Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanrıların Bahçesi / Korfu Üçlemesi Üçüncü Kitap
Bitti üçleme. Bedenen İstanbul’da, zihnen ve ruhen tamamen Korfu’dayım, bir müddet de dönemem gibi. Üçüncü kitapta da ilk iki kitapta anlatmadığı türlü olayları anlatıyor Gerald Durrell ve yine, yine, yine olağanüstü komik - kahkahalar ata ata okudum.

Sahiden inanılmaz bir aile bu, iyi ki üçüncü kitabı da yazmış çünkü en eğlenceli olayların bazıları bu kitaptaydı, iki misafirlerini görünmez flamingo avına çıkartıp tutuklatmaları ve bu dev şakayı neredeyse tüm ada halkıyla kolektif şekilde sahnelemeleri, Kral’ın adayı ziyaret edeceği gün yaşanan bir dizi akılalmaz absürtlük, hayvanları koruma derneği kurmaya gelen bir kadını ağırlamaya geldikleri gün abi Leslie’nin evde baktıkları baykuş yavrularını doyurmak için serçe avlamaya karar vermesi ve kadının tepesine ölü serçe yağdırması, kabakulak kapan Kont misafirleri, pek tabii ki Gerry’nin eve doldurduğu bilumum yeni hayvanın yarattığı türlü krizler. Yani Durrell ailesi bildiğimiz gibi.

Bu arada bildiğimiz gibi demişken, internette türlü yazılar okudum, DURRELLLARIN KARANLIK SIRRI filan gibi böyle magazin içerikli yazılar, yok efendim anne Louisa aslında alkolikmiş de, kitaplara bu yokmuş da şuymuş buymuş. Bilmiyorum. Okuduklarımı ikna edici bulmadım, sanırım ikna olmak da istemedim. Hikâye bize bu biçimde anlatıldıysa, bu biçimiyle kalbime kabul etmek isterim, ettim de. Benim için Durrell ailesi bu neşeli, çılgın, tasasız, absürt aile olacak her zaman.

Bu arada kitabın bir yerinde anne Lawrence Durrell’ı uyarıyor “bunları anlatma misafirlere, tuhaf insanlar olduğumuzu sanacaklar” diye, Larry de dümdüz “e öyleyiz zaten anne” diyor, o kadar güldüm ki - öyleler sahiden. Ve muhtemelen öyle oldukları için Garry hayalperest ve tutkulu bir doğabilimci ve Larry de olduğu o muhteşem yazar olabilmiş zaten. İyi ki her şey bu şekilde vuku bulmuş.

Sevgili Korfu, sana muhakkak yolumu düşürüp sayfalar boyunca okuduğum kıyılarında yüzecek, zeytinliklerinin gölgesinde soluklanacak, dar sokaklarında kaybolacağım. Bu da sözüm olsun, tanışmamız artık şart çünkü.

Teşekkürler Durrellar, hayatımda nasıl bir yeriniz var bilemezsiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çivisi Çıkmış Dünya & Uygarlıklarımız Tükendiğinde
Bitti bu arkadaş. Biraz dağınık bulmakla beraber sevdim. Özellikle yakın Ortadoğu tarihi anlattığı bölüm biraz Galeano’nun Latin Amerika’nın Kesik Damarları kitabını anımsattı, onun Ortadoğu versiyonu gibi, epey faydalı. (Ve ayrıca üniversitede aldığım Ortadoğu dersinde öğrendiklerimi ne kadar hatırlamadığımı da fark ettirdi, neyse…) Ben Maalouf’un edebiyat dışı bu tür eserlerini çok seviyorum. Dünyamızın, medeniyetimizin, kurumlarımızın gidişatıyla ilgili kafa yorma biçimini, gözlemlerini, çözümlemelerini ufuk açıcı buluyorum. Bana sorarsanız romanlarını anlamak için de iyi birer içgörü sunuyor bu eserleri. Dünyamızı kurtarmak için “geç kalındığını, ama çok geç kalınmadığını” söylüyor Maalouf. Körüklenen çatışmaları, kaşınan aidiyetleri, kutuplaşmaları böyle berrak şekilde görüp hala daha umutlu olabilmesine hayranlık duyuyorum. Ezcümle; Ortadoğu siyaseti dünyayı karıştırmaya, herkes olanı biteni anlamaya çalışırken kesinlikle okunulası bir kitap bu. Tavsiyedir. “Hepimiz bu tuhaf yüzyılın başlangıcında yaşıyoruz, bize düşen görev ‑bu konuda önceki kuşaklardan çok daha fazla olanağa sahibiz‑ bu kurtarma girişimine katkıda bulunmak; bunu da bilgelikle, bilinçle, ama aynı zamanda tutkuyla, hatta bazen de öfkeyle yapmalıyız. Evet, haklı olanların yaman öfkesiyle.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bakış
Birkaç hafta evvel Jessie Greengrass'ın "Issız Ev" kitabını okuyup çok etkilenmiştim, onun üzerine 2018'de Women's Fiction Prize uzun listesine kalan ve pek övülen ilk romanı "Bakış"ı da okuyayım dedim fakat bu sefer olmadı maalesef.

Bir kadının annelik sürecinde kendi annesini kaybetme deneyimini yeniden anlamlandırmasına dair bir monolog bu kitap; bir yandan psikanalist olan anneannesiyle ilişkisini de aktarıyor anlatıcı. Bunu yaparken de her bölüme bilim tarihinden meşhur bir kişinin öyküsünü katarak (W. Röntgen, S. Freud...) onların "keşif" perspektifleri ile anlatıcının iç keşifleri arasında paralellikler kuruyor. Teknik açıdan ilginç bir deneme olduğu şüphesiz, ancak bir ilk roman için biraz fazla iddialı ve hırslı bir girişim mi sanki?

Anlatıcının monoloğuna gelince: Yordu beni, çok yordu. Sonsuz uzunlukta cümleler, hepsi çok iyi düşünülmüş, çok çalışılmış, ince ince hesaplanmış hissi veren cümleler. Bazen kitaplar üzerlerinde fazla çalışılınca bu hale gelebiliyor, her şey çok iyi olsun, her kelime güzel, anlamlı olsun diye uğraşınca ortaya doğal akışkanlığını yitirmiş metinler çıkabiliyor. Sanırım burada da böyle olmuş. Greengrass'ın Issız Ev'i ne kadar akışkansa, bu da o kadar tutuktu bence. Kitabı Rachel Cusk metinlerine benzetenler olmuş, ben daha çok Claire-Louise Bennett'in Gölet'ine benzettim - aynı fazla çalışılmışlık, aynı zorlama. Oysaki sadelik bazen çok şey anlatır.

Hal böyle olunca içine girmekte, anlatıcının tarif ettiği dönüşümleri, kaygıları, devinimleri hissetmekte zorlandım. Üstelik anne-kız ilişkisi ve yas gibi kişisel olarak merakımı celbeden konularda yazılmış bir metin olmasına rağmen.

Son olarak şunu söyleyeyim, bence çevirinin elden geçmesi gerekiyor. Hem çok fazla düşük cümle var, hem de bu kitaptaki virgüllerin yarısı filan atılabilir. Issız Ev'i de aynı kişi çevirdiği için bu ne kadar çevirmenle ilgili bilmiyorum, belki virgül kalabalığı metnin orijinalinde de vardır ama neredeyse her özneden sonra konmuş virgüller yüzünden sürekli durmak zorunda kaldım, okuma deneyimim tüm ritmini yitirdi. Neyse, böyle. Greengrass henüz 40 yaşında ve bence bize sunacağı çok şey var daha ama Bakış onların en iyilerinden değil gibi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Midland Oteli'nde Çay
Biraz uzun yazacağım, zira bu kitaba 10 üstünden 100 vermek istiyorum, öyle bir şey ‑ kendisini seveceğimi seziyordum ama bu kadar seveceğimi hiç düşünmemiştim. Şöyle demeli galiba; ışıl ışıl parlayan bir mücevhermiş meğerse David Constantine’in edebiyatı. Nasıl lezzetli, nasıl dokunaklı ‑ içime işledi. Her nedense yazarı Amerikalı diye kodlamışım kafamda; henüz ikinci öyküdeyken “bu kesinlikle bir Amerikalının yazabileceği bir şey değil” dedim (ırkçılık yapmak değil maksadım ama yani, Amerikan edebiyatı...), nitekim baktım ve öğrendim ki kendisi İngilizmiş tabii. Yalnızlığa, köksüzlüğe, aşka, yaşlılığa ve maalesef ölüme dair çok incelikli şeyler anlatıyor yazar. (Buradan sonrası epeyce kişisel olacak, kusura bakılmasın.) Son sayfalara doğru geldiğimde zaten içim iyice dolmuşken Yeats’in bir süredir köşe bucak kaçtığım “When You Are Old” şiirinden yaptığı alıntıyla beni epeyce ağlattı: “Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi / Kaç kişi güzelliğini sevdi / Belki gerçek aşkla; belki değil / Ama bir tek kişi seni sevdi / Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.” Kalbimde o bir tek kişinin sesiyle duyduğum bu sözcüklere yazarın kendi cümleleriyle yanıt vereyim o halde: “Bazı geceler takımyıldızların en parlağı ve en belirgini kadar berraksın. Başka gecelerse silik soluk görünüyorsun, mesafenin rüzgarları delip geçiyor seni, suretin hâlâ iyi kötü seçilebilir durumda, ama yalnızca benim tarafımdan ve yalnızca, dağılıp parçalanırken bile bana bir şey hatırlattığı için.” İşte böyle.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsancıklar
Bir yazarın ilk kitabı bu kadar iyi olmamalı ya. Ama işte olabiliyor ve siz de o zaman Dostoyevski oluyorsunuz, ne diyeyim. Kısa ve akıcı bir kitap olduğuna bakmamalı, dikkatle okumalı, satır aralarını yakalamalı. Oldukça doğrudan yazılmış gibi gözüken mektuplardan oluşuyor roman ancak mektupların yarım, sıradan görünümlü kimi cümleleri karakterlere, hikâyenin arka planına ve tabii dönemin toplumsal koşullarına dair çok şey söylüyor. Yoksullukta yoksunluğu çekilen şeylerin başında gurur ve haysiyetin de yer aldığını, onu kaybetmenin de yoksulluğa ne kadar içkin olduğunu, bunun insan ruhuna neler yapabileceğini çok etkileyici biçimde anlatıyor Dostoyevski. Bir büyük yazarın doğuşuna şahitlik etmek de ayrıca heyecan verici. "Geçen gün Yamelya anlattı, bir yerde para toplamışlar onun için. Ama öyle olmuş ki, adamcağızı her kapik için denetlemişler adeta. Parayı boşuna verdiklerinden kuşkulandıkları için mi yapmışlar bunu, yoo... yoksul bir insan seyretmenin ücretiydi verdikleri."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Marcel Proust ya da Bir Roman Yaratmak
Bir yazara kendini böyle adamak, onunla böyle hemhâl olmak ne güzel bir şey ya; Mehmet Rifat’ın Proust’la ilişkisini kıskanmadım diyemem. “Artık bunları hızlıca bir tararım, baştan sona okumam” diyordum ama öyle olamadı, özellikle “Marcel Proust ya da Bir Roman Yaratmak”a bayıldım, enfes bir toparlama olmuş: tam bir Proust el kitabı gibi. Otantik snoplar, Kayıp Zamanın İzinde’deki karakterlerin analizlerini de içeren detaylı bir dizin gibi; zaman zaman hem geri dönmek ve hatırlamak, hem de karakterlerle ilgili düşünmek için okunabilir. Ruhların İletişimi ise özellikle Proust’un eserlerinde müziğin nasıl bir rol oynadığını anlamak isteyenler için nefis bir kaynak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Otantik Snoplar & Marcel Proust'un Roman Karakterleri
Bir yazara kendini böyle adamak, onunla böyle hemhâl olmak ne güzel bir şey ya; Mehmet Rifat’ın Proust’la ilişkisini kıskanmadım diyemem. “Artık bunları hızlıca bir tararım, baştan sona okumam” diyordum ama öyle olamadı, özellikle “Marcel Proust ya da Bir Roman Yaratmak”a bayıldım, enfes bir toparlama olmuş: tam bir Proust el kitabı gibi. Otantik snoplar, Kayıp Zamanın İzinde’deki karakterlerin analizlerini de içeren detaylı bir dizin gibi; zaman zaman hem geri dönmek ve hatırlamak, hem de karakterlerle ilgili düşünmek için okunabilir. Ruhların İletişimi ise özellikle Proust’un eserlerinde müziğin nasıl bir rol oynadığını anlamak isteyenler için nefis bir kaynak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ruhların İletişimi & Proust ve Müzik
Bir yazara kendini böyle adamak, onunla böyle hemhâl olmak ne güzel bir şey ya; Mehmet Rifat’ın Proust’la ilişkisini kıskanmadım diyemem. “Artık bunları hızlıca bir tararım, baştan sona okumam” diyordum ama öyle olamadı, özellikle “Marcel Proust ya da Bir Roman Yaratmak”a bayıldım, enfes bir toparlama olmuş: tam bir Proust el kitabı gibi. Otantik snoplar, Kayıp Zamanın İzinde’deki karakterlerin analizlerini de içeren detaylı bir dizin gibi; zaman zaman hem geri dönmek ve hatırlamak, hem de karakterlerle ilgili düşünmek için okunabilir. Ruhların İletişimi ise özellikle Proust’un eserlerinde müziğin nasıl bir rol oynadığını anlamak isteyenler için nefis bir kaynak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dışa Yolculuk
Bir Virginia Woolf misyonunu daha tamamladım, ruhum görece daha az sıkıldı bu defa ama yine bir iç sıkıntısıyla bitirdim. Her ne kadar Woolf’un hikâyelerini olaylar değil karakterler üzerinden zenginleştirmesini seviyor olsam da, onca detaylandırmasına rağmen karakterleriyle ilişki kurmakta güçlük yaşamaya devam ediyorum. Bunu sadece eserlerin yazıldığı dönemin uzaklığıyla da açıklayamıyorum, beni durduran, mesafelendiren bir şey var. Yine de bu ilk romanını pek çok eserinden daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Şu alıntıyı buraya iliştireyim, bu sıra üzerine çok düşündüğüm, çözümlemeyi denediğim yalnızlık meselesine dair: “Doğrusu şu ki, insan hiçbir zaman yalnız değildir, hiçbir zaman da yanında biri yoktur. Küreciklerle ilgili bir şey – auralar. Sen benim küreceğimi göremiyorsun, ben de seninkini göremiyorum; birbirimizde gördüğümüz yalnızca bir zerre, şu alevin ortasındaki fitil gibi. Alev bizimle birlikte her yere gelir; tam olarak kendimiz değildir, ne hissettiğimizdir, dünya yetersiz, ya da esas olarak insanlar; her tür insan.” Umarım haksızsındır Virginia, sana inanmamak eğilimindeyim açıkçası.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir oturuşta okuyup, bir ömür boyu anlamlandırmak için gayret etmemizi gerektiren bir kitap. Tıpkı hayat gibi. Geriye dönüp baktığımızda bir nefesti geçişi. Halbuki onu bir anlama bürümek, bir ömür boyu sebat ve kararlılık gerektiriyordu.

Hacimce ince olsa da, insana kattığı duygular çok derin. İnsanı tekdüze yaşadığı hayattan çıkarıp, şöyle bir sarsıyor. "Kendine dön" diyor. "Yaşadığın hayatın anlamını bul!".

İnsan her an kendisi olmayı seçebilir. Nefes kesilmemişse, varoluşa dair bir umut devam ediyor demektir.

Günlük hayatın akışında, unuttuğumuz şeyleri bize hatırlatan bu kitap satır aralarında kaybolarak kendimi buldum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir