cesaretini göstermesi, ara hedefler koyup birbiri ardına somut adımlar atması lazım. Başladıktan sonra ise maymun iştahlı olmadan sebat edip sonuca ulaşana kadar vazgeçmemesi gerekiyor. Türk gençlerinin yapamayacağı şey yok. Umarım gelecekte onların rekorlarını hep beraber izleme şansını ediniriz.”
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir