Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eser Halide Edip'in alışagelmiş karakterler, olay örgüsünün dışına çıkıyor. Sinekli Bakkal sokağı hepimizin yaşadığı ya da yaşamak istediği bir yer. Halide Edip'in diğer kitaplarını okuduğumuzda olaylar, mekanlar, karakterler gerçekçiydi ama Sinekli Bakkal sokağı için bunu söylemek pek mümkün değil. Rabia karakterinin fazlaca abartıldığını düşünüyorum ve idealize edilen bir karakter olamamış. Kitap akıcı ve sizi içine alıp olaylara dahil ediyor. Tevfik'i, Rakım'ı, Rabia'yı, Peregrini'yi çok iyi şekilde karakter tahlillerini yapabiliriz. Kitapta Doğu - Batı sentezini görmek mümkün. Hilmi Bey Batı özellikleri taşırken Vehbi Dede ve Selim Paşa Doğu özelliklerini taşımaktadır.

Kitabı Can Yayınlarından aldım, kapağı güzel, iç sayfaları güzel ama günümüz Türkçesine çevrilmiş halini tam başaramamışlar. Kitap genel bağlamıyla güzel, okunabilir. Sıkılma söz konusu değil. Ütopik bir sokak ve köşkte kaybolup gidiyorsunuz.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkler Hakkında GÖRDÜKLERİM ve DUYDUKLARIM
"Türkler Hakkında GÖRDÜKLERİM ve DUYDUKLARIM" adlı eser, değerli Ahsen D. Batur'un çevirisi ve notlandırmasıyla dilimize kazandırılan çok kıymetli bir çalışmadır. Öncelikle eserin yazarı Şihabeddin b. Fazlullah El-Ömeri, H. 700 yılında Dımaşk (bugünkü Şam) şehrinde dünyaya gelmiştir. El-Ömeri, iyi bir fıkıh âlimi ve edebiyatçı olmasının yanı sıra iyi bir tarihçi olarak da bilinmektedir. Özellikle hadiseleri analiz etmekte ve şahsiyetleri değerlendirmede konusunda başarılı olmasıyla anılır. Hatta El-Ömeri hakkında çağdaşlarının ondan övgüyle bahsettikleri görülmektedir. Ayrıca Cengiz Han döneminden yaşadığı zamana kadarki Moğolların tarihini de iyi bilen biridir.

Bilinen en önemli eseri Mesâlikü’l-ebṣâr fî memâliki’l-emṣâr'dır. Müellifin en önemli çalışması olup, döneminin diğer yazarları gibi, ağırlıklı olarak tarih ve coğrafyadan bahseden ansiklopedik özelliğe sahip bir eserdir. Mesâlikü’l-ebṣâr adlı eseri, kendisinden sonra gelen müelliflere de asırlar boyu kaynaklık etmiştir. Eseri iki ana kısma ayırmış olup, yirmi yedi ciltlik eserin birinci bölümünde karalarla denizlere (fizikî coğrafya), ikinci bölümünde milletlere ve tarihlerine (beşerî coğrafya) yer verilmiştir.

Kendi döneminden önceki Orta Asya, Harezm, Deşt-i Kıpçak gibi bölgeler hakkında verdiği bilgiler, kendinden önce yazılmış coğrafya kitaplarında yazılanlardan ya da o bölgelere seyahat edenlerden dinlediklerinden ibarettir. Dolayısıyla bilgilerin kesinliği konusunda şüpheyle yaklaşmak gerekir. Ancak Mısır ve Suriye dolaylarında bulunduğu süreç boyunca yazdıklarının tamamı bizzat kendi yaşadığı hadiselerden aktardıklarından oluşmaktadır. Bu noktada El-Ömeri'yi diğer coğrafyacılardan ayıran en önemli özelliği, duyduklarını doğrudan değil de, yazılmış diğer kaynaklar ile karşılaştırarak aktarmasıdır. Bu özelliği ise, El-Ömeri'nin aktardıklarını nispeten doğrulukla kabul edilebilir kılıyor. Diğer eserlerde genellikle Türklerden bahsetmekle birlikte, onların savaşlarından ya da çeşitli mücadelelerinden bahseder. Ayrıca çağdaşı yazarların eserlerini de okuyanlar bilir, diğer coğrafya, tarih yazarlarına göre Türklerin sosyal yaşamlarını detaylı bir şekilde ele aldığı görülmektedir.

Eserin dili akıcı olmakla birlikte, Ahsen D. Batur'un çevirisinin de oldukça iyi olduğunu vurgulamak gerekir. El-Ömeri'nin üslubu da açık ve anlaşılır olmakla birlikte kronolojik düzene sahiptir. Türklerin siyasi ve askeri yaşantılarını ağırlıklı olarak aktarmakla birlikte, diğer hadiseleri de önemli görerek aktardığı görülmektedir. Özellikle Moğol ve Haçlı saldırılarını görmesi hasebiyle döneminde korkuyla anılan bu topluluklar hakkında dahi oldukça objektif ifadelerinin bulunduğu gözlerden kaçmamaktadır. Sadece verdikleri kayıpları aktarmakla birlikte ilave yorum katmadığı okurken hissedilebilmektedir. Genel Türk tarihi ve Ortaçağ Türk tarihi için kıymetli bilgiler içeren bu eser, Genel Türk tarihi ve Ortaçağ tarihi açısından oldukça kıymetli sayılmaktadır. Tuğrul Bey ve İbrahim Yinal arasındaki mücadeleyi dahi aktardığı görülmektedir. Bu açıdan bakıldığında özellikle Ortaçağ Türk tarihi çalışanların mutlaka görmesi, okuması gereken bir kaynak eserdir.

Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özellikle Rus edebiyatında, bir romanı okurken aslında dönem irdelemesi okuyorsunuz. Çünkü bu irdeleme yapılmadan olayların derinliğinin anlaşılması imkansız veya zor bir hale geliyor. Bazı insanlar için, hatta benim için de bazen zorlandığım kısımlar oluyor anlamakta zorlanıyorum veya o bilgilerin romanda nasıl bir değişiklik yapacağını anlayamıyorum ama finale gelip kitabı bıraktığımda hissettiğim duygular ve kitaptan edindiğim her duygunun bu bilgiler sayesinde bu kadar güçlü olduklarının farkına varıyorum.
Yanıtla
21
1
Destekliyorum  8
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Batı Kaynaklarında İslam Peygamberi
Runik Kitap’ın Bilgi serisindeki bu kitapta 1946 doğumlu Alman akademisyen Hartmut Bobzin, öncelikli amacını, “okuyucuya, Hz. Muhammed’in daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunan ve başka şekilde kolay olarak bulamayacağı (…) bilgileri kısaca sunmak” şeklinde belirtiyor. Eserin, ülkemizdeki okurların birçoğu için Hz. Muhammed hakkında muhtemelen ilk defa okuyacakları detaylar barındırdığını belirtmek gerekir.

Bobzin, öncelikle Hz. Muhammed’i tanımlamak için 7. ve 19. yy arasında Avrupa’da kullanılan ve Voltaire, Goethe ve Dante gibi birçok isme ait görüşleri sunuyor: Sahte peygamber, tanrıtanımaz, sahtekar, saralı, tanrıların yanında tanrı, deccal, kanun koyucu ve kahraman şeklinde batı dünyasında yapılan olumlu ve olumsuz tanımlamaları kaynaklarından aktarıyor. Mesela şu ifadeler Voltaire’e ait: “Hiç şüphesiz ki O, büyük insanları da şekillendiren çok büyük bir insandı. O, ya şehit ya da fatih olmalıydı; bunun ortası yoktu. Her zaman kazanıyordu ve bütün zaferleri daima küçük sayılarla büyüklere galip gelen zaferlerdi. Fatih, yasa koyucu, hükümdar ve din adamı…” (s. 22)

Peygamberin hayatı hakkındaki kaynaklar konusunda 17. ve 19. yy arasındaki araştırmalar, ayrı bir başlık olarak karşımıza çıkıyor. Bobzin, bu konuda İngiltere (Oxford) ve Hollanda (Leiden) merkezli (Thomas Erpenius, Edward Pocock ve Jean Gagnier gibi uzmanlara ait) çalışmalara yer veriyor. Burada ayrıca batılıların çalışmalarında esas alınan kaynak eserler de unutulmamış: İbn İshak’ın siyeri, Taberi’nin çalışmaları, Vakidi’nin Kitabü’l Megazi kitabı, İbn-i Sa’d’ın Tabakat kitabı ve bizzat Kuran-ı Kerim.

İslam öncesi Arabistan ve çevresinin durumuna dair bilgiler unutulmamış. Siyasi ve coğrafi durumun yanında yarımadadaki dini hayat, putperestlik, Yahudilik, Hristiyanlık yönleriyle aktarılıyor. Arap coğrafyasının sosyal yapısı, kabile hayatının dinamikleri, yarımadada Mekke’nin özel konumu izah ediliyor.

Eserin ikinci yarısı Hz. Muhammed’in hayatına ayrılmış. Sünnet ve hadis konusunu işleyen 2. Bölüm (s. 25-33) ve peygamberin hayatını anlatan 5. Bölüm (s. 67 vd.) Türk okuru için oldukça aşina bilgiler içeriyor.

İngiliz ve Alman dillerine hâkim olanlar için kitabın sonunda verilen kaynak eserlerin listesi önemli.

İlerleyen yaşına rağmen Friedrich-Alexander Üniversitesi (Erlangen-Nürnberg) bünyesinde akademik çalışmalarını sürdüren yazarın, İslam ve Kuran üzerine başkaca çalışmaları da mevcut. (İlgilenenler için: de.wikipedia.org/wiki/Hartmut_Bobzin)

İyi Okumalar!
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayata dair anılar
Thomas Mann’ın büyük oğlu olarak tanıdığımız Alman yazar Klaus Mann; (1906- 1949) yılları arasında 43 yıl yaşamış, maddi sorunlar ve depresyona dayanamayıp, intihar ederek yaşama veda etmiştir. Bir yazarın farklı alanlarda eserleri varsa; tek ve ilk yazdığı eseri okuyarak tamamı hakkında fikir yürütmek, büyük bir yanılgı olur. Ben yalnızca ilk yazdığı eseri okudum.

Çocukluğundan olgunluk yaşına kadar farklı eserler üreten yazar, bu eserinde anı ve öykülerini toplamış. “Çağının Çocuğu” olarak yaşadığı Nazi Almanya’sı dönemindeki sorunlu ve mutlu anılarını bizlere aktaran yazarın, babasının gölgesinde kalmamak için özel ve yoğun bir çaba sarf ettiğini gözlemliyoruz.

Geçmiş döneme ait bilgi, bulgu, yorum ve gözlemleri hakkında bir kanaat edinmek, nereden nereye geldiğimizi mukayese edebilmek için okumakta yarar görüyorum. Duygusal ve yalın bir anlatımı olmasa da içerikten edinebileceğimiz bilgiler var.

İki de öneri sunup sözümüzü bağlayalım: Kanun gereği sinema ve dizi filmlerde; gençlere olumsuz örnek olmasın diye, kadeh ve tütün ürünlerine buzlama/karartma yapıldığı gibi, bu kuralın kitap kapaklarında da uygulanmasını öneriyorum. Ayrıca yazı karakteri büyüklüğü bir numara artırılabilir.

Yanıtla
3
3
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Huşu Ağacı ve Asude Bahçe’nin devamı, üçlemenin son kitabı Derviş Kelamı…
Zeynep’le başlayan tekamül yolculuğundan Derviş Dede ile yolu kesişen herkes nasibini alır.
Huşu Ağacı çıraklık, Asude Bahçe kalfalık ve Derviş Kelamı da ustalık eseri desem abartmış olmam sanırım. Selimiye Camii’nin Mimar Sinan’ın ustalık eseri oluşu, nasıl Şehzade Camii ve Süleymaniye Camii’nin güzelliğini, ihtişamını gölgelemezse Derviş Kelamı da Huşu Ağacı ve Asude Bahçe’nin güzelliğini gölgelemez. Zira ilk iki kitabı okumadan son kitap bir miktar havada kalacaktır.
İflah olmaz bir kurgucu sevgili Funda Uçuk Er.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elmalılı tefsirindeki bazı ayetleri mükemmel şekilde yorumlamış hocamız. Okuduktan sonra sersemlediğimi söyleyebilirim. Elimden bırakamadım ve müthiş bir iç muhasebeye başladım. Hocamız özeleştiri ile kendini suçlamak arasındaki farkı, cüz-i irademizle alışkanlıklarımızı değiştirebileceğimizi, sonucun Allah'a ait olduğunu ve bizim süreçten sorumlu olduğumuzu çok güzel açıklamış. Özellikle çocuklarımızla pozitif iletişimin dini eğitimin bir parçası olduğunun anlatıldığı kısımlar ve huzurunu bozanlardan ağırbaşlıca uzaklaşmak, etkin aldırışsızlık bölümleri bende aydınlanmaya vesile oldu. Kitabın devamının gelmesini çok arzu ediyorum.
Yanıtla
9
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapların boyutu çok iyi. Kitabın içeriği de çok güzel elime alır almaz hemen sahabelerimizi okumaya başladım çünkü çok akıcı bir dili var. Muhammed Emin Hocamızın kitabı olması da tercih sebebim oldu, hocamızın pek çok kitabını satın aldım ve okudum. Bu kitaplarını da Tavsiye ederim. Pek çok sahabenin hayatı hakkında bilgi edinmek ve onları anlamak adına müthiş bir eser olmuş. 81 il ile sahabeleri eşleştirme yapmış. İnsan kitapları okurken o il ile sahabe efendilerimizi arasında duygusal bağ kuruyor
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum dördüncü ve en iyi Ishiguro eseri diyebilirim. Yazarın ustalığına ek olarak kitabın baş karakterinin kişiliği dolayısıyla da olsa gerek, anlatım o kadar duru, o kadar zarif ki, kitabı okumaktan inanılmaz bir keyif aldım. Kitap kapsamında işlenen "mesleğin hayattaki her şeyden daha önemli olması", "otoriteye, sorgulamaksızın itaat edilmesi" gibi temalar günden kalanların esasen "hüzün" ve "burukluk" olduğuna, kanaatimce oldukça isabetli bir şekilde işaret ediyor. Kanımca hem etkileyici, hem düşündürücü, hem de duygulandırıcı bir eser. Kesinlikle önerilir.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mayıs 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın edebiyatı kullanma biçimi, yaptığı hicivli anlatımlar birçok toplumsal meseleye dokunuyor. Dünyanın belki de her yerinde olan şeyler. Üç maymun oynadığımız büyük dramlar. Asıl mesele haline gelmesi gereken onca şey varken yine tek derdimiz namus. Konusu, işlenecek ve işleneceği apaçık ortada olan bir cinayet bu kitabın evet ama arkada birçok olay dönüyor. Birçok yara, sessiz çığlıklar, birilerinin derin acısı, başkalarının kendi engelleri. Bir şeye neden sustuğumuz, nasıl sustuğumuz çok şey anlatıyor. Görenlerin, bilenlerin çoğu katilleri haklı görüyor, bazıları inandırıcı değildi deyip bahanelere sığınıyor, kimisi ise çok geç anlıyor. Muhtemelen çok şey çağrıştırır hepimize bunlar. Herkesin bildiği bir cinayet nasıl engellenmez/engellenemez? Ben çok keyif aldım okurken. Hem edebiyata doydum, hem de yanlış ve tek düze inançları başka bir açıdan eleştiren, insani değerleri yok sayıp kör kaldığımız meseleleri ele alan bir kitap okumuş oldum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir