Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Adından da anlaşılacağı üzere Akdeniz üzerine yolculuk yapma hayalini ve seyahatleri anlatan bir kitap gibi görünse de hayatı anlatan bir eser.
Panait İstrati “Arkadaş” kitabında olduğu gibi burada da dostluk üzerine ince mesajlar veriyor.
“Her istediğimiz adamla dost olamayışımız ne yazık! Ender bulunur dostluklar, birbiriyle anlaşmak için yaratılmış zekalar, bir anlığına ve sadece bir kez olmak üzere, hayatın çıkmaz yollarında karşılaşır, sonra bir daha hiç karşılaşmamak üzere uzaklaşarak yollarına yapayalnız devam eder, çünkü bir boyacı, bir kumandanla, bir tenekeciyle (kaldı ki ona ihanet etmiştim) konuştuğu gibi konuşamaz.”
Son bölümlere doğru olay örgüsünün hareketlendiği, kitap boyunca da yazarın usta kaleminden dökülen sözlerle güzelleşen bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın Katarsis, Azınlıkta Kaldık ve Azad kitaplarını okumuş, aralarından da en çok Azad'ı beğenmiştim ve son kitabı Bekleme Odası bence hepsinden güzel. Kitabın kapağında Serhat Kaya değil de, ünlü bir yabancı yazarın adı yazsa eminim ülkemizin en çok satan 3-4 kitabından biri Bekleme Odası olurdu. Hikaye bir Fransızın ağzından anlatılıyor ve bu olurken akışta Türkçe'de kalıplaşmış yazım ve konuşma dilinden eser yok, bence bu çok büyük bir başarı. Yazar Fransa'da ne kadar kalmış bilmiyorum ama okurken Paris sokaklarda Oliver Nathan'la beraber dolaştığımı, Bay Cenavi'ye hayran hayran baktığımı hissettim. Kitabın arkasında Livaneli'nin yazarın romanları için sözleri var, Serhat Kaya için "edebi bir panorama yaratıyor" demiş usta yazar Livaneli, bence kesinlikle haklı.
Yanıtla
1328
11
Destekliyorum  14
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşkın büyüsü ilk günlerde çok güzeldir. Bizi kanatlandırır, sonsuzluk hissini yaşatır. Peki ya sonra? Evlilik ile birlikte varolan mevcut ilişkimizi nasıl yürütürüz? Eşimize bakış açımız nasıl olmalı? Çocuklar ile birlikte ilk kez öğrendiğimiz şeyler neler? Botton'dan günümüzdeki ilişkiler sık sık karşılaştığımız kalıpların aslında dünyanın her yerinde nasıl aynı olduğunu, öğretmek ve öğrenmeye dair eşimize karşı anlayışımızı nasıl güçlendireceğimizin, aileyi nasıl bir yapı olarak görmemizin ipuçlarını veren sürükleyici bir kara komedi :) Tavsiye ederim.

"Aktarımın risklerini kabul etmek, halden anlayıp anlayış göstermeyi, sinir olup hemen notunu vermeye yeğ tutmak demektir."

"Gerçekte hayatımızın hangi evresinde olduğumuzu, aslında kiminle uğraştığımızı, karşımızdaki insanın nasıl bir davranış görmeyi hak ettiğini anlamak için fazladan gayret göstermemiz gerekiyor."

"Birine gerçekten aşıksak onu değiştirme isteği söz konusu olamaz."
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Biraz da Doğu'ya bakalım, Batı uygarlığından Cengizhan ve soyu nasıl bir devlet kurdular ve bu devletleri nasıl idare ettiler? Uluslararası İlişler Asya'da nasıl şekillendi? "Doğu Batı'nın gelişimine nasıl katkıda bulundu?" Doğu imparatorları yasa yapma yetkisini nereden aldı? Sözlü yasalar yazılı yasalardan neden daha güçlüydü? Zarakol'un deyimiyle "Cengizli Dünya" sonrası Timurlar, Mingler, Safeviler, Babürler, Osmanlılar hakkında 14., 15. ve 16. yy Uluslararası İlişkiler Tarihi hakkında bilgilenmek istiyorsanız ve tarihten çıkarılacak dersler olduğunu düşünüyorsanız bu araştırma kitabını okumalısınız.
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaptan Emrah Sefa Gürkan‘ın YouTube üzerinden yayımlandığı bir program vesilesi ile haberdar oldum, edindim ve okudum. Eskiden okullarda münazaralar olurdu. Genelde verilen konu kar siyah mıdır beyaz mıdır gibi ilk bakışta gayet net olan bir şeydi. Buna rağmen kar siyah yağar düşüncesini savunan grubun bu yarışmayı kazandığı da olurdu. Aslında önemli olan neyi savunduğu değil nasıl savunulduğudur. Bu kitapta yazar bana kar siyah yağar düşüncesini savunan başarılı bir öğrenci hissi verdi. Yazar, zaten kitabın başında bu kitabı bazı ön kabulleri sorgulatmak için kaleme aldığını ifade ediyor. Bunu da gayet iyi bir biçimde başarıyor. İlkokul sıralarından bu yana bize öğretilen “insanlar önce ilkel bir biçimde avcı toplayıcı hayatı benimsemişken zamanla medeniyet gelişti ve yerleşik hayata geçerek tarımla uğraşmaya başladılar” öğretisi ne derece mantıklı, gerçekçi ve ikna edici bir senaryo? Bu soruyu soruyor ve cevabı yine bizlere bırakıyor.
Yanıtla
13
1
Destekliyorum  7
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sosyal medya uygulamalarında kitapseverler için çokça sorulan bir soru var: "Tanışma imkanınız olsaydı hangi yazarla kahve içmek isterdiniz?" Bu soru için birçok yazar ismi sayabilirim ama özellikle birisini söylemem gerekiyorsa kesinlikle Jack London! Çünkü yaşadığı dönemi onun kadar iyi gözlemleyen, düşünce dünyasındaki evrimi eserlerine onun kadar iyi yansıtabilen başka bir yazar çok azdır zannımca. Martin Eden toplumsal eşitsizliğe, burjuva kibirine karşı koymaya çalışan ve bunu bir nebze olsa da başaran, başardıktan sonra da onlar gibi olmaktansa daha farklı bir sonuç çeken kahramanımızın öyküsü. Her romanında kendimizden bir parçayı muhakkak bulduğumuz Jack London eserlerinden bir tanesi daha. Ne söylesem kafi gelir bilemiyorum ama herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
Yanıtla
13
2
Destekliyorum  21
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sıradan bir hikaye aslında. Ama hayata dair basit tespitleri o kadar yerinde ve güzel ki. Kitabı okuması ilginç kılan da bu bence. Martha'nın yaşamındaki karakterler sadece ailesi ile sınırlı diyebiliriz. Okuldaki arkadaşlarını, iş yerindeki birkaç patronu dışında birlikte çalıştıklarını hiç duymuyoruz bile. Çünkü Martha'da duygusal bir iz bırakmıyor hiçbiri. Ama ailesindeki her bir kişinin izi çok farklı, çok derin oluyor. Patrick için bile ilk başta "kuzenim" diyor. Annesi, babası ve kız kardeşi ile olan ilişkisi de yıllar içinde nasıl değişiyor onu izliyoruz.
Ben kitabı beğendiğimi söyleyebilirim. Birkaç günde bitirebileceğiniz, akıcı bir anlatımı var. Okurken kendi hayatıma dair izleri keşfedebildim. Ortak hisler beni kitaba ve karaktere yakınlaştırdı.
** Ayrıca kitapta Martha'nın hastalığının *** şeklinde yazması da güzel bir detaydı.
Meg Mason'nın en ünlü eseri bu ve sanırım diğer eserleri henüz Türkçeye çevrilmemiş. Umarım yakında diğerlerini de okuyabiliriz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Demokrasilerde ismi ne olursa olsun ihtilal, el koyma veya askeri darbenin yeri yoktur. Batı demokrasilerinde sandıkla gelen sandıkla gider ama demokrasiyi içselleştirememiş ülkelerde seçimle gelen seçimle gitmek istemez. İktidarı bırakmamayı bir başarı sanır hatta kendisi giderse ülkenin çökeceğini savunur." Bu cümlelerle son söz adı altında bitirmiş kitabını yazar.. o kadar güzel anlatmışki o günlerden bu günleri. Geldiğimiz noktadaki, olmayan özgürlüklerin ve demokrasinin, dinin siyasete alet edilişinin ilk çıktığı noktayı anlamak adına ve bir dönemi anlamak ve o dönemin bugünlere uzantısını çözebilmek adına mutlaka okunması gereken bir kitap. Şiddetle tavsiye ediyorum.. Yazar ve emeği geçenlere sonsuz teşekkürler...
Yanıtla
1
2
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Muhammed Demir
16 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın her satırında bir duygu yoğunluğuyla karşılaşıyorsunuz. Kitap, hayatın içinde sıkışıp kalmış duyguları ve özlemleri gün yüzüne çıkarıyor. Anlatım, derin bir içsel yolculuğun kapılarını aralıyor ve okuyucuyu karakterin ruh haline ortak ediyor. Cörüt’ün dili sade olmasına rağmen, her cümlenin arkasında yatan yoğun anlamlar okuyucuyu etkisi altına alıyor. Bu mektuplar, bir zamanlar söylenmemiş ya da paylaşılmamış hislerin dışavurumu olarak karşımıza çıkıyor. Kitap boyunca hem içsel çatışmalar hem de karşılıksız aşklar ele alınıyor. Bu satırlar, kaybolmuş duyguların ağırlığını ve hayal kırıklıklarını ama aynı zamanda umudu da hissettiriyor. Kitabın anlatım tarzı ve içeriği, geçmişi sorgulayan ve geleceği umutla bekleyen okurlar için oldukça ilham verici. Kitabın son bölümünde yer alan şaire ait şiirler ise, eserin duygusal tonunu daha da derinleştiriyor. İçtenlikle tavsiye ederim; bu kitabı okurken kendinizi zaman zaman hüzünle, zaman zaman ise derin bir düşünceyle bulacaksınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok konuşmak, çok uyumak, çok yemek insanın ruhunu ve zihninin olumsuz etkileyen alışkanlıklar olarak bilinir. İslam inancı ve özellikle tasavvufi öğretiler de bu üç davranışın çokluğundan sakınılmasını tavsiye eder.

İmam Gazali kitabında bu üç olumsuz davranıştan biri olan konuşmayı ele almış ve fazla konuşmanın zararlarını ayet ve hadisleri referans alarak anlatmış. Sade ve akıcı bir ile yazılmış olan kitap hemen her seviyedeki okura hitap ediyor. Kitabı okuma sürecinde daha az ve daha lüzumlu konuşmaya gayret ediyor insan. Bu sebeple kitabın her zaman göz önünde olması ve okurken kazanılan bu hassasiyetin devamlılığının sağlanması yerinde olacaktır.
Yanıtla
45
1
Destekliyorum  70
Bildir