Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhum Prof. Dr. Bekir Sıtkı BAYKAL tarafından Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları arasında iki cilt şeklinde 1974 yılında sanırım ikinci baskısını yapmıştı. Öğrenciliğim sırasında maalesef okumak için bile bulamamıştım. Ancak basılır basılmaz bir tane edindim. Jacob Burckhardt'ın Alman düşünürler arasında çok önemli bir yere sahiptir. Burckhardt bu eserinde Yeniçağ Rönesans kültürünü çok canlı ve çarpıcı bir şekilde çizmektedir. Böyle bir eserin dilimize 1950'li yıllarda kazandırılmış olması da okuyucuların için büyük şanstır. Ayrıca eserin yeni baskısının da yapılması Rönesans dönemi üzerine çalışanlar için muhakkak faydalı olacaktır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bismillahirrahmanirrahim.
Gerçekten çok severek okuduğum keşke herkese okutmanın bir yolunu bulsam dediğim bir kitap. Anne ve babaların kesinlikle okuması lazım. Ve mümkünse yeni aile kuracakların. Çünkü neslimizi korumak, onlara gereken değerleri öğretmek için fikir verip çerçeve çizecek bir kitap. Evimizi, ailemizi ,neslimizi nasıl koruruz bu zamanın fitnelerinden diye yazılan kitap ,ayet ve hadislerle bize yol gösterip, yapmamız gerekenleri hanemizi , evlatlarımızı nasıl korumamız gerektiğini anlatan, bu dünya ve ahiret hayatımız için nasıl davranmamız gerektiğini hatırlatan güzel eser. Dikkat etmemiz gereken konuları farklı sayfalarda tekrarla anlatan, dikte etmeye çalışan gerçekten faydalanabilecek bir kitap. Akıcı ve sıkmadan anlatılmış her şey. Her yaş grubu rahatlıkla okuyabilir. Umarım incelemem bir işe yarar ve bir kişinin okumasına, anlamasına ve belki hayatına aktarmasına vesile olur.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsmet Özel ağabeyin hep dinlediğim ve dinleyeceğim şiirlerinin kitabını okumak değişik bir duygu. Değişik diyorum çünkü İsmet abiyi anlamak büyük bir çaba. Bir şiirden daha öte tarih, sanat, resim, din, siyaset, duygu ne ararsanız bir kaç dize içerisinde bulunabiliyor. Haliyle böyle bir şiiri anlamak insanda geniş bir perspektif gerektiriyor ki bu konuda çok iddialı değilim. Ama ağzıma bir parmak bal sadedinde okumak nasip oldu. Bir kere daha kitabı okur muyum bilmiyorum ama bin kez daha kendi sesinden bu şiirleri dinlemeye devam edeceğim. Aslında ben şu anda yorum yaparken anlamak/anlayamamak konusunda neden kastığımı bilemiyorum. Şu bile benim kendime yeter şey olur zannediyorum: "Yıkılma Sakın" dediğinde dimdik durabiliyor, "Şimdi tekrar bana ne yapsam dedirtme Ya Rabbel âlemin." dediğinde ise boynumu bükebiliyorsam mesele kalmamıştır İsmet Özel ağabeyi anlamaya.
Yanıtla
14
2
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okumadan önce serinin önceki iki kitabını, 4. Maymun ve 5. Cinayet adlı kitapları da okumak gerekiyor, 6. Yaramaz çocuk, serinin üçüncü ve aynı zamanda final kitabı.

Bir önceki seride katil işlediği cinayetleri dedektifin üzerine yıkıp ortadan kaybolmayı başarmıştı. 6. Yaramaz Çocuk'ta da seri cinayetler devam ediyor. Dedektif Sam gözaltında tutuluyor, arkadaşları cinayetleri çözmeye çalışıyor ama detaylara Sam Porter hakim, o olmadan cinayetleri çözmek imkansız. Dedektif Sam bir yolunu bulup firar eder, artık katilin yöntemiyle hareket etme zamanı gelmiştir. Üç serilik kitabın sonunda muhteşem final diye buna denir.

Polisiye gerilim romanları düzenli okuduğunda okuyucunun detaylara dikkat yeteneğini geliştirir, yazarın romanları ise bunu zirveye çıkaran türden.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
#momo yu okuduktan sonra yazarın tüm kitaplarını okumaya karar vermiştim. İkinci olarak "Dilek Şurubu" nu seçtim.
Çok eğlenceli, öğretici, her yaştan okurun severek okuyacağı bir kitaptı. Çizimler ile kitaba çok güzel bir farkındalık eklenmiş.
Gönülden tavsiyemdir okuyun ve okutun.

Konusundan kısacık bahsedecek olursam; Büyük büyücü İblis Şarlatan ve teyzesi cadı Zalime Vampirsoy yılbaşı gecesi tüm dünyayı ve insanları etkileyecek görevleri olan kötülükleri yapmak için yeraltı efendisi Zebani'nin memuru olan Kurtçuk'tan emir alırlar.
Yüksek Hayvan Şurası'nın ajanları karga Yakup ile kedi Mauro onlara engel olmak için ellerinden geleni yaparlar. Cadı ve büyücünün tüm dünyayı kötülüğe sevk edecek olan #dilekşurubu nu yapmalarına ve kullanmalarına engel olabildiler mi?
Kötülük mü, iyilik mi kazandı?

Hepsi ve daha fazlası çok severek okuduğum kitapta sizleri bekliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Herkes Yalnız Ölür mü?…
İnsanlık tarihinde bitmez tükenmez şekilde süregelen savaşların bıraktığı izler üzerine kül serpilse de varlığını günümüze değin ve sonraki yıllarda da savaşların şekil değiştirerek de olsa bu izlerin kalıcılığını bizlere hissettiriyor. Yakın yüzyılın büyük savaşı olan İkinci Dünya Savaşı, yıkımın ve acıların tüm yeryüzünü etkilediği bir savaştı. Bu savaşın etkin aktörü Almanya ve Hitler’di. Bu dönemi anlatan romanlar yazıldı; filmler çevrildi; belgeseller hazırlandı. Konu ağırlıklı olarak cepheleri önceliyordu. Konumuz olan “Herkes Yalnız Ölür” adlı romanda Hans Fallada, savaşın cephe gerisinde sivillerin yaşadığı sıkıntılar, cepheye yetiştirmeye çalıştıkları malzemeleri ürettikleri fabrikalardaki mesaileri, karartma geceleri, acılar, kaybedilen evlatlar, babalar, analar, abiler, sevgililer kısacası yaşananları anlatıyor. Bunu oğulları savaşta ölen bir anne ve babanın yaşadıkları üzerine kurguluyor. Hitler Almanya’sında sivillerin maruz kaldığı polisiye takipler, ihbar üzerine kurulu korku ve şantaj sistematiği ve sonrası gözaltı, işkence ve hapis… cezaevi günleri ve sağ girip cesedi yok olanlar…

Roman 636 sayfada bu psikolojinin toplumda oluşturduğu travmayı roman kahramanları üzerinden size aktarıyor. Ve kimi yerde akan kimi yerde yoran bir anlatım sizi de yaşananların içine çekiyor. Romandaki bölümlerde o günlerde yaşananlar ve yaşayanlarla bütünleşiyorsunuz.

Quangel ailesinin (Bay Otto ve Bayan Anna) merkezinde olduğu ve çevrelerinde şekillenen olaylar örgüsü… Geliştirdikleri pasif direniş yönteminin Hitler Almanyası’nda bulundukları şehir yöneticilerini ve Gestapo’yu sarstığını uzun uğraşlardan sonra yakalandıklarında anlayacaklardı.

"Fakat biz öyle kolay lokma değiliz. Onlar kurnazsa biz de kurnazız. Biz hem kurnazız hem de dikkatliyiz. Anna, dikkatli davranmalı ve devamlı tetikte olmalıyız. Ne kadar uzun mücadele edebilirsek etkimizde o kadar uzun süreli olur. Erken ölmemizin hiçbir anlamı yok. Biz onların çöküşünü görene kadar yaşamalıyız. Anna, ancak o zaman, biz de onların çöküşüne şahittik diyebilme imkanına kavuşmuş oluruz." (s.176)

Hans Falllada’nın “Herkes Yalnız Ölür” romanı yalın bir anlatımla, sade vatandaşların merkezinde olduğu yaşanan tarihsel gerçekliği okurla buluşturuyor.

İyi okumalar.
Yanıtla
3
2
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyinzade Ali Bey İttihat ve Terakki Cemiyeti nde önemli bir yere sahip olup ilk üyelerden birisi. Türkçülük akımının öncülerinden olması Turan fikrini ilk ortaya atan şahıs olması ,Türkleşmek İslamlaşmak Avrupalılaşmak tezini öne sürerek Ziya Gökalp’te Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak düşüncesinin temelini atan şahıs olmuştur. Türk ocaklarında ve bir çok dernekte kurucu ve aktif üye olarak çalışmış pekçok konferanslar vermiş, Türkçülük fikri için yoğun mesai sarf etmiş bir düşünür olan Hüseyinzade Ali Bey hakkında güzel bir kitap. Unutulmuş bu büyük şahsiyeti hatırlatan Dr. Alaattin Uca’ya teşekkürler.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan PAMUK kitaplarını seven biri olarak bu kitabını da sevdim. Üslup akıcı ve sade. Konusu aşk. kitabın ortaları biraz sıksa da (çoğu zaman olayların aynı mekanda geçmesi sebebiyle) başı merak uyandırıcı ve sonu etkileyiciydi. Kitabın sonunda Kemalin kendisine gösterilen yıllar öncesine ait bir fotoğrafa bakarken (bakamazken) hissettiklerini anlamaya çalışmak...Yazar kitabın sonunda yazılış sürecini de anlatıyor ve bu kısmı da beğendim. Toplumumuza ve 70li ve 80li yıllara ait güzel tespitlerde var. Benim Adım Kırmızı ve Kara Kitap kadar doyurucu olmasa da beğenerek okuduğum ve okunmaya değer bulduğum güzel bir Pamuk kitabı.
Yanıtla
2
11
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Manevi olarak rehavete kapıldığınızı hissettiğiniz dönemlerde adeta bir tetikleyici rolü üstleniyor bu eser. Namazın önemi, cemaat ve cami bilinci, toplumsal farkındalıklar gibi temel konular ele alınmış. Sayfaları çevirirken ilmihal bilginizi de sorgulama fırsatı sunuyor size yazar. Bildiğimizi sandığımız ve üzerine düşmediğimiz temel İslami bilgileri tekrar sorgulama ve düşünme imkanı tanıyor. Ayrıca günümüzde eksik kalmış dini değerlere ve bunları nasıl düzeltebileceğimize değinmesi de kitabın güncelliğini öne çıkarıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nasıl ki fiziksel ilk yardım eğitimi alarak insanların hayatına dokunmayı hedefliyorsak aynı şekilde insanların ruhuna dokunabilmek için de psikolojik ilk yardım şart. Bu kitap size doğru psikolojik ilk yardım nasıl olur onu öğretiyor. Bir kaza anında yanlış ilk yardım müdahalesi hastayı kaybetmemize neden olduğu gibi, duygusal olarak travma yaşayan birine yanlış cümlelerle yaklaşmak o kişinin ruhunda daha derin yaralar açılmasına sebep olabilir. Kitapta anlatılan amaç tedavi değil, doğru yaklaşımla o sürecin en az hasarla atlatılabilmesini sağlamak. Kısacası kitapta anlatılan psikolojik ilk yardımın amacı kişinin problemini çözmek değildir. Kişi problemini çözecek güce ulaşana kadar onun sıkıntısını azaltmaktır.

Hayatta başımıza gelebilecek temel sıkıntılar başlıklar halinde yazılmış ve bu tarz durumlarla karşılaştığımızda nasıl davranacağımız örneklerle pekiştirilmiş. Mutlaka kütüphanenizde olması gereken eserlerden biri.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir