Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın üslubu oldukça akıcı. Öyküdeki didaktik unsurlar akışta gizlenmiş, olay ve zinciri daha ön planda olduğu, kitap bölümlerden oluştuğu için de okuma kolaylığı sağlıyor. Çocukların ve yetişkinlerin sıkılmadan okuyacağı hatta çocuklarda da okuma zevkine fayda katacağını düşünüyorum. Farklı bakış açısıyla ve güzel üslupla yazılan kitabın minimalist çizimleri ve bölüm sonu ve bölüm başına yapılan çizimlerin ahengi de metin gibi farklı ve güzel bir çizgide bizi karşılıyor. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Sonrasında Miks, Maks ve Meks'in Öyküsü kitabını okudum. O da tek kelimeyle harikaydı! Yazarı dilimize katan, çeviren çevirmene de ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. Metin çeviri kokmuyor. Gayet güzel bir çeviri. Emeği geçen herkese teşekkürler, okuyuculara da iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Verdiğiniz Küçük Bir Karar, Dünya İçin Büyük Bir Katkı Olabilir!
İngiltere’nin 50 Yeni Radikal’inden biri seçilen, çevreci yazar Natalie Fee, dünyada yaşanan çevre kirliliği karşısında, bireylerin farkındalık kazanması halinde, yaşanması çok kuvvetli ihtimaller dahilinde olan felaketlerin önüne nasıl geçilebileceğini anlatıyor. Hem de büyük bütçeler ayrılmadan yapılacak bireysel hamlelerle bunların ‘bedavaya’ mümkün olduğunu ispatlıyor.

Fee, giriş kısmında, dünyada yaşanan çevre kirliliğinin boyutlarını önümüze seriyor. 1965’ten bugüne 8 milyar tondan fazla plastik üretildi. Her yıl 12 milyon ton plastik okyanuslara akıtılıyor. Her yıl yaklaşık 1 milyon su kuşu ve 100 bin deniz hayvanı plastik yemekten veya plastiğe yakalanmaktan can veriyor (s. 18). İlaçlara hammadde sağlayan, 30 milyon hayvan ve bitki türüne, 84 adet temas kurulmamış insan kabilesine ev sahipliği yapan yağmur ormanları, dünyada her yıl ortaya çıkan 38 milyar ton karbondioksitin yüzde kırkını emiyor. Buna karşılık mobilyalık kereste elde etmek için her yıl 121 milyon hektarlık yağmur ormanı yok ediliyor. Batı Afrika ve Madagaskar yağmur ormanlarının yüzde 90’ı tüketilmiş durumda (s. 22). Sorumsuzca salınan sera gazları nedeniyle dünya, daha da zehirli hale geliyor. Yüksek hava kirliliği olan yerlerde yaşayan insanlar için, (hiç sigara içmeseler de) akciğer kanserine yakalanma ihtimali yüzde 20 artmış durumda (s. 27). Dünyadaki toplam su kaynakları içinde tatlı su kaynakları, bir galonda bir yemek kaşığı oranında yer tutuyor. Bu suyun ise üçte ikisi buzullarda yer alıyor. Kalan bir çay kaşığı miktarın yüzde 70’i maalesef zirai faaliyetlerde kullanılıyor. Mesela bir bifteğin üretilmesi için ortalama 50 küvet dolusu (180 kez duş alınacak) su harcanıyor (s. 30). Su ekosistemini bozan önemli bir konu, yaşam alanlarından ve sanayiden çıkan lağım sularının nehirlere ve dolayısıyla denizlere boşaltılması. Her yıl ABD’de 860 milyar galon işlenmemiş lağım suyu nehirlere akıyor. Ganj Nehri’ne akan miktar ise yıllık 2,9 milyar litre (s. 31). Bu durum, su kaynaklı yaygın hastalıkları arttırıyor, okyanuslarda ölü alanlar oluşturuyor. Yoğun tarım uygulamaları nedeniyle her dakika 30 futbol stadı toprağı kaybediyoruz. Oysa artan gıda ihtiyacını karşılamak için her yıl en az 14,8 milyon dönüm tarım arazisi gerekiyor. Buna karşılık her yıl 30 milyon dönüm verimli arazi çöle dönüyor. Üç cm tarım toprağının geri gelmesi ise bin yıl sürüyor (s. 35). İnsan uygarlığının yükselişinden bugüne vahşi memelilerin yüzde 83’ü, bitkilerin yarısı yok olmuş durumda (s. 41). İnsanlık, her manada israf içerisinde. Üretilen yiyeceklerin (yıllık) üçte biri ziyan ediliyor. Balık ve deniz ürünlerinin yüzde 35’i, meyve-sebzelerin yarısı tüketilmiyor (s. 46)…

Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. Yazar, bu noktada hepimize, bir birey olarak alacağımız küçük kararlarla felaketlerin önüne geçmeye nasıl katkı sağlayacağımızı anlatıyor. Yeter ki “tek başıma ne yapabilirim?” diyerek vazgeçmeyelim, karbon ayak izimizi küçültmeye kararlı olalım. Paketlenmemiş ürünlerin tercih edilmesi, yerel ve yakın mesafedeki üreticilerden alış-veriş yapılması, plastik yerine cam tercih edilmesi, pipet kullanılmaması, kullan-at bardakların terk edilmesi, motorlu araç yerine bisiklet sürülmesi, kullanılacaksa toplu taşımanın tercih edilmesi, doğal banyo malzemelerinin tercih edilmesi ve hatta yapılması, listedekilerden sadece bir kısmı. Daha fazlası için bu kitap iyi bir rehber olarak kabul edilebilir. Şurası muhakkak ki duyarsız bir insan değilseniz, bu kitabı okuduktan sonra eskisi gibi olmayacaksınız.

Yazarı, şahsi web sayfasından takip edebilir, sitedeki bültene kaydolup gelişmelerden haberdar olabilirsiniz: nataliefee.com

Yazarın konu üzerine yaptığı TEDx (Bristol 2017) konuşması için bkz.: bit.ly/3wNxMiK

İyi Okumalar!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya'nın bu çevirisini çok beğendim. Daha önce yapılan çeviri de gayet güzel olsa da A. Onur Aktaş'a hayran kalmamak elde değil. Kitabın ise günümüz dünyasına çok uygun düşünceler içerdiği fikrindeyim. Ancak felsefe hakkında biraz bilgi sahibiyseniz bu kitaba nüfuz edebilirsiniz. Kant ve Platon'un düşüncelerini en azından genel olarak bilmek gerekiyor. Kitabın, dünyayı anlamlandıracak bir bakış açısı oluşturmak isteyenlere yardımcı olacağını düşünüyorum. Tavsiye ederim.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her olayın bir sebebi ve sonucu vardır.
Osman devleti nin son dönemlerinden başlayarak Merkez Bankası ihtiyacının ortaya çıkması, 1930 da kurulması ve gününüze kadar ekonomik gelişmeler ve Merkez Bankasının tutumu, krizler ve başarılar bu kitapta yer alıyor. Çok akıcı ve bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntıların geçmişte de yaşandığı ve çözümün ne olduğunu anlatan güzel bir eser.
Merkez Bankası bağımsız olmalı, iktisat biliminin gerçekleri ile hareket etmediğimiz dönemlerde ülke olarak büyük acılar çekiyoruz.
Kişiler değil kurumlar bakidir.
Hukuk devleti özde olmak önemlidir.
Başkalarına suç atarak hiçbir yere varamayız.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın içeriği hazırlanırken renklerden ve şekillerden yararlanılması okunurluk açısından olumlu duruyor. Bunun yanında kitabın ilk sayfasındaki karekodu okutarak kitapta yer almayan ve sınava kadar olacak yeni güncel olaylara da erişebilmek mümkün bu açıdan kitabın bilgi yönünde eksiğinin olmayacağını düşünüyorum.

Öte yandan güncel bilgiler derya deniz olduğundan ve kitabı hatmetseniz de içindeki bilgileri unutacağınızdan sınava 1-2 hafta kala kafa dinlendirmek adına kitabı alıp okursanız yararını daha çok görürsünüz.

Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
6 dizilik "Dinozorların Sessiz Gecesi" adlı doğa belgeseli türündeki seri kitaplar;
“Başlangıçta Hidrojen Vardı”
“Bilinç Gökten Düşmedi”
“Biz, Bu Evrenin Çocukları” adları ile üç cilt halinde yeniden basılmıştı.
İlk cilt evrenin ve dünyanın oluşumu ile başlıyordu,
İkinci cilt, insanda bilincin oluşum süreci ile devam ediyordu.
Elimizdeki üçüncü ve son cilt ise,
Üzerinde yaşadığımız gezegenin, tüm temel yapı taşları ile evrenin bir parçası olduğu, biz canlıların da tüm temel yapı taşlarımız ile gezegenimizin ve evrenin bir parçası olduğumuzu bilimsel ama akıcı ve anlaşılır bir dil ile ifade ediyor.
Üçüncü cildi okumadan önce ilk iki cildi de okumayı öneriyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu konudaki güvenilir bilgileri güvenilir bir ağızdan öğrenmek gerçekten güzel. malumunuz istanbul eski defterdarı mehmet faik ökte kendi kitabında varlık vergisi uygulaması sırasında yaptıklarını kendi penceresinden aktarmıştı (1951). bu kitap da elime geçmiş ve dilinin bana ağır gelmesi sebebi ile okuyamamıştım. aynı dönemde aynı görevde daha düşük bir rütbede görev alan yazar, o dönemin yaşayan son canlı tanığı olduğu sıralarda gerek ökte'nin kitabında yazdıklarına, gerek ökte'nin kitabını okuyanların yazdığı yorumlara, gerekse aynı dönemden diğer insanların anılarında yazdıklarına cevaben bu kitabı yazmış. cevap verilen kaynakların da öenmli bir kısmını okudum. yazarı da diğer çalışmalarından yeterince tanıyorum. oldukça başarılı bir kaynak eser ve güzel bir cevabi kitap olduğunu teyit edebilirim. olayları kendi penceresinden görmek isteyenlere belgelerle cevap veren iyi bir çalışma. iyi ki okudum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazdıklarım, hislerim ve anlatmak istediklerimin yanında yetersiz. Esere ait düşüncelerimi tam olarak ifade edemediğimi öncelikle belirtmek isterim. Eser, cehennem çukuru diye niteleyebileceğiniz yerde, çıkamayacağını bildiği için, kendini her türlü arzudan, intikam fikrinden, umuttan, anılarından soyutlamaya çalışan ama pekte başarılı olamayan, hayata tutunmak için ölüm sessizliğine, ölüm karanlığına kucak açan bir grup askeri anlatmakta. Hayatta kalmanın tek yolu her şeyi silip atmak. Tüm renkleri, yaşadığınız tüm güzel şeyleri, hücrenizde olmayan her şeyi yok saymak. Hiç olmamış kabul etmek. Sıfırdan başlamak.
“En sert, en dayanılmaz sessizlik, ışığınkiydi. Kuvvetli ve çoğul bir sessizlik. Gecenin sessizliği vardı, bir de hiç değişmeyen ışığın sessizlikleri de vardı. Uzun ve bitmeyen bir yokluk.”
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar ömrünü Sümer tarihine adamış dünyanın önce gelen bilim insanlarından.
Öyle ki Sümer tarihi deyin dünyada akla ilk gelen isim.
Sümerlerin, MÖ 4000 yıllarında doğudan Mezopotamya'ya ( Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölge) gelmiş, Sami (Arap-İbrani) ya da Hint - Avrupa kökenli olmayan bir halk olduğu tespit edilmiş.
Sümer dili de, Sami ya da Hint - Avrupa kökenli bir dil değil, Türkçe, Macarca, Fince gibi bitişimli dil ailesine ait bir dil.
Sümerler buraya geldiğinde, burada yerleşik halk olarak Samiler var.
Bu andan itibaren aralarında uzun süren bir mücadele başlıyor, Sümerler üstünlüğü ele geçiriyor, ancak iki bin yıl kadar sonra mücadelenin galibi Samiler oluyor.
MÖ 2000 yıllarından itibaren Hammurabi gibi liderler çıkarak Samilerin kesin üstünlüğü kurulmuş oluyor.
Sümerler 2000 yıl boyunca bölgeyi kültürel yönden etkilemişler.
Öyle ki, Sümer mitleri, uyarlanarak Sami hikayeleri, mitleri haline gelmiş.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Yeryüzünün öyküleri sonsuzdur. Biri anlatmayı bitirdiğinde bir başka yerde, bir başkası anlatmaya başlar."
10 bölümden oluşan ama çok daha fazlasını anlatan bir yolculukta Kafka'nın mezarını, farklı farklı Avrupa şehirlerinin sokaklarını, İtalyan'ın dünya kupası şampiyonluğunu, gurbetçi Türklerin yaşamından enstantaneleri, dağların tarlaların arasında geçen tren yolculuklarını, Cesare Pavase'nin yaşamı, intihar ettiği süreci, yeri ve zamanı ile daha birçok merak uyandırabilecek olayı Özlü'nün harika gözlem gücüyle yoğrulmuş anlatımıyla yaşıyorsunuz. Türk edebiyatı için önemli bir eser olduğunu ve okumakta geç kaldığımı düşünüyorum.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir