Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ergün Bey'in tüm çocuk kitaplarını alıp okuduk. Anlatımı akıcı ve çok eğlenceli. 6 yaşındaki kızım tekrar tekrar okutturuyor. Adalet Tohumu kitapları bir derdin sonucu ortaya çıkmış eserler. Ben de o derdi taşıyan bir ebeveyn olarak kitapları çok beğendim. Adaletin bilmediğimiz ilkelerini 7'den 70'e hepimize öğretti Ergün Bey. Tüm kitaplardan bayramda hediye olarak dağıtmak için tekrar satın aldım. Adalet Tohumu tüm minik yüreklere serpilmeli. Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim serinin en beğendiğim ve kendime ders çıkardığım kitabı bu oldu. Okuru bol olsun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Asıl körlük,kafalardaki gözlerin görememesi değil,kalplerimizin körlüğü,sağırlığı,dilsizliği.Kitabın distopya olamayacak kadar gerçek taraflarının olması çok can sıkıcı.Gözlerdeki körlüğe belki çareler bulunabilir;ancak gönül gözünü kapamışsa bir insan ona kim ne yapabilir?

Okudukça tüylerim ürperdi.Hiç kimse sınanmadığı günahın masumu değildir.Öyle bir ortamda içimizdeki hayvanın kendisini açığa çıkarmayacağını kim söyleyebilir? Mesele insan kalabilmekte. Ne kadar başarabiliriz bunu gözü-gönlü-vicdanı körler diyarında?

Kitapta anlatılanlar kurgu gibi değil, insanın doğasındaki karanlığın yansıması sanki… Özellikle her şartta kadınların yaşadığı o “aşağılanmalara” okurken bile tahammül edebilmek çok zor oldu. Halbuki daha beter olayları gören gözlerimize rağmen görmezden gelmiyor muyuz sanki?

İyi insan olmayı seçebilmek bu kadar mı zor? Kör olabilme tehlikesi her gün kendisini beklerken, eşinin yanında olabilmeyi seçen o gören gözleri olan kadın gibi olabilir mi insanoğlu?
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  15
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siz hiç bir kitabı okurken, kelimelerin ve cümlelerin lezzetini dimağınızda hissettiniz mi? Upuzun, paragraflarca cümleleri okurken, cümlelerin sürüp gitmesini dilediniz mi?

İşte "Beyaz Kalp" bize bunları dedirten bir kitap. Kitabın anlatım şekli, başlarda klasik bir okuru zorlayabilir; ancak ısrarla okumaya devam ettiğinizde açılmamış kapıları seriyor önünüze kitap. Olayların anlatılış şekilleri, en sonunda anlatılan en ufacık bir detayın bile boşuna olmadığını kavrıyorsunuz.

Kitapta oradan oraya savrulduğunuzu hissedebilir, birden neler olduğunu anlamlandıramayabilirsiniz. Hepimizin zihni biraz böyle çalışır aslında. Kırk tilkinin kuyruğu değmez hiç birbirine.

Hayatta her şeyi bilmek zorunda mıyız? Bazı şeyler sır olarak kalsa da olur mu? Öğrenmek bazen ruhu bütünlemek yerine parçalar mı? Yoksa aradan geçen yıllar duygular üzerinde önemsizleştirici bir etki mi bırakır?

Çok sevdim yazarın üslubunu. Bence kendinizi zorlayın ve bu ziyafetten mahrum kalmayın diyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Bazı kitaplar vardır… bittikten sonra insanın içinden bir şey eksilmiş gibi olur.”

Ormandaki Kalpsiz Ceylan tam olarak böyle bir kitaptı benim için.

Mine Söğüt bu hikâyede bir ceylan anlatıyor gibi görünse de aslında kalbini yavaş yavaş kaybeden insanları anlatıyor. Sevilmeyen, görülmeyen, kırıldıkça susan… ve sonunda hissizleşenleri…

Okurken en çok şunu düşündüm:
İnsan bir anda kalpsiz olmaz… yavaş yavaş, fark etmeden olur.

Bazı sayfalarda durup düşündüm, bazı yerlerde içim sıkıştı. Ama tam da bu yüzden bu kadar gerçekti.

Herkesin kendinden bir parça bulacağı, biraz karanlık ama çok derin bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Körün Parmak Uçları, okurunu alışılmış anlam arayışından çıkarıp sezginin karanlık ama derin koridorlarına davet ediyor. A. Ali Ural, kelimeleri çoğaltmak yerine eksilterek yoğunluk kurmuş. Her dize, söylenmeyeni de taşıyan bir sessizlik barındırıyor. Şiirlerdeki dokunuş hissi, görmenin ötesinde bir kavrayışa ihtiyaç duyuyor. Okudukça anlamak değil, hissetmek ağır basıyor. Bitirdiğimde sanki içimde zaten var olan bir duyguyu fark etmiş gibiydim.

Görmek çoğu zaman aldatır. Ben hakikati, gözlerimi kapattığım yerde buldum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harika bir kitap.
Şöyle ifade edeyim : Yahudi yazar Simon Schama'nın Yahudilerin Tarihi isimli 2 ciltlik, toplamda 1700 küsur sayfalık kitabından Yahudilerin tarihini katbekat daha net ve sistematik bir biçimde 390 sayfada anlatan bir eser.

Bu arada kitabın 377. sayfasında Romalı avukat, hatip, senatör ve tarihçi Tacitus'un Yahudiler ile ilgili bir tespitine yer verilmiş, bu sözü okuduğunuzda binlerce yıl öncesinde bile bu "millet"in mizacında bir değişiklik olmadığını görüyorsunuz.

İyi okumalar.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  17
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İki ailenin birbirine olan düşmanlığı ile beraberinde gelen kin, nefret, intikam alma gibi duygularının nelere yol açacağını gösteren bir eser. İntikam hırsıyla başlayan ölüm kalım mücadelesinde karakterlerin kendi sonunu kendi yazması, içinde biriktirdikleri kötü duyguların onları beslemesi, silahtan güç alınması ve özellikle bu düşmanlığın sebebinin bilinmemesi ile sayfaları büyük bir merakla çevireceğiniz güzel bir eser. Kitabın sonunda ise sizleri ters köşe bekliyor. Çünkü tahmin ettiğiniz bir olay sizleri yanıltacak. Kesinlikle tavsiyemdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadım. “Safkan” sadece bir atın hikâyesi değil; savaşın, dostluğun, sadakatin ve insanın içindeki iyilikle kötülüğün hikâyesi. Geraldine Brooks yine öyle güçlü bir atmosfer kurmuş ki, sayfaların arasında resmen yaşıyorsunuz.
Özellikle Jarret ile Lexington arasındaki bağ beni çok etkiledi. Bir atla bir insan arasındaki o sessiz ama derin ilişki öyle güzel anlatılmış ki, bazı bölümlerde gözlerim doldu. Savaşın acımasızlığına rağmen bu bağın hep dimdik kalması kitabın en vurucu taraflarından biriydi. Brooks’un dili hem zarif hem de akıcı; tarihî detaylar asla boğucu değil, tam tersine hikâyeyi daha da gerçek kılıyor.
Ayrıca sadece geçmişte kalmaması, farklı zaman dilimlerini bir araya getirerek hikâyeyi tamamlaması bence çok zekiceydi. Hem Amerikan İç Savaşı dönemini hem de günümüze uzanan kısmı okumak kitaba ayrı bir derinlik katmış. Özellikle sanat dünyası ve atın iskeletinin izini süren karakterlerin bölümleri çok etkileyiciydi.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okudukça mutlaka tüm Türk evlatlarının okuması gerektiğini düşündüm. Hem akıcı diliyle, hem de daha önceden bilmediğimiz bilgilerle bizi donatan, kuşatan bir kitap.

Rahmetli İlber Ortaylı tam bir bilgi bankasıydı. Ondan tam anlamıyla yararlanabildik mi, yararlanabilir miyiz bilemiyorum? Belki eserleriyle hem onu anlamaya çalışabilir, hem de kendi tarihimizi, kendi benliğimizi daha derinlemesine keşfedebiliriz diye düşünüyorum.

“Elindeki kitap ilgisini çektiği takdirde bütün geceyi okuyarak geçirebilirdi. Kitapların sayfalarına kendi el yazısıyla notlar düşerdi. Katıldığı ya da eleştirdiği fikirleri açıkça yazardı. Okuduğu kitapları günlüğüne not ederdi. Binlerce kitap okuduğu bilinir.”

Kolay Atatürk olunmuyor.

Okumalıyız, çok okumalıyız. Merhum İlber Hoca’nın da dediği gibi, okuduğumuz okullar kültürlenmememiz için tasarlanmış. O yüzden çok ama çok okumalıyız.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İbretlik bir hayat hikayesi…Onun hayatı bir çocuğun nasıl yetiştirilmemesi gerektiğinin acı bir misali. Batılılaşma uğruna kültürden uzaklaşmak, İslam’dan kopuk bir yaşam sürmek insanın kimlik bunalımına girmesine sebep oluyor. Ayşe Şasa çocukluğunda çektiği acılarının, korkularının, yalnızlığının, kendine yabancılaşmasının bedelini çok ağır ödüyor. Geçirdiği hastalık kahır gibi olsa da okuduğu kitaplar ve tanıştığı insanlar vesilesiyle özüne dönüyor, büyük lütfa nail oluyor. Yaşadıklarını ve duygularını toplum ekseninde analiz ederken hakikati gösteriyor. Kitabın dili çok akıcı. Soru cevap şeklinde ilerliyor. Okunması gereken bir eser.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir