Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Belli bir coğrafyanın, kültürün, sosyal durumların, siyasetin, kişisel düşünce ve inançların, metinlerin lafzi yorumlarındaki aşırılıkların oluşturduğu fıkhi yorumlar İslam dininin önüne geçmiş, tabir caizse dinleştirilmiştir. Bu eser bugün ne yapılmalı ve yarınlara nasıl bakılmalı sorularına cevap arayan, tıkanmışlığı kendisine dert edinen bir dertli kardeşimin çözüm arayışlarını içeriyor. Bu açıdan çok değerli bir kitap, daha doğrusu bir serinin ilk kitabı Fikir jimnastiği yapmak isteyenler buyursun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben bu kitaba bayıldım. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi çok tatlı bir dille anlatıyor. Diş kirası, eski ramazanlar, şivlilik, ahilik, masal anlatma geleneği, kuş evleri vs. bugün çocukların bilmediği güzelliklerimizi deneme türüyle anlatmış sevgili Feyza Kartopu. Konular zaten çok güzel. Çocukları deneme türüne böyle bir kitapla alıştırmak da çok güzel. Çizimler zaten harika. Hilal Dağ Avşar'ın elinin değdiği her resim efsunlu bir şeye dönüşüyor sanki. Yazarın en sevdiğim yanlarından biri de çocukları harekete geçirecek bir şeyler yazması. Bu kitabın sonunda acil eylem planı adında bir bölüm var. Diğer kitaplarının sonunda da çocukların yapabileceği etkinlikler vardı. Her çocuğun kitaplığında mutlaka bulunmalı.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çokça Nazım okuyoruz. Peki Nazım’ı anlamak faslı? Onda görmemiz gerekenler konusu?

Hakkında yazılmış onlarca kitaptan sadece biri bu. Dostu Abidin Dino’nun kaleminden dökülenler.

Nazım Hikmet’in farklı tarihlerde Fransızca olarak yayımlanmış eserlerindeki önsözler ve yine Dino’nun Nazım hakkında bazı dergi ve gazetelerde yazmış oldukları yer alıyor.

Eserin son sayfalarında da Nazım’ın Dino çiftine yazdığı mektuplar ve o mektuplar içerisinde yer alan bazı şiirleri yer almakta.

Nazım’ı anlamak adına bir basamak daha arayanlara. Buyurun.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mayıs okumalarıma bu kitapla başladım ve sandığımdan daha akıcı çıktı.
Kitap bizlere İslâm âlimlerinin zamana bakışını ve ilim yolundaki zamanlarından kısa kısa örnekleri iletiyor.
Zamanın kıymetini ayetlerle hadislerle bahsetmekte , Rabbimizin zamana yemin ettiği ayeti buluyoruz ve biliyor olmama rağmen net bir şekilde okumak ve kitabın bunu bir anda sergilemesi beni çok etkilemişti. "Zamana yemin etmek" kavramı belkide üzerine çok çok konuşulması gereken kavramlardan biri.
Ve ayrıca etkilendiğim bir cümleyi daha iletmek istiyorum kıymetli okur ,

"Geçen vakti kaybettiğinde üzülmekle meşgul olmak ayrı bir vakit harcamaktır."
Burda gerçekten bir durup 'Estağfirullah' demiştim.
Tüm kitapta zamanın önemi, kıymeti konuşuluyor boş geçen belkide her an'ımız önümüze seriliyor, kitabı okurken buna üzülüyorsun ama sonra dur bir denge var boşa geçen zamana da üzülmek boşa vakit harcamaktır.
Yanıtla
11
1
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hazar bölgesini ve Avrasya coğrafyasını keşfedin...
Kıyıda köşede kalmış kıymetli bilgileri büyük bir özveriyle hatta dönemin Sovyet rejimini de karşısına alarak kaleme alan müellif, Hazar’ı merkeze alarak son bin yılın insanlık tarihine ışık tutmaktadır. Çalışmanın kimi yerinde sorgulamaya da girişen müellif Çin sınırlarından Ege’ye, Akdeniz’e hatta Dinyeper’e kadar bağ kurmaya çalışırken, Çinlilerin neden Batı’ya akınlar düzenlemediklerini de gündeme getiriyor. Söz konusu çalışma uzun yıllar önce kaleme alınmış olsa da hâlâ garip biçimde güncelliğini korurken dönemi de anlatmaya devam ediyor. 4. baskısını tetkik etmeye çalıştığımız eserde Gotlar ile Hunlar arasındaki münasebetler dahi anlatılırken birçok kavmin, neden, hangi yüzyılda nerede nasıl yaşadığının tespit edilememesini müellifin şu biçimde izah etmesi dikkat çekiyor. Buna göre Mısır ve Babil’den kalan yapılar taştan olduğundan günümüze kadar gelmiştir. Fakat İdil-Ceyhun arasındaki sahada Alanların, Hazarların ve Rusların yapıları ahşaptan idi ve günümüze kadar gelme ihtimalleri daha doğrusu birkaç yüzyılda dahi dayanma şansları yoktur. Çalışmada Moğolları, Fatimileri, Şövalyeleri de bahis konusu eden müellif Abbasileri dahi ihmal etmemiştir. Türk tarihinin yanı sıra bölge tarihiyle beraber kimi yerde Arap tarihine de değinilmesi bakımından okur karşılaştırma fırsatı da yakalamış oluyor. Diğer yandan detaylı ve mantıklı bir Avrasya coğrafi okuması.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Hakkında ne kadar az düşünürsek bizim için o kadar apaçıktır aşk; ama etraflıca düşünmeye başladığımız anda başımızı belaya sokarız" diyordu Koku'nun yazarı Patrick Süskind.
Aşkın izini sürdüğü bu denemesi; ilkçağ düşünürlerinden platonu ve mitolojinin büyük sanatçısı Orpheus'u da yanına alarak duygu dünyasına doğru düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor okuru.
Aşk Sokretes'in tarif ettiği gibi bir delilik hali midir? Yoksa Stendhal'in ifade ettiği gibi ölümle doğal bir ilişki içinde bir durum mudur? Kitap okura bunları sunarken, aşkı ve ölümü uzlaştırmaya çalışan mitolojik Orphes'u ve hayatında Eros' yer vermeyen Nasıralı İsa'nın karşılaştırmasını da ironik olarak yansıtıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sezgin Kaymaz'ın; uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir, nefha, ben yusuf ve zindankale kitaplarını okudum. Yazarın tarzına alışınca diğer kitaplarını okumaya başlıyorsunuz muhakkak. Kurgu o kadar sürükleyici ki bir bölüm daha diye diye sayfalarca okuduğunuzu fark ediyorsunuz. Her kitapta maneviyat konusunda farkına vardırmadan özeleştiri yapmanızı sağlıyor sanki yazar. Sezgin Kaymaz'ın kitaplarını okuduğum anlar çok keyifli geçti benim için. Ama okuduklarımdan en çok uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir etkiledi beni, bir de ben Yusuf çok eğlenceliydi. Yazara not :) Sizinle tanışmak bir onurdu benim için daha da okuyacak eserlerinizin olduğunu bilmek büyük şans biz okurlara, teşekkürler :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Le Bon'un 1985 yılında yayınladığı Kitleler Psikolojisi çok güçlü çok değerli bir içeriğe sahip. Le Bon Fransız bir sosyolog hatta Atatürk'ü fikirleriyle etkilemiş bir düşünür olarak da bilindiğini okumuştum. Kitabın türüyle ilgili bir ön yargı oluşmuş elinize alıp bırakmış olabilirsiniz belki ama ilk sayfalardan itibaren sizi içine alan belki de içinde bulunduğumuz "kitle" yi sorgulayacağınız bir kitap.
Kitleler Psikolojisi toplum incelemesi olarak algılanıp geçilmemeli her dönemde "tehlikeli kitleler" mevcuttur olacaktır da günümüze o kadar uygun ki üzerine çokça yazabilir konuşabiliriz kitap nerelere nerelere götürür bizi.
Günümüzü bu kadar iyi yansıtan bu kitabın hak ettiği yerde olmadığını düşünüyorum daha fazla ilgiyi ve yorumu hak etmekte belki de kitabın detaylı incelemesi için ayrıca bir kitap okumak nasip olur.
Bu kitaptan sonra yazarın "Devrimin Psikolojisi" adlı kitabını da okumanızı da ayrıca öneriyorum.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşamak, bitmeyen acıların ömürlük hikayesi...
Gençliğinde ailesinin bütün servetini kumarda kaybeden bir adamın acılarla dolu hikayesi anlatılıyor romanda. Çin'de köy köy gezip halk şarkılarını derleyen bir adam günün birinde bir tarlada çalışan çok yaşlı bir adamla karşılaşır ve yaşlı adam hayat hikayesini anlatmaya başlar:

Genç iken ileriyi düşünmeden oldukça hovarda bir hayat yaşayan Fugui, kumarda ailesinin bütün servetini kaybedince hayatında ilk defa fakir olmanın ne demek olduğunu görür ve bu gerçekle yaşamaya başlar. Zaman geçtikçe ailesine katılanlar ve ailesinden ölenler olur ve bu durum her yaşandığında Fugui'nin hayatı da değişir.

Yazar kitapta Fugui'nin hikayesini anlatırken dönemin Çin siyasi hayatını da hikayenin içinde okuyucuya aktarıyor. Siyasetin insanların hayatını ne kadar etkilediğini, yönetenler ve yönetenlerin siyasi düşüncesi ve görüşü değiştikçe bundan en çok zararı yine fakir halkın gördüğünü anlatıyor.

Bu tür romanlarda alışılageldiği üzere siyasi düşüncelerin değiştiği ve devrim olarak adlandırılan dönemlerde, çoğu zaman sıradan insanların zarar gördüğü, daha da fakirleştiği ve sadece bir kısım zümrenin faydalandığı anlatılıyor kitapta.

Sade bir dille ve oldukça akıcı bir anlatım tarzıyla yazılmış ve bana göre ana teması "kabullenilmiş fakirlik ve buna bağlı çaresizlik" olan roman Osman Şahin öykülerini ve Cengiz Aytmatov romanlarını anımsatıyor.

Romanda en çok beğendiğim bölüm, yazarın insanların kendi kendini kandırma ve sürüye uyma isteğini anlattığı aşağıdaki paragraf;

"...Tarlayı yalnız başına sürdüğünü anlamasından korkuyorum, bu yüzden onu kandırmak için birkaç tane isim sayıyorum. Etrafında, diğer öküzlerin de onunla beraber tarlayı sürdüğünü duyunca üzülmez, daha verimli çalışır." (s.12)

"Kendi kendime, babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm, ama bunu nasıl kabul edebilirdim ki." (s.15)
Yanıtla
81
11
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı beğendim. "Mutluluk diktatörlüğü"nün tahakkümüne karşı, mutlu olmanın bir ödev, bir görev olarak algılanışına karşı yazar bizi mutsuzluk için yüreklendiriyor. Merak etmeyin, basit mutsuzluk güzellemesi değil, hayatın doğal akışına ve anlam arayışına ket vuran "çok mutlu, çok zevkli, çok eğlenceli" etiketleri ile servis edilen imajlara karşı çıkan ve aslında bize içinde sorunları olan hayatınızı daha anlamlı gösteren bir kitap. Zaten kısa. Psikolojik terimler yer alsa da, dili anlaşılır. Bölüm başlarında çizimler var. Melankoli, depresyon ve tükenmişlik arasındaki ayrımı özellikle vurguluyor ve "depresyon enflasyonu" olduğunu söylüyor. Sosyolojik olarak iddialarını ben haklı buldum. Kendinize, hayatınıza ve çevrenize dair farkındalığınızı artıracak güzel bir eser.
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  2
Bildir