Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Leyleklerin Uçuşu, okuduğum en sürükleyici polisiye-gerilim romanlarından biri oldu. İlk sayfalarda sakin başlayan hikâye, her bölümde biraz daha karanlık ve gizemli bir hâl alıyor. Özellikle Afrika'daki bölümler, farklı kültürler ve doğa tasvirleriyle romana bambaşka bir atmosfer katıyor. Jean-Christophe Grange sadece bir katilin peşinden giden bir hikâye anlatmıyor; insanın hırsını, saplantılarını ve karanlık yönlerini de sorgulatıyor. Olay örgüsü öylesine ustaca kurulmuş ki her cevap yeni bir soru doğuruyor. Finale geldiğimde birçok parçanın nasıl bir araya geldiğini görmek gerçekten etkileyiciydi. Gerilim, macera ve zekice kurgulanmış gizemleri sevenler için kesinlikle unutulmayacak bir okuma deneyimi. Bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kireç Ocağı, yazarın edebiyata getirdiği yenilikleri içinde barındırıyor. Romanın 13. sayfasından başlayan paragraf son sayfaya kadar hiç kesilmeden devam ediyor. Bu kitapta üçüncü şahıs gözlemci anlatıcı kullanılmış ama metni okura aktaran ana anlatıcı, anlatıcının anlatıcısı konumunda bulunuyor. Romanda ana karakter Konrad’ın asla ulaşılamayacak işitme üzerine mükemmel bir inceleme yazma takıntısı konu ediliyor. Metin boyunca yoğun bir karamsarlık ve boğucu ortam hakim. Eserde iç içe geçmiş anlatıcılar söz konusu. Üçüncü şahıs gözlemci anlatıcı bize Weiser ve Fro adlı iki karakter üzerinden Konrad’ın düşüncelerini ve olayları aktarır. Konrad bütün bu olanları ve fikirlerini Weiser ile Fro isimli kişilere aktarmış, onlar da kitabı bize aktaran yazar anlatıcıya anlatmıştır. Romanda anlatım şu şekilde ilerlemektedir: Kondrad → Weiser veya Fro → Anlatıcı. Bu roman okurlar için son derece zorlayıcı belki ama hem içerik olarak farklılığı hem de biçimsel özgünlüğüyle gayet özel bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hani bazı kitaplar var ya, sayfalarını çevirdikçe yalnızca bir hikâyeyi değil, insan ruhunun en derin ve en sarsıcı düşüncelerine uzanan kıvrımlarını da aralarsınız.
Geri Sayım tam da böyle bir polisiyeydi. Yazar okuru, zamanın acımasız tik taklarıyla yarışan bir kabusun içine sürüklerken, gerilim duygusunu yalnızca olayların akışına değil, insan doğasının en ürpertici yönlerine uzanan ince bir damar gibi derinden hissettirmişti. Bu roman, yalnızca bir seri katilin izini süren klasik bir polisiye değil, aynı zamanda modern dünyanın görünmeyen yüzüne tutulmuş sert bir ışık gibiydi. Kameralar önünde işlenen cinayetler ve ölümün bile bir “gösteri” haline gelişi… Her sahne, adeta bir bıçak sırtında ilerler gibi; her ipucu, okurun zihnine usulca bırakılan bir gölge gibi. Gölge gibi diyorum çünkü bu kitabı okumadan önce kesinlikle Gölge Adam okunmalı. Kurgu Gölge Adam'in devamı çünkü. Ayrıca sizi kitabın sonunda büyük bir sürpriz de bekliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Enteresan bir üslup; yazar aslında kitabı yazmamış, konuşmuş. Konuşma diliyle yazılan kitapları zaten severim de bu romanda fazla. İlk başlarda sevmediğimi düşünsem de sonraları sevdim. Kitabın ilk yarısı sürekli birbiriyle alakasız karakterler ve hikayeler arasında atlayarak geçiyor ve bu nedenle çok ara vererek okumanızı önermem (hikayeden kopabilirsiniz), bu aşamada sıkılmayıp bırakmazsanız ikinci yarıdan itibaren hikayeler birleşmeye başlıyor ve kitabın sürükleyiciliği artıyor. Yazar anadolu haklının inançlı görünümü altında aslında ne kadar büyük kötülükler yapabileceğimi bütün gerçekçiliğiyle ortaya seriyor. Sadece sistemli kötülük yapmak da değil; Ömer’in hikayesinde olduğu gibi, çevrede olan herkesin bildiği bir kötülüğe ses etmemek, karşısında durmamak da bu kötülüğe ait. Sonunda ilahi adalet gelse de, bunları okurken sinir küpüne döndüm çünkü hepsi o kadar gerçek ki. Hüdai Ağa’nın komşularına ayrı sinir oldum. Neyse ki konuşan köpek Çeto vardı da, biraz güldük eğlendik.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabın ismini Ubeydullah Günel’in Kitaplar, Prangalar ve Özgürlükler isimli kitabından öğrenip almıştım. Ben ve çoğu kitapsever kitaplar konusunda yazılan kitapları severiz. Kitabın sonunda okuma önerileri kısmında on beş farklı yazarların yirmi yedi kitabı bulunmaktadır. Yazarın amacı bize yeni ufuklar açması değil mi zaten? İçerisinde az ama etkileyici çok fazla cümle var bazılarını paylaşıyorum.
Kitapyurdunda okunacak milyonlarca yorum varken sizce bu yorumu okumanızı neye borçluyuz?
Çünkü yazılmamış bir metin yazmak, söylenmemiş sözler söylemek, tanınmayan ama inandırıcı karakterler çizmek, anlatılmamış olay örgüleri kurmak zordur; okudukça diğer yazarların ne kadar büyük bir alanı zaten hâlihazırda doldurmuş olduklarını görünce yaşanan hayal kırıklığının üstesinden gelmek ise imkânsıza yakındır. (35)
Bu sürecin, zaman zaman kesintilerle de olsa artarak ilerlediğini, okuduğu kitap sayısı arttıkça unuttuğu kitap sayısı de artan her okur müsait değil tecrübe etmiştir. (78)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bitirdim, bir kız çocuğu babası olarak içimdeki o tuhaf hisle kalakaldım. İnsan hakkında, savaş ve tarih hakkında okumak, insanı insandan soğutuyor. Bir ülke, hem de komşusu olan başka bir ülkeyi işgal edip onun insanlarına doğal hakkıymış gibi köle muamelesi nasıl yapar? Gerçekten günümüzde pek çok insanın hayranlıkla baktığı Japonya'nın bunca karanlık, insanlık dışı savaş suçuna bulaşmış olması hayrete düşürüyor. Başta gençler olmak üzere herkes ibret için okumalı. Sıradan insanlar olarak haberimizin bile olmadığı ne çok insanlık suçu var. Tarifi mümkün değil hislerimin, okursanız hak vereceksiniz. Kitap ödüllü ve sanatçı bir gazetecinin röportajı gibi kurgulamış, araştırmış, gitmiş dinlemiş çizmiş, iyi ki de çizmiş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsmail Bilgin 'in anlatımı sade ve anlaşılır, kitabın uzunluğunu göz ardı edersek ortaokul öğrencilerinin de anlayabileceği bir dile sahip. Yazarın daha önce de tarihî romanlarını okumuş ve beğenmiştim ancak bu kitabında aynı etkiyi yakalayamadım. Evet Balkan Savaşı sırasında yaşanan zorluklar ve zulümler anlatılmış ama edebi bir dilde ve betimsel ifadelerle değil haber verir şekilde ifadelerle anlatılmış. Evet o zamanla ilgili bilgiler veriyor ama okuyucuyu alıp o zamana götürmüyor. Kitabın içinde iki kitap var gibi: Balkanlardan göç edenleri anlatan bölüm ve Trakya için mücadele edilen bölüm. Kitabın başlangıcındaki karakterler kitabın yarısından itibaren yerini başka karakterlere bırakıyor bu da kitabın fazladan uzatıldığı algısı oluşturuyor. Bunlar sarmal bölümler halinde anlatılsa daha mı etkili olurdu bilemiyorum. Yine de tarihsel olayların anlaşılmasını sağlayan kitapların değerli olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eser, birçok insanın hayatında karşılaşabileceği baba–evlat çatışmasını etkileyici ve samimi bir dille ele alıyor. Karakterlerin yaşadığı duygusal gelgitler, okuyucunun kendinden bir parça bulmasını sağlıyor. Bunun yanı sıra Trabzon’un kültürü, gelenekleri, yaşam biçimi ve insan ilişkileri hikâyeye başarılı bir şekilde yedirilmiş. Bu sayede kitap, sadece güçlü bir aile hikâyesi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda okuyucunun bölgeyi daha yakından tanımasına, kültürel zenginliklerini anlamasına da katkı sağlıyor. Duygusal yönü güçlü, kültürel açıdan da öğretici ve keyifle okunabilecek bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kaan Murat Yanık'ı 2023 yılında Üsküdar Kitap Fuarında tanımıştım. Hiç bilmediğim ve kitabını okumadığım bir yazardı. Bir şans verip tanımak, kim olduğunu öğrenmek için kitap fuarında yapılan söyleşisine katılmıştım ve okurların her bir kitapla ne kadar özdeşleştiğini ne kadar içinde yaşayarak okuduğunu sordukları sorulardan anlamıştım. Bir yazar için çok mutluluk verici olmalı. Bahsedilen kitapları, karakterleri bilmesem de bu yazara bir şans verip kesinlikle kitaplarını okumaya o gün karar vermiştim. Öyle de yaptım. Yazarın kalemini ilk Sular Üstünde Gökler Altında kitabıyla deneyimledim ve ben de o günden beri tutkunum bu dile. Umarım yazarın daha birçok kitabıyla buluşabiliriz. Kitaba gelecek olursam çok akıcı sizi içine çeken ve her an heyecanınızı diri tutan dili var. Yazarın olaya, mekanlara bu denli hakim olması geçmiş yüzyılları kalemiyle yaşatabilmesi çok değerli bir yetenek. Edebi lezzet şöleniydi benim için.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazılmasının üzerinden yıllar geçse de güncelliğini ve sarsıcılığını asla kaybetmeyen muhteşem bir klasik. Fatih-Harbiye, sadece bir dönemin değil, bugünün insanının da lüks ile sadelik, özenti ile öz değerler arasında yaşadığı o büyük çelişkiyi yüzümüze vuruyor. Peyami Safa’nın psikolojik tahlillerdeki gücü sayesinde kendinizi bir anda karakterlerin vicdan muhasebelerinin tam ortasında buluyorsunuz. Doğu’nun mistik ve huzurlu tınıları ile Batı’nın gürültülü ama cezbedici temposu arasındaki o ince çizgiyi öyle duru ve akıcı bir dille anlatmış ki kitap bir çırpıda okunup bitiyor. Edebi zevki yüksek, altı çizilecek cümlelerle dolu ve okuduktan sonra uzun süre zihni meşgul edecek bir roman arayan herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir