Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“… Tavşan’ın, hemen çitin altındaki büyük bir tavşan deliğinin içine atladığını gördü.

Bir saniye sonra Alice de onun peşinden deliğe girdi, tekrar nasıl yukarı çıkacağını hiç düşünmemişti.” (s.4)

Böyle başlıyor hikayemiz. Benzersiz karakterlerle tanışma hikayemize bu şekilde adım atıyoruz. Alice peşinden.

Yazarına yapılan suçlamalar, Alice’e yönlendirilen ‘şizofren’ ithamları, çocuk kitabı olamayacağını söyleyen cümleler ve diğerleriyle 150 yıldır okunuyor. Okunacak.

Tavşan’ı, Fare’si, Küçük Kertenkele’si, Tırtıl’ı, Şapkacı’sı, Kraliçe’si, Sahte Kaplumbağa’sı ve Griffin’i ile halen okunmayı bekliyor Alice. Ve beraberinde elbette anlaşılmayı.

Gözlerini açtığında ‘donuk gerçeklikle’ karşılaşmaktan korkan okurlara… Buyurun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Syztarg, düşünce alt yapısını -insan-doğa-evrenler' temelinde konumlandırarak güç ilişkileri üzerine kurgulanmış duygu dolu felsefi iklimler sunuyor okuruna. Özellikle modern fizik ve parapsikoloji ( paralel evrenler, görelilik, kuantum tünelleme, psikokinezi, durugörü ) öğelerini varoluş diyalektiği perspektifiyle sıra dışı bir grup insanın öyküsüne taşınarak ufuk açıcı, sürükleyici, gizem ve macera dolu pencereler açıyor zihnimize.

Sıkı bir Bilim Kurgu Fantezi okuru olarak diyebilirim ki ; "henüz" keşfedilmemiş bir baş yapıt var karşımızda, yazarını H.G. Wells, Stephen King, Dan Brown, Rodrigues Dos Santos'un hemen yanı başına oturtacak kudrete sahip bir eser ancak adı geçen üstadların kitaplarına aşina olan hayranlar nezdinde, Syztarg'i bitirenler için mütevazi, kitabı eline almayanlar için ise cüretkar bir yorum sayılacaktır benimkisi. Şayet yargıç ön yargılarınız değilse...

Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bizi saran sıcaklığın. Soğuyan gecelerin. Ve geceleri bürünen yıldızların. İki insanın sarılarak geçirdiği bu sarsıntı özü olmalı evrenin. Sonsuza dek varan, var eden, yaşatan, yaşamı ileri çağlara doğru devreden bu birleşme..."
Dili ağır olmasına rağmen akıcı ve kitaba bağlayan bir roman. Sayfalar ilerledikçe okuma isteğimi arttırdı. Kitabı okurken dönem ve bakış açılarına ilişkin önemli çıkarımlarda bulunabiliyor ve bazı ilginç bilgilerle karşılaşıyorsunuz. Cinsellik, kadın-erkek ilişkileri, aile ilişkileri gibi konularda Türk toplumunda meydana gelen tabuları yıkacak cinsten bir roman. Tam olarak roman demek mümkün değil gibi. Çünkü, birbirini devam eden olay örgüsünden ziyade kahramanı aynı olan ve bir yaşamın farklı zamanlarında geçen 4 farklı hikaye anlatılıyor kitapta.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuyucuyu sıkıp bunaltmadan tatlı tatlı içine çekip farklı bakış açıları ve dünyaların kapılarını açan dolu dolu bir kitap. Hayatta hepimizin düştüğü ya da düşebileceği çıkmazların, çaresizliklerin, içimizde kalan son umut kırıntılarının çeşitli insani duygularla yoğrulup farklı zihinlerde oluşturduğu farklı görüş ve tepkilerin ince ince işlendiği karakterleri, karakterlerin güç ve çıkar çatışmalarını, zaman zaman farklı ya da aynı amaç uğrundaki birliklerini, bilimkurgu dünyasının sınırı olmayan çılgın fikirleri ve bakış açısı altında harmanlayıp sunmuş.. Her telden çalıp insanı zihinsel ve içsel düşüncelerine sürükleyerek ufkunu açan, farkındalık kazandıran, aksiyonu tadında duygu dolu anlatımıyla okunmaya değer, anlamlı bir eser olmuş.. Dikkat! Karakter hakimiyetinizi kaybetmemek için sıkı tutunun..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güzel kitap. Keyifle okudum. 5 yıl önce almıştım. Her ay 4-5 kitap alınca ve önce hangisini okusam derdine düştüğünden ve bir aşk romanı olduğunu sandığımdan erteledim de erteledim.
Gereksiz ayrıntı yok. Tuna Kiremitçi' yi okurken sanki çok yakın bir arkadaşınızmış da size olayları özetliyormuş gibi. Bunu yaparken esprili bir tarzda yapması sanki bir arkadaşınızın başından geçenleri kısa kısa anlatıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Çok güzel tespitleri de var kimi zaman çok hüzünlü. Uzun bir hikaye ancak bu kadar güzel bir şekilde kısa anlatılabilir. Hani bir "uzun hava çek ama kısa olsun" gibi bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuyucuyu yormayan bir kitap. Farklı bir kitap. Yardımcı karakterler, ana karakterleri tamamlayacak nitelikte değil. Zaten olmasını beklemek zamanının çok ötesinde olan, aynı sınıfı ve çağı paylaştığı insanların çoğuna benzemeyen Baş Karakter Charles' a haksızlık olurdu. Charles' ı anlamak için geçtiği yollardan geçmiş olmak gerek. Fransız Teğmenin Kadını, romana adını veren Sarah hakkında çok bilgi vermek istemiyorum. Ne istediğini bilen bir karakter ve Charles' dan daha cesur demek yeterli olur.
Kitap bize Victoria dönemini anlatıyor. Yazar okuyucuyu kitabın içine alıyor. Okuyucuyla bire bir diyalog kuruyor ve kitabın içerisine kendisi de giriyor. Konuyu aktarıp sonra geriye sarması karakterler hakkında zaman zaman kendi düşüncelerini esprili bir şekilde aktarması okuyucu gerçekten kitabın içine çekiyor. Fowles çok iyi bir romancı. Onu okumaktan çok keyif aldım. Yakında diğer kitaplarını da okumak dileğiyle.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap gerçekten çok iyi ve çok özel bir kitap bence...! "Felsefe formasyonu üzerinden yaşamı doğu ve batısıyla okumak..." isimli çalışma olmuş ve ayrıca çok derin, çok naif, çok incelikli... Ve çok çok keyifli; yer yer kahkahalarla okudum; Murat Baç'ın enfes bir nükte kabiliyeti ve çok ama çok güçlü bir kalemi var bence ve bence bu kitap ödül almalı -resmen "farklı bir tür" bu eser..!
Batıya göç etmeyi düşünen entelektüellerin, ayrıca okuması tavsiye edilir -giden zaten gidecektir fakat bazı şeyleri bilerek gitmesi yararına olacaktır...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Byung Chul Han, Taha Abdurrahman, Fanon... gibi modernite ve post modernite üzerine eleştiri ve sosyolojik analizler sunmuş bir çok meşhur düşünürün fikriyatı değerlendiriliyor. Modernite üzerine yazılmış, doğulu batılı pek çok kaynağın mukayese edildiği bir sunumla mesele önünüze geliyor. Bu yüzden çok alıntılı. Kitap alma hastalığınız varsa, size alınacak pek çok kitap gösteriyor; alışveriş listeniz kabarıyor. Dil biraz sıkıntı çıkarabilir; başta her sayfada karşılaşılan "mezkur" kelimesi olmak üzere, bir çok
arapça/osmanlıca kelime var.

Kitaptan bazı başlıklar: Varoluş tınısı, tını yitimi, akort bozumu, dünyanın hakikatinin yitimi, insan-varlık ilişkisinin yitimi, uzağın yitimi, yakının yitimi, güzelin yitimi, şahsiyetin yitimi, eğitimin yitimi, zamanın yitimi, sükûnetin yitimi, hikmetin yitimi, Çözüm:Musanın Asası ve sonsöz. Takdir edilesi bir emek. Dini bir kitap olarak düşünmeyin. Yaşama Sanatı üzerine felsefi ve sosyolojik bir pencereden bakan kıymetli bir çaba.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuklar sadece çocuktur. Farklılara saygı anlayışımız sadece kendi farklılıklarımıza saygından ibaretse insanlıktan nasibimizi alamamışız demektir. Çocuklar zorbalığı da yetişkinlerden öğrenirler. Bu kitapta azim ve mücadele var. Senin gibi olmayana nasıl davranıyorsan o kadar insansın aslında. En hoşuma giden kısım ise insanlar gerçekten kendinde olmayan sende varsa o şey ne olursa olsun seni hedef alıp kendi seviyesine çekmeye ve aşağılamaya çalışıyor. Addie’nin mücadelesi hepimize ders olsun. Ben hem çevreme hem öğrencilerime okumalarını tavsiye ediyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
George Dobson Seyahatnamesi
Günümüzde mekanikleşen hız ve haz döneminde ulaşım çeşitlenmesine bağlı olarak insanların dünyanın bir noktasından başka bir yerine erişimi geçmişe nazaran hiç olmadığı kadar kolaydır. Ama bundan yüz yıl önce askeri ve ekonomik olarak dünya ulaştırma tarihinde bir taşıma aracı altın günlerini yaşamaktadır: Tren... Büyük devletler oluşturdukları demiryolu ağıyla güçlerini diğerlerine gösterirken, örümcek ağı gibi ülkelerin her yerine örülen ray sistemleri turizmin de tali olarak gelişmesine vesile olmaktadır. Artık seyyahların deve kervanlarıyla bin bir zahmetle katlandıkları yolculuklar daha konforlu ve hızlı kat edilmektedir.

Modern seyyahlardan George Dobson da trenin nimetlerinden istifade edenlerden… 1854 yılında Londra’da doğan Dobson’un öncelikli mesleği gazetecilik, hatta 93 Harbi denilen 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi’nde görev yaptığı düşünülürse savaş muhabiridir. Savaş sonrası Rusya- S. Petersburg’da bulunması bazı bağlantılar edinmesini sağlamış, bu rabıtalar sayesinde 1905 yılında S. Petersburg’daki İngiliz Konsolosluğu’nda göreve başlamıştır. Yer yer başlayan biten görevlerle İngilizlerin meşhur gazetesi Times’ta çalışan Dobson’un makaleleri mezkûr gazetede yüksek ilgiye matuf biçimde yayımlanmıştır. Hatta kendisi de bu ilgiden memnun olacak ki bu makalelerinin bir kısmını derleyerek kitaba dönüştürmüştür.

Özellikle Rusya’nın güneye doğru genişleme politikalarına bağlı olarak 1908 yılında Hazar Ötesi Demiryolu’nu açması İngiltere’de askeri ve bürokratik kesimin ilgisini çekmiştir. Dobson bu dönemde Rusya’daki bağlantıları sayesinde Türkistan’ın göbeğinden geçen bahsedilen demiryolunda seyahat etmiş, görüşlerini içeren makaleleri Times’ta düzenli olarak yayımlanmıştır. Ele alınan eser işte bu makalelerin Dobson tarafından kitaba dönüştürülmüş halidir.

Dobson’un yol güzergahı S. Petersburg- Moskova- Kafkaslar- Hazar Denizi- Türkistan şeklindedir. Bu doğrultudaki önemli şehirler ve kasabalar bazen en ince ayrıntısına varıncaya kadar çeşitli yönleriyle tasvir edilmektedir. Özellikle Semerkand, Buhara ve Merv gibi Türkistan tarihinin önemli kavşak noktaları detaylı bir biçimde anlatılmaktadır. Yazarın her şeyden önce bir muhabir olması yazdıklarının içeriğine sirayet etmektedir. Bu açıdan ilk aşamada Dobson’un notlarından haber bülteni havasını edinmek mümkündür. Zira herhangi bir bölge ele alınırken güncel olaylar yaşanan önemli vakaların öncesi sonrası anlatılır. Böylelikle bahsedilen bölgenin güncel durumu aşikâr edilir.

Üstelik Dobson’un anlattıklarında sadece güncel durum yoktur. Yazar bölge tarihini yaşanan mücadeleleri bir İngiliz’in bakış açısıyla yansıtır. Bu kısımda yakın dönemdeki tarihi verilerin gayet mahirce kullanıldığı dikkat çeker. Dobson adeta ülkesinin üst düzey askeri ve bürokratik sınıfını yönlendirircesine fikirlerini aktarır. Siyasi yorumlarını yaparken geleceğe ilişkin tahminlerini yorumlarıyla karışık verir. Bölgedeki büyük siyasi güçlerin alt birimi diyebileceğimiz farklı etnik gruplar detaylı tahlil edilir. Böylelikle bu grupların askeri, siyasi, ekonomik güçleri açığa çıkar. Esasında ülkesinin Türkistan’da neden etkili olmadığının Rusya’nın neden hâkim unsur olduğunun şifreleri bu şekilde satırlar arasında kendisini gösterir.

Dobson’un aktardığı bazı bilgilerden onun sanki görevli bir istihbarat elemanı olarak bölgeye gittiği izlenimini edinmek mümkündür. Zira adım attığı her bölgeyi istatistiki olarak net rakamsal ifadelerle analiz eder. Aslında basit bir seyahatname için bu kadar net bilgilere lüzum yoktur. Üstelik sayfalarda sadece rakamlar yoktur. Asker miktarı, ordunun geçiş güzergahları, lojistik olarak bölgedeki takviye unsurlarının oranı, askerî harekât olanakları, bölgedekilerin kime taraftar olduğu, gücü elinde tutan komutanların ve yerel beylerin görüşleri paralelinde otoriteye bağlılık durumları vb. bilgiler sık sık verilir.
Her ne kadar Dobson eserinin ön sözünde tarafsız bir gazeteci olduğunu söylese de yazdıklarından İngilizlerin bayrağını taşıdığı bariz olarak anlaşılmaktadır. Zira kendisinin ifadesiyle Ruslara karşı düşmanlık beslememekte ama demiryolunun İngiliz çıkarları için bir tehdit olduğu bilgisini sık sık yinelemektedir. Yani deyim yerindeyse yazarın kalemi siyaset kokar, fakat anlattığı başka şeylerle bu duruşunu gizlemek için kılıf biçer. Zaten anlatıda yer yer yaşadıklarına ve hatıralarına yer vermesi de bu gölgeleme prensibiyle ilgilidir.

Yazdıklarından Dobson’un Rusya’yı ve Rusları çok iyi tanıdığı fark edilir. O bir Rus’u karakterize eden hâkim özelliklerin bilincindedir. Bu nedenle geleceğe yönelik tasarılarından bahsederken bazen fazlasıyla kesin konuşur. Üstelik fikirleri sadece Ruslar için de vaki değildir. Bölgedeki Türkmenlerin durumunu anlatırken somut verilerden anlamlı sonuçlar çıkarır. Üstelik bunu bölgeye tamamen yabancı biri olarak sunar. Misal bölgede yağmacılık yapan Türkmen kafilelerinin bu tavrını coğrafyanın verimsiz yapısına bağlar ki yanlış sayılmayacak bir tespittir. Yine yazarın ilk aşamada Türkmenleri sıradan, kaba ve kültürsüz olarak algılamasına rağmen karşılaştığı bazı olaylar sayesinde fikirlerinin değiştiği görülür.

Dobson’un anlatısının en güzel yanlarından birisi de her kaynakta bulunmayacak bazı ayrıntıları içermesidir. Zaten seyahat notlarının böyle müstesna bir özelliği bulunmaktadır. Misal bölge insanının tütün içme metodu, evlilik ilişkileri, kilimleri, ceza metotları, giyim kuşamları, ananevi ritüelleri vb. bilgiler satırlar arasında birden okurun karşısına çıkar. Ele alınan bölgenin sosyal yönünün böylesine güçlü ifade edilmesiyle birlikte yazarın notlarına sonradan eklediği bölümde bölgenin ekonomik olarak derin bir şekilde analiz edildiği de görülür. Hatta bu kısmın bölgenin 20. yüzyıl başındaki ekonomik potansiyelini hedef alacak eserlere güçlü bir referans olabileceği düşünülebilir.

Tabii yazarın gazeteci olması bölge tarihiyle ilgili bazı tespitlerinde yanlışa düşmesine neden olmuştur. Örneğin yazar Türk olan Timur’u Moğol, Turanlı olan Efrasyab’ı İranlı olarak nitelendirmiştir. Ama bunların sık sık tekrar ettiğini belirtmek esere haksızlık etmek olur. Zira yazarın verdiği bazı bilgiler diğer kaynaklarla doğrulanmaktadır. Hatta bazen verdiği malumat kulağa küpe olacak derecede doyurucudur.

Eserde bölüm başlarında kullanılan anahtar başlıkların okuru bölümde neler olduğu konusunda aydınlattığı malumdur. Yine eserin Resul Şahsi tarafından gayet rafine ve güzel bir şekilde çevrildiğini belirtmek gerekir. İyi bir biçimde çevirmen tarafından notlandırılan esere benzer çalışmalarda pek rastlanmayan bir kısmın da eklendiği dikkat çekmektedir. Bu kısımda bölgede anlatılan şehir ve kasabaların koordinatları verilmektedir. Bu tarzda bir hazırlanmış bir ek kısmının özellikle seyahatnamelerde olması, okurun beklentisi dahilindedir. Zira her eserde haritalar yardımcı olacak şekilde kullanılmaktadır. Ama ilgili okurların daha fazlasını isteyeceği kolaylıkla tahmin edilebilir. Bu açıdan koordinat takibiyle bilgisayar ve İnternet yordamıyla şehirlerin, mekanların günümüzde ne şekilde olduklarını görmek mümkündür.

Tarihimizin teşekkül ettiği coğrafyalar üzerinde seyahat eden ziyaretçilerin notlarını okumak çoğu zaman doyurucu olup tarih yazınımızın şekillenmesi yönünden önemlidir. Her ne kadar İngiliz yazar George Dobson kendi milletinin çıkarları için bu yolculuğu yapmış olsa da verdiği bilgiler Türk tarihinin belirli bir zaman dilimi ve evresindeki görünümünü aşikâr etmektedir. Zaten tarihi bilgideki verim ancak bu şekilde farklı kaynaklarla artmaktadır. Bu sayede Dobson da tarihimize dolaylı yoldan katkı sunar.






Yanıtla
6
0
Destekliyorum  1
Bildir