Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bayıldığım bir fantastik kitap. 11 yaş üzeri gençlere hitap ediyorsa da yetişkin olarak ben de severek okudum doğrusu. Zaten Harry Potter'dan beri bu tip fantastikleri seviyorum. Kurgusu çok iyiydi, sezdirme tekniği çok iyi kullanılmış.
Malamander'in çizimini vs. tam olarak detaylıca görmüyorsunuz ama kitap boyunca bu yaratığın nasıl göründüğü peyderpey sezdiriliyor ve inanın görmüş kadar oluyorsunuz.
Kurgusu öyle yerli yerinde ki, harita da buna katkıda bulunuyor. Vi ve Herbie'nin nereden nereye koşturduğunu okurken haritadan takip edebilmek keyifliydi. Kitapta en sevdiğim mekan ise tabiii ki Tuhaf Kitap Dispanseri'ydi
Yanıtla
5
4
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Yağmurdan Sonra" iki kardeşin doğaya sevgisini, ilgisini anlatıyor. Doğada neler bulduklarından, doğayı neden sevdiklerinden, doğayla ne oyunlar oynadıklarından çok nahif bir dille bahsediyor. Ayrıca anlatımın ritmik yapıda olması şahsen benim hoşuma gitti.
Resimleme kısmı ise öyküsü kadar tatlı. Öykü ve resimler o kadar uyumlu ki, nasıl anlatsam, ikisinin tınıları aynı diyebilirim sanırım.
4 yaş üzeri için uygun deniyorsa da bence bu yaş meselesi çocukların hazır bulunuşluklarıyla da alakalı. Duruma göre 2-3 yaşa da uygun olabilir aslında.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk insanının uzaya, Mars'a gidişini fantastik bir dille ele alan güzel bir çocuk-genç romanı okudum. Uzayı, Mars'ı çocuklara, gençlere sevdiren, merak duygusunu aktif tutan, yalın bir anlatımla ele alınmış bir kitap. Mars’a insanlı ilk giden ve Mars'ta yaşam kolonisi kuran milletin ilk olarak Türk olması isteğinden doğmuş, gerçekleşmesi muhtemel, güzel bir hayal ürünüdür. Amerika, Rusya ve Çin'den önce Mars'ta ilk uzay üssünü kurmak hedeflenmiştir. Ve bile isteye uzay serüvenin dümenine sokuyor okuru. Başarmak, kaybetmenin bir ödülü değil mi sonuçta? Mars yolculuğu nasıl yapıldı? Neler yaşandı? Nasıl sonuçlandı? Son hadde de neler yaşandı? gibi birçok sorunun cevapları da bu kitapta, buyurunuz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Selenge Yayınevi son yıllarda biz tarihçiler için hem birinci elden kaynakların hem de yabancı dilde hazırlanan araştırmaların dilimize kazandırılmasında çok önemli çalışmalar yapmaktadır.

Selenge Yayınevi’nden çıkan son kitaplardan biri de İngiliz Orta Çağ tarihçisi Hugh Kennedy’nin.

Bu eser dört halife zamanından itibaren Emeviler ve Abbasiler devri ordu yapılanmasını, silahlarını, savaş terimlerini, taktiklerini ilk fetihlerden itibaren akıcı bir üslupla ve değerli yorumlarla anlatmaktadır. Kaynaklarına baktığımızda Taberî, Belazüri, el-Kindî, Ya’kubî, İstahrî ve el-Câhiz gibi dönemin şahitlerinin eserlerinden faydalanmıştır.

Abbasi hilafeti ile İslam ordusundaki radikal değişiklere dikkat çeken Kennedy, Halife el-Mu’tasım tarafından kurulan Sâmerra ordularına bir bölüm ayırmıştır. İslâm âleminde Türklere dair yazılan en eski eser olan el-Câhiz’den alıntılar yapan yazar zamanın en etkili askeri gücü olan Türklerden de bahsetmiştir.
Yanıtla
5
2
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı dün akşam bitirdim. Yazarın hayatını okuduktan sonra kendisinden nasıl izler taşıdığı açıkça görülüyor kitapta. Peter Bey, gölgesi olmayan bir adam ve insanlar hemen anında fark ediyor. Durup düşündüm biz peki çabucak fark eder miydik bir insanın gölgesinin olmadığını. Bu kadar dikkatli miyiz? Yazar kimliğimiz ya da varlığımız yerine gölgeyi koymuş başka bir yazar kokuyu koymuştu( Patrick Süskind - Koku). İnsanların bir yere ait olamaması ve en sonunda mutluluğu doğada bulması. Peter, kitabın sonlarına varmadan şeytana ruhunu satsaydı ne olacaktı peki? Bu sefer akıllara Oscar Wilde'ın Dorian Gray'in Portresi gelir. Bu tarz kitaplar çok güzeldir her zaman. En azından benim için.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kızımla her yıl sonunda okuduğumuz kitapları değerlendirip yılın kitabını seçeriz. Bu yıl ödülü Tatlı Bir Tesadüf'e verdik. Özellikle Penelopi Teyzeyi çok sevdik.

Ekranı karlanma yapan bir televizyondaki film karesine benziyordu Penelopi teyze. Ağzı bir karış açık, donup kalmıştı resmen. Orma-
nına kavuşamayan upuzun bir asma köprüydü uzayan bakışları; basamakları sonsuza uzanan bir merdiven... Havaalanındaki konveyör bandında tekrar tekrar dönen sahipsiz bir valiz gibiydi.

Saniyeler... Dakikalar... Saatler... Günler...
Haftalar... Aylar... Mevsimler...
Bir bakışlık zamanda aradan yıllar geçti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu on dört hikâyenin tamamına yakını, Van, Bahçesaray'ın Elmayaka köyünde ve yazarın dayısının köyünde geçmektedir. Bu hikâyelerin ne kadar kurgu, ne kadarı yaşanmış olduğunu başta yazar ve yakınları bilecektir. Bu hikâyeler, köy-kent kıyaslama ve gidiş gelişlerinden ziyade, köydeki hayatın zorlukları ve daha çokta özlemle yâd edilmesinin güzellikleriyle yol alındığı görülmektedir. O günlere dair sevgi ve bilgi katılmış muhabbetlerle işlenmiş yaşanmışlıklar okudum. Hayatın sadece imkândan ibaret olmadığı, daha çok vicdan meselesi olduğunu hatırlatıyor bu hikâyeler bize. Günümüze oranla tevekkülün ve şükrün daha çok olduğu yıllardan bahsediyoruz vesselam.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açıkçası son yıllardaki Grange kitapları (Kaiken-Ölüler Diyarı-Son Av) beni aksiyon yönüyle yeterince tatmin edememişti. Kurgu ve özgün konu seçimleri konusunda Grange'a sonsuz güveniyorum ancak bunları okurken nedense kitabın ortalarında sonunu çözmüş gibiydim. Yazar alışkın olduğumuz dozun altını sununca, madde bağımlısı insanların yoksunluk krizine benzer bir 'Aksiyon yoksunluğu sendromu' yaşıyorum ben de. Küllerin Günü ise Grange'ın o eski ve görkemli, şiddet dolu aksiyon sahnelerini büyük oranda sağladığı için kalbim ağzımda bitirdim kitabı. Konu yine çok özgündü, anlatımın akıcılığına zaten laf yok. Sadece soruşturma sona yaklaştıkça heyecan katlandığı için su gibi akıp gitti. Tavsiyedir.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kafka’nın en iyi eserlerinden biri oldukça akıcı bir dil ve anlatım tekniği. Hikaye kurgusu o kadar kusursuz ki hemen bir çırpıda okunacak bir eser hikaye bütünüyle sizi içine çekiyor anlatılanların tanığıymışsınız gibi bir his veriyor okurken sanki ben de o evde o aileden biriydim ve Gregor Samsa’nın acısını içimde hissettim kız kardeşi konusunda hayal kırıklığı yaşadım ağladım sonu çok üzücüydü uzun süre etkisinden çıkılmayacak bir eser herkese tavsiye ediyorum
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büveyhîler, 934-1056 tarihleri arasında hüküm süren Deylem bölgesinden bir hanedandır. Büyük Selçuklulardan önce Irak ve İran’da yaklaşık yüz yıl hâkim olan Şii kökenli bu hanedan Bağdat’ı ele geçirerek Abbasi Halifesini değiştirme kuvvetine de erişecektir.

Adudüddevle döneminde en güçlü dönemini yaşayan bu hanedan maalesef onun ölümünden sonra başlayan taht kavgaları nedeniyle de yıkılma sürecine girmiştir. İran ve Irak’ta hâkimiyet kurmuş olan bu hanedanlık Şii karakterli olması ile de İslam Tarihi açısından önemlidir.

Cibâl kolu, Fars kolu ve Irak kolu gibi kardeşlerin hâkim olduğu bir hanedanlık olarak tarihte yer alan Büveyhîlerin hâkimiyeti 1056 yılında son bulmuştur.

Cihan Gençtürk tarafından doktora tezinin bir özeti olarak karşımıza çıkan bu eser Büveyhîler tarihinin derli toplu ve öz bir siyasi tarihini içermektedir. Son kısmında da Büveyhîlerin kültürel hayatı hakkında bilgi vermektedir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir