Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Pamuk'un Yeni Hayat romanı, Dante'nin aynı adlı ve Rilke'nin Duino Ağıtları eserleriyle metinlerarası ilişkide olan saplantılı aşkın, şiirle bağlantılı bir dil üzerinden anlatıldığı, macera, arayış, polisiye, cinayet, nesne ilişkisi gibi konuların yer aldığı postmodernist üstkurmaca bir anlatıdır. "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti," cümlesiyle başlayan, anlatıcının üçlü aşk hikayesinin baş kahramanı Osman'ın olduğu, tıpkı Kara Kitap'taki Galip - Rüya - Celal Salik karakter yapılanmasına benzer şekilde burada da Osman - Canan - Mehmet kurgusunu gördüğümüz bir romandır. Celal Salik'in adı yer yer Yeni Hayat'ta da geçmekte, kitap boyunca bir leitmotif olarak geçen OPA marka tıraş sabunu nesnesiyle yazar kendisini metnine dahil etmiştir. Bir başka leitmotif olan melek simgesinin ve karamelaların Heinrich Mann'ın Profesör Unrat romanıyla birlikte bu kitaptan uyarlanan Mavi Melek filmiyle olan bağlantısını da görüyoruz.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeni tanıştığınız zaman sinir olduğunuz bazı insanları sonradan alışıp seversiniz, bırakamazsınız. Ama bir anda da hayatınızdan çıkıp giderler. İşte öyle bir kitaptı benim için. İlk sayfalarda artık ne söyleyeceksen söyle diye yazara bağırasım geldi. Uzun cümleler, bir anlam ifade etmeyen sıra sıra edatlar, hele o parantez içi hiçbir açıklama yapmayan cümleler… Kitabın orta kısımlarında alışıp sonlara doğru eğlenceli gelmeye başladı derken kitap pat diye bitti zaten. Farklı deneyimde bir eser, zaten ismiyle farklı olduğunu haykırıyor. Trollemek hareketini seneler önce bu kitap ile biz okurlara yapmış yazar ya da ismini söylemek istemediğimiz Kara Perec….
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"İnsanlar kendilerinin iyi olduğunu zannediyor Alex. Rüya görenin rüya gördüğünü fark etmemesi gibi heyecanla yaşamaya devam ediyorlar."

Murat Gülsoy'u ilk kez keşfettim. Tarihi atmosfer içinde mektuplarla örülen roman, Frank Fuat adlı yarı Türk yarı Fransız gazeteci bir gencin Fransa'dan İstanbul'a yaptığı yolculuğu ve geçmişine dair gerçekleri araştırmasını konu ediniyor. Olaylar, Fuat'ın ağzından -senatoryumda tedavi gören dostu Alex'e mektup yazması aracılığıyla- anlatılıyor. 1908 yılındaki İstanbul'u toplumsal, siyasi ve kültürel anlamda resmediyor yazar. Kitapta Alex, Isabell, Charles, Marcel, Evelyn, Halide, Feride gibi karakterlerin yanında Beşir Fuat, Ahmet Mithat Efendi, Prens Sabahattin gibi tarihi isimler de yer alıyor. Fuat'ın -İstanbul'un o dönemiyle özdeşleşen- psikolojisi çok iyi yansıtılmış. Kurgusu başarılı, mitolojik ve tarihi anekdotları bilgilendirici, akıcı ve duru anlatımıyla okuyucu kendine bağlayan başarılı bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her hikayede içim sızlayarak, gözlerim dolarak okudum. İnsanlar ne acılar yaşamış, yaşıyor? Eğer çocukları seviyorsanız ve özellikle ebeveynseniz mutlaka ama mutlaka mahremiyet eğitimini özellikle günümüzün bu kadar tehlikeli olduğu günlerde önce kendimiz iyice öğrenmeli ve uygulamalı ve çocuklarımıza öğretmeliyiz. Dilek Cesur kitapları zaten çok güzel ama bu kitap ayrı bir güzel olmuş. İnşallah daha çok okura ulaşır ve daha çok insan faydalanır. Mahremiyet eğitimi hakkında örneklerle anlatmış. Büyüklerimizin eski mahremiyet anlayışından sıyrılıp neleri nasıl yapmamız gerektiği konusunda güzel bilgilendirmeler vermiş. Doğru bildiğimiz yanlışları düzeltmemiz temennisi ile..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, bu kitabı hazırlarken dünya çapında çok beğenilen TED konuşmacılarıyla görüşmüş ve bu nedenle kitabı okurken sahneye çıkmış gibi ve o anı yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz.

Kitap, 3 bölüme ayrılmış ve her birini 3 alt bölüme ayırarak anlatmış.

Kitapta, her kısmı detaylıca gerçek TED konuşmalarından örnekler vererek akıcı ve anlaşılır bir biçimde anlatıyor. İlgilenenler Youtube'dan bahsi geçen TED konuşmalarını izleyebilirler, böylece yazarın anlattığını daha net bir şekilde algılayabilirler.

Sunum yaparken önemli noktalar nelerdir, nelere dikkat etmeliyiz, neleri yanlış yapıyoruz ve akılda kalıcı, ilgi çeken, unutulmaz bir konuşmacı nasıl olabilirsiniz bu konulara dünyanın en başarılı insanları ve uzmanları tarafından verilen ipuçlarıyla hakim olabilirsiniz.

Kitapta bahsettiği sunumları ve beden dillerinin görsellerini koysa daha anlaşılır olurmuş ancak kitap bu şekilde de çok kaliteli ve okunası. Kişisel gelişim için kesinlikle öneririm.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fransız Devriminden 100 yıl sonra yazılmış bu eserin, 19.yüzyılda en çok grup hareketlerinin olduğu ülkelerden birisi olan Fransa’dan çıkması şaşırtıcı değildir. Kitap, kitlelerin ruhu ile başlar, zekanın ve rasyonalitenin düşüklüğünün ve hayal gücüne iman ettiklerinin altını çizer. Kitlelerin oluşumuna etki eden dolaylı ve doğrudan etkenlerin incelemesi, kitlelerin önderlerinin karakterleri ve tutumları ile devam eder. Daha sonra, farklı kitlelerin nasıl sınıflandırılabileceğine kafa yoran Gustave Le Bon’un bu eseri, Fransa’da yaşayan bir düşünürden beklenebileceği gibi seçmen kitlelerindeki ve parlementodaki kitle hareketleriyle biter. Topluluk psikolojisi alanındaki ilk eserlerden birisi olması konusunda kritiktir. Kitabı okuyunca insanı, nazi almanyası gibi dünyada ve özellikle de memleketimizde olan topluluk hareketleri hakkında düşündürür. Psikoloji, sosyoloji, bireysel zeka kullanımı hakkında meraklı okurlara özellikle öneririm.
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  8
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hatice hanımın hemen hemen her kitabı kütüphanemizde mevcut. Anlatım dilini gerek yetişkinler için olsun, gerek çocuklar için olsun çok beğeniyorum. Bu kitap başlı başına efsane olmuş. Öncelikle elinize aldığınızda kitap sizi şunu söylüyor “kaliteliyim, özene bezene hazırlandım.” Kalın ciltli, her güne ayrı etkinlikler ile eğlenceli, içinde ki hoş yazıları ile ramazan ı şerif bilincini aşılıyor. Her gün ramazan hilalinin şeklini gösteriyor ve çocuğa gökyüzüne bakmasını telkin ediyor. Bu kısım bence harika düşünülmüş. Çünkü çocuklara gökyüzüne bakmayı aşılamak iman ve tefekkür bağlamında çok değerli diye düşünüyorum. Ayrıca kitabın çizeri muhteşem bir iş çıkarmış çizimlere ayrı bayıldım. Çook güzel bir eser olmuş bence böyle kitaplar sayesinde Şimdiki çocukların ramazanları, bizim çocukluğumuzun ramazanlarından çok daha keyifli olacaktır. İnşallah çok fazla çocuğun evine girer bu kitap çok teşekkür ederim.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum  10
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kardeşinin doğumuna kısa süre kala ailesi tarafından tanımadığı bir aileye emanet bırakılan bir kız çocuğunun hikayesinden bir kesit okuyoruz.Çocuğun yaşına dair net fikir edinmek pek mümkün görünmüyorsa da ilkokul çağlarında olduğunu tahmin etmek zor değil.1970-1980’lerde Türkiye sosyolojisinde yer edinmiş ‘emanet çocuk’ kavramını İrlanda’da görmek ilginçti.Oldukça kısa olan bu hikayede değer vermeyi ve değer görmeyi öğrenen bir çocuk karşımıza çıkıyor ki bu çok kıymetli.Ben hikayeyi çok sevdim, bilhassa birinci tekil şahıs ağzından anlatılması yönüyle.Daha uzun, kapsamlı olmasını dilerdim.
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihte yaşanmış gerçek bir olguya dayanarak benzersiz bir kurgu oluşturan yazar inanılmaz bir eser ortaya çıkarmış. Yazar hikayesini tarihte geçen bir yazıta dayandırmıştır. Kitabı bölüm bölüm ele alırken olaylar arasında bağlantı kurmanızı sağlamaktadır. Kitabın bölüm bölüm olması ayrıca farklı karakterleri ortak bir noktada birleştirirken sizi çarpıcı bir şekilde etkilemektedir. Bunun yanında betimlerim uzun tutulmaması ve nokta atışı bir şekilde okuyucunun canlandırmasına şekil verecek şekil de olması kitabın akıcılığını artırmaktadır. Yazarın kullandığı dil açısından ise kısacası kitabı tek oturuşta bitiremememin tek sebebi zamanımın olmaması. İsminden ötürü önyargıyla yaklaşan saygıdeğer okuyuculara nacizane tavsiyem önyargılarını bu kitabın kırmasına izin vermeleri.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuklu ailelere rehber niteliğinde…
“Bu çocuk kime çekti böyle?” , “Beş parmağın beşi de bir değil.” gibi ifadeleri zaman zaman büyüklerimizden duymuşuzdur. Bazen cevapsız kalan bu ifadeler, bazen de anında karşılık bulur.

Doğup büyüdüğümüz aile, yıllar boyunca kurduğumuz arkadaşlıklar, yaşadığımız çevre kişiliğimizi şekillendiren unsurlardır. Ancak bilmemiz gereken bir şey daha var ki; o da kişiliğimizin bir kısmının anne karnında oluşuyor olması.

Bu durumun bilincinde olan aileler, çocuklarıyla uyumlu bir büyüme süreci geçirirken maalesef her aile için bu durum geçerli değil. İşte bu noktada Nursefa Keskin’in kaleme aldığı Çocuk ve Ebeveynlikte Mizaç (Enneagram) adlı kitabı yardımımıza koşuyor.

Kitap, bir ebeveynin bu kitabı neden okuması gerektiğine dair ön sözüyle başlıyor. Devamında ise aynı ebeveynlerden olup aynı ailede yetişen çocukların neden birbirinden farklı olduğu irdeleniyor.

Kuşak çatışmaları, karakter farklılıkları, ebeveynlerin tolerans ya da kırmızı çizgileri aile dinamiğinde ciddi rol oynuyor. Keskin de ikinci başlıkta aile içerisinde uyumun nasıl sağlanacağı hakkında bilgi veriyor.

Enneagram sözcüğünün etimolojik kökeni incelendikten sonra dokuz tip mizaç, özellikleriyle beraber tek tek anlatılmış. Bununla beraber; sabit durumlarda belli bir tipin özelliklerini gösteren çocuk, aksi bir durumda tipler arasında geçiş yapabiliyor. Keskin, bu konuda da ebeveynleri bilgilendiriyor.

Ebeveynlerin çocukları için olan meslek hayallerine de dokunuyor Keskin. Her tipin başarılı ve başarısız olacakları meslekleri de sıralamış. Bu sebeple ebeveynlerinden meslek konusunda yardım isteyen çocukları da başarıyla yönlendirme yolu açılmış oluyor.

Çocuklu ailelere rehber niteliğinde bir eser.

Keyifli okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir