Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkler ile Rusların etkileşimini eski devirlerinden itibaren günümüze kadar olan ilişkilerini kronolojik olarak anlatması açısından güzel bir eser. Avarlar ile başlayan münasebetler günümüz Türkiye Cumhuriyeti ile devam etmektedir. Bu süre zarfında en çok Altınordu devleti Rusların tarihinde önemli bir yere sahiptir. Kuruluşunda bir Moğol olmasına karşın milletinin büyük çoğunluğu Türk olmasıyla zamanla Türk devletine dönüşen Cucinin ulusu Ruslar açısından düşman gözükmesine rağmen, devlet kademesinde sistem ve işleyişi tamamen Altınorda'dan almışlardır. Doğal olarak Rusların tarihinde büyük önem tutmaktadır. İlerleyen yüzyıllarda ise bu sefer Osmanlı ile ilişkileri yeni bir sayfa açılması açısından önemlidir. Ve günümüze kadar karşılıklı olarak devlet tahammülleri gereği devam etmektedir. Akdes Nimet KURAT Hocamızın söz ve bilgileriyle zengin olan bu eser bir başyapıt özelliği taşımaktadır. Kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Justine en son anarşist hareketi olan Kibbutz köyüne gider. Zamanında Kibbutz’u araştırmıştım; bu romanda rastladığıma şaşırdım. Ancak yazarın, her ne kadar aşkı irdelese de, altyapıda "aşk"la bakarak sistemsel eleştiriler barındırdığını düşünüyorum. Zaten Marquis de Sade’dan yola çıkmış olması, bedenin iktidar tahakkümü üzerine kafa yorduğunu gösteriyor. Tekdüze, geleneksel ilişkilere meydan okuyup aile kavramını neredeyse hiç konu edinmemesi de aslında Kibbutz hareketi üzerine düşündüğünü gösteriyor. Bunun yanında "aşk"ı yaşamsal kesitlere yorması çok etkileyici.
Hafızanın ve zamanın lineer işlemediğini, sarmal ve tekrarlı olduğunu ve romanın da böyle ilerleyeceğini zaten kitabın başında belli ediyor. İkinci kitapta kurgusal soruları büyük ihtimalle yanıtlayacak ve farklı bir bakışla seriye devam etmesi, öznelliğe – aynı zamanda Benjamin’in tarihsel öznelliğine benzer bir önem atfettiğine – işaret ediyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güçlü ana karakterleri, tutkulu nefret-aşk ilişkisini, politikayı ve casusluk oyunlarını, ölüm kalım durumlarını sevenler için tavsiye.

Fantastik tarafı… Aslında fantastik değil. “Fantastikmiş gibi” bir kurgu. Ne büyü var, ne mistik bir unsur. Daha çok krallıklar arası politik gerilim üzerine kurulu bir hikâye. Bu yüzden beklentimle kitap arasında biraz fark oluştu. Yine de akıcıydı, dili sade ve temposu yüksekti.

Bu tür bir hikayeyi daha önce okudum mu? Ah evet. Birçok kez.

Ama bu özel hikayede siyasi entrikalar, gizli duygular ve büyüleyici krallıkların hepsi bana yeni bir şeymiş gibi hissettirdi.

Keyifle okuduğum bir seri oldu. Yazarın kalemini sevdim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Metin Özdamarlar ve Oya Doğan tarafından öğretmenlere ve eğitimcilere yönelik rehber olabilecek türde yazılmış bu kitap, sınıfta “zor öğrenci” olarak tanımlanan çocuklarla nasıl başa çıkılması gerektiğini anlatıyor. Ancak bunu sadece yüzeysel disiplin yöntemleriyle değil, öğrencinin psikolojik, sosyal ve ailevi arka planını anlamaya odaklanarak ele alıyor. Kitapta ele alınanlar; “zor öğrenci” kavramının aslında ne olduğu, bu öğrencilerin davranışlarının altında yatan nedenler, öğretmenin yaklaşımının öğrenci üzerindeki etkisi, sınıf yönetiminde doğru iletişim teknikleri, ceza yerine empati, sabır ve doğru rehberlik yöntemleri vb. Kitap, “zor öğrenci yoktur, anlaşılmamış öğrenci vardır” fikrini savunuyor. Özellikle sınıf içinde zorlanan öğretmenler için pratik bakış açıları sunuyor. Akademik değil, sahadan. Gerçek deneyimlerden beslenen samimi bir anlatımı var. Her zor davranışın ardında duyulmayı bekleyen bir hikâye olduğuna dikkat çekiliyor. Bir “öğretmen el kitabı” niteliğinde...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Deriyi en büyük, en göz önünde ama en çok göz ardı edilen organımız olarak ele alan yazar, altıyla üstüyle, deri denince aklınıza gelen-gelmeyen her şeyi anlatıyor. Kısa ve özet tıbbi bilgi verse de esas itibariyle bir popüler bilim kitabı. İçinde bol vaka örneği, yazarın bizzat kendi tecrübe ve hatıraları var. Dolayısıyla okuması kolay, akıcı, çevirisi çok iyi bir kitap. Bana göre tam bir hayret atölyesi. Derinin normalini, anomaliler üzerinden anlatma yolunu seçtiği için genellikle bölümler deri hastalıklarıyla başlıyor. Okudukça "normalinize" şükrediyorsunuz. Bir diğer farkındalık kazanımı, deri üzerine kültürel algı ve uygulama farklılıkları. Bunları okuyunca da doğduğumuz topraklara şükrediyorsunuz. Kitap ilk çıktığında hemen ilgimi çekmişti. Hiç hayal kırıklığına uğratmadığı gibi, umduğumdan fazlasını buldum. Metis bilim serisini zaten çok beğeniyor ve sıkı takip ediyorum. Yazardan Ağrı Nedir'i de okuyacağım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
11.15, edebi yönü yüksek, felsefi altyapısı olan, iyi çalışılmış bir polisiye. Sert, temposu hiç düşmeyen bir seri katil romanı diyebiliriz bu esere. Cinayetlere dair detaylar okurken başlarda zorlasa da metnin anlatımına hızlıca alışıyorsunuz. Kitabın hacmi, akışı, kullanılan dil yerli yerinde. Gücü yettiği için kaçak göçmenleri öldüren, gayet zeki, kendine deliliği asla kondurmayan bir kadın katil profili mevcut. Şehrin ortasında cinayetler işlemiş ve bunu öyle güzel kamufle etmiş ki neredeyse yakalanamayacak. Kendisi bu oyunu sonlandırma kararı alınca kitabımızın olay örgüsü de başlıyor. Eserdeki gayet gerçekçi anlatımı sadece katilin gözünden değil başta polisler olmak üzere çok sayıda birinci şahıs anlatıcıdan okuyoruz. Elbette bunun negatif yönüyse aynı olayın bir başka gözden tekrar anlatılma olasılığı. Bu handikabı kitapta yer yer yaşıyoruz. Okurken keşke sadece katil ve komiser arasında gidip gelen, iki birinci şahıs anlatıcıyla örülmüş bir yapı olsaydı, diye düşündüm.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok eğlenceli bir kitaptı. Son dönem Osmanlı ne yer ne içer, sağlık diyet konusunda fikirleri nelerdir bu tarz bilgileri öğrenmek için iyi bir kitaptı. Çoğu yemek günümüzdekiyle aynı sadece adı ve baharat ve et konusunda değişiklikler var. Daha önce okuma yapanlar Osmanlıda en çok koyun kuzu eti tercih edildiğini bilir. Burada da yemekler için en çok koyun tercih edildiğini görüyoruz. Tabi bu yemekler daha çok şehir -İstanbul- için geçerli gibi geldi. Çünkü taşra köy yaşamında malzemelere ulaşmak zor. Zayıflamak için verdiği tavsiyeler günümüzde hala geçerli kimileri doğru bilinen yanlışlarda vardı. İçki yapımından da bahsetmiş bunu verirken din esaslı değilde kültür bütün Osmanlılara hitap edecek şekilde verilmiş. Yani bir milletin yeme içme adetinden doğru yanlış çok şey okunabilir. Okumaya ilgisi olanlara tavsiye edebileceğim kitap. Ramazan başında almış olsaydım bir miktarda tarif kitabı olarak menü işini kolaylaştırırdı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cezayir'deki Fransız sömürgeciliğinin işlendiği bu kitapta, işgal edilen Cezayir'e yerleşmeleri için Fransa'dan getirilen kolonilerden birinin başına gelenler ve o koloniyi korumakla görevli bir Fransız askeri birliğinin gerçekleştirdiği vahşetler anlatılıyor. Noktalama ve yazım kurallarına uyulmadan yazılmış bu kitap, sarsıcı ve akıcı bir anlatıma sahip.

Kitaptan alıntı:
(s.57)...öleceğini biliyor, ne zaman öleceğini bilen hayvanın insanınkine benzer içgüdüsü bu, kafasının yakınındaki kurşun yarasından akan kan etrafa yayılıyor ve karın üzerini henüz dumanı tüten taze bir kanla boyuyor, su gibi berrak ve gözlerimize giren aşırı güçlü ışığı karartacak denli kırmızı
      kan ve kar bir arada olmuyor, sahte bir saflık barındıran gözlerle bakan bizler bunu çok iyi biliyoruz, ama çok uzun zamandan beri umursamıyoruz
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, II. Dünya Savaşı sırasında yapılan holokost hakkındadır. Gayet akıcı bir dille kaleme alınan eser, bu konuda okuduğum ilginç kitaplar arasında yer almaktadır. Yazar, çalışmasında Kudüs'te yapılan bir yargılamanın nasıl cereyan ettiğini ve sanığın düştüğü durumu göz önüne sermektedir. Sadece tek bir kusurlu tarafı dikkat çekmek isterim. Bu da Yahudi soykırımı ile Ermeni tehcirini eşit bir noktadan değerlendirme yanlışlığına düşmesi ve bu iki tarihi olayı sonuçları bakımından denk bir yere koymasıdır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
3,5 → 4

Freida McFadden’dan okuduğum 4. kitap. Artık yazarın tarzı oldukça tanıdık geliyor. Bu da olay örgüsünü daha erken tahmin etmeme neden oluyor.

Kitap uzun süre 3 yıldızlık ilerledi. Akıcı ve kolay okunan bir kitap ama çok da etkileyici değildi. Farkı yaratan final oldu. Son sayfalardaki ters köşe kitabı bir anda yukarı taşıdı.

Eğer yazarı daha önce okumadıysanız bu kitabı daha çok sevebilirsiniz. Ancak birkaç kitabını okuduysanız sürprizlerin etkisi belirgin şekilde azalıyor. Bu yüzden yeniden 5 yıldızlık bir kitapla karşılaşıp karşılaşmayacağım konusunda emin değilim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir