Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Murathan Mungan’ın farklı tarih ve yerlerde yaptığı 6 konuşma ile 3 farklı çalışma için yazdığı sunuş yazılarından oluşan, onun dilimize ve sorunlarımıza hakim kaleminden çıkmış birbirinden etkili ve bilgilendirici yazıları yer alıyor “Güne Söylediklerim”de. Özellikle “Ezidi”leri merceğine aldığı 2013 yılında yazdığı kitaptaki ilk okuma metninden çok şey öğrendim. Türkiye’nin “odak ülke” olarak katıldığı 2013 Londra Uluslararası Kitap Fuarındaki kapanış konuşması da çok güzel. Keza Sevim Burak ile ilgili konuşma ve “karşılaştırmalı edebiyat” ile ilgili bir kongrenin kapanış konuşması da çok düşündürdü beni. Kısaca bir M. Mungan klasiği, tam okunmalık.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, Spinoza’nın yalnızlık içinde geçen hayatını, Alfred Rosenberg’in Nazi macerasını sıra dışı bir kurguyla yan yana getirmiş. Kitap, neredeyse 300 yıllık bir zaman aralığı bulunan bir zamansal kurguda geçiyor. 1600’ler ila 1900’ler. Yahudi düşmanı olan Hitler'in sağ kolu olan Rosenberg'in ve ondan çok çok önce yaşamış Spinoza'nın yaşamını anlatan biraz hakikat biraz da kurgu dolu bir roman. İki isim arasındaki zıtlıktan önemli bir felsefi problem yakalamış Yalom. Bir insanı birey yapan nedir? kurgu ve yan karakterlerin diyaloglarıyla bu vakanın derinliklerine iniliyor. Son derece akıcı ve sürükleyici bir dil, felsefeye, tarihe, psikolojiye ilgisi olan herkese tavsiye edilir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Ra"nın Gözü
"Tanrıların ve Firavunların Dili" adlı kitap, Nurihan Fattah tarafından kaleme alınmış ve Antik Mısır hiyerogliflerinin gizemli dünyasını derinlemesine keşfeden bir eserdir. Yazar, hiyerogliflerin sadece bir yazı sistemi olarak algılanmaması gerektiğini ileri sürerek, bu eski yazıların aynı zamanda firavunların ve tanrıların dilini temsil ettiğini savunmaktadır.

Fattah'ın kitabında, Antik Mısır hiyerogliflerinin ötesinde bir anlam taşıdığına dair iddialarını destekleyen bir dizi argüman bulunmaktadır. Yazar, hiyerogliflerin sadece bilgi aktarmak için kullanılan semboller olmadığını, aynı zamanda bir iletişim aracı olarak firavunlar ve tanrılar arasında kullanıldığını öne sürmektedir. Bu bağlamda, hiyerogliflerin sadece yazılı bir dil olmanın ötesinde, aynı zamanda görsel bir ifade biçimi olduğunu vurgulamaktadır. Kitap, okuyuculara Antik Mısır'ın kültürünü, inanç sistemini ve günlük yaşamını anlamak için hiyerogliflerin nasıl kullanıldığını göstererek, bu yazı sistemini çözmenin ötesinde bir anlam dünyası barındırdığını açıklamaya çalışır. Fattah, hiyerogliflerin sadece tarih öncesi bir yazı sistemini değil, aynı zamanda medeniyetin taşıyıcısı olarak Antik Mısır'ın mistik ve dini yönlerini ifade etmede önemli bir rol oynadığını iddia eder.

Ayrıca, kitapta Antik Mısır hiyerogliflerinin nasıl evrildiği, farklı dönemlerde nasıl kullanıldığı ve zamanla nasıl değiştiği gibi konulara da odaklanılmıştır. Yazar, okuyucuları bu eski yazı sistemini anlama ve çözme konusunda kılavuzlarken, hiyerogliflerin sadece dilbilgisel bir yapı olmanın ötesinde, bir kültürün ifadesi ve bir medeniyetin anlatım aracı olduğunu vurgular.

Bu bağlamda, "Tanrıların ve Firavunların Dili" adlı bu kitap, Antik Mısır hiyerogliflerinin sadece bir yazı sisteminden ibaret olmadığını, aynı zamanda bir dil, kültür ve inanç sistemi taşıdığını savunarak, okuyuculara bu gizemli dünyanın kapılarını aralamaya çalışmaktadır.

Kitabın bölümlerine bakacak olursak; beş bölümden oluştuğunu söyleyebiliriz.

1. Bölüm: Dil Teorisi

Bu bölümde Nurihan Fattah, dilin evrimi ve farklı diller arasındaki ilişkiler hakkında genel bir çerçeve çiziyor. Dilbilimdeki güncel teorilere ve araştırmalara değinerek, hiyerogliflerin sadece bir yazı sistemi olmadığını, aynı zamanda bir dil ve kültürün taşıyıcısı olduğunu gösteriyor.

Fattah, dilin sadece kelimelerden ve gramer kurallarından oluşmadığını, aynı zamanda düşünme, algılama ve anlam oluşturma biçimimizi de etkilediğini savunuyor. Hiyeroglifleri bu bağlamda inceleyerek, Antik Mısırlıların dünyayı nasıl algıladıkları ve anlamlandırdıkları hakkında ipuçları veriyor.

2. Bölüm: Phaistos Diskinin Çözümü

Phaistos Diski, Girit adasında bulunan ve üzerinde bilinmeyen bir yazıyla yazılmış bir kil disktir. Fattah, bu bölümde diskin üzerindeki yazıyı çözmeye yönelik kendi teorisini sunuyor. Hiyeroglifler ve diğer eski yazı sistemleriyle karşılaştırmalar yaparak, diskin üzerindeki sembollerin anlamlarını ve dilbilgisi kurallarını çözmeye çalışıyor.

Fattah'ın Phaistos Diski çözümü, dilbilim ve tarih alanlarında tartışmalara yol açmış olsa da bu gizemli esere dair yeni bakış açıları sunması bakımından önemlidir.

3. Bölüm: Grit ve Atlantid

Fattah, bu bölümde Grit ve Atlantid efsanelerini hiyeroglifler ve diğer eski metinlerle ilişkilendiriyor. Bu efsanelerin gerçek tarihi olaylara dayanıyor olabileceğini savunarak, hiyerogliflerin çözümünün bu olayların aydınlatılmasına yardımcı olabileceğini öne sürüyor.

Fattah'ın iddiaları, arkeoloji ve tarih alanlarında tartışmalı olsa da, bu efsanelerin kökenleri ve anlamları hakkında yeni bakış açıları sunması bakımından önemlidir.

4. Bölüm: Avrupa’nın Üstatları- Romalılar

Fattah, bu bölümde Roma İmparatorluğu'nun hiyeroglifleri nasıl kullandığını ve bu yazı sisteminin Romalıların dil ve kültürüne nasıl etki ettiğini inceliyor. Romalıların hiyeroglifleri sadece bir yazı sistemi olarak değil, aynı zamanda bir sanat biçimi olarak da benimsediklerini gösteriyor.

Fattah'ın araştırmaları, hiyerogliflerin sadece Antik Mısır'a ait bir yazı sistemi olmadığını, aynı zamanda Avrupa'nın kültürel ve entelektüel gelişiminde de rol oynadığını gösteriyor.

5. Bölüm: Eski ve Esrarengiz Mısır

Fattah, bu bölümde Antik Mısır'ın dil, kültür ve inanç sistemini hiyeroglifler ışığında inceliyor. Hiyerogliflerin sadece günlük yaşamda değil, aynı zamanda dini törenlerde ve ritüellerde de önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Fattah'ın araştırmaları, hiyerogliflerin sadece bir yazı sistemi olmadığını, aynı zamanda Antik Mısırlıların dünya görüşünü ve inançlarını anlamak için de önemli bir anahtar olduğunu gösteriyor.

Genel Değerlendirme:

Nurihan Fattah'ın Tanrıların ve Firavunların Dili kitabı, hiyerogliflerin sadece bir yazı sistemi olmadığını, aynı zamanda bir dil, kültür ve inanç sistemi taşıdığını savunarak, okuyuculara bu gizemli dünyanın kapılarını aralamaya çalışmaktadır. Kitap, dilbilim, tarih, arkeoloji ve din gibi farklı disiplinlerden yararlanarak, hiyerogliflerin çözümü ve anlamlandırılması konusunda önemli bilgiler sunmaktadır.

Fattah'ın araştırmaları ve yorumları, bazı alanlarda tartışmalı olsa da hiyeroglifler ve Antik Mısır hakkında yeni bakış açıları sunması bakımından önemlidir. Kitap, hiyeroglifler ve Antik Mısır'a ilgi duyan herkes için keyifli ve bilgilendirici bir kaynak olacaktır.

Kitabın Önemi:

Tanrıların ve Firavunların Dili, hiyeroglifler hakkında Türkçe yazılmış en kapsamlı kitaplardan biridir. Yazar, hiyerogliflerin sadece bir yazı sistemi olmadığını, aynı zamanda Antik Mısır kültürünün ve inancının önemli bir parçası olduğunu gösteriyor.

Kitaptan Çıkarılan Dersler:

Hiyeroglifler sadece bir yazı sistemi değil, aynı zamanda firavunların ve tanrıların dilidir.

Hiyeroglifler sadece sesleri değil, aynı zamanda kavramları ve fikirleri de temsil eder.

Hiyeroglifler günlük yaşamda ve dini törenlerde önemli bir rol oynamıştır.

Kitabı Tavsiye Etme Sebebim:

"Nurihan Fattah'ın 'Tanrıların ve Firavunların Dili' isimli eseri, Ural-Altay eteklerinin Türkler'in ata yurdu olduğu konusunu sorgulayan bir bakış açısı sunar. Yazar, bu konunun önceden de şüpheli olduğunu ancak daha da şüpheli hale geldiğini belirtir. Kitap, Ural-Altayların Türkler'in ata yurdu olduğunu kabul etmekle birlikte, bu durumun belirli bir tarihten itibaren geçerli olduğunu savunur.

Yazar, Tanrı'nın yeryüzünü yarattığından beri Türklerin bu bölgeye yerleştirilip yerleştirilmediğini sorgular ve Batılıların kendilerini üstün kabul eden atalarının neden farklı coğrafyalarda dolaştığını ve Türklerin neden Ural-Altay bölgesine sıkıştırıldığını eleştirir. Batılıların atalarının dünyanın dört bir yanında bulunabileceğini savunurken, Türklerin atalarının sadece belirli bir bölgeyle sınırlı tutulmasını sorgular.

Kitap, Asya'da bulunan Issık Göl ile Strabon'un Anadolu'da bahsettiği İssikos Gölü arasındaki benzerliği ve bu adın nereden geldiğini sorgular. Yazar, bu benzerliğin tesadüf mü yoksa bilinçli olarak yapılan bir tarihi çarpıtmanın sonucu mu olduğunu merak eder.

Nurihan Fattah'ın "Tanrıların ve Firavunların Dili" adlı kitabı, Türklerin tarihi kökenleri hakkında sorgulayıcı bir bakış açısı sunarken, tarihi ve coğrafi bağlantıları irdeleyerek okuyucuları düşünmeye teşvik eder."

Tanrıların ve Firavunların Dili, hiyeroglifler hakkında bilgi edinmek isteyenler için mükemmel bir kaynak. Yazar, karmaşık bir konuyu açık ve anlaşılır bir şekilde ele almaktadır. Kitap, hiyerogliflerin gizemli dünyasını keşfetmek isteyen okuyucular için keyifli bir okuma deneyimi sunuyor.

Yanıtla
6
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilginin peşinde ABD'ye giden enerjik, hırslı, yenilikçi, öğrenmeye hevesli bir gencin dünya çapında etkili başarma hikayesi.
Bir kıvılcım olarak gittiği yurtdışından Türkiye'nin her köşesine uzanan bir alev olarak dönen girişimci lider.
Biyografi kitabı gibi değil başarılı olan bir insanın hayatını ROMAN tadında anlatan akıcı, etkileyici ve sürükleyici bir eser. okurken kendinize rehber edineceğiz birçok tavsiyeleri de bulacağınız mükemmel bir eser. yazar Fırat DEMİREL kalemine sağlık. Kesinlikle okunmasını tavsiye edeceğim bir eser...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Babaya Mektup" kitabı, babaların çocukları üzerindeki etkisini anlamak ve çocukların babalarını nasıl algıladığını görmek için önemli bir kaynaktır. Kafka'nın babasıyla olan karmaşık ilişkisini anlatan bu mektuplar, babaların çocukları üzerindeki otoritesinin ve davranışlarının nasıl algılandığını ve değerlendirildiğini açıkça gösterir. Bu nedenle, bu kitabı okuyarak babaların çocukları üzerindeki etkilerini ve ilişkilerini daha iyi anlamak mümkündür. Bu eseri babalara şiddetle tavsiye ederim, çünkü çocukların gözünden babalarının davranışlarını ve hareketlerini anlamak, daha sağlıklı ve anlayışlı bir baba olmalarına yardımcı olabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Milliyetçilik fikri Osmanlı'nın son döneminde ortaya çıkmış ve bazı düşünürler tarafından benimsenmiş önemli bir fikir akımıdır. Ve hala günümüzde de etkisini sürdüren ve tartışılan fikir akımıdır. Ziya Gökalp, milliyetçilik akımının en önemli savunucularından ve fikir babalarından olup birçok eser yazmıştır. Bu eser ise milliyetçiliği anlamak adına en başta okunması gereken eseridir. Çünkü eserin içeriğinde Türkçülüğün tarihi, kültür medeniyeti, yazı ve konuşma dili; tamlamalar, edatlar, kipler vs. konularda bilgiler mevcuttur. Diğer yandan estetik, ahlaki, hukuki, iktisadi, düşünsel ve siyasi Türkçülükle ilgili temel bilgiler ve orjinal çıkarımlar bulunmaktadır.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mehmet Emin Yıldırım ve Bekir Develi'nin röportaj tadında ve formatında kaleme alınmış bir eser. Peygamberimiz Muhammed (sav) in hayatının anlatıldığı iki ciltlik serinin ilk kitabı. Kitapta peygamberlik öncesi ve bi'setin hicrete kadar olan bölümü - Mekke Dönemi- anlatılmaktadır. Dili sade, konular soru cevap tarzında anlatılmış. Her yaştan kişinin okuyup rahatça anlayabileceği doğru bilgilerden oluşmuş, tartışmalara girilmemiş, nitelkli ve öğretici bir eser. Önümüz Ramazan müslümanlar bu ayda oruç ibadeti yanında bol bol Kur'an okumaktadırlar. Kur'an okunurken günde onbeş yirmi sayfa da bu eser ve ikinci kitabı da okunsa Ramazan daha kaliteli ve dolu dolu idrak edilmiş olur. Eserde emeği geçenlere teşekkür ederim. Çokça istifade ettiğim ve ara ara bakıp bölümler okuduğum bir kitap oldu.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şermin Yaşar sevdiğim yazarlardan. Dili yalın, okuması kolay su gibi akıyor. Çünkü edebi olmak için öyle abartılı, süslü başı sonu belli olmayan cümleleri yok. Normalde öykü yazarıdır ki bana öyküyü sevdiren yazardır. Bu kitabında farklı bir şey denemiş. Roman türünde diyebiliriz aslında. 3 erkek kardeşin ve onların eşlerinin hayat hikâyesini konu alıyor. Olayları her karakterin ağzından yazarak anlatmış. Böylece bir olayın farklı taraflarca nasıl farklı anlaşılabildiğini çok net gözlemliyorsunuz. Aralarda öyle cümleler var ki, bir durup düşünüyorsunuz üzerine.
Yanıtla
17
4
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bay Y, tipik bir modernist anlatı sunuyor okura. Kıvrak, ironik dile sahip, anlattığı karaktere ve hikâyesine kitabın kapağında olduğu gibi dürbünle bakan ama karakterin yaratıcısı da olduğu için ona dair her şeyi bilen enteresan bir "biz" anlatıcıyla yani ihtiyar sese sahip anlatıcı korosuyla 64 sayfa boyunca birlikteyiz. Kullanılan bu anlatıcı tipinin novellaya hareket kattığını rahatlıkla söyleyebilirim. Alışık olmadığımız tipte bir anlatıma neden olmuş. Karakterimiz Bay Y. köklerini daha çok Robert Musil'in Niteliksiz Adam romanında görebileceğimiz canı istediğinde pek çok şeyi yapabilen, yetenekli ama yapmamaya meyilli olan bir karakter. Oblomov tembelliğinin bir başka versiyonunu gözlemliyoruz metinde. Tam bir modernist dönem antikahraman anlatısını görüyoruz eser boyunca. Korkut Kabapalamut'un anlatım dilinden de kaynaklı okur için zevkle ilerliyor novella. Kitabın 64 sayfa yerine örneğin 96 sayfa civarı olmasını arzu ederdim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tekrar baskısı şu an için mevcut değil. İlk baskısını sahaftan almıştım ve girişinde bir not:

“… sevgilim! bir tanem! Cengizim, güzüm! böyle olmaz, yine beklerim.”

ne de güzel. Eserin kendi gibi belki de.

Güzelsoy’la ilk buluşmam benim. Ona ‘ilk’ göz ağrısıyla adımlamak istedim. Ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını çok iyi bilen biri bence Güzelsoy.

Kullandığı ifadeler, o ifadelerin kalıp halini aldığı yapılarla, ne yaptığını çok iyi bilen biri.

Birbirini tamamlar nitelikteki öykülerin yanında münferit öyküleri de okuyacaksınız burada. Birinin içinde diğerini de bulacaksınız yer yer.

Buluşma güzel geçti benim açımdan. Seveceksiniz bence sizlerde.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir